2017-11-13 - 15:22
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.
Siyasi partilerin Meclis Grup başkanvekilleri, Irak-İran sınırındaki depremde yaşamını yitirenlere rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.

Genel Kurulda gündem dışı söz alan CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, ülkede yaşanan depremler ilişkin konuşmasında, depremin Türkiye'nin bir gerçeği olduğunu belirterek, Gölcük depreminden bu yana 164 bin depremin gerçekleştiğini, bunlardan 81'inin ise 6 ve üzeri büyüklükte olduğunu anımsattı.

İstanbul'da olası bir depremin sadece İstanbul'un değil Türkiye'nin felaketi olacağını dile getiren Akar, kentsel dönüşüm adı altında deprem toplanma alanlarında yapılaşmaların gerçekleştirildiğini söyledi.

MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem, bilgisayar oyunlarının çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri konusundaki konuşmasında, son olarak 'Mavi Balina' oyununu oynayan çocukların intihara sürüklendiğini vurgulayarak, oyunun Türk gençlerini de etkilediğine dikkati çekti.

Bu tür oyunların denetlenmesi ve yasaklanması gerektiğini belirten Erdem, ailelerin çocuklarını mutlaka denetlemesinin önemine işaret etti.

AK Parti Tekirdağ Milletvekili Ayşe Doğan, 13 Kasım Tekirdağ'ın kurtuluş günü dolayısıyla yaptığı konuşmasında, al bayrağa rengini veren şehitleri daima hatırlamanın herkesin görevi olduğunu belirtti.

Doğan, Tekirdağ Merkez Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik hakaret ettiğini hatırlattı.

Bu açıklamanın Tekirdağ siyasetine kara bir leke olarak geçtiğini ifade eden Doğan, "Milletimizin oyuyla seçilmiş Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ederek, hele hiç siyaset olmaz." diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Düzce depreminin 18. yılına girildiğini anımsatarak, Irak-İran sınırında meydana gelen depremde ise hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.

Türkiye'nin büyük bir deprem tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten Akçay, depremle mücadelede can kaybını azaltmak ve ekonomik kaybı minimuma indirmek için politikaların geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Atama bekleyen öğretmen sayısının da her geçen gün arttığını hatırlatan Akçay, açık kadrolara bu kişilerden atamaların yapılmasının gereğine işaret etti.

HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, Düzce depreminde hayatını kaybedenleri rahmetle anarak, bugün Irak-İran sınır bölgesinde meydana gelen depremde de hayatını kaybedenlere rahmet ve yaralılara geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Yıldırım, Çağdaş Hukukçular Derneği üyelerinin gözaltına alınmalarını da kınadıklarını söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Irak-İran sınır bölgesinde meydana gelen depremde yaşamını yitirenlere rahmet, yaralılara şifa temenni etti.

TBMM Genel Kurulunda görüşülmekte olan torba tasarıda ise birçok ek verginin getirildiğini belirten Özkoç, buna ilişkin eleştirilerini dile getirdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Irak-İran sınırındaki depremde hayatını kaybedenlere rahmet dileyen Muş, Türkiye'nin depremde zarar gören bölgelere yardım malzemeleri gönderdiğini aktardı.

İhtiyaç olması halinde yardımda bulunmak üzere bekletilen malzemelerin de gelişmelere göre bölgeye sevk edileceğini söyleyen Muş, Türkiye'nin bölge insanının ihtiyaçlarının karşılanması noktasında tüm imkanlarını seferber ettiğinin altını çizdi.

TBMM Başkanvekili Buldan, Irak-İran sınırında meydana gelen depremde yaşamını yitirenlere rahmet, yaralılara acil şifalar temenni ederek, "Umarız can kaybı fazla olmaz, bundan sonra yükselmez. Tek temennimiz bu." ifadesini kullandı.

TBMM Genel Kurulunda, HDP ve CHP'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda ilk olarak HDP'nin "Muhalefet partilerinin verdiği soru ve araştırma önergelerinin iadesi" ile ilgili grup önerisi ele alındı.

Öneri üzerinde söz alan HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, önergelerin keyfi bir şekilde, takdire dayalı olarak, "İçeriği kaba ve yaralayıcıdır." denilerek TBMM Başkanlığı tarafından iade edildiğini öne sürdü.

CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, İsmail Kahraman'ın Meclis Başkanlığını yürüttüğü 26'ncı dönemde olduğu kadar hiçbir dönemde önergelerin iade edilmediğini savundu.

