2021-11-10 - 15:55
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Haydar Akar başkanlığında bir araya geldi. Genel Kurul çalışmaları öncesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 83'ncü yılında 2 dakikalık saygı duruşu ile anıldı. Genel Kurulda Türk askerinin Azerbaycan'daki görev süresinin 1 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi kabul edildi.
Meclis Başkanvekili Haydar Akar, Genel Kurul çalışmaları öncesinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ebediyete irtihalinin 83. yılı dolayısıyla milletvekillerini iki dakikalık saygı duruşuna davet etti. Akar, saygı duruşunun ardından yaptığı konuşmada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, Milli Mücadele'nin başkomutanı, Meclisin ilk başkanı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı olduğunu anımsattı.
Milletlerin önemli günleri ve dünyaya damgasını vurmuş şahsiyetleri olduğuna işaret eden Akar, "Milletimizi ve kültürümüzü inancıyla, kendi medeniyetiyle, kendi yaşantısıyla ve geçmişiyle birlikte dünyaya tanıtan büyük önder Mustafa Kemal Atatürk adalet sisteminde, eğitimde, devlet yapısında, sanat ve kültür alanlarında yaptığı devrimlerle çağdaş ve laik bir devletin temellerini en güçlü bir şekilde atmıştır." diye konuştu.
Atatürk'ün bağımsızlık kahramanı ve kurtarıcı olmanın yanı sıra bir ulusun yeniden var oluşunu sağlayan ve yeni bir devlet kuran kurucu önder olduğuna işaret eden Akar, şöyle devam etti:
"Atatürk, ülkesi ve milleti için gerçekleştirdiği devrimlerle dünyayı derinden etkilemiş, ulusumuza olduğu kadar insanlığa da mal olmuştur. O, ölümüne kadar yaşamının her evresinde hep geleceği düşünerek ileriye bakmış, geçmişe takılıp kalmanın geleceği kurtarmayacağını bilerek gelecekle ilgili planlar yaparak kararlar almıştır. Türk ulusunun kurtarıcısı, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, eşsiz devlet adamı ve büyük devrimci Atatürk, sonsuza kadar gönlümüzde yaşayacak, ilke ve devrimleri ülkemizin geleceğine yön vermeyi sürdürecektir. Mazlum milletlerin bağımsızlık mücadelesine de örnek olan, zaferle taçlanan Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın başkomutanı, laik Cumhuriyet'imizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü saygı, özlem ve rahmetle anıyorum."
AK Parti Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ebediyete irtihalinin 83. yılı dolayısıyla Atatürk başta olmak üzere bütün İstiklal Harbi kahramanlarını saygı ve şükranla andı.
İYİ Parti Grup Başkanvekilliği görevinden istifa eden Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan'ın bir şehit yakınına küfrettiğini hatırlatan Akbaşoğlu, hiç kimsenin bir şehit yakınana yaklaşarak küfür edemeyeceğini vurguladı.
Akbaşoğlu, "Dün Genel Başkanınız Lütfü Türkkan'a sahip çıkmadı mı? Lütfü Türkkan, Bingöl'de zaten olay yerinden uzaklaştırılmış bir şehit yakınının boğazına hınçla sarılarak küfür etti. Bu asla kabul edilemez. İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener, bu olayı 'olgunluk' olarak değerlendirerek tavrını ortaya koydu. Genel Başkanın bu tavrı toplumu sukutuhayale uğratmıştır." diye konuştu.
Şehitlik ve gaziliğin milletin en yüce değerlerinden olduğunu belirten Akbaşoğlu, "'Din millet, vatan, ırz ve namusumuz uğruna vücudumuz paramparça olsa da emperyalist ve siyonistlerin maşaları, terör örgütleri ve yardakçıları tarafından vatanımızın parçalanmasına asla müsaade etmeyiz' diyen Bingöllü şehidimiz İsa Gürmen'i de bütün şehitlerimizi de rahmetle ve minnetle yad ediyorum. Şehit ve gazilerimize, onların namuslarına uzanan dilleri ve elleri lanetliyorum." ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Atatürk ve arkadaşlarını rahmetle andı.
Ülkeyi il il gezdiklerini dile getiren ve gittikleri yerlerde provokasyonlarla karşılaştıklarını iddia eden Dervişoğlu, "Ülkeyi önce sosyal medya şimdi de TBMM üzerinden bir savaş alanına çevirmek istiyorsunuz. Bu kısır tartışmalarla hangi değerleri aşağıya çektiğinizi anlamanız lazım. Üç beş oyluk alana hitap edeceksiniz diye Türkiye'nin değerleriyle oynuyorsunuz." diye konuştu.
Dervişoğlu, Lütfü Türkkan'ın yaptığı hatadan dolayı özür dilediğini, böyle bir olayın yaşanmasından dolayı üzüldüklerini dile getirdi.
Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daha önce şehit ailelerine yönelik bazı ifadeler kullandığını ve bundan dolayı mahkemede tazminat ödediğini söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, 10 Kasım dolayısıyla Meclisin kurucusu ve ilk Başkanı, TBMM ordularının başkomutanı, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı ile CHP'nin ilk Genel Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmet ve minnetle andığını ifade etti.
Lütfü Türkkan ile ilgili tartışmalara değinen Altay ise "Siyasetçinin başına yol kazası gelir. Sayın Erdoğan şehide 'kelle' dedi. Milletten özür diledi mi? 'Tayyip Bey'e yakışmadı' diyen biriniz oldu mu? AK Parti'li milletvekili, kahraman polisimize hakaret etti. Kınadınız mı? Eleştirdiniz mi? Bir mevkidaşınızın başına yol kazazı gelmiş, görevinden istifa etmiş. Milletten ve zor duruma soktuğu partisinden de özür dilemiş. Siz, mevkidaşınızın yaşadığı bir yol kazasını kaşıyarak küçülüyorsunuz." değerlendirmesinde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da Atatürk ve arkadaşlarını saygı, rahmet ve minnetle andığını belirtti.
Akçay, 8 Kasım 2021 tarihinin Karabağ'ın Şuşa kentinin Ermenistan işgalinden kurtuluşunun birinci yıl dönümü olduğunu anımsatarak, Azerbaycan'ın büyük mücadeleler vererek zaferini perçinlediğini kaydetti. Akçay, Zengezur koridorunun açılması için Ermenistan'ın üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini, Türkiye'nin Azerbaycan'a desteğinin devam edeceğini söyledi.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç da 10 Kasım dolayısıyla Atatürk'ü saygı ve rahmetle andıklarını belirtti. Oluç herkesin ortak hedefinin, demokratik cumhuriyet hedefinin gerçekleştirilmesi olduğunu dile getirdi.
Genel Kurulda tartışmaların devam etmesi üzerine Meclis Başkanvekili Haydar Akar, böyle bir olayın her siyasetçinin başına gelebileceğini belirterek, "Birbirimizi korumak ve kollamak zorundayız. Hatadır, herkes kabul ediyor, özür diliyor ama bunu abartmak, gündemde tutmak hem çalışmalarımızı engeller hem de saygımızı zedeler." dedi.
Genel Kurulda önce İYİ Parti'nin, "15 Temmuz 2016 darbe girişimi sırasında dağıtıldığı iddia edilen silahlara" ilişkin grup önerisi ele alındı.
İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu, FETÖ'nün 15 Temmuz hain darbe girişiminde "darbecilerle mücadele gerekçesiyle Ankara Emniyet Müdürlüğünce bir grup vatandaşa silah dağıtıldığı" iddiasını dile getirdi. Bu silahların kime verildiği veya bunların kaydının olup olmadığının bilinmediğini savunan Kabukcuoğlu, "15 Temmuz sonrası kayıp olan silah sayısının 100 bini geçtiği ve 20 tugayı donatacak kadar olduğu iddia edilmektedir." sözlerini sarf etti.
Kabukcuoğlu, bazı kesimlerin intikamcı söylemlerinin, silahlanmayı artırdığını öne sürerek, "Vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu güven ortamını tesis etmek, bireysel silahlanma daha fazla ivme kazanmadan kayıp silah iddialarını ciddiyetle araştırmak, bir Meclis araştırılması komisyonunun kurulması toplumsal barış ve sükûnet için elzemdir." dedi.
AK Parti Antalya Milletvekili Kemal Çelik, İçişleri Bakanlığının, 15 Temmuz sonrasında Bakanlık bünyesinde toplamda 24 silahın kaybolduğunu açıkladığını, bunun dışında herhangi bir kayıp silah veya silah dağıtımı olmadığını kaydetti.
Türkiye'nin, terörle mücadelesini hukuk kuralları çerçevesinde yürüten bağımsız ve güçlü bir ülke olduğunu vurgulayan Çelik, "15 Temmuz'dan sonra FETÖ'den arındırılmış Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, güvenlik ve istihbarat teşkilatlarımız, sınırlarımızın içerisinde terörü bitirmiş, sınır ötesine de gerçek bir akıl, doğru bir strateji ve Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyoner liderliğinde tüm mücadelelerde başarılı olarak aziz milletimizin takdirini kazanmıştır. Bugün, Türkiye kimseden emir almayan, kimseye boyun eğmeyen ve haklarını da kimseye yedirmeyen bir ülkedir. Bu başarıdan rahatsız olan çevrelerin ne düşündükleri, ne gibi hesaplar peşinde koştukları umurumuzda bile değil; biz işimize bakıyoruz." değerlendirmelerinde bulundu.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamada, İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda daha sonra CHP'nin "muhtarların sorunlarına" ilişkin grup önerisi ele alındı. Öneri üzerinde görüşlerini dile getiren İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, kürsüden Andımız'ı okudu ve iktidara gelmeleri halinde Andımız'ın okullarda okutulacağını söyledi.
