2021-03-02 - 16:01
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Haydar Akar başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
TBMM Başkanvekili Akar, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan, Yeşilay Haftası nedeniyle yaptığı konuşmada, alkol, tütün, uyuşturucu madde bağımlılıklarına internet bağımlılığının da eklendiğini belirterek bunların insan yaşamını ciddi şekilde etkilediğini söyledi. Bağımlılıkla sadece Yeşilayın değil tüm kurumların mücadele etmesi gerektiğini ifade eden Aycan, en iyi yöntemin bağımlılığın ortaya çıkmasını engellemek olduğunu belirtti. Aycan, madde bağımlılığıyla mücadele konusunda parti olarak her türlü çalışmaya destek vereceklerini ifade etti.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Sami Çakır, 2021'in Yunus Emre ve Türkçe Yılı ilan edilmesinin önemine işaret ederek Yunus Emre'nin dünyasını günümüze taşıyabilmek gerektiğini dile getirdi.
CHP Trabzon Milletvekili Ahmet Kaya, Türk fındığını tehdit eden bir böcek türü nedeniyle 5 bin dönüme yakın fındık bahçesinin söküldüğünü öne sürerek buna karşı etkin tedbir alınmasını istedi. Kaya, bu böceğin Türkiye'ye, AK Parti'li belediyece İtalya'dan getirilen süs bitkileriyle ulaştığını iddia etti.
TBMM Genel Kurulunda, partilerin grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Şırnak'ta şehit düşen Piyade Uzman Onbaşı Furkan Umut'a Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı diledi.
Rize'nin düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünü de kutlayan Dervişoğlu, şehitleri rahmet ve minnetle yad ettiğini aktardı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, dünkü kabine toplantısının ardından pandemiyle ilgili alınan kararları açıkladığını belirten Dervişoğlu, açıklamanın milletin tamamınca tam olarak anlaşılmadığını savundu. Dervişoğlu, "Hükümet, pandemi sürecini en başından beri belirsizlik içerisinde götürmektedir. Kararların açıklanması ne kadar beceriksizlikse alınan kararların zayıflığı da o denli yetersizdir." diye konuştu.
Çin'in Doğu Türkistanlılara karşı gerçekleştirdiği mezalimi defalarca kınadıklarını ve Meclisin de bu konuda ortak bir kararlılık sergilemesini istediklerini anlatan Dervişoğlu, soykırım niteliğindeki mezalimin kınanması için TBMM Başkanlığı nezdinde gerekli girişimlerde bulunacaklarını söyledi.
Dervişoğlu, bu konuda sadece Meclisin adım atmasının yeterli olmayacağını, hükümete de sorumluluk düştüğünü ifade etti.
MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül, konuşmasının başında şehit Piyade Uzman Onbaşı Umut'a rahmet, sevenlerine ve millete başsağlığı diledi.
Bülbül, 1-7 Mart'ın Yeşilay Haftası olduğunu hatırlatarak, madde bağımlılığının tüm dünya için sorun haline geldiğini belirtti. Bülbül, tüm bağımlılıklara karşı bilinçli olmak gerektiğini dile getirdi.
ABD Temsilciler Meclisinde demokrat ve cumhuriyetçi 180 milletvekilinin ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'a Türkiye'yle ilgili bir mektup gönderdiğinin kamuoyuna yansıdığını aktaran Bülbül, bu mektupta Türkiye'ye yönelik eleştiriler olduğunu söyledi.
Bülbül, ABD'nin Türkiye'ye yönelik baskıyı artırmak noktasında ciddi bir politika izlediğini ve dünyayı Soğuk Savaş dönemindeki mantıkla değerlendirerek, "Ya benden olacaksınız ya da benim düşmanım olacaksınız" şeklinde yorumlamak yoluna gittiğini ve bunun tarihi bir hata olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin ABD dahil olmak üzere Batı ile iyi, hakkaniyetli ve karşılıklı saygıya dayanan uluslararası ilişkilerini devam ettirmekle birlikte yine doğuda, Avrasya'da kendi hak ve menfaatlerini, alakalarını ilgilendiren meselelerde de bağımsız bir şekilde karar alabilmesi ve bu politikaların Batı tarafından saygıyla karşılanması gerektiğini vurgulayan Bülbül, şöyle dedi:
"Bunun yerine NATO üyeliğimizi gerekçe göstererek veya diğer ilişkilerimizi gerekçe göstererek Türkiye'yi tahakküm altına almaya ABD dahil hiçbir ülkenin hakkı yoktur. Bu, Türkiye'nin bağımsızlığına, istiklaline ve demokratik hukuk devleti yapısına karşı büyük bir saygısızlıktır. Bunu kabul etmediğimizi ve etmeyeceğimizi buradan tekrar dile getiriyoruz." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, iktidarın 20 yılda Kürtlere, Kürt siyasi temsilcilerine bakışında ve yöneliminde bir değişiklik olmadığını öne sürdü.
Erzurum Karaçoban Belediyesi Eş Başkanı'nın sabah gözaltına alındığını ve büyük ihtimalle buraya kayyum atanacağını söyleyen Oluç, "Bugüne kadar seçilmiş belediye eş başkanlarımızın birçoğunun yerine kayyum atandı, belediye meclisleri işlemez hale getirildi ve halkın iradesi yok sayıldı. Kürt halkının siyasi iradesi ortadan kaldırılmaya çalışıldı." dedi.
Oluç, 2 yılda TÜİK'e 4 başkan atandığını belirterek, kurumun Türkiye ekonomisiyle, sosyal hayatıyla ilgili verilerinin inanılır ve güvenilir olmadığını, buna da iktidarın yol açtığını iddia etti. Oluç, TÜİK'in bitirildiğini savundu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, şehit asker Umut'un ailesine, millete başsağlığı ve sabır diledi.
