2011-03-11 - 14:07
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin hafta sonunda İzmir'de halk ile buluşacağını belirtti.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin hafta sonunda İzmir'de halk ile buluşacağını belirtti.
MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin hafta sonunda İzmir'de olacağını söyleyen Vural, Bahçeli'nin yarın saat13.00'de Ödemiş'te, 14.30'da ise Tire'de halka hitap edeceğini, Pazar günüde İzmir'de çeşitli temaslarda bulunacağını belirtti.
İktidarın sorumluluk bile duymayan bir iktidar olduğunu söyleyen Vural, Başbakan Erdoğan'ın AB ilerleme raporuna "ısmarlama bir rapor" dediğini, oysa bugüne kadar yapılanların çoğunun AB'ye uyum için gerçekleştirildiğini, "hükümetin kendilerine uyduğu zaman AB yanlısı, uymadığı zaman AB karşıtı" olduklarını söyledi.
Hükümetin duruma göre fikir değiştirdiğini iddia eden Vural, "Millet bu aldatmaların farkına varınca, hemen kendilerini dönüştürüyorlar. 'Türkiye Yargıçlar devleti olamaz' diyor sonra da 'yargı hakkında hakkında konuşmayın" diyor. " dedi.
Vural, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Daha önce, 'darbelerle, darbecilerle savaşıyoruz' diyerek topluma korku salan Başbakan, sonrasında diğer partileri korku salmakla suçluyor. 'Biz bunun savcıyız' diyor. Başbakan sonra da 'biz ne savcıyız, ne hakimiz' diyor? Hangisi doğru? Ortam baktı ki biraz böyle oluyor, 'hemen o kalıba gireyim' Adeta manken gibi... Podyumda mevsime göre kılık kıyafet değiştiren bir siyaset anlayışı. Sayın Başbakan, milli görüş gömleğini çıkardı ama bu kadar sürekli gömlek değiştirmek... Bukalemun gibi ortama göre renk değiştiren gömlekler var ya herhalde böyle bir şey icat oldu. Hangisine inanalım? Duruma göre, zamana göre kılık kıyafet, görüş değiştiren, ona göre kalıba giren bir siyaset anlayışı ama peşindeyiz, bu maskeleri düşüreceğiz.''
Başbakan Erdoğan'ın ABD Büyükelçisi'ne 'acemi elçi' dediğini belirten Vural, gazete manşetlerinde elçiye randevu verilmediğine dair haberlerin çıktığını, ama Başbakan Erdoğan'ın dün bunu söylerken bugün bu görüşmeyi gerçekleştirdiğini ifade etti.
Sözleşmeli erbaş ve er alınması ile ilgili tasarının kabul edildiğini hatırlatan Vural, korucu ailelerine bu konuda bir öncelik verilmesi için bir önerge verdiklerini; ama önergenin dikkate alınmadığını belirtti. Vural diğer konularda olduğu gibi askerlik konusunda da hükümetin fikir ve tutumlarının sürekli değiştiğini iddia etti.
''Ülkeyi yöneten zihniyet, millete tepeden bakıyor, hakir ve göbeğini kaşıyan adam olarak görüyor'' diyen Vural, ''Milletin iradesiyle gelenlerin, işi milleti aşağılamaya kadar götürdüğünü'' ileri sürdü. Vural, şöyle devam etti:
''Haddinizi bilin. Başbakan 'ananı da al git' derse. Kalkıp, AKP Ünye teşkilatında hanımefendiler hakkında ağza alınmayacak lafları konuşabiliyor. Bu nasıl bir zihniyettir? Ulaştırma Bakanlığının demiryolları dergisinde Erzurumlu hanımefendiler hakkında yazı yazarlar. Bunlar çöreklenmişler bir yere. Rize Belediye Başkanı 'kuma getirmekten' çözüm olarak bahseder. Başbakan, 'hayır diyenler darbeci' der. Bu zihniyet ülkeyi uçuruma doğru sürüklüyor. Açıkçası tüm hanımefendilerin bunlarla ilgili tazminat davası açması gerekiyor. Belediye başkanı kalkıyor, 'git yolu yala' diyor. Olur mu böyle bir şey? Bu beyefendiler, bu millete hakaret etme görevlisi mi?''
Vural, bir gazetecinin, ''28 Şubat süreci ile ilgili soruşturma başlatıldı. Bunu nasıl karşılıyorsunuz'' sorusuna şu yanıtı verdi:
''Bence o soruşturmada öncelikle Başbakan'ın ifadesini almakta büyük fayda var. Çünkü 28 Şubat'ın istek ve arzularını yerine getirerek, partilerini terk eden bir siyasal zihniyetin temsilcisi olduğuna göre... 28 Şubatçıların isteklerine göre siyaset dizayn edildiğine göre bu dizaynı yapanların sorgulanmasında da fayda vardır. 27 Nisan konusunda da bir soruşturma açıldığında yine 4 Mayıs'ta Dolmabahçe'de yapılan toplantıda neler konuşulduğu konusunda da Başbakan'ın bilgisine başvurulsun. Çok isabetli olur. Adama da sorarlar, 'bugüne kadar neredeydiniz?' Bu hükümetin çok şikayet ettiği bir konuyla ilgili özellikle seçim öncesinde yapılan bu soruşturmalar, bu süreçleri siyasi malzeme olarak kullanmak amacıyla yapılıp yapılmadığının da sorgulanmasında fayda vardır.''
Bir başka gazetecinin, ''İklim Bayraktar'ın iddialarına ilişkin değerlendirmesini'' sorması üzerine Vural, ''Bilgim ve ilgim dahilinde olmayan konulardır. Bu tip ilişkilerle, bu tip ortamlarla Türk siyasetinin güveni zedelenmektedir'' dedi.