CHP'nin grup önerisi ile HDP'nin "yoksullaşmaya" ilişkin grup önerisi de kabul edilmedi.
AK Parti'nin Meclisin çalışma takvimine ilişkin grup önerisi ise kabul edildi. Buna göre, Türk askerinin Azerbaycan'daki görev süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresinin görüşülmesi gündemin ön sırasına alındı.
Öneriye göre, daha sonra İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçilecek.
İYİ Parti İstanbul Milletvekili Abdul Ahat Andican, Zengezur Koridoru açıldığında Rus sınır muhafızlarınca kontrol edileceğini; böylece Rusya'nın sadece Karabağ'ı kontrol etmekle kalmayacağını, Türk dünyasının ezeli ve ebedi hayali olan kara sistematiği üzerinden birleşmeyi sağlayacak geçidi de kontrol edeceğini söyledi.
Zengezur Koridoru'nun bugün çok uluslu, dolayısıyla da çok bilinmeyenli bir denklem haline dönüştüğünü belirten Andican, Türkiye'nin bu konuyu iyi değerlendirmesi ve dikkatli takip etmesi gerektiğini ifade etti. Andican, "Ermenistan, bu konuyu devamlı yokuşa sürecek, bu konuyu kabul etmeyecek ve Rusya da bölgedeki kontrolünün devam edebilmesi için böyle bir koridorun açılmaması yönünde açıktan açığa olmasa da bu konuya destek verecek. Türkiye olarak oturup bu meseleyi bu şekilde görerek, üzerinde stratejik değerlendirmeler yapmakla ancak çözüm bulabiliriz, hamasi zafer nutuklarıyla değil." şeklinde konuştu.
Türkiye'nin, Ermenistan'ın Azerbaycan'a saldırması nedeniyle kapattığı sınır kapılarını anımsatan Andican, iktidarın, bu kapıları Zengezur Koridoru'nun açılması halinde açacağını bildirmesi gerektiğini savundu.
İYİ Partili Andican, partisinin tezkereye "evet" oyu kullanacağını bildirdi.
MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, Osmanlı-Rus harbi sonrası emperyalist devletlerin desteğiyle kurgulanan "Büyük Ermenistan" hayalinin zaman zaman Türkiye sınırları içerisinde, son zamanlarda ise dost ve kardeş ülke Azerbaycan'ın egemenliğindeki bölgelerde yeniden hortlatılmaya çalışıldığına tanıklık ettiklerini belirtti.
Aydın, bu hayalperest anlayışın bir yansıması olarak Karabağ bölgesinin işgal edildiğini ancak Azerbaycan'ın kahramanca verdiği mücadelenin ardından işgal altındaki topraklarını özgürlüğe kavuşturduğunu vurguladı.
HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, tezkerelerin Türkiye'ye olumsuz faturalar çıkarttığını, Türkiye'nin geçmişte güçlü bir ülke imajı olduğunu ancak son dönemlerde askeri çözümleri çağrıştıran yöntemler nedeniyle bu saygınlığının zedelendiğini ileri sürdü.
Din ve mezhep ağırlıklı sorun çözme yöntemlerinin Türkiye'nin "model ülke" olma düşüncesini bertaraf ettiğini ileri süren Turan, Türkiye'nin sorunların çözümüne diyalog ve barış yöntemlerini kullanarak bakması gerektiğini söyledi.
CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre ise tezkereye "evet" oyu vereceklerini ancak Azerbaycan ve Kafkasya'ya yaklaşımda bazı sorunların olduğunu söyledi.
Emre, "Türkiye'de sık sık bir hata yapılıyor. İç politika mülahazalarıyla Azerbaycan'ın başarılarını, Azerbaycan'ın şehitlerini, tarihsel mücadelesini ne yazık ki olduğundan küçük gösteren ve Türkiye'nin katkısını çok ön plana çıkaran bir yaklaşım tarzı ortaya koyuluyor. Biz bunu doğru bulmuyoruz." ifadesini kullandı.
Türk yetkililer ile Rus yetkiler arasında Türk-Rus mutabakatına ilişkin farklı açıklamaların yapıldığını dile getiren Emre, "Rusya ısrarla Türkiye'nin gözlemci olduğunu söylüyor. Türkiye ise ateşkes ihlallerini engelleyeceğine yönelik bir misyonunun olduğunu açıklıyor. Ancak görebildiğimiz kadarıyla bizim misyonumuzun ateşkes ihlallerinin engellemek gibi bir işlevi yok." dedi.
Nahçıvan'ın yüz yıldır kuşatılmış durumda olduğuna dikkati çeken Emre, Zengezur Koridoru'nun açılmasının Nahçıvan'ı bu kuşatmadan kurtaracağını belirtti.
