2012-08-31 - 15:15
MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ VURAL'IN BASIN TOPLANTISI?
Oktay Vural: "Demirtaş'ın iddiaları karşısında, devlet kükremeli, kendini göstermeli ve tüm millet bunu görmelidir."? "Bu milleti, millet yapan süreçlerle ilgili bütün kilometre taşları ve bayramlar örseleniyor. Herkesi 30 Ağustosların, 19 Mayısların ruhuna sahip çıkmaya çağırıyorum. Yok mu bu vatan uğruna can verenlere minnet borcumuz?"
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı.

'PKK terör örgütü üyeleriyle kucaklaşan BDP'li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması yönünde MHP'nin hazırladığı Anayasa teklifine ilişkin AK Parti'den bir geri dönüş olup olmadığının' sorulması üzerine Vural şunları söyledi: "Terör örgütünün propagandasını yapan, terör örgütünün sözcülüğünü yapan, askerimize, polisimize kurşun sıkanların dokunulmazlıklarının kaldırılması yönünde teklif hazırladık. Silah egemenliğine teslim olanların, millet egemenliğini kullanamayacaklarını söyledik. Milletin vicdanı sızlıyor, kan ağlıyor. Milletin ödediği vergilerle Meclis'te bulunan bu kişiler, terör örgütü üyelerini kucaklıyorsa bu kişilerin yargı önüne çıkarılması gerekir, bu kişilerin 'yargılanamaz, dokunulmaz' hükmünü millet adına kaldırmayı teklif ediyoruz. CHP olayı 'kürsü dokunulmazlığı' diyerek, asıl acil olan konuyla ilgili mazeret uydurdu. AKP ise 'bunları Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda görüşürüz' diyerek ipe un serdi. PKK'ya destek olan, üye olan onlarla kucaklaşanlara karşı TBMM'nin, yargının önünü açması gerekmektedir. Ancak bugüne kadar önerimizle ilgili resmi olarak cevap gelmedi."

CHP Genel Başkan Yardımcısı Adnan Keskin'in, Başbakan'a, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın "400 km'lik alan PKK'nın kontrolünde" sözlerini sorması ve sonrasında yaptığı açıklamalara ilişkin Vural, şöyle konuştu: "Aç tavuk kendini darı ambarında sanırmış. BDP Genel Başkanı'nın bu açıklaması PKK'nın psikolojik harekatının bir parçasıdır. Ancak Başbakan, Demirtaş'ın bu açıklaması sonrası muhalefetin kendisine sormasını beklemeden tepkisini dile getirmeliydi. Bu iddia karşısında devlet kükremeli, kendini göstermeli ve tüm millet bunu görmelidir. Devletin varlığının gösterme iradesini ortaya koyması gerekiyor. Dolaylı tepkiler yerine devlet kendini göstermeli ve Kandil'e gidip bayrağı dikmelidir. Bu psikolojik harekat karşısında aciz kalmamalıdır. Başbakan Hakkari'ye gittiğinde ve kepenkler kapandığında da aynı tepkiyi vermiştik. Başbakan 'kepenkler açılmadan buradan gitmem' deseydi oradaki esnaf devleti yanında hissederdi. Devlet varlığını, otoritesini tüm propagandalara rağmen göstermelidir. MHP, TBMM'nin bu psikolojik harekatın zemini olarak kullanılmaması için toplantıya katılmadı."

Başbakan'ın Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya yapacağı geziye ilişkin olarak Vural, "Maksat gezi değil, devlet otoritesinin terör örgütü karşısında gösterilmesidir. Devletin güvenlik güçlerinin elini kolunu bağlamayın, onları müsaadeye bağlamayın. Şehit olduğu zaman operasyon yapan güce değil, olmadan terör örgütünün inine giden güvenlik güçlerine dönüştürün. Bölge PKK'nın olağanüstü haline terk edilmemelidir. Olay artık dayanılmaz boyutlara geldi ancak halen elinde silah olanlara karşı müzakereden liberal görüşlerden bahsediyorlar" dedi.


CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun "AKP MHP'lileşiyor"?"AKP ve MHP arasında fiili koalisyon var" sözlerinin sorulması üzerine Vural şunları söyledi: "Bunlar milliyetçilikten rahatsızlar. Biz, AKP'nin 'PKK Kürt açılımına' da hayır dedik, CHP'nin '2. PKK Kürt açılımına' da hayır dedik. Biz milletin yanındayız. Sen neyin yanındasın? 'Kürt sorunu' diyerek PKK'yı meşrulaştırmaya çalışan, Cumhuriyetin temel kuruluş felsefesini yok sayanların CHP'nin sözcüsü durumuna gelmeleri değerlendirilmelidir. AKP ve CHP aynı dağın yelidir, aynı senaryonun aktörleridir. CHP, BOP Eş Başkanının yanında kendisine bir kürsü edinmek çabasındadır. Biz yürüttüğümüz politikaların farkındayız, pusulamız millettir. Herkes aklını başına devşirsin."

Oktay Vural gazetecilerin sorularının ardından yaptığı konuşmada, Milli Bayramların örselendiğini milletin bayram şevkinin kırılmaya çalışıldığını öne sürdü. Vural, "Bu milleti, millet yapan süreçlerle ilgili bütün kilometre taşları ve bayramlar örseleniyor. 19 Mayıs'ı tribünlerden vatandaştan ayırmaya çalıştınız. Şimdi de 30 Ağustos'ta milyonluk meydanlarda 80 kişi var. Tüm bayramlar örseleniyor. Problem millette değil. Devleti yönetenler aklını başına alsın. Bayramlara sahip çıkmak, suçluluk kompleksi içine sokuluyor. Terörle mücadele edenler içeri alınıp sorgulanıyor. Millet bunlara tepki duyuyor. Herkesi 30 Ağustosların, 19 Mayısların ruhuna sahip çıkmaya çağırıyorum. Yok mu bu vatan uğruna can verenlere minnet borcumuz? Başbakan kurumların açılışına katılıyor. Gerekirse 24 saat resepsiyon yapın ne olacak? Kimsenin milli bayramların kutlanmasını eleştirmek hakkı da, haddi de değildir" diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın "Bütçemizi zorlasa da gazi ve şehit ailelerimiz için düzenlemeler yaptık" sözlerini eleştiren Vural şunları söyledi: "O şehit ve gazi canını, kanını verirken onun ızdırabını duyuyor musun? Trilyonluk makamlar yapıyorsunuz, bütçe yetiyor, şehit aileleri gazilere gelince, 'bütçemizi zorladık'. Şehitlerimizin kanı olmasaydı; ne bütçen olurdu, ne de bütçeni yapacağın bir devlet. Hani bedelli askerlikten alınan paraları onlara harcayacaktınız? Beyefendi lütuf etmiş. Ağzından çıkanı kulağı duymamıştır tahmin ediyorum. Şehitlik mertebesini para konusu yapmak büyük duyarsızlıktır. Oportünist, materyalist zihniyet muhafazakar partiyi ele geçirmiş." (15:15)