2017-01-06 - 16:22
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mehmet Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 2 maddesi daha kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mehmet Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı.

AK Parti, CHP ve MHP Grup başkanvekilleri, İzmir'deki terör saldırısını kınadı.

Genel Kurulda gündem dışı söz alan MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, ilin sorunlarına ilişkin konuşmasında, kar yağışı sonrasında ana yolların dahi temizlenmediğini savunarak, şehirde meydana gelen kazaların soruşturulması gerektiğini söyledi. Büyükşehir Belediyesinin, şehrin bir çok kesimine hizmet götüremediğini ileri süren Kalaycı, "Belde belediyeleri kapanmasaydı yolları kendi açar, zorda kalan vatandaşlarımıza yardım ederdi." ifadesini kullandı.

AK Parti İzmir Milletvekili Necip Kalkan, içerideki ve dışarıdaki hainlerin Türkiye üzerine oynadığı oyunların son perdesinin dün İzmir'de yaşandığını belirterek, "İzmir, birliğin, dirliğin, dirayetin, hoşgörünün şehridir. İzmir hainlere ve onların işbirlikçilerine asla boyun eğmez. İzmir, İstiklal Savaşı'nın bayrak kentidir. Teröre karşı birlik ve beraberliğimizi muhafaza edecek, hainlere karşı kararlılığımıza, mücadelemize devam edeceğiz." diye konuştu.

Konuşması sırasında İzmir'deki terör saldırısında şehit olan polis memuru Fethi Sekin'in fotoğrafını gösteren Kalkan, Sekin'in bir tek tabancayla teröristlere karşı koyduğunu dile getirdi. Bu sırada Genel Kurul salonundaki AK Parti, CHP ve MHP milletvekilleri, Sekin'i alkışlarla andı.

Terörün milleti korkutma, devleti yıldırma ve toplumu kutuplaştırma girişimine asla geçit vermeyeceklerini vurgulayan Kalkan, "Siz kalleş oldukça biz kardeş oluyoruz." ifadesini kullandı.

TBMM Başkanvekili Hamzaçebi de dünkü terör saldırısında canını vermekte tereddüt etmeyerek şehit olan polis memuru Fethi Sekin'e ve adliyede mübaşir olarak görev yapan Musa Can'a Allah'tan rahmet dileyerek, terörü bir kez daha lanetlediğini ve kınadığını belirtti.

CHP İstanbul Milletvekili Gülay Yedekci, Anayasa değişikli teklifinin derin ve büyük krizlere yol açacağını savunarak, "Her konuda toplum ve insan mühendisliğiyle halkımızdan çeşitli konularda oylar almış olabilirsiniz. Ama bizim vatandaşımız asla köleliğe, dikta rejimine, tek adam rejimine 'evet' demeyecektir." görüşünü dile getirdi.

Türkiye'nin, hukukun üstünlüğü konusunda 113 ülke arasında 99. sırada yer aldığını aktaran Yedekci, "Biz diyoruz ki (Ne darbe, ne dikta, tam bağımsız Türkiye)." sözleriyle konuşmasını tamamlandı.

Sataşma üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, bir ülkeye diktatörlüğün gelmesi için toplumsal ve iktisadi şartlar ile mevcut siyasi dinamiklerin diktatörlüğü destekleyici mahiyette olması gerektiğini söyleyerek, "Türkiye milli geliri 10 bin dolar civarında olan, 60 küsur yıldır demokratik mecrada yoluna devam eden, şehirleşen ve sanayileşen bir ülke. Bu suçlamayı yönelttiğiniz AK Parti, 14 yıllık iktidarı boyunca hep demokratik zeminleri, özgürlükleri, halkın iradesini esas alarak bugünlere gelmiş bir siyasi partidir. AK Parti'nin tarihi, sizin bu iddianızı reddeder." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, İzmir'deki terör saldırısında hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara şifa dileğinde bulundu. Yapılan bir araştırmaya göre, terörün, Türkiye'nin en önemli gündem maddelerinden biri olduğunu belirten Gök, bütün siyasi partilerin bu konuda yoğunlaşarak, terörü ülke gündeminden çıkartmak amacıyla ortak bir çaba göstermesi gerektiğini vurguladı.

İktidar partisine çağrıda bulunduklarını dile getiren Gök, "Temel hak ve özgürlüklere sınırlama getirmemek kaydıyla, terörü önleyecek her türlü formülünüzü, yasanızı burada desteklemeye hazırız." diye konuştu. Meclisin gündeminin terör olması gerektiğine değinen Gök, terörün bir an önce ülke gündeminden çıkarılmasını istediklerini söyledi.

MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, İzmir'deki saldırıyı nefretle kınayarak, şehit polis memuru Fethi Sekin'in gerçek bir kahraman olduğunu belirtti. Sekin'in, dikkati sayesinde büyük bir katliamın önüne geçtiğini vurgulayan Usta, "Başkalarının çocukları babasız kalmasın diye 3 çocuğunu babasız bırakmış gerçek bir yiğittir Fethi Sekin. Bundan sonra onun çocukları, ailesi milletimize emanettir." ifadesini kullandı.

Terör saldırısında bir ihmalin olup olmadığı ve gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığı sorusunun cevaplanması gerektiğini belirten Usta, şehit polis memuru Fehti Sekin'in isminin yaşatılması talebinde bulundu.

HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, ülkenin zor günlerden geçtiğini ifade ederek, "ancak demokrasiyi, hukuku ve insan haklarını askıya alarak normalleşmenin sağlanamayacağını" söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, İzmir'deki terör saldırısını kınayarak, şehitlere rahmet, yaralılara şifa dileğinde bulundu. Terörün, kendi zayıflığını, halkın gücü üzerinden telafi etmek istediğini dile getiren Bostancı, "Siyaset büyülenmiş gibi sadece teröre bakarak ve yegane gündem terör olmak üzere davranamaz. Türkiye büyük bir ülke, problem, konular var, bunları konuşacak." diye konuştu.

Anayasa değişikliğinin de 30 yıldan beri tartışılan bir konu olduğunu anımsatan Bostancı, eğer Meclis onay verirse, anayasa değişikliği teklifi konusundaki nihai kararı milletin vereceğine dikkati çekti.

TBMM Genel Kurulunda, HDP'nin, Şanlıurfa'daki elektrik kesintilerinin nedenlerine ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.

Öneri üzerinde konuşan HDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan, Suriyeli sığınmacıların en fazla olduğu illerden birisinin Şanlıurfa olduğunu belirterek, "Kent, 2 milyon 500 bine yakın nüfusu ile Türkiye'nin en büyük beşinci ili. Türkiye'nin en büyük barajı burada ve bu barajlardan elektrik üretiliyor, ancak ilimizde elektrik kesintileri yaşanıyor." dedi.

Şanlıurfa'daki esnafın elektrik kesintisinden dolayı ticaretini tam olarak yapamadığını, jeneratör kullandığını ve bunun da çevre kirliliğine, yüksek sese neden olduğunu vurgulayan Ayhan, "Yani elektrik kesintisi, ilimiz hayatında her şeyi olumsuz etkiliyor." diye konuştu.

CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, "Bir ülkede elektrik kesildiği için konutlar ısınamıyorsa, sanayi sektörü de elektrik kesintisi nedeniyle çalışamıyorsa, orada bir şey konuşmaya gerek yok." ifadesini kullandı.

Sadece Şanlıurfa'nın değil, 81 ilin elektrik sorunu olduğunu belirten Akar, "21 dağıtım şirketi kuruldu. 15,5 milyar dolarlık özelleştirme yapıldı, ancak sorunlar çözülmedi çünkü bu paranın bir dolarını yatırıma ayırmadınız." dedi.

Akar, özelleştirmeden sonra arıza sayıları ve sürelerinin arttığını iddia etti, sadece Dicle Dağıtım Şirketinin arıza sayısının, 2007 yılı ile kıyaslandığında 188 binden 370 bine çıktığını savundu.

AK Parti Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun ise İstanbul bölgesindeki elektrik kesintilerine değindi.

Tarihte belki de ilk kez 7 ana hattın aynı anda arızalandığını, yer altı kablolarının kesildiğinin tespit edildiğine dikkati çeken Ercoşkun, konunun savcılık tarafından incelendiğini söyledi. Ercoşkun, siber saldırılara da maruz kalındığının altını çizdi.

Ercoşkun, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde akıllı sayaçlarla kayıp kaçak oranının düşmesinin sağlandığını dile getirerek, "Elektrik hatları 30-40 yıla dayanan bir geçmişe sahip. Şehirlerin büyümesi ile birlikte, yüklenmeden kaynaklanan sıkıntılar yaşanıyor, biz de bunları yatırımlarla çözmeye çalışıyoruz." diye konuştu.