Mecliste grup toplantılarının yapıldığı gün ve saatlerin belli olduğunu, bugün de CHP'nin 13.30'da grup toplantısını gerçekleştirdiğini hatırlatan Altay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın aynı saatte İnsan Hakları Eylem Planı açıklamasını yaptığını söyledi.
Televizyonların, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını kestiğini ve Erdoğan'ı gösterdiğini ifade eden Altay, CHP'nin sesinin duyulmasının önlenmeye çalışıldığını ileri sürdü.
Aşı konusunda dünyadaki ilk 5 ülkede olunduğuna yönelik açıklamalar yapıldığını, doğruysa bundan gurur duyacaklarını ve alkışlayacaklarını dile getiren Altay, "Aşı konusunda yolsuzluk da var ama. Bunu da bugün genel başkanımız söyledi. Geçen hafta zaten ilgili firma, genel başkanımızın söylediğini teyit etti." dedi.
Büyük devlet olmanın bedelleri bulunduğunu vurgulayan Altay, "Bir tane Filistinli kardeşimiz kovid aşısına ulaşamıyor. Türkiye bunu seyredemez. Filistinli kardeşlerimize o kovid aşısını ne yapıp edip götürmemiz lazım. Bunu bekliyoruz." diye konuştu.
Altay, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın S-400 konusunda Yunanistan'ın Girit'teki S-300 modelinin uygulanacağını açıkladığını, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın ise "Böyle bir düşüncemiz, planımız yok" dediğini aktararak, "Devletin hangi görevlisine inanacağız." diye sordu. Engin Altay, çelişkiyle ilgili Bakan Akar'ın Meclise gelip bilgi vermesini talep etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, 28 Şubat postmodern darbesinin 24 yıl önce milli ve manevi değerlere adeta bir haçlı saldırısı olarak gerçekleşen ve millet üzerinde ağır yaralar açmış bir darbe süreci olduğunu söyledi. Özkan, verilen zararın hala devam ettiğini, kendilerinin de bunun hesabını sormayı sürdüreceklerini kaydetti.
Bosna Hersek Cumhuriyeti'nin kuruluş yıl dönümü olduğunu hatırlatan Özkan, ülkede 29 yıl önce bir soykırım olduğunu, büyük sivil katliamlar gerçekleştiğini belirtti. Özkan, Srebrenitza soykırımında 8 bin 372 Boşnak'ın katledildiğini, yapılan etnik temizlikle neredeyse hiç Boşnak kalmadığını kaydetti. Özkan, bu soykırımın hesabını sormaya da devam edeceklerini dile getirdi.
AK Parti'nin bağımlılıkla mücadelede Yeşilayın desteğiyle büyük başarılar elde ittiğini vurgulayan Özkan, bu haftanın Deprem Haftası olduğuna da işaret ederek, taş üstüne taş koyan bütün hükümetlere teşekkür etti ve yapılan çalışmalara değindi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı hakkında da değerlendirmede bulunan Özkan, "18 yıldan beri gerçekleştirilen anayasal ve yasal reformlara işlerlik kazandıracak ve vatandaşlarımızın arasında hukuka, yargıya ve kardeşlik hukukuna güveni arttıracak yeni bir reform olarak hayata geçecek. Bu çerçevede 2021 yılının ekonomi, hukuk, insan hakları, çevre ve hayvanları koruma alanında pek çok reforma imza atacağımız yıl olacağına inanıyorum." diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda CHP, HDP ve İYİ Parti'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurulda ilk olarak İYİ Parti'nin "Yeni mutant virüslerin yol açabileceği salgın dalgalarının engellenmesi için doğru yöntem ve tekniklerin geliştirilmesi, aşı tedarikinde ve aşılama süreçlerinde yaşanan sorunların tespiti ve çözümler bulunmasına" ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, Kovid-19 başladığından bu yana Türkiye'de yaşanan gelişmeleri ve verilen destekleri anlatarak, salgının yeni bir boyut kazandığını ve bugün bir mutasyonla karşı karşıya olunduğunu söyledi.
Dünyanın, daha bulaşıcı olduğu söylenen İngiliz varyantıyla karşı karşıya olduğunu belirten Cesur, "Güney Afrika varyantına karşı üstelik aşılar da çok etkili değil. Brezilya varyantı var. Siz gene destek vermeyerek, yayılırken ve hızlı yayılma ihtimali de varken erkenden normalleştiniz. Biz bugün bunu en kötü yöneten ülkeyiz ya hani, destek vermeyip açılıyorsunuz ya hani, o da yarım yamalak." ifadesini kullandı.
AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Esgin, pandemiye karşı devlet, millet el ele bir yıldır mücadele edildiğini söyledi.
Muhalefet partilerine mensup milletvekillerinin birtakım eleştirileri olduğunu dile getiren Esgin, "Öncelikle şunu ifade edeyim, bütün eleştirileriniz baş göz üstüne, hiçbir problem yok ama eğer ki kovidi, tanı kitlerini, tedavi ve hastanelerimizdeki durumu, aşıyı bahane ederek bir polemik ortaya koyarsak bu polemiklerin talihsiz polemikler olduğunu ifade etmek durumundayım. Çünkü bakın, 18 yıllık iktidarımızda gerçekten hem birinci basamakta hem ikinci basamakta hem hastane yatırımlarında çok önemli adımlar attık." dedi.
Grup önerisinin her cümlesini satır satır okuduğunu dile getiren Esgin, "Mutasyon çok önemli bir konu ve bu mutasyonla ilgili söylediğiniz her cümleyi çok dikkatli bir şekilde okudum ama şunu bilin ki en az sizin kadar mutasyonu biz de yakından takip ediyoruz ve bu anlamda mutasyonla ilgili yayılma hızı ve bulaşıcılığın hızlı olduğuna katılıyorum ama bakın, mutasyonlu virüsün etkinliği bulaş ve yayılma hızıyla aynı oranda değil bu bilgiyi de sizinle paylaşmış olayım." diye konuştu.
