2017-06-13 - 16:20
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, "Adice cinayetler işleyen, çoluk çocuk dinlemeden katliamlar yapan PKK terör örgütünün arkasına saklananlardan, onu kalkan olarak kullananlardan hukuk dersi alacak değiliz." dedi.
Genel Kurulda gündem dışı söz alan CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, ilin sorunlarına ilişkin konuşmasında, 1999'daki depremden bu yana birtakım sıkıntıların yaşandığını, kentsel dönüşüm çalışmalarında ise rantın gündeme geldiğini anlattı.
HDP Diyarbakır Milletvekili Nimetullah Erdoğmuş, Sur ilçesinde yaşanan sorunlarla ilgili konuşmasında, burada yaşananların sadece bölgeyi değil tüm ülkeyi etkilediğini dile getirdi.
AK Parti Antalya Milletvekili İbrahim Aydın, 17 Haziran Dünyada Çölleşme ile Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, iklim değişikliği, çölleşme ve kuraklığın tüm dünyayı etkileyen sorunlar olduğunu vurgulayarak, ülkelerin ortak hareket ederek bu sorunlarla mücadele edebileceğini söyledi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, dün Ege'de meydana gelen depremin bir uyarıcı olduğu yönünde açıklamaların olduğunu anımsatarak, deprem sonrası ve depreme hazırlık çalışmalarının önemine değindi. Akçay, depremlerde can ve mal kaybını en aza indirmek için stratejik çalışmalar yapılması gerektiğini dile getirdi. Erkan Akçay, yazar Cemil Meriç'in ölümünün üzerinden 30 yıl geçtiğini belirterek, Meriç'in eserlerinin herkesin ufkunu geliştirdiğini söyledi.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, partilerine yönelik siyasi soykırım çalışmaları gerçekleştirildiğini savunarak, HDP'li milletvekillerinin siyaset yapma, hak ve hukuk mücadelesi nedeniyle yargılandıklarını ileri sürdü.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Manisa'nın Gördes ilçesindeki nikel kobalt madeninin çevreye zarar verdiğini belirterek, son olarak sülfirik asit dolu bir kamyonun devrilmesi sonucu çevrenin zarar gördüğünü aktardı. Ege Denizi'nde dün meydana gelen depremin Manisa'da güçlü şekilde hissedildiğini ve tedirginlik yarattığını belirten Özel, depremlere hazırlıklarla ilgili bir Meclis araştırma önergesini önümüzdeki günlerde CHP olarak Meclis gündemine getireceklerini kaydetti.
Özel ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Meclisin çalışma takvimine ilişkin sözlerini "yakışıksız" bulduklarını söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, yazar Cemil Meriç'in, düşünce dünyasına büyük hizmetler verdiğini ve bir fikir işçisi olduğunu belirterek, Meriç'i saygıyla andığını dile getirdi.
Öte yandan Muş, "Adice cinayetler işleyen, çoluk çocuk dinlemeden katliamlar yapan PKK terör örgütünün arkasına saklananlardan, onu kalkan olarak kullananlardan hukuk dersi alacak değiliz." diye konuştu.
HDP'li Yıldırım ise "Eğer adını anmayacağım beyefendi bunu partimiz için söylüyorsa alçak, katil kelimesini bin misliyle iade ediyorum." diyerek, bunu kınadığını söyledi.
Mehmet Muş da "PKK alçak bir terör örgütüdür, katildir. Sözlerimin arkasındayım. PKK terör örgütünün arkasına saklananlar için söylüyorum." ifadesini kullandı.
TBMM Genel Kurulunda, HDP'nin, KHK ihraçlarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi kabul edilmedi.
Önerge üzerinde HDP Grubu adına söz alan Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, özellikle 15 Temmuz darbe girişiminden sonra "kamu çalışanlarına yönelik büyük bir saldırı politikası gerçekleştirildiğini" ve bugüne kadar 145 binin üzerinde kamu çalışanının işlerinden edildiğini öne sürdü.
Bunların önemli bir kısmının, ömürleri FETÖ uygulamalarına karşı mücadele etmekle geçen KESK'e bağlı sendikaların üyesi öğretmenler ve öğretim üyeleri olduğunu savunan Toğrul, "İhraçların en çok vurduğu iş kolu eğitimdir. Bugüne kadar 33 bin 128 öğretmen, 5 bin 318 akademisyen ve bin 194 idari personel olmak üzere eğitim iş kolunda söz konusu ihraçlar yaşandı. Bu durum, eğitimi neredeyse bir çıkmazın içine sürüklemiş durumda." görüşünü ileri sürdü.