Zengezur Koridoru'nun hem Türkiye için hem Azerbaycan için ayrıca önem teşkil ettiğine işaret eden Emre, "Bu koridor olmazsa Nahçıvan İran'ın imkanlarına bağımlı kalacak. Azerbaycan'ın stratejik kaynaklarının dünyaya açılmasında İran ve Gürcistan öne çıkıyor ve Nahcivan burada geri kalıyor. Zengezur Koridoru bu açıdan da çok önemli." şeklinde konuştu
AK Parti İstanbul Milletvekili Volkan Bozkır, dost ve kardeş Azerbaycan'ın Türkiye için özel bir anlamı olduğunu söyledi.
Ermenistan'ın Dağlık Karabağ'ı işgal ederek 30 yıl hukuka aykırı bir şekilde kontrolü altında tuttuğunu anlatan Bozkır, "Azerbaycan halkı topraklarını terk ederek kendi topraklarında kaçkın durumuna düştü. AGİT Minsk Grubu bu işgalin son bulması için somut bir adım atamadı. Ermenistan bundan cesaret alarak yeni saldıralar gerçekleştirdi. Acı ve yıkımlara neden oldu." dedi.
Azerbaycan'ın haktan ve hukuktan ayrılmadığını, Ermenistan'ın saldırılarına ilk başta karşılık da vermediğini anlatan Bozkır, "Azerbaycan haklı mücadelesinde ahlaki üstünlüğünü elden bırakmayarak topraklarını işgalden kurtardı." ifadesini kullandı.
Türkiye'nin her koşulda Azerbaycan'ın yanında olduğunu vurgulayan Bozkır, Türkiye'nin bu duruşunun devletin ve milletin tarihsel refleksinin bir göstergesi olduğunu, dün ve bugün olduğu gibi yarın da Azerbaycan'ın yanında olacaklarını kaydetti.
Bozkır, bölgede barış odaklı girişimleri çok boyutlu biçimde takip ettiklerini belirterek şöyle devam etti:
"Kuşkusuz, yıllar süren haksız işgalin acıları unutulamaz. Ancak gün, geleceğe bakma, yaraları sarma ve dünden çok daha iyi durumda bir bölge yaratma günüdür. Azerbaycan'ın bu yöndeki çalışmalarını güçlü bir şekilde desteklemekteyiz. Tüm bunların devam edebilmesi için ateşkesin sürdürülebilir, denetlenebilir kılınması önem arz etmektedir. Ortak merkezdeki rolümüzün sürmesini sağlayacak olan önümüzdeki bu karar tam da buna hizmet edecektir. Azerbaycan'ın zaferi sonrasında ortaya çıkan yeni gerçekliğin Güney Kafkasya genelinde arzu ettiğimiz normalleşme sürecini de artık ulaşılabilir hale getirdiğine inanıyoruz.
Bu bağlamda gerek Azerbaycan gerek Türkiye'nin Ermenistan'la ilişkilerinin de normalleşmesi için yapıcı bir yaklaşım benimsedik. Samimi adımlar attığı takdirde Ermenistan'la iyi komşuluk ilişkileri içinde olmaya hazırız. Bu konuda Azerbaycan'la yakın istişare içinde hareket etmekteyiz. Aradığımız şey, Ermenistan'dan sözlerde de davranışlarda da iyi niyettir. İşgal döneminde döşedikleri mayın haritalarını tam ve doğru olarak Azerbaycan'a teslim etmesi için Ermenistan'a tekrar çağrıda bulunuyoruz. Daha önce Azerbaycan'a teslim edilen mayın haritalarının doğruluk oranının maalesef alt seviyede olduğunu öğrendik. Bu süreç olumlu gelişirse bölge kazanır. Ancak Ermenistan'ın ülkemizle imzaladığı protokollerin akamete uğramasına neden olan tavrını ve yaklaşımını da sürdürmemesi gereklidir."
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, dış politikada sıkça kullanılan "dost ve kardeş ülke" tanımının Türkiye'nin Azerbaycan'la olan ilişkilerini tarif etmek için yeterli olmadığını belirtti.
Destici, "Azerbaycan'da yaşayan kardeşlerimizin bizim için Türkiye'nin herhangi bir vilayetinde yaşayan vatandaşlarımızdan hiçbir farkı yoktur, olmamıştır, olmayacaktır. Biz milletimizle, büyük Türk dünyasıyla ilgili hiçbir konuya, günlük, politik ya da konjonktürel gözlüklerle bakmadık. Hep samimiydik, hep samimi olacağız." değerlendirmesini yaptı.
Batı'nın yaklaşımını eleştiren Destici, "Batı'nın bize dayattığı anlamıyla diplomasi; hukuksuzluğun, işgalin, cinayetlerin, katliamların, soykırımın önüne geçememiş, yaşanan korkunç hadiseleri engellemek bir yana sadece bu durumu kalıcılaştırma fonksiyonunu ifa etmiştir." diye konuştu.