(11.07)
MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin hafta sonunda İzmir'de olacağını söyleyen Vural, Bahçeli'nin yarın saat13.00'de Ödemiş'te, 14.30'da ise Tire'de halka hitap edeceğini, Pazar günüde İzmir'de çeşitli temaslarda bulunacağını belirtti.
İktidarın sorumluluk bile duymayan bir iktidar olduğunu söyleyen Vural, Başbakan Erdoğan'ın AB ilerleme raporuna "ısmarlama bir rapor" dediğini, oysa bugüne kadar yapılanların çoğunun AB'ye uyum için gerçekleştirildiğini, "hükümetin kendilerine uyduğu zaman AB yanlısı, uymadığı zaman AB karşıtı" olduklarını söyledi.
Hükümetin duruma göre fikir değiştirdiğini iddia eden Vural, "Millet bu aldatmaların farkına varınca, hemen kendilerini dönüştürüyorlar. 'Türkiye Yargıçlar devleti olamaz' diyor sonra da 'yargı hakkında hakkında konuşmayın" diyor. " dedi.
Vural, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Daha önce, 'darbelerle, darbecilerle savaşıyoruz' diyerek topluma korku salan Başbakan, sonrasında diğer partileri korku salmakla suçluyor. 'Biz bunun savcıyız' diyor. Başbakan sonra da 'biz ne savcıyız, ne hakimiz' diyor? Hangisi doğru? Ortam baktı ki biraz böyle oluyor, 'hemen o kalıba gireyim' Adeta manken gibi... Podyumda mevsime göre kılık kıyafet değiştiren bir siyaset anlayışı. Sayın Başbakan, milli görüş gömleğini çıkardı ama bu kadar sürekli gömlek değiştirmek... Bukalemun gibi ortama göre renk değiştiren gömlekler var ya herhalde böyle bir şey icat oldu. Hangisine inanalım? Duruma göre, zamana göre kılık kıyafet, görüş değiştiren, ona göre kalıba giren bir siyaset anlayışı ama peşindeyiz, bu maskeleri düşüreceğiz.''
Başbakan Erdoğan'ın ABD Büyükelçisi'ne 'acemi elçi' dediğini belirten Vural, gazete manşetlerinde elçiye randevu verilmediğine dair haberlerin çıktığını, ama Başbakan Erdoğan'ın dün bunu söylerken bugün bu görüşmeyi gerçekleştirdiğini ifade etti.
Sözleşmeli erbaş ve er alınması ile ilgili tasarının kabul edildiğini hatırlatan Vural, korucu ailelerine bu konuda bir öncelik verilmesi için bir önerge verdiklerini; ama önergenin dikkate alınmadığını belirtti. Vural diğer konularda olduğu gibi askerlik konusunda da hükümetin fikir ve tutumlarının sürekli değiştiğini iddia etti.
''Ülkeyi yöneten zihniyet, millete tepeden bakıyor, hakir ve göbeğini kaşıyan adam olarak görüyor'' diyen Vural, ''Milletin iradesiyle gelenlerin, işi milleti aşağılamaya kadar götürdüğünü'' ileri sürdü. Vural, şöyle devam etti:
''Haddinizi bilin. Başbakan 'ananı da al git' derse. Kalkıp, AKP Ünye teşkilatında hanımefendiler hakkında ağza alınmayacak lafları konuşabiliyor. Bu nasıl bir zihniyettir? Ulaştırma Bakanlığının demiryolları dergisinde Erzurumlu hanımefendiler hakkında yazı yazarlar. Bunlar çöreklenmişler bir yere. Rize Belediye Başkanı 'kuma getirmekten' çözüm olarak bahseder. Başbakan, 'hayır diyenler darbeci' der. Bu zihniyet ülkeyi uçuruma doğru sürüklüyor. Açıkçası tüm hanımefendilerin bunlarla ilgili tazminat davası açması gerekiyor. Belediye başkanı kalkıyor, 'git yolu yala' diyor. Olur mu böyle bir şey? Bu beyefendiler, bu millete hakaret etme görevlisi mi?''
Vural, bir gazetecinin, ''28 Şubat süreci ile ilgili soruşturma başlatıldı. Bunu nasıl karşılıyorsunuz'' sorusuna şu yanıtı verdi:
''Bence o soruşturmada öncelikle Başbakan'ın ifadesini almakta büyük fayda var. Çünkü 28 Şubat'ın istek ve arzularını yerine getirerek, partilerini terk eden bir siyasal zihniyetin temsilcisi olduğuna göre... 28 Şubatçıların isteklerine göre siyaset dizayn edildiğine göre bu dizaynı yapanların sorgulanmasında da fayda vardır. 27 Nisan konusunda da bir soruşturma açıldığında yine 4 Mayıs'ta Dolmabahçe'de yapılan toplantıda neler konuşulduğu konusunda da Başbakan'ın bilgisine başvurulsun. Çok isabetli olur. Adama da sorarlar, 'bugüne kadar neredeydiniz?' Bu hükümetin çok şikayet ettiği bir konuyla ilgili özellikle seçim öncesinde yapılan bu soruşturmalar, bu süreçleri siyasi malzeme olarak kullanmak amacıyla yapılıp yapılmadığının da sorgulanmasında fayda vardır.''
Bir başka gazetecinin, ''İklim Bayraktar'ın iddialarına ilişkin değerlendirmesini'' sorması üzerine Vural, ''Bilgim ve ilgim dahilinde olmayan konulardır. Bu tip ilişkilerle, bu tip ortamlarla Türk siyasetinin güveni zedelenmektedir'' dedi.
(11.07)