Konuşmaların ardından İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda, CHP'nin Kovid-19 aşısına ilişkin tüm süreçlerin aydınlatılmasına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Kovid-19 aşılarına ilişkin sorduğu soruları anımsatarak, şöyle dedi:
"Cevabı vermesi gereken kim? Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürü. Kim? Onun bağlı olduğu Hazine ve Maliye Bakanı ama kim cevap veriyor? Sağlık Bakanı. Peki, olsun çünkü aşıyla ilgili. Sağlık Bakanı nasıl bir cevap veriyor derseniz, Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürüne sormuyor, Hazine ve Maliye Bakanına sormuyor, kendisi bildiğini söylemiyor, Sinovac firmasından getirttiği belgeleri gösteriyor. Bu belge bir kağıt parçasıdır, belge niteliği taşımaz. Peki, Bakan niye buna ihtiyaç duyuyor? Çünkü inandırıcı olması lazım. Bakın, garip olan, sanki bunda patates baskı bir mühür kullanılmış. Niye? Çin'de üretildiyse gerçekten bu belgeler Türkçesini niye üretiyorlar, zaten İngilizcesini yazmışlar? Böyle akılsızca bir şey olur mu? Neresinden baksanız tutarsız ve bir bakana yakışmayacak derecede bizce yanlış bir işlem."
Burada firmanın açıkça bir karının söz konusu olduğunu savunan Emir, bu paranın firmanın kasasında bulunduğunun apaçık ortada olduğunu söyledi. Emir, "Bir an için doğru olduklarını düşünelim. Diyelim ki masrafları var, masraflarını karşılıyor. O zaman bu şirketin masraflarının karşılığında fatura kesmesi, onları vergide beyan etmesi, onları gelirinden düşmesi gerekmez mi? Böyle bir ticaret var mıdır? Mümkün değil. Açık seçik yakalandınız. Neresinden baksanız tutarsızlık var. 'Ticari sır' kavramının arkasına saklanamazsınız. Ticari sır, 83 milyonun sağlığı söz konusu olduğunda, tüyü bitmemiş yetimin hakkı söz konusu olduğunda, halkımızın her bir kuruş vergisi söz konusu olduğunda geçerli olamaz." değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı, AK Parti Erzurum Milletvekili Recep Akdağ, önergenin gerekçesinde, "Aracı firma kullanıldığı iddiamıza karşılık 'Aracı yok.' diyen Bakanlık, daha sonra Çin aşısı Sinovac'ın Keymen firması aracılığıyla getirildiğini itiraf etmek zorunda kalmıştır" denildiğini anımsatarak, "İşin gerçeği, ortada ne aracı firma var ne de bir itiraf var çünkü Keymen firması bir aracı firma değil. Biraz ticareti bilen herkes bilir ki uluslararası firmalar ya da yurt dışına bir ürün satan firmalar bazen doğrudan doğruya kendi firmalarının eliyle orada bir satış yaparlar, bazen de bir distribütör firmayla anlaşırlar, tek yetkili bir firmayla anlaşırlar; o firma o satışları yapar. Şimdi Türkiye'de olan hadise bu. Dolayısıyla ortada bir aracı firma yok, ortada Sinovac firmasını temsil eden tek yetkili bir distribütör var." dedi.
Akdağ, Sinovac firmasının, "Keymen'in tarafımızdan geliştirilen inaktif Covid-19 aşısı olan CoronaVac'ın Türkiye'deki tek distribütörü olduğu ve CoronaVac aşısının Sinovac ve Keymen arasında imzalanan anlaşmalara uygun olduğu, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığına Sinovac adına tedarik edildiğini teyit etmekteyiz" açıklamasını anımsatarak, "Şimdi hal böyle iken neyi araştıracağız ben gerçekten anlayamıyorum.Yani bir defa öneri başından anlamını yitirmiş oluyor. Benim buradan CHP'den değerli arkadaşlarıma önerim, bu önerinizi geri çekin. Gerçekten araştırmaya değer bir şey olursa beraber araştırırız bunu." dedi.
Akdağ, aşı tedarikinin gerçekten güç olduğu, ülkelerin aşı tedarikçi firmalardan biraz daha aşı alabilmek için gayret ettiği bir dönemde aşı tedarikçisi firmaları ve ülkeleri tedirgin edecek birtakım teşebbüslerin içine Meclis olarak girilmemesi gerektiğini söyledi.
CHP Ankara Milletvekili Murat Emir ise "Aracı deyin, komisyoncu deyin, distribütör deyin, hiç fark etmez. Bakın, bu firma kendi nam ve hesabına çalışıyor. Kendi nam ve hesabına Çin'den aşıyı getiriyor ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne, DMO'ya satıyor. Nereden biliyoruz? Çünkü gümrük mevzuatına göre, gümrük giriş beyannamesini kim veriyorsa malın sahibi odur ve Keymen firması veriyor." ifadesini kullandı.
Keymen firmasının bu malın aracı olduğunu ve bu mal ticaretinden para kazandığını savunan Emir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şimdi, burada sorun, bir firmanın para kazanması değil, arkadaşlar. Burada sorun, buradaki fahiş fiyat farkıdır, sadece ilk partiden kazanılan para 12 milyon dolardır. Buna Meclis el koymayacaksa biz burada ne yapacağız Allah aşkınıza? İlk parti ödemeden 12 milyon dolar aldıysa toplamda 50-60 milyon dolar aracılık faaliyetinden para kazanmadığını hanginiz iddia edebilirsiniz? Peki, bu 50-60 milyon doların Bakanlığın koridorlarında, gizli odalarında paylaşılmadığını hanginiz söyleyebilirsiniz? Savcılığı devreye sokmamız lazım. Bakın, bunları ben ispatlayamam ama Bakanlıkta kimlerin 'Keymen de Keymen' diye herkesi dışladığını ben biliyorum."