Konuşmaların ardından Türk askerinin Azerbaycan'daki görev süresinin 1 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Tezkere görüşmelerini MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Genel Kurul'daki yerini alarak izledi.
Tezkereye, grubu bulunan partilerden sadece HDP "hayır" oyu verdi.
**** HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
Milletlerin önemli günleri ve dünyaya damgasını vurmuş şahsiyetleri olduğuna işaret eden Akar, "Milletimizi ve kültürümüzü inancıyla, kendi medeniyetiyle, kendi yaşantısıyla ve geçmişiyle birlikte dünyaya tanıtan büyük önder Mustafa Kemal Atatürk adalet sisteminde, eğitimde, devlet yapısında, sanat ve kültür alanlarında yaptığı devrimlerle çağdaş ve laik bir devletin temellerini en güçlü bir şekilde atmıştır." diye konuştu.
Atatürk'ün bağımsızlık kahramanı ve kurtarıcı olmanın yanı sıra bir ulusun yeniden var oluşunu sağlayan ve yeni bir devlet kuran kurucu önder olduğuna işaret eden Akar, şöyle devam etti:
"Atatürk, ülkesi ve milleti için gerçekleştirdiği devrimlerle dünyayı derinden etkilemiş, ulusumuza olduğu kadar insanlığa da mal olmuştur. O, ölümüne kadar yaşamının her evresinde hep geleceği düşünerek ileriye bakmış, geçmişe takılıp kalmanın geleceği kurtarmayacağını bilerek gelecekle ilgili planlar yaparak kararlar almıştır. Türk ulusunun kurtarıcısı, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, eşsiz devlet adamı ve büyük devrimci Atatürk, sonsuza kadar gönlümüzde yaşayacak, ilke ve devrimleri ülkemizin geleceğine yön vermeyi sürdürecektir. Mazlum milletlerin bağımsızlık mücadelesine de örnek olan, zaferle taçlanan Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın başkomutanı, laik Cumhuriyet'imizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü saygı, özlem ve rahmetle anıyorum."
AK Parti Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ebediyete irtihalinin 83. yılı dolayısıyla Atatürk başta olmak üzere bütün İstiklal Harbi kahramanlarını saygı ve şükranla andı.
İYİ Parti Grup Başkanvekilliği görevinden istifa eden Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan'ın bir şehit yakınına küfrettiğini hatırlatan Akbaşoğlu, hiç kimsenin bir şehit yakınana yaklaşarak küfür edemeyeceğini vurguladı.
Akbaşoğlu, "Dün Genel Başkanınız Lütfü Türkkan'a sahip çıkmadı mı? Lütfü Türkkan, Bingöl'de zaten olay yerinden uzaklaştırılmış bir şehit yakınının boğazına hınçla sarılarak küfür etti. Bu asla kabul edilemez. İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener, bu olayı 'olgunluk' olarak değerlendirerek tavrını ortaya koydu. Genel Başkanın bu tavrı toplumu sukutuhayale uğratmıştır." diye konuştu.
Şehitlik ve gaziliğin milletin en yüce değerlerinden olduğunu belirten Akbaşoğlu, "'Din millet, vatan, ırz ve namusumuz uğruna vücudumuz paramparça olsa da emperyalist ve siyonistlerin maşaları, terör örgütleri ve yardakçıları tarafından vatanımızın parçalanmasına asla müsaade etmeyiz' diyen Bingöllü şehidimiz İsa Gürmen'i de bütün şehitlerimizi de rahmetle ve minnetle yad ediyorum. Şehit ve gazilerimize, onların namuslarına uzanan dilleri ve elleri lanetliyorum." ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Atatürk ve arkadaşlarını rahmetle andı.
Ülkeyi il il gezdiklerini dile getiren ve gittikleri yerlerde provokasyonlarla karşılaştıklarını iddia eden Dervişoğlu, "Ülkeyi önce sosyal medya şimdi de TBMM üzerinden bir savaş alanına çevirmek istiyorsunuz. Bu kısır tartışmalarla hangi değerleri aşağıya çektiğinizi anlamanız lazım. Üç beş oyluk alana hitap edeceksiniz diye Türkiye'nin değerleriyle oynuyorsunuz." diye konuştu.
Dervişoğlu, Lütfü Türkkan'ın yaptığı hatadan dolayı özür dilediğini, böyle bir olayın yaşanmasından dolayı üzüldüklerini dile getirdi.
Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daha önce şehit ailelerine yönelik bazı ifadeler kullandığını ve bundan dolayı mahkemede tazminat ödediğini söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, 10 Kasım dolayısıyla Meclisin kurucusu ve ilk Başkanı, TBMM ordularının başkomutanı, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı ile CHP'nin ilk Genel Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmet ve minnetle andığını ifade etti.