Türkiye'nin son 10 yılda elektrik ithalatına ciddi paralar ödediğini belirten Ercoşkun, dünyada 414 nükleer enerji santrali, 100'ün üzerinde de yapımı devam santral olduğunu söyledi.

AK Parti'li Ercoşkun, 2017'de doğalgaz ve elektrikte zam artışı öngörülmediğini sözlerine ekledi.

Konuşmaların ardından HDP'nin önerisi kabul edilmedi.

AK Parti, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin TBMM Genel Kurul gündeminin ikinci sırasına alınmasına ilişkin grup önerisi getirdi.

Öneri üzerinde konuşan HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, HDP'li 11 milletvekilinin hala cezaevinde olduğunu, bu yüzden Meclisteki yasama faaliyetlerine ve anayasa değişiklik teklifi görüşmelerine katılamayacağını söyledi.

HDP'nin 70'in üzerinde belediye eş başkanının tutuklu bulunduğunu ve 60'a yakın belediyelerine kayyum atandığını kaydeden Toğrul, olağanüstü halde referanduma gidilmesinin, anayasa değişiklik teklifinin meşruiyetini tartışılır hale getireceğini iddia etti.

"Pazartesi günü halkın gözünden kaçırarak teklifin görüşmelerini yapacaksınız." diyen Toğrul, teklifin görüşmelerinin televizyondan canlı yayınlanmasını istediklerini belirtti.

AK Parti İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca, İzmir'deki terör saldırısını kınayarak, "Bütün terör örgütlerine, bu katil sürelerine verilecek en güzel cevap, milletin birliği ve bütünlüğü olacaktır." diye konuştu.

Genel Kurulda bugün "torba tasarının" görüşmelerinin tamamlanacağını, pazartesi günü de anayasa değişiklik teklifinin görüşmelerine başlanacağını belirten Kaynarca, Anayasa Komisyonundaki görüşmelerde bütün milletvekillerinin değerli katkıları olduğunu bildirdi. Kaynarca, "İnanıyorum ki Genel Kurulda da katkı sunma amaçlı görüşler ifade edilecektir." sözlerine yer verdi.

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de İstanbul'da, Kayseri'de ve son olarak da İzmir'deki terör saldırılarında bombalar patlamasına rağmen AK Parti'nin öncelikle gündem maddesinin anayasa değişikliği ve başkanlık rejimi olduğunu ileri sürdü.

Son 1,5 yılda 464 kişinin bombalı saldırılarda hayatını kaybettiğini söyleyen Gök, "Türkiye'nin içi cehenneme dönmüş, en güvenilir illerde bile terör acımasız yüzünü gösteriyor. Bunların nedenlerini araştırmak hepimizin görevi ama bu yapılmıyor. '(Teröre önleyeceğiz) diye bir teklif getirin destekleyeceğiz' diyoruz ama getirmiyorsunuz, varsa yoksa başkanlık rejimi." dedi.

Levent Gök, teklifin görüşmelerinin televizyondan canlı yayınlanmasını istediklerini ancak hala bu taleplerine cevap alamadıklarını söyledi.

Müzakerelerin ardından AK Parti'nin önerisi kabul edildi.

CHP'nin, üniversitelerdeki FETÖ yapılanmasının araştırılmasına ilişkin önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurulda, partisinin grup önerisi üzerinde söz alan CHP Bursa Milletvekili Lale Karabıyık, üniversitelerin siyasete alet olmaya başladığını ve siyasetin üniversitelere bulaştığını savunarak, 15 Temmuz öncesinde de sonrasında da üniversitelerde hiç de hoş olmayan durumların meydana geldiğini ileri sürdü.

OHAL kapsamında çıkarılan KHK ile üniversitelereki rektörlük seçimlerinin kaldırıldığını ve Cumhurbaşkanının inisiyatifine bırakıldığını anımsatan Karabıyık, "Öncelikle bu mantıktan vazgeçmek lazımdı, yani siyaseti üniversiteye sokma mantığından ve rektörlerin seçim sonrasındaki davranışlarının önüne geçilmesi gerekiyordu." dedi.

15 Temmuz sonrasında üniversitelerde de operasyonların başladığını belirten Karabıyık, "Suçluların cezalandırılması ne kadar önemliyse suçsuz insanların korunması da o kadar önemli. Bana göre, bu konuda yapılan en büyük hatalardan bir tanesi 15 Temmuz sonrasında üniversitelerde FETÖ operasyonları için tek yetkinin KHK'yla rektöre verilmesiydi." diye konuştu.

