2013-04-11 - 12:25
İSTANBUL BAĞIMSIZ MİLLETVEKİLİ TÜZEL'İN BASIN TOPLANTISI?
İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, Adıyaman'da çalıştıkları bir tekstil fabrikasından çıkarılan işçilerle birlikte parlamentoda basın toplantısı düzenledi.
İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, Adıyaman'da çalıştıkları bir tekstil fabrikasından çıkarılan işçilerle birlikte parlamentoda basın toplantısı düzenledi.

İstanbul Bağımsız Milletvekili Tüzel, sendikalı çalışma, işe iade ve yasal hakların verilmesi taleplerinin yer aldığı Adıyaman'dan toplanan 13 bin imzayı TBMM Dilekçe Komisyonu'na teslim edeceklerini kaydetti.

Sendikalaşmak istedikleri için 250 işçinin işten çıkarıldığını, bu işçilerin büyük kısmının işsizlik fonundan yararlanamadığını ifade eden Tüzel, sözlerine şöyle devam etti:

"26 Ocak 2013 tarihinde, Adıyaman Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren Güçlü Tekstil'de çalışan 250 işçi, sendikaya üye oldukları için işten atıldılar, fabrikalarının önünde sürdürdükleri direnişlerinin 76. Gününde Meclisteler. 1989 yılına kadar hububat ticaretiyle uğraşan Güçlü Grubu, 1993 yılında özelleştirilen yem fabrikasını satın almış, Teşvik Yasası kapsamında hazinenin ve işsizlik fonunun imkanlarından sınırsızca yararlandırılmış ve bugün itibariyle, un, yem, çuval ve 6 iplik fabrikası olmak üzere Adıyaman'da binlerce istihdam sağlamakla övünmektedir.

Güçlü Grubunun sadece 2012 yılı cirosu 15 milyon doları bulmaktadır. Güçlü Tekstil Grubu, rekabet ettiği Uzakdoğu ülkelerinde, "Çin'de bile başarılamayanı başarmak" iddiasında olan bir firmadır. Bu iddiasını gerçekleştirmek ve cirosunu daha fazla büyütmek için işçilerine yıllarca, ağır ve kötü koşullarda, düşük ücretle, hafta tatili olmadan, işçi sağlığı ve iş güvenliğinden yoksun, sendikasız, sigortasız, kayıt dışı çalışma dayatmıştır. Nihayet işçiler bu kölelik koşullarına karşı örgütlendiklerinde kendilerini kapı önünde buldular.

İşçiler, HAK İş'e bağlı, Öz İplik İş'e üye oldukları için işten atıldılar. Güçlü Tekstil patronu önce, önce işçileri birer birer arayarak sendikadan istifa etmeye zorlar. Aksi durumda, hiçbir yerde iş başı yapamayacaklarını söyleyerek tehdit eder. Sonra işyerinde sigortasız çalıştırılan bir grup işçinin, eyleme katılmalarını önlemek amacıyla fabrikadan çıkışları engellenir. Üzerlerine kapı kilitlenir. Öz İplik-İş Sendikası tarafından işçilerin işten atılması Valiliğe, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirilmiştir.

Sendika, İşçilerin ilk günler yanlarında olmasına rağmen, patronun, Hükümet partisiyle olan güçlü ilişkisinden çekinmiş, gelinen aşamada, sendika da Vali -Emniyet ve Patron işbirliğiyle püskürtülmüş durumdadır. Sadece Güçlü Tekstil'de değil, tüm Organize Sanayi Bölgesi(OSB)'indeki fabrikalarda işçilerin köle gibi çalıştırıldığını, hiçbir hak-hukuk ve yasa tanınmadan, asgari ücretin bile altında düşük ücretlerle işçiler acımasızca sömürülmektedir. Güçlü Tekstil patronu, işçilerin sırtından ve devletten aldığı teşviklerle tekstil fabrika sayısını 6'ya çıkarmıştır.

İşsizlik Fonu birikimleri OSB'deki patronlara teşvik olarak aktarılırken, işçilerin emeği ve birikimleri üzerinden patronlar zenginleşirken, işten atılan 250 işçinin onda biri bile, İşsizlik Fonu'ndan yararlanamamıştır. Bu, çalışma yaşamındaki kuralsızlığın, denetimsizliğin ve teşvik adı altındaki yağmalamanın resmidir. Güçlü Tekstil Patronunun yasalara aykırı davranmasına ve işçilerin yasal ve anayasal haklarını ihlal ederek suç işlemesine rağmen, Vali, Emniyet, Bakanlıktan her hangi bir yaptırım yok. Ama işçilerin haklı direnişlerine polis saldırısı eksik olmuyor. Direniş çadırları polis zoruyla yıkılıyor. Vali bile, "Adıyaman'a sendika olmaz" diyecek kadar ileri gidebiliyor.

Konuyla ilgili olarak; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına, Ekonomi Bakanlığına 30 Ocak 2013 tarihinde soru önergesi verdik. Ancak, Ekonomi Bakanı tarafından, 13 Mart 2013 'de cevaben gelen yazı, cevap vermiş olmak için gönderilmiştir. Güçlü Tekstil'e teşvik verilip verilmediği, ne kadar verildiği, firmanın teşvik verilmesi şartlarını yerine getirip getirmediği, denetlenip denetlenmediği gibi sorularımıza yanıt verilmiyor. Neden acaba? Sorularımıza yanıt almak için Bakanlığa tekrar sorduk.

İşçilerin Talepleri Anayasal hakları olan Sendikalı olarak çalışmak istiyorlar, Aylık maaşlarının 1000 TL'nin üzerinde olmasını, zamanında ödenmesini istiyorlar, Yılda bir maaş tutarında üç ikramiye verilmesini istiyorlar. Bayram ve resmi tatillerde çalıştırılmaları halinde çift yevmiye verilmesini istiyorlar. Pazar günlerinde ücretli tatil yapmak istiyorlar. Yemekhanenin ve yemeklerin sağlığa uygun hale getirilmesini istiyorlar. Sigortalarının tam ve zamanında yatırılmasını istiyorlar. Rapor alan işçilerin işten atılmasına son verilmesini istiyorlar. Taziye, doğum, evlilik gibi günlerde izin verilmesini istiyorlar. Zorunlu fazla mesai ücretlerinin ödenmesini istiyorlar. İş yerlerinde sağlık kabini açılması ve hekim bulundurulmasını istiyor, Sendikalı oldukları için işten atılan tüm işçilerin işe geri alınmasını istiyorlar.

76 gündür emeklerinin hakkı, insanca yaşam ve çalışma koşulları, çocuklarının geleceği için direnen Güçlü Tekstil işçileriyle birlikte buradan sesleniyoruz: İşçilerin isteklerinin karşılanması için, patronların kar hırsına ezdirilmemeleri için Meclisimizi ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanını göreve çağırıyoruz." dedi

Daha sonra gazetecilerin sorularını da cevaplayan Tüzel, Akil İnsanlara ilişkin bir soru üzerine, bu konuya yönelik CHP ve MHP milletvekillerinin küçük düşürücü, aşağılayıcı söylemlerini onaylamadıklarını ve eleştirdiklerini söyledi.

İmralı'da yeniden başlayan müzakere sürecinin bir pazarlık, teslimiyet, ülkenin bölünmesinde atılmış bir adım, ülkenin geleceği açısından kaygı duyulacak bir durum olarak görülmemesi gerektiğini belirten Tüzel, toplum adına görev alan akil İnsanların, Başbakan'ın sözcüsü gibi hareket etmeyeceğini umut ettiklerini ifade etti.

H. Alper Durmaz