Lütfü Türkkan ile ilgili tartışmalara değinen Altay ise "Siyasetçinin başına yol kazası gelir. Sayın Erdoğan şehide 'kelle' dedi. Milletten özür diledi mi? 'Tayyip Bey'e yakışmadı' diyen biriniz oldu mu? AK Parti'li milletvekili, kahraman polisimize hakaret etti. Kınadınız mı? Eleştirdiniz mi? Bir mevkidaşınızın başına yol kazazı gelmiş, görevinden istifa etmiş. Milletten ve zor duruma soktuğu partisinden de özür dilemiş. Siz, mevkidaşınızın yaşadığı bir yol kazasını kaşıyarak küçülüyorsunuz." değerlendirmesinde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da Atatürk ve arkadaşlarını saygı, rahmet ve minnetle andığını belirtti.
Akçay, 8 Kasım 2021 tarihinin Karabağ'ın Şuşa kentinin Ermenistan işgalinden kurtuluşunun birinci yıl dönümü olduğunu anımsatarak, Azerbaycan'ın büyük mücadeleler vererek zaferini perçinlediğini kaydetti. Akçay, Zengezur koridorunun açılması için Ermenistan'ın üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini, Türkiye'nin Azerbaycan'a desteğinin devam edeceğini söyledi.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç da 10 Kasım dolayısıyla Atatürk'ü saygı ve rahmetle andıklarını belirtti. Oluç herkesin ortak hedefinin, demokratik cumhuriyet hedefinin gerçekleştirilmesi olduğunu dile getirdi.
Genel Kurulda tartışmaların devam etmesi üzerine Meclis Başkanvekili Haydar Akar, böyle bir olayın her siyasetçinin başına gelebileceğini belirterek, "Birbirimizi korumak ve kollamak zorundayız. Hatadır, herkes kabul ediyor, özür diliyor ama bunu abartmak, gündemde tutmak hem çalışmalarımızı engeller hem de saygımızı zedeler." dedi.
Genel Kurulda önce İYİ Parti'nin, "15 Temmuz 2016 darbe girişimi sırasında dağıtıldığı iddia edilen silahlara" ilişkin grup önerisi ele alındı.
İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu, FETÖ'nün 15 Temmuz hain darbe girişiminde "darbecilerle mücadele gerekçesiyle Ankara Emniyet Müdürlüğünce bir grup vatandaşa silah dağıtıldığı" iddiasını dile getirdi. Bu silahların kime verildiği veya bunların kaydının olup olmadığının bilinmediğini savunan Kabukcuoğlu, "15 Temmuz sonrası kayıp olan silah sayısının 100 bini geçtiği ve 20 tugayı donatacak kadar olduğu iddia edilmektedir." sözlerini sarf etti.
Kabukcuoğlu, bazı kesimlerin intikamcı söylemlerinin, silahlanmayı artırdığını öne sürerek, "Vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu güven ortamını tesis etmek, bireysel silahlanma daha fazla ivme kazanmadan kayıp silah iddialarını ciddiyetle araştırmak, bir Meclis araştırılması komisyonunun kurulması toplumsal barış ve sükûnet için elzemdir." dedi.
AK Parti Antalya Milletvekili Kemal Çelik, İçişleri Bakanlığının, 15 Temmuz sonrasında Bakanlık bünyesinde toplamda 24 silahın kaybolduğunu açıkladığını, bunun dışında herhangi bir kayıp silah veya silah dağıtımı olmadığını kaydetti.
Türkiye'nin, terörle mücadelesini hukuk kuralları çerçevesinde yürüten bağımsız ve güçlü bir ülke olduğunu vurgulayan Çelik, "15 Temmuz'dan sonra FETÖ'den arındırılmış Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, güvenlik ve istihbarat teşkilatlarımız, sınırlarımızın içerisinde terörü bitirmiş, sınır ötesine de gerçek bir akıl, doğru bir strateji ve Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyoner liderliğinde tüm mücadelelerde başarılı olarak aziz milletimizin takdirini kazanmıştır. Bugün, Türkiye kimseden emir almayan, kimseye boyun eğmeyen ve haklarını da kimseye yedirmeyen bir ülkedir. Bu başarıdan rahatsız olan çevrelerin ne düşündükleri, ne gibi hesaplar peşinde koştukları umurumuzda bile değil; biz işimize bakıyoruz." değerlendirmelerinde bulundu.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamada, İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda daha sonra CHP'nin "muhtarların sorunlarına" ilişkin grup önerisi ele alındı. Öneri üzerinde görüşlerini dile getiren İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, kürsüden Andımız'ı okudu ve iktidara gelmeleri halinde Andımız'ın okullarda okutulacağını söyledi.
CHP'nin grup önerisi ile HDP'nin "yoksullaşmaya" ilişkin grup önerisi de kabul edilmedi.