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan ise şu anda dünyada küresel bir salgın karşısında bütün dünya devletlerinin adeta aşı üzerinden büyük bir rekabet içerisinde olduğunu belirterek, "Hamdolsun, biz hem salgın başlamadan önce, salgının tedavisi için ilaçları tedarik etme noktasında, en ucuz, en uygun bağlantıları yaparak vatandaşlarımızın sağlığını koruduk. Yine burada da en ucuz, en uygun fiyatla aşıyı vatandaşlarımıza yetecek kadar tedarik etmek noktasında elini çabuk tutan ülkeler arasında yer aldık. Bu bağlamda, bu süreç devlet-millet dayanışması ve karşılıklı güven nezdinde devam etmesi gereken bir hadisedir." dedi.
Şeffaflıkla yapılan çalışmaların milletin nezdinde de takip edildiğine inandığını dile getiren Özkan, "Bu hususta yapılan bu çalışmalara gölge düşürülmemesi ülkemizin ortak menfaati olduğuna inanıyoruz." diye konuştu.
Müzakerelerin ardından CHP grubunun önerisi kabul edilmedi.
AK Parti'nin, TBMM'nin çalışma takvimine ilişkin grup önerisi de görüşüldü.
Kabul edilen öneriyle, Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi gündemin ilk sırasına alındı.
Öte yandan bazı uluslararası anlaşmalarda gündemin ön sıralarına alındı.
AK Parti Grup önerisinin görüşmeleri sırasında HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç'un konuşması tartışmalara neden oldu.
Oluç, AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan'ın düzenlediği basın toplantısında, "Elbette HDP hem siyasi olarak kapatılacak hem de hukuken kapatılacaktır" dediğini belirterek, "Bir iktidar partisinin grup başkanvekili çıkıyor ve diyor ki 'HDP hukuken kapatılacaktır.' Bu nedir? Bu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına, Anayasa Mahkemesi'ne talimat vermektir." dedi.
AK Parti'ye kapatma davası açıldığı zaman, kapatmaya çalışanları kendilerinin lanetlediğini dile getiren Oluç, "Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bugün gelmiş olduğu yer aslında başka siyasi partilerin kapatılması yönünde yargıya talimat vermektir." ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Sayın Özkan, bence parti kapatma, mağaraları, terör kamplarını kapat. Parti kapatmanın Türkiye'de çözüm olmadığı her vesileyle görülmüştür bunu belirtmek istedim." dedi.
Kendisinin bir şeyi anlamadığını belirten Altay, "AK Parti'nin şu yaklaşımını ben anlamıyorum ve çözemiyorum, şimdi, AK Parti'ye göre HDP'nin milletvekilleri ve HDP'ye oy veren 6 milyon insan terörist. Benim anlamadığım şurası, AK Parti, HDP'ye böyle bakarken eli kanlı terör örgütüyle de düşüp kalkıyor ya, PKK'yla da düşüp kalkıyor; ben bunu anlamıyorum. Doğru bulmuyorum." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan ise kendilerine sorulan soruların hepsinin yanıtının olduğunu belirterek, "Biz diyoruz ki, terör örgütünün başını eziyoruz. Nerede? Ülkemiz sınırları içerisinde temizledik şu anda da Kandil'de köklerini kazıyoruz. Destek verirseniz Allah'ın izniyle Almanya'da ve Parlamento çatısı altında varsa onların da hesabını soracağız. Size çağrımız budur. Biz, Menderes'in, Özal'ın, Süleyman Demirel'in, Necmettin Erbakan'ın, Alparslan Türkeş'in ruhuyla, 2002, 1994 ruhuyla mücadele ediyoruz ancak siz ruhunuzu kaybettiniz.
"Size soruyoruz; o yaptığınız gizli anayasa neydi? Kiminle ne konuştunuz? Hangi konularda anlaştınız? Sizden, Küçükçekmece'ye CHP'li belediyenin diktiği o PKK bayrağının hesabını soruyoruz" diyen Özkan, bunların hesabı verilmediği müddetçe milletin elinin iki yakalarının üzerinde olacağını söyledi.
Özkan, "Gizli ittifak yaptınız. Biz demiyoruz. Gizli ittifakın sahipleri, 'Bundan sonra gizli ittifak yok. Bundan sonra açık ittifaklar yapacağız.' dedi. Çıktınız siz de 'dostlarımızla iktidara geleceğiz.' dediniz. Sonra o dostlarınızın kim olduğu açıktan destek verenlerle beraber ortaya çıktı. Bakın bugün ilan ediyoruz, aziz milletimize sesleniyorum; CHP ile HDP'nin arasında fark kalmamıştır. HDP, terörle aranıza çizgi çekin. Ey CHP, terörle aranıza çizgi çekin." ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Dursun Müsavat Dervişoğlu, HDP ile kendilerinin arasındaki mesafenin ölçmeye kalkışıldığını belirterek, "Bu yaptığınız mezura milliyetçiliğidir. Biraz da Türkeş'in ruhundan yararlanın içinize sindirebiliyorsanız, Türk milliyetçiliğinin ne olduğu öğrenirsiniz. Yani maziyle ilgili laf söylerken dikkat etmekte fayda var" dedi.
İttifakları zaruri kılanın Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olduğunu dile getiren Dervişoğlu, kendilerinin genel seçimde CHP ile ittifak yaptıklarını söyledi.
Öte yandan Genel Kurulda, HDP'nin, Van'ın sosyal, politik ve ekonomik durumuna ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, tasarruf finansman şirketlerinin denetim altına alınmasını içeren Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, görüşmelerine geçildi.
**** HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan, Yeşilay Haftası nedeniyle yaptığı konuşmada, alkol, tütün, uyuşturucu madde bağımlılıklarına internet bağımlılığının da eklendiğini belirterek bunların insan yaşamını ciddi şekilde etkilediğini söyledi. Bağımlılıkla sadece Yeşilayın değil tüm kurumların mücadele etmesi gerektiğini ifade eden Aycan, en iyi yöntemin bağımlılığın ortaya çıkmasını engellemek olduğunu belirtti. Aycan, madde bağımlılığıyla mücadele konusunda parti olarak her türlü çalışmaya destek vereceklerini ifade etti.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Sami Çakır, 2021'in Yunus Emre ve Türkçe Yılı ilan edilmesinin önemine işaret ederek Yunus Emre'nin dünyasını günümüze taşıyabilmek gerektiğini dile getirdi.
CHP Trabzon Milletvekili Ahmet Kaya, Türk fındığını tehdit eden bir böcek türü nedeniyle 5 bin dönüme yakın fındık bahçesinin söküldüğünü öne sürerek buna karşı etkin tedbir alınmasını istedi. Kaya, bu böceğin Türkiye'ye, AK Parti'li belediyece İtalya'dan getirilen süs bitkileriyle ulaştığını iddia etti.
TBMM Genel Kurulunda, partilerin grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Şırnak'ta şehit düşen Piyade Uzman Onbaşı Furkan Umut'a Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı diledi.
Rize'nin düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünü de kutlayan Dervişoğlu, şehitleri rahmet ve minnetle yad ettiğini aktardı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, dünkü kabine toplantısının ardından pandemiyle ilgili alınan kararları açıkladığını belirten Dervişoğlu, açıklamanın milletin tamamınca tam olarak anlaşılmadığını savundu. Dervişoğlu, "Hükümet, pandemi sürecini en başından beri belirsizlik içerisinde götürmektedir. Kararların açıklanması ne kadar beceriksizlikse alınan kararların zayıflığı da o denli yetersizdir." diye konuştu.
Çin'in Doğu Türkistanlılara karşı gerçekleştirdiği mezalimi defalarca kınadıklarını ve Meclisin de bu konuda ortak bir kararlılık sergilemesini istediklerini anlatan Dervişoğlu, soykırım niteliğindeki mezalimin kınanması için TBMM Başkanlığı nezdinde gerekli girişimlerde bulunacaklarını söyledi.
Dervişoğlu, bu konuda sadece Meclisin adım atmasının yeterli olmayacağını, hükümete de sorumluluk düştüğünü ifade etti.
MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül, konuşmasının başında şehit Piyade Uzman Onbaşı Umut'a rahmet, sevenlerine ve millete başsağlığı diledi.
Bülbül, 1-7 Mart'ın Yeşilay Haftası olduğunu hatırlatarak, madde bağımlılığının tüm dünya için sorun haline geldiğini belirtti. Bülbül, tüm bağımlılıklara karşı bilinçli olmak gerektiğini dile getirdi.
ABD Temsilciler Meclisinde demokrat ve cumhuriyetçi 180 milletvekilinin ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'a Türkiye'yle ilgili bir mektup gönderdiğinin kamuoyuna yansıdığını aktaran Bülbül, bu mektupta Türkiye'ye yönelik eleştiriler olduğunu söyledi.
Bülbül, ABD'nin Türkiye'ye yönelik baskıyı artırmak noktasında ciddi bir politika izlediğini ve dünyayı Soğuk Savaş dönemindeki mantıkla değerlendirerek, "Ya benden olacaksınız ya da benim düşmanım olacaksınız" şeklinde yorumlamak yoluna gittiğini ve bunun tarihi bir hata olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin ABD dahil olmak üzere Batı ile iyi, hakkaniyetli ve karşılıklı saygıya dayanan uluslararası ilişkilerini devam ettirmekle birlikte yine doğuda, Avrasya'da kendi hak ve menfaatlerini, alakalarını ilgilendiren meselelerde de bağımsız bir şekilde karar alabilmesi ve bu politikaların Batı tarafından saygıyla karşılanması gerektiğini vurgulayan Bülbül, şöyle dedi:
"Bunun yerine NATO üyeliğimizi gerekçe göstererek veya diğer ilişkilerimizi gerekçe göstererek Türkiye'yi tahakküm altına almaya ABD dahil hiçbir ülkenin hakkı yoktur. Bu, Türkiye'nin bağımsızlığına, istiklaline ve demokratik hukuk devleti yapısına karşı büyük bir saygısızlıktır. Bunu kabul etmediğimizi ve etmeyeceğimizi buradan tekrar dile getiriyoruz." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, iktidarın 20 yılda Kürtlere, Kürt siyasi temsilcilerine bakışında ve yöneliminde bir değişiklik olmadığını öne sürdü.
Erzurum Karaçoban Belediyesi Eş Başkanı'nın sabah gözaltına alındığını ve büyük ihtimalle buraya kayyum atanacağını söyleyen Oluç, "Bugüne kadar seçilmiş belediye eş başkanlarımızın birçoğunun yerine kayyum atandı, belediye meclisleri işlemez hale getirildi ve halkın iradesi yok sayıldı. Kürt halkının siyasi iradesi ortadan kaldırılmaya çalışıldı." dedi.
Oluç, 2 yılda TÜİK'e 4 başkan atandığını belirterek, kurumun Türkiye ekonomisiyle, sosyal hayatıyla ilgili verilerinin inanılır ve güvenilir olmadığını, buna da iktidarın yol açtığını iddia etti. Oluç, TÜİK'in bitirildiğini savundu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, şehit asker Umut'un ailesine, millete başsağlığı ve sabır diledi.