Gök, "Bu, Meclis Başkanının yapısından kaynaklanıyor. Siz, hiç Meclis Başkanımızın Atatürk'le ilgili bir sempozyum düzenlediğini gördünüz mü? Geçtiğimiz yıl Meclis Başkanımız Abdülhamit'le ilgili tam dört gün süren bir sempozyum düzenledi. Abdülhamit uzun bir saltanat dönemi yapmıştır ama Abdülhamit sansürle anılır, istibdat dönemiyle anılır. Meclis Başkanı, Abdülhamit'ten aldığı bir genetik faktörü buralara taşıyor ve Meclisimizi sansürcü bir anlayışla yönetmeye çalışıyor." dedi.

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, "TBMM İçtüzüğü hepimizi bağlar. Muhalefetin denetim faaliyetinin siyasi saiklerle engellenmesi söz konusu değildir." ifadesini kullandı.

HDP'nin grup önerisi ile CHP'nin "Taşeronlaşmanın neden olduğu sorunlar" ile ilgili grup önerileri kabul edilmedi.

Grup önerilerinin ardından, kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen, Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.

Tasarının görüşmeleri, 28-55'nci maddelerini kapsayan ikinci bölümü üzerinden devam ediyor.

TBMM Genel Kurulunda, "Torba tasarı"nın görüşmeleri sırasında, Maliye Bakanı Naci Ağbal ile HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım arasında, "döviz kuru hedefi" üzerinde sözlü tartışma yaşandı.

CHP İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, torba yasanın, çorbaya döndüğünü savunarak, 127 maddelik bu tasarının, "borçlanma, vergi artışı, kurumsal çöküş reçetesi, rant düzenini devam ettirme kanunu" olduğunu ileri sürdü.

Bu tasarıda 37 milyar liralık bir ek borç yetkisinin istendiğini dile getiren Böke, bu borçlanmanın faizi de artıracağına dikkati çekti.

Vergilerdeki artışa da değinen Böke, "Hem borçlanma, hem vergi artışına ihtiyaç duyuluyorsa belli ki kamu maliyesinde koskoca bir delik var." değerlendirmesinde bulundu.

Bu durumun, yarın daha da çok borçlanma ve vergi ihtiyacı doğuracağını iddia eden Böke, Genel Kurulda görüşülmekte olan "torba tasarının", bir rant yasası olduğunu savundu.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, AK Parti'nin herhangi bir rantı teşvik etmediğini ve bu konudaki iddiaların külliyen yalan olduğunu söyledi.

İstanbul Kartal Belediyesi'nde alınan bir kararı gündeme getiren Muş, "Bu, kimin rantla uğraştığının, kimin rant üzerinden firmaları zengin etmeye çalıştığının açık göstergesi." ifadesini kullandı.

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, 2005 yılından itibaren hiçbir ilçe belediye başkanının plan yapma yetkisi olmadığını belirterek, "CHP'nin fıtratında rant yoktur." dedi.

Tekin, büyükşehirlerle ilgili olarak araştırma ve soruşturma komisyonu kurulmasını da talep etti.

HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Taşdemir, tasarıdaki düzenlemelerin bir kısmının TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunun alanına girmediğini savunarak, tasarıdaki düzenlemelerin, ilgili komisyonlarda görüşülmemesini eleştirdi.

HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, 2002 yılında Türkiye'nin en zengin yüzde 1'i, ülke servetinin yüzde 39'una sahipken, şu anda ise yüzde 59,6'sına sahip olduğunu söyledi.

Yıldırım, bu yıl Aralık ayı itibarıyla öngörülen dolar kuru hedefinin de tutturulamadığını kaydetti.

Bunun üzerine söz talebinde bulunan Maliye Bakanı Naci Ağbal, Orta Vadeli Program ve bütçe çalışmaları sırasında gerek ekonomideki makro dengeler, gerekse bütçe dengelerini belirlemek açısından varsayımsal olarak bir döviz düzeyinin belirlendiğini belirterek, ancak bunun hiçbir zaman bir hedef olmadığını bildirdi.

"Bugün IMF de Dünya Bankası da diğer ülkeler de bütçe çalışmaları yaparken bu tür rakamları kullanır." diyen Ağbal, bu konuyla ilgili olarak HDP Grup Başkanvekili Yıldırım'ın bilgi eksikliğinin olduğunu aktardı.

Yıldırım'ın, "Söz konusu hedeflere ilişkin sözleri, 4 Kasım 2016 tarihinde Maliye Bakanı Ağbal'ın ağzından dinlediğini" söylemesi üzerine Ağbal, geçen yılki bütçe görüşmelerinde hiçbir şekilde döviz kuruyla ilgili böyle bir ifade kullanmadığını belirtti.

Bu sırada Maliye Bakanı Ağbal ile HDP'li Yıldırım arasında sözlü tartışma yaşandı.