AK Parti'nin Meclisin çalışma takvimine ilişkin grup önerisi ise kabul edildi. Buna göre, Türk askerinin Azerbaycan'daki görev süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresinin görüşülmesi gündemin ön sırasına alındı.
Öneriye göre, daha sonra İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçilecek.
İYİ Parti İstanbul Milletvekili Abdul Ahat Andican, Zengezur Koridoru açıldığında Rus sınır muhafızlarınca kontrol edileceğini; böylece Rusya'nın sadece Karabağ'ı kontrol etmekle kalmayacağını, Türk dünyasının ezeli ve ebedi hayali olan kara sistematiği üzerinden birleşmeyi sağlayacak geçidi de kontrol edeceğini söyledi.
Zengezur Koridoru'nun bugün çok uluslu, dolayısıyla da çok bilinmeyenli bir denklem haline dönüştüğünü belirten Andican, Türkiye'nin bu konuyu iyi değerlendirmesi ve dikkatli takip etmesi gerektiğini ifade etti. Andican, "Ermenistan, bu konuyu devamlı yokuşa sürecek, bu konuyu kabul etmeyecek ve Rusya da bölgedeki kontrolünün devam edebilmesi için böyle bir koridorun açılmaması yönünde açıktan açığa olmasa da bu konuya destek verecek. Türkiye olarak oturup bu meseleyi bu şekilde görerek, üzerinde stratejik değerlendirmeler yapmakla ancak çözüm bulabiliriz, hamasi zafer nutuklarıyla değil." şeklinde konuştu.
Türkiye'nin, Ermenistan'ın Azerbaycan'a saldırması nedeniyle kapattığı sınır kapılarını anımsatan Andican, iktidarın, bu kapıları Zengezur Koridoru'nun açılması halinde açacağını bildirmesi gerektiğini savundu.
İYİ Partili Andican, partisinin tezkereye "evet" oyu kullanacağını bildirdi.
MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, Osmanlı-Rus harbi sonrası emperyalist devletlerin desteğiyle kurgulanan "Büyük Ermenistan" hayalinin zaman zaman Türkiye sınırları içerisinde, son zamanlarda ise dost ve kardeş ülke Azerbaycan'ın egemenliğindeki bölgelerde yeniden hortlatılmaya çalışıldığına tanıklık ettiklerini belirtti.
Aydın, bu hayalperest anlayışın bir yansıması olarak Karabağ bölgesinin işgal edildiğini ancak Azerbaycan'ın kahramanca verdiği mücadelenin ardından işgal altındaki topraklarını özgürlüğe kavuşturduğunu vurguladı.
HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, tezkerelerin Türkiye'ye olumsuz faturalar çıkarttığını, Türkiye'nin geçmişte güçlü bir ülke imajı olduğunu ancak son dönemlerde askeri çözümleri çağrıştıran yöntemler nedeniyle bu saygınlığının zedelendiğini ileri sürdü.
Din ve mezhep ağırlıklı sorun çözme yöntemlerinin Türkiye'nin "model ülke" olma düşüncesini bertaraf ettiğini ileri süren Turan, Türkiye'nin sorunların çözümüne diyalog ve barış yöntemlerini kullanarak bakması gerektiğini söyledi.
CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre ise tezkereye "evet" oyu vereceklerini ancak Azerbaycan ve Kafkasya'ya yaklaşımda bazı sorunların olduğunu söyledi.
Emre, "Türkiye'de sık sık bir hata yapılıyor. İç politika mülahazalarıyla Azerbaycan'ın başarılarını, Azerbaycan'ın şehitlerini, tarihsel mücadelesini ne yazık ki olduğundan küçük gösteren ve Türkiye'nin katkısını çok ön plana çıkaran bir yaklaşım tarzı ortaya koyuluyor. Biz bunu doğru bulmuyoruz." ifadesini kullandı.
Türk yetkililer ile Rus yetkiler arasında Türk-Rus mutabakatına ilişkin farklı açıklamaların yapıldığını dile getiren Emre, "Rusya ısrarla Türkiye'nin gözlemci olduğunu söylüyor. Türkiye ise ateşkes ihlallerini engelleyeceğine yönelik bir misyonunun olduğunu açıklıyor. Ancak görebildiğimiz kadarıyla bizim misyonumuzun ateşkes ihlallerinin engellemek gibi bir işlevi yok." dedi.
Nahçıvan'ın yüz yıldır kuşatılmış durumda olduğuna dikkati çeken Emre, Zengezur Koridoru'nun açılmasının Nahçıvan'ı bu kuşatmadan kurtaracağını belirtti.
Zengezur Koridoru'nun hem Türkiye için hem Azerbaycan için ayrıca önem teşkil ettiğine işaret eden Emre, "Bu koridor olmazsa Nahçıvan İran'ın imkanlarına bağımlı kalacak. Azerbaycan'ın stratejik kaynaklarının dünyaya açılmasında İran ve Gürcistan öne çıkıyor ve Nahcivan burada geri kalıyor. Zengezur Koridoru bu açıdan da çok önemli." şeklinde konuştu
AK Parti İstanbul Milletvekili Volkan Bozkır, dost ve kardeş Azerbaycan'ın Türkiye için özel bir anlamı olduğunu söyledi.