Rektörlerin de mercek altına alınması gerektiğini dile getiren Karabıyık, "Rektörlerin her yaptığı veya her listeye koyduğunun FETÖ'cü olduğunu söylemek mümkün değil. Burada tekrar gözden geçirme yapılması lazım." ifadesini kullandı.

AK Parti Karabük Milletvekili Burhanettin Uysal, akademisyenlerin çok zor şartlarda yetiştiğine dikkati çekerek, ancak 15 Temmuz darbe girişiminin de unutulmaması gerektiğinin altını çizdi.

Uysal, "15 Temmuz akşamı o yangını söndürdük. Ama bu yangının çıkmayacağına kim garanti verebilir? Bir kanser hadisesi var. Teşhisi, tedavisini yapıyorsun ama aradan bir süre geçtikten sonra metastaz yapıyor. Devletsen, metastaz yapmaması için de her türlü tedbirleri almak gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

FETÖ'yle bağlantılı oldukları iddiasıyla görevine son verilen akademisyenlere değinen Uysal, "Bu akademisyenler eğer bu terör örgütünün abisi konumundaysa, bir karargahın içerisinde generalleri yönlendirmeye çalışıyorsa müsade edin de devlet kendisini korusun, geleceğimizi korusun." dedi.

Bir araştırmaya göre, Musevilerin bir çocuğuna verdiği eğitim süresinin 13,4 yıl, Hristiyanların 9,3 yıl, Budistlerin 7,8 yıl, Müslümanların ise 5,6 yıl olduğunu aktaran Uysal, "Eğer biz bu cehaletten kurtulamazsak bilim, bilgi ve eğitimde belirli bir aşamaya gelmezsek bizden daha eğitimli toplumların kuklası konumuna geliriz." diye konuştu.

MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, hiç kimsenin, 15 Temmuz darbe girişimi yaşanmamış gibi davranamayacağını belirterek, ancak bununla birlikte adaletin tesisine ilişkin endişelerin giderilmesi gerektiğini söyledi.

OHAL'in, şartların gerektirdiği durumlarda başvurulması gereken anayasal bir kurum olduğunu dile getiren Aksu, "Bununla birlikte uygulamanın, hukuk esas alınarak, adalet anlayışını egemen kılarak ve haklıyla haksızı, suçluyla suçsuzu birbirinden ayıracak adil bir yönetim anlayışını ortaya koyarak sürdürülmesi zorunludur. Bu halde, vatandaşlarımızda oluşan soru işaretleri giderilmiş, topyekün bir mücadele anlayışı hakim kılınmış olunacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Samsun Milletvekili Hasan Basri Kurt, üniversitelerde FETÖ ile ilişkili kişilerin nasıl ve hangi yöntemlerle görevlerine son verildiğinin Mecliste daha önce de gündeme geldiğini ve görüşüldüğünü anımsatarak, "Bunlar çok net kriterler olarak belirlendi. Sadece birinin birisini bir şekilde suçlamasıyla değil, bir delillendirme neticesinde ancak bunlara müsade edildiğini ifade etmek istiyorum." diye konuştu.

Konuşmaların ardından oylanan öneri kabul edilmedi.

Genel Kurulda, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 2 maddesi daha kabul edildi.

Kabul edilen maddelere göre, Türkiye Kızılay Derneği, Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve Türkiye Yeşilay Vakfı ile Darülaceze Başkanlığı, Darüşşafaka Cemiyeti ve Türk Hava Kurumu lehine, kuruluş amaçlarına uygun kullanılmak üzere mülkiyeti Hazine'ye, kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlar üzerinde, söz konusu dernek, vakıf, başkanlık, cemiyetler ve kurum lehine 49 yıl süreyle bedelsiz irtifak hakkı tesis edilebilecek.

Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde ise bunlar adına bedelsiz kullanma izni verilebilecek. Bunlardan ayrıca hasılat payı alınmayacak.

İrtifak hakkı tesis edilen taşınmazların tapu kütüğüne, taşınmazların veriliş amacı dışında kullanılmayacağına ilişkin şerh konulacak.

Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflardan, öğrencilere yönelik eğitim ve yurt temini faaliyetinde bulunanlara, kuruluş amaçlarına uygun olarak kullanılmak üzere, mülkiyeti Hazineye veya kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlar üzerinde 49 yıl süre ile bedelsiz irtifak hakkı tesis edilebilecek.