Mecliste grup toplantılarının yapıldığı gün ve saatlerin belli olduğunu, bugün de CHP'nin 13.30'da grup toplantısını gerçekleştirdiğini hatırlatan Altay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın aynı saatte İnsan Hakları Eylem Planı açıklamasını yaptığını söyledi.
Televizyonların, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını kestiğini ve Erdoğan'ı gösterdiğini ifade eden Altay, CHP'nin sesinin duyulmasının önlenmeye çalışıldığını ileri sürdü.
Aşı konusunda dünyadaki ilk 5 ülkede olunduğuna yönelik açıklamalar yapıldığını, doğruysa bundan gurur duyacaklarını ve alkışlayacaklarını dile getiren Altay, "Aşı konusunda yolsuzluk da var ama. Bunu da bugün genel başkanımız söyledi. Geçen hafta zaten ilgili firma, genel başkanımızın söylediğini teyit etti." dedi.
Büyük devlet olmanın bedelleri bulunduğunu vurgulayan Altay, "Bir tane Filistinli kardeşimiz kovid aşısına ulaşamıyor. Türkiye bunu seyredemez. Filistinli kardeşlerimize o kovid aşısını ne yapıp edip götürmemiz lazım. Bunu bekliyoruz." diye konuştu.
Altay, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın S-400 konusunda Yunanistan'ın Girit'teki S-300 modelinin uygulanacağını açıkladığını, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın ise "Böyle bir düşüncemiz, planımız yok" dediğini aktararak, "Devletin hangi görevlisine inanacağız." diye sordu. Engin Altay, çelişkiyle ilgili Bakan Akar'ın Meclise gelip bilgi vermesini talep etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, 28 Şubat postmodern darbesinin 24 yıl önce milli ve manevi değerlere adeta bir haçlı saldırısı olarak gerçekleşen ve millet üzerinde ağır yaralar açmış bir darbe süreci olduğunu söyledi. Özkan, verilen zararın hala devam ettiğini, kendilerinin de bunun hesabını sormayı sürdüreceklerini kaydetti.
Bosna Hersek Cumhuriyeti'nin kuruluş yıl dönümü olduğunu hatırlatan Özkan, ülkede 29 yıl önce bir soykırım olduğunu, büyük sivil katliamlar gerçekleştiğini belirtti. Özkan, Srebrenitza soykırımında 8 bin 372 Boşnak'ın katledildiğini, yapılan etnik temizlikle neredeyse hiç Boşnak kalmadığını kaydetti. Özkan, bu soykırımın hesabını sormaya da devam edeceklerini dile getirdi.
AK Parti'nin bağımlılıkla mücadelede Yeşilayın desteğiyle büyük başarılar elde ittiğini vurgulayan Özkan, bu haftanın Deprem Haftası olduğuna da işaret ederek, taş üstüne taş koyan bütün hükümetlere teşekkür etti ve yapılan çalışmalara değindi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı hakkında da değerlendirmede bulunan Özkan, "18 yıldan beri gerçekleştirilen anayasal ve yasal reformlara işlerlik kazandıracak ve vatandaşlarımızın arasında hukuka, yargıya ve kardeşlik hukukuna güveni arttıracak yeni bir reform olarak hayata geçecek. Bu çerçevede 2021 yılının ekonomi, hukuk, insan hakları, çevre ve hayvanları koruma alanında pek çok reforma imza atacağımız yıl olacağına inanıyorum." diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda CHP, HDP ve İYİ Parti'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurulda ilk olarak İYİ Parti'nin "Yeni mutant virüslerin yol açabileceği salgın dalgalarının engellenmesi için doğru yöntem ve tekniklerin geliştirilmesi, aşı tedarikinde ve aşılama süreçlerinde yaşanan sorunların tespiti ve çözümler bulunmasına" ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, Kovid-19 başladığından bu yana Türkiye'de yaşanan gelişmeleri ve verilen destekleri anlatarak, salgının yeni bir boyut kazandığını ve bugün bir mutasyonla karşı karşıya olunduğunu söyledi.
Dünyanın, daha bulaşıcı olduğu söylenen İngiliz varyantıyla karşı karşıya olduğunu belirten Cesur, "Güney Afrika varyantına karşı üstelik aşılar da çok etkili değil. Brezilya varyantı var. Siz gene destek vermeyerek, yayılırken ve hızlı yayılma ihtimali de varken erkenden normalleştiniz. Biz bugün bunu en kötü yöneten ülkeyiz ya hani, destek vermeyip açılıyorsunuz ya hani, o da yarım yamalak." ifadesini kullandı.
AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Esgin, pandemiye karşı devlet, millet el ele bir yıldır mücadele edildiğini söyledi.
Muhalefet partilerine mensup milletvekillerinin birtakım eleştirileri olduğunu dile getiren Esgin, "Öncelikle şunu ifade edeyim, bütün eleştirileriniz baş göz üstüne, hiçbir problem yok ama eğer ki kovidi, tanı kitlerini, tedavi ve hastanelerimizdeki durumu, aşıyı bahane ederek bir polemik ortaya koyarsak bu polemiklerin talihsiz polemikler olduğunu ifade etmek durumundayım. Çünkü bakın, 18 yıllık iktidarımızda gerçekten hem birinci basamakta hem ikinci basamakta hem hastane yatırımlarında çok önemli adımlar attık." dedi.
Grup önerisinin her cümlesini satır satır okuduğunu dile getiren Esgin, "Mutasyon çok önemli bir konu ve bu mutasyonla ilgili söylediğiniz her cümleyi çok dikkatli bir şekilde okudum ama şunu bilin ki en az sizin kadar mutasyonu biz de yakından takip ediyoruz ve bu anlamda mutasyonla ilgili yayılma hızı ve bulaşıcılığın hızlı olduğuna katılıyorum ama bakın, mutasyonlu virüsün etkinliği bulaş ve yayılma hızıyla aynı oranda değil bu bilgiyi de sizinle paylaşmış olayım." diye konuştu.