Ermenistan'ın Dağlık Karabağ'ı işgal ederek 30 yıl hukuka aykırı bir şekilde kontrolü altında tuttuğunu anlatan Bozkır, "Azerbaycan halkı topraklarını terk ederek kendi topraklarında kaçkın durumuna düştü. AGİT Minsk Grubu bu işgalin son bulması için somut bir adım atamadı. Ermenistan bundan cesaret alarak yeni saldıralar gerçekleştirdi. Acı ve yıkımlara neden oldu." dedi.
Azerbaycan'ın haktan ve hukuktan ayrılmadığını, Ermenistan'ın saldırılarına ilk başta karşılık da vermediğini anlatan Bozkır, "Azerbaycan haklı mücadelesinde ahlaki üstünlüğünü elden bırakmayarak topraklarını işgalden kurtardı." ifadesini kullandı.
Türkiye'nin her koşulda Azerbaycan'ın yanında olduğunu vurgulayan Bozkır, Türkiye'nin bu duruşunun devletin ve milletin tarihsel refleksinin bir göstergesi olduğunu, dün ve bugün olduğu gibi yarın da Azerbaycan'ın yanında olacaklarını kaydetti.
Bozkır, bölgede barış odaklı girişimleri çok boyutlu biçimde takip ettiklerini belirterek şöyle devam etti:
"Kuşkusuz, yıllar süren haksız işgalin acıları unutulamaz. Ancak gün, geleceğe bakma, yaraları sarma ve dünden çok daha iyi durumda bir bölge yaratma günüdür. Azerbaycan'ın bu yöndeki çalışmalarını güçlü bir şekilde desteklemekteyiz. Tüm bunların devam edebilmesi için ateşkesin sürdürülebilir, denetlenebilir kılınması önem arz etmektedir. Ortak merkezdeki rolümüzün sürmesini sağlayacak olan önümüzdeki bu karar tam da buna hizmet edecektir. Azerbaycan'ın zaferi sonrasında ortaya çıkan yeni gerçekliğin Güney Kafkasya genelinde arzu ettiğimiz normalleşme sürecini de artık ulaşılabilir hale getirdiğine inanıyoruz.
Bu bağlamda gerek Azerbaycan gerek Türkiye'nin Ermenistan'la ilişkilerinin de normalleşmesi için yapıcı bir yaklaşım benimsedik. Samimi adımlar attığı takdirde Ermenistan'la iyi komşuluk ilişkileri içinde olmaya hazırız. Bu konuda Azerbaycan'la yakın istişare içinde hareket etmekteyiz. Aradığımız şey, Ermenistan'dan sözlerde de davranışlarda da iyi niyettir. İşgal döneminde döşedikleri mayın haritalarını tam ve doğru olarak Azerbaycan'a teslim etmesi için Ermenistan'a tekrar çağrıda bulunuyoruz. Daha önce Azerbaycan'a teslim edilen mayın haritalarının doğruluk oranının maalesef alt seviyede olduğunu öğrendik. Bu süreç olumlu gelişirse bölge kazanır. Ancak Ermenistan'ın ülkemizle imzaladığı protokollerin akamete uğramasına neden olan tavrını ve yaklaşımını da sürdürmemesi gereklidir."
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, dış politikada sıkça kullanılan "dost ve kardeş ülke" tanımının Türkiye'nin Azerbaycan'la olan ilişkilerini tarif etmek için yeterli olmadığını belirtti.
Destici, "Azerbaycan'da yaşayan kardeşlerimizin bizim için Türkiye'nin herhangi bir vilayetinde yaşayan vatandaşlarımızdan hiçbir farkı yoktur, olmamıştır, olmayacaktır. Biz milletimizle, büyük Türk dünyasıyla ilgili hiçbir konuya, günlük, politik ya da konjonktürel gözlüklerle bakmadık. Hep samimiydik, hep samimi olacağız." değerlendirmesini yaptı.
Batı'nın yaklaşımını eleştiren Destici, "Batı'nın bize dayattığı anlamıyla diplomasi; hukuksuzluğun, işgalin, cinayetlerin, katliamların, soykırımın önüne geçememiş, yaşanan korkunç hadiseleri engellemek bir yana sadece bu durumu kalıcılaştırma fonksiyonunu ifa etmiştir." diye konuştu.
Konuşmaların ardından Türk askerinin Azerbaycan'daki görev süresinin 1 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Tezkere görüşmelerini MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Genel Kurul'daki yerini alarak izledi.
Tezkereye, grubu bulunan partilerden sadece HDP "hayır" oyu verdi.
**** HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