Bu şekilde irtifak hakkı tesis edilen veya kullanma izni verilen taşınmazlardan söz konusu vakıflar tarafından elde edilen gelirin tamamı, öğrencilere yönelik eğitim kurumlarının veya yurtların yapım, bakım, onarım, işletim ve benzeri giderlerinin karşılanmasında kullanılacak.

Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler ile mülkiyeti Hazine'ye veya kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlar üzerinde, bedelli olarak tesis edilen veya kullanma izni verilen, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflardan öğrencilere yönelik eğitim ve yurt temini faaliyetinde bulunanlar; bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra bir yıl içinde talep etmeleri halinde, bedelli olarak tesis edilen irtifak hakkı veya verilen kullanma izni, hasılat payı alınmaksızın 49 yıl süreli bedelsiz irtifak hakkına veya kullanma iznine dönüştürülebilecek.

Bu düzenlemede kapsamında kalan taşınmazların kullanımlarıyla ilgili olarak tebliğ edilen veya tahakkuk ettirilen kullanma izni ve irtifak hakkı bedelleri tahsil edilmeyecek, tahsil edilenler iade edilmeyecek.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, "Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflardan, öğrencilere yönelik eğitim ve yurt temini faaliyetinde bulunanlara, mülkiyeti Hazine'ye veya kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlar üzerinde 49 yıl süre ile bedelsiz irtifak hakkı tesis edilebilmesine" imkan tanıyan düzenleme ile ilgili açıklama yaptı.

Bu düzenlemenin eğitim ve yurt hizmetleri alanında devlet tarafından yürütülen hizmetlere katkı vermek üzere faydalı bir sonuç ve netice üreteceğini söyleyen Ağbal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yapılan bu düzenlemede Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti sağlanan vakıflara bu imkanı getirmiş olduk. Gönül isterdi ki hep birlikte, aynı amaçları, gayeyi ve faaliyetleri yürüten ve yine Bakanlar Kurulunca vergiden muaf oldukları belirtilen kamuya yararlı derneklere de bu imkanı verebilseydik. Netice itibarıyla bunlar sivil toplum örgütleridir, hayır kurumlarıdır, hayırlı amaçlar için kurulmuşlardır. Toplumun geniş kesimlerinde büyük bir destek ve teveccüh görmektedirler. Bu hususu özellikle belirtmek istedim.

Bir çok düzenlemede, özellikle Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti sağlanan vakıflar için getirilen düzenlemelerin aynı şekilde, kamu yararına dernekler için de getirildiğini görüyoruz. İnşallah başka bir zaman, diğer partilerimizin de destek vermesiyle bu alanda düzenleme yapacağımızı ümit ediyorum."

Yerinden söz alan CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, bugün Şırnak'taki operasyonlarda 2 askerin şehit olduğunu, 4 askerin de yaralandığını öğrendiklerini belirterek, "Türkiye ateş çemberi içerisinde. Bir yandan illerde patlayan bombalarla, diğer yandan teröristlerle girilen çatışmalarda askerler ve polislerimizin şehit olmasıyla hepimizin yüreği dağlanıyor. Şehit olan askerlere rahmet, yaralılara acil şifalar, milletimize başsağlığı diliyorum." dedi.

TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi de Başkanlık Divanı olarak, Şırnak'ta şehit olan askerlere Allah'tan rahmet, ailelerine ve Türk Silahlı Kuvvetlerine başsağlığı diledi.

Tasarının 23. maddesinde HDP'nin verdiği önerge oylamasında, CHP yoklama talebinde bulundu.

Yoklama sonucunda toplantı yeter sayısının bulunamaması üzerine, birleşime ara veren Hamzaçebi, aranın ardından ikinci yoklamayı yaptı.

Hamzaçebi, yoklama pusulalarının sayımı sırasında, isimlerini okuduğu milletvekillerinin Genel Kurul salonunda bulunup bulunmadıklarını kontrol etti.

CHP Grup Başkanvekili Gök, yoklama pusulalarının sayımı sırasında, bazı AK Parti milletvekillerinin Genel Kurul salonunda bulunmadıklarının tespit edilmesi üzerine tepki gösterdi.

AK Parti milletvekilleri ile Gök arasında kısa süreli gerginlik yaşandı.

Hamzaçebi, ikinci yoklamada da yeter sayının bulunamaması üzerine, 9 Ocak Pazartesi günü saat 14.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.