Konuşmaların ardından İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda, CHP'nin Kovid-19 aşısına ilişkin tüm süreçlerin aydınlatılmasına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Kovid-19 aşılarına ilişkin sorduğu soruları anımsatarak, şöyle dedi:
"Cevabı vermesi gereken kim? Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürü. Kim? Onun bağlı olduğu Hazine ve Maliye Bakanı ama kim cevap veriyor? Sağlık Bakanı. Peki, olsun çünkü aşıyla ilgili. Sağlık Bakanı nasıl bir cevap veriyor derseniz, Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürüne sormuyor, Hazine ve Maliye Bakanına sormuyor, kendisi bildiğini söylemiyor, Sinovac firmasından getirttiği belgeleri gösteriyor. Bu belge bir kağıt parçasıdır, belge niteliği taşımaz. Peki, Bakan niye buna ihtiyaç duyuyor? Çünkü inandırıcı olması lazım. Bakın, garip olan, sanki bunda patates baskı bir mühür kullanılmış. Niye? Çin'de üretildiyse gerçekten bu belgeler Türkçesini niye üretiyorlar, zaten İngilizcesini yazmışlar? Böyle akılsızca bir şey olur mu? Neresinden baksanız tutarsız ve bir bakana yakışmayacak derecede bizce yanlış bir işlem."
Burada firmanın açıkça bir karının söz konusu olduğunu savunan Emir, bu paranın firmanın kasasında bulunduğunun apaçık ortada olduğunu söyledi. Emir, "Bir an için doğru olduklarını düşünelim. Diyelim ki masrafları var, masraflarını karşılıyor. O zaman bu şirketin masraflarının karşılığında fatura kesmesi, onları vergide beyan etmesi, onları gelirinden düşmesi gerekmez mi? Böyle bir ticaret var mıdır? Mümkün değil. Açık seçik yakalandınız. Neresinden baksanız tutarsızlık var. 'Ticari sır' kavramının arkasına saklanamazsınız. Ticari sır, 83 milyonun sağlığı söz konusu olduğunda, tüyü bitmemiş yetimin hakkı söz konusu olduğunda, halkımızın her bir kuruş vergisi söz konusu olduğunda geçerli olamaz." değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı, AK Parti Erzurum Milletvekili Recep Akdağ, önergenin gerekçesinde, "Aracı firma kullanıldığı iddiamıza karşılık 'Aracı yok.' diyen Bakanlık, daha sonra Çin aşısı Sinovac'ın Keymen firması aracılığıyla getirildiğini itiraf etmek zorunda kalmıştır" denildiğini anımsatarak, "İşin gerçeği, ortada ne aracı firma var ne de bir itiraf var çünkü Keymen firması bir aracı firma değil. Biraz ticareti bilen herkes bilir ki uluslararası firmalar ya da yurt dışına bir ürün satan firmalar bazen doğrudan doğruya kendi firmalarının eliyle orada bir satış yaparlar, bazen de bir distribütör firmayla anlaşırlar, tek yetkili bir firmayla anlaşırlar; o firma o satışları yapar. Şimdi Türkiye'de olan hadise bu. Dolayısıyla ortada bir aracı firma yok, ortada Sinovac firmasını temsil eden tek yetkili bir distribütör var." dedi.
Akdağ, Sinovac firmasının, "Keymen'in tarafımızdan geliştirilen inaktif Covid-19 aşısı olan CoronaVac'ın Türkiye'deki tek distribütörü olduğu ve CoronaVac aşısının Sinovac ve Keymen arasında imzalanan anlaşmalara uygun olduğu, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığına Sinovac adına tedarik edildiğini teyit etmekteyiz" açıklamasını anımsatarak, "Şimdi hal böyle iken neyi araştıracağız ben gerçekten anlayamıyorum.Yani bir defa öneri başından anlamını yitirmiş oluyor. Benim buradan CHP'den değerli arkadaşlarıma önerim, bu önerinizi geri çekin. Gerçekten araştırmaya değer bir şey olursa beraber araştırırız bunu." dedi.
Akdağ, aşı tedarikinin gerçekten güç olduğu, ülkelerin aşı tedarikçi firmalardan biraz daha aşı alabilmek için gayret ettiği bir dönemde aşı tedarikçisi firmaları ve ülkeleri tedirgin edecek birtakım teşebbüslerin içine Meclis olarak girilmemesi gerektiğini söyledi.
CHP Ankara Milletvekili Murat Emir ise "Aracı deyin, komisyoncu deyin, distribütör deyin, hiç fark etmez. Bakın, bu firma kendi nam ve hesabına çalışıyor. Kendi nam ve hesabına Çin'den aşıyı getiriyor ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne, DMO'ya satıyor. Nereden biliyoruz? Çünkü gümrük mevzuatına göre, gümrük giriş beyannamesini kim veriyorsa malın sahibi odur ve Keymen firması veriyor." ifadesini kullandı.
Keymen firmasının bu malın aracı olduğunu ve bu mal ticaretinden para kazandığını savunan Emir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şimdi, burada sorun, bir firmanın para kazanması değil, arkadaşlar. Burada sorun, buradaki fahiş fiyat farkıdır, sadece ilk partiden kazanılan para 12 milyon dolardır. Buna Meclis el koymayacaksa biz burada ne yapacağız Allah aşkınıza? İlk parti ödemeden 12 milyon dolar aldıysa toplamda 50-60 milyon dolar aracılık faaliyetinden para kazanmadığını hanginiz iddia edebilirsiniz? Peki, bu 50-60 milyon doların Bakanlığın koridorlarında, gizli odalarında paylaşılmadığını hanginiz söyleyebilirsiniz? Savcılığı devreye sokmamız lazım. Bakın, bunları ben ispatlayamam ama Bakanlıkta kimlerin 'Keymen de Keymen' diye herkesi dışladığını ben biliyorum."