Bakan Ağbal, bütün ülkelerde bütçe çalışmalarında ve orta vadeli program çalışmalarında hem dış ticaret hem ekonomik büyüklükler hem de bütçe büyüklükleri bakımından bir döviz kuru varsayımının ortaya konulduğunu, bunun bir hedef olmadığını anlattı.

Ağbal, Hükümetin, döviz kurunun seviyesine ilişkin bir hedefinin olmadığının daha önce de dile getirildiğini kaydetti.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, taşeron düzenlemenin yılbaşından önce çıkması için Hükümet olarak bir iradelerinin olduğunu belirterek, "Bu konuda da yoğun bir şekilde çalışmalarımız devam ediyor." dedi.

Ağbal, TBMM Genel Kurulunda, Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının ikinci bölümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Taşeron düzenlemesiyle ilgili bakanlıkların çalışmalarını belli bir noktaya getirdiklerini belirten Ağbal, Ekonomi Koordinasyon Kurulunda bu konuyla ilgili toplantıların yapıldığını, burada birçok konunun gündeme geldiğini söyledi.

Kapsam da dahil olmak üzere statü, ileriye dönük haklar, sağlanacak imkanlar gibi çok sayıda başlık olduğuna işaret eden Ağbal, şöyle devam etti:

"Bu çalışmaları süratle tamamlayıp Bakanlar Kuruluna getireceğiz. Bakanlar Kurulunda da bu konularda Hükümet olarak kararımızı verdikten sonra, en kısa zamanda olacağını tahmin ediyorum, bu kanun tasarısını Meclise getirmek istiyoruz. Bu konuda yapılacak yasal düzenlemenin yılbaşından önce çıkması noktasında Hükümet olarak bir irademiz var. Bu konuda da yoğun bir şekilde çalışmalarımız devam ediyor."

Ağbal, 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun kapsamında Maliye Bakanlığı olarak 80,4 milyar liralık bir yapılandırma gerçekleştirdiklerini belirterek, şu ana kadar 22,5 milyar lira tahsilat yaptıklarını, taksitlerin devam ettiğini aktardı.

Bakan Ağbal, 7020 sayılı yapılandırma yasası kapsamında da 13,7 milyar liralık bir alacağı yapılandırdıklarını ve şu ana kadar 1,6 milyar liralık tahsilat yaptıklarına işaret ederek, bunda da taksitlerin devam ettiğini dile getirdi.

Bugüne kadar bu iki kanun kapsamında ve gümrük, SGK ile diğer kurumların alacaklarından 31 milyar lira tahsil edildiğini belirten Ağbal, "Tahakkuk tahsilat oranlarını, vatandaşımızın bu borçlarını ödemesini takip ediyoruz. Bu konularda herhangi bir sorunla karşılaştığımız takdirde tabii ki vatandaşımız bakımından önemli her türlü tedbiri her zaman için alırız." ifadesini kullandı.

Bir başka soru üzerine, 2018 yılı bütçe kanununda belirlenen açıktan atama kontenjanları dahilinde Sağlık Bakanlığının personel taleplerini değerlendireceklerini anlatan Ağbal, bu konunun bir süre daha iki bakanlık arasında çalışılması gerektiğini, çünkü 2018 yılı bütçe kanunu görüşmelerinin halen devam ettiğini anımsattı.

Ağbal, "Sağlık Bakanlığında yıpranma ve özlük haklarıyla ilgili bakanlıkla geçmişte yapmış olduğumuz çalışmalar var. Son olarak ekonomi yönetimi ve Bakanlar Kurulunda bu konuda değerlendirme yapıp, o konuyla ilgili de bir adım atılacağını tahmin ediyorum." diye konuştu.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası dönemde sadece Sağlık Bakanlığına değil bütün kurumlara personel alırken özellikle güvenlik soruşturmalarının başlangıçta yapılmasını Hükümet olarak önemsediklerini vurgulayan Ağbal, yoğun talep olduğu için, bunun bir miktar vakit alabildiğine dikkati çekti.

Ağbal, Maliye Bakanlığı gelir uzman yardımcılığı, yükselme sınavlarıyla alakalı tasarıyı Başbakanlığa sevk ettiklerini belirterek, "Maliyedeki arkadaşlarımızı sevindirmeyi en başta Maliye Bakanı olarak ben istiyorum. İnşallah o konuda güzel gelişmeler olacak diye ümit ediyorum." dedi.

Çiftçilere 2018 yılı bütçesinden 29 milyar 500 milyon TL kaynak ayrıldığına değinen Ağbal, 2018 yılında mazot desteğini 2 kat artırdıklarını kaydetti.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***