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan ise şu anda dünyada küresel bir salgın karşısında bütün dünya devletlerinin adeta aşı üzerinden büyük bir rekabet içerisinde olduğunu belirterek, "Hamdolsun, biz hem salgın başlamadan önce, salgının tedavisi için ilaçları tedarik etme noktasında, en ucuz, en uygun bağlantıları yaparak vatandaşlarımızın sağlığını koruduk. Yine burada da en ucuz, en uygun fiyatla aşıyı vatandaşlarımıza yetecek kadar tedarik etmek noktasında elini çabuk tutan ülkeler arasında yer aldık. Bu bağlamda, bu süreç devlet-millet dayanışması ve karşılıklı güven nezdinde devam etmesi gereken bir hadisedir." dedi.
Şeffaflıkla yapılan çalışmaların milletin nezdinde de takip edildiğine inandığını dile getiren Özkan, "Bu hususta yapılan bu çalışmalara gölge düşürülmemesi ülkemizin ortak menfaati olduğuna inanıyoruz." diye konuştu.
Müzakerelerin ardından CHP grubunun önerisi kabul edilmedi.
AK Parti'nin, TBMM'nin çalışma takvimine ilişkin grup önerisi de görüşüldü.
Kabul edilen öneriyle, Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi gündemin ilk sırasına alındı.
Öte yandan bazı uluslararası anlaşmalarda gündemin ön sıralarına alındı.
AK Parti Grup önerisinin görüşmeleri sırasında HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç'un konuşması tartışmalara neden oldu.
Oluç, AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan'ın düzenlediği basın toplantısında, "Elbette HDP hem siyasi olarak kapatılacak hem de hukuken kapatılacaktır" dediğini belirterek, "Bir iktidar partisinin grup başkanvekili çıkıyor ve diyor ki 'HDP hukuken kapatılacaktır.' Bu nedir? Bu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına, Anayasa Mahkemesi'ne talimat vermektir." dedi.
AK Parti'ye kapatma davası açıldığı zaman, kapatmaya çalışanları kendilerinin lanetlediğini dile getiren Oluç, "Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bugün gelmiş olduğu yer aslında başka siyasi partilerin kapatılması yönünde yargıya talimat vermektir." ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Sayın Özkan, bence parti kapatma, mağaraları, terör kamplarını kapat. Parti kapatmanın Türkiye'de çözüm olmadığı her vesileyle görülmüştür bunu belirtmek istedim." dedi.
Kendisinin bir şeyi anlamadığını belirten Altay, "AK Parti'nin şu yaklaşımını ben anlamıyorum ve çözemiyorum, şimdi, AK Parti'ye göre HDP'nin milletvekilleri ve HDP'ye oy veren 6 milyon insan terörist. Benim anlamadığım şurası, AK Parti, HDP'ye böyle bakarken eli kanlı terör örgütüyle de düşüp kalkıyor ya, PKK'yla da düşüp kalkıyor; ben bunu anlamıyorum. Doğru bulmuyorum." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan ise kendilerine sorulan soruların hepsinin yanıtının olduğunu belirterek, "Biz diyoruz ki, terör örgütünün başını eziyoruz. Nerede? Ülkemiz sınırları içerisinde temizledik şu anda da Kandil'de köklerini kazıyoruz. Destek verirseniz Allah'ın izniyle Almanya'da ve Parlamento çatısı altında varsa onların da hesabını soracağız. Size çağrımız budur. Biz, Menderes'in, Özal'ın, Süleyman Demirel'in, Necmettin Erbakan'ın, Alparslan Türkeş'in ruhuyla, 2002, 1994 ruhuyla mücadele ediyoruz ancak siz ruhunuzu kaybettiniz.
"Size soruyoruz; o yaptığınız gizli anayasa neydi? Kiminle ne konuştunuz? Hangi konularda anlaştınız? Sizden, Küçükçekmece'ye CHP'li belediyenin diktiği o PKK bayrağının hesabını soruyoruz" diyen Özkan, bunların hesabı verilmediği müddetçe milletin elinin iki yakalarının üzerinde olacağını söyledi.
Özkan, "Gizli ittifak yaptınız. Biz demiyoruz. Gizli ittifakın sahipleri, 'Bundan sonra gizli ittifak yok. Bundan sonra açık ittifaklar yapacağız.' dedi. Çıktınız siz de 'dostlarımızla iktidara geleceğiz.' dediniz. Sonra o dostlarınızın kim olduğu açıktan destek verenlerle beraber ortaya çıktı. Bakın bugün ilan ediyoruz, aziz milletimize sesleniyorum; CHP ile HDP'nin arasında fark kalmamıştır. HDP, terörle aranıza çizgi çekin. Ey CHP, terörle aranıza çizgi çekin." ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Dursun Müsavat Dervişoğlu, HDP ile kendilerinin arasındaki mesafenin ölçmeye kalkışıldığını belirterek, "Bu yaptığınız mezura milliyetçiliğidir. Biraz da Türkeş'in ruhundan yararlanın içinize sindirebiliyorsanız, Türk milliyetçiliğinin ne olduğu öğrenirsiniz. Yani maziyle ilgili laf söylerken dikkat etmekte fayda var" dedi.
İttifakları zaruri kılanın Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olduğunu dile getiren Dervişoğlu, kendilerinin genel seçimde CHP ile ittifak yaptıklarını söyledi.
Öte yandan Genel Kurulda, HDP'nin, Van'ın sosyal, politik ve ekonomik durumuna ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, tasarruf finansman şirketlerinin denetim altına alınmasını içeren Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, görüşmelerine geçildi.
**** HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