15 Temmuz'un birinci yılına yaklaşıldığını anımsatan Toğrul, "Bu zulüm politikasıyla hiç kimse abat olamaz. Gelin bundan vazgeçelim ve kamudan açığa aldığınız, ihraç ettiğiniz bu çalışanların durumuyla ilgili somut bir çalışma yapalım. Hepimizin buna ihtiyacı var." diye konuştu.
AK Parti Karabük Milletvekili Burhanettin Uysal, FETÖ'nün kökünü kurutana kadar mücadele etmenin herkesin boynunun borcu olması gerektiğini belirterek, "15 Temmuz'un ardından devletimizin aynı risk ve tehlikeyle tekrar karşılaşmamak adına yürüttüğü arındırma politikalarını engelleyecek veya gölgeleyecek mahiyetteki siyasi yaklaşım ve davranışlar doğru olmadığı gibi FETÖ'ye omuz vermekten başka bir şey değildir." dedi.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, ülkenin her kesiminde sorunların çığ gibi büyüdüğünü savundu.
Bu sorunlara çare olması gereken üniversitelerin "kapılarına kilit vurma noktasına geldiğini" öne süren Atıcı, "Üniversiteler suskun, bu sizin de işinize yaramaz. Üniversiteler korku içinde, bu vallahi AKP'nin de işine yaramaz. Ülkenin ilerlemesi için özgürlüğe ihtiyaç var. Geriye giden bir ülke AKP'nin de işine yaramaz." değerlendirmesinde bulundu.
HDP'nin önergesi kabul edilmedi.
CHP'nin, tarımda yaşanan sorunların araştırılmasına yönelik önergesinin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda partisinin grup önerisi üzerine söz alan CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan, tarımın, hayatın en zor işi olduğunu belirterek, değişen iklim koşullarıyla birlikte tarım sektöründe zorlukların yaşandığını söyledi.
Ağır maliyetlerin, pazar sıkıntısının ve iklimin çok değişken olmasının çiftçileri zor duruma soktuğuna işaret eden Arslan, çiftçilerin sorunlarının araştırılarak, zararlarının bir kısmının karşılanmasının önem taşıdığını belirtti.
Mazot fiyatlarının 2002 yılından bu yana 5 kat artmasına karşın, buğday fiyatının aynı kaldığına dikkati çeken Arslan, çiftçilerin borcun içinde boğulduğunu, kredilerle günü kurtarmaya çalıştığını dile getirerek, mazot üzerindeki vergilerin kaldırılması gerektiğini ifade etti.
Çiftçilerin ürünlerini pazarlama konusundaki yaşadığı sıkıntılara da değinen Arslan, "Tüccarın eline çiftçimizi teslim edersek gelecekte üretecek çiftçi bulamayız." dedi.
MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı ise Türkiye'nin tarım için çok elverişli sahalara sahip olduğunu anımsatarak, ancak buna karşın zaman zaman bazı tarımsal ürünlerin ithalatı yoluna gidildiğini dile getirdi.
Türkiye'nin bir buğday açığının oluşmaya başladığını belirten Varlı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının buna karşı önlem alması ve buğdaya verilen teşvik ödemesinin artırılmasını istedi.
Yat ve kotra sahiplerine litresi 1,7 liraya mazot alma imkanı verilirken, çiftçilerin ise 4,5 liraya mazot kullandığına dikkati çeken Varlı, çiftçilerin kullandığı mazot fiyatında düşüş beklediklerini kaydetti.
AK Parti Tekirdağ Milletvekili Metin Akgün, 15 yılda tarım sektöründe önemli gelişmeler yaşandığını belirterek, çiftçilerin de halinden memnun olduğunu söyledi.
Tarım aletlerine yüzde 50 destek verildiğine dikkati çeken Akgün, sadece Tekirdağ'da 4 milyon ton buğday ekildiğini, yağlı tohum bitkisinde de Trakya'nın ilk sırada yer aldığını aktardı.
Tarımın önemli bir sektör olduğunu, bunun desteklenmesinin gıda güvenliği açısından önem taşıdığını vurgulayan Akgün, 15 yıl boyunca tarım sektörünü her açıdan desteklediklerini bildirdi.
Tarım sektöründe gündelik bakıştan stratejik planlamaya geçtiklerini, tarıma verilen destekleri 7 kat artırdıklarını belirten Akgün, hayvancılık desteklerini ise 36 kat artırdıklarını ifade etti.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, terör örgütü üyeliği suçundan tutuklanan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın açlık grevine neden olan sebeplerin bir an önce ortadan kaldırılmasını isteyerek, "Semih Özakça ve Nuriye Gülmen, hem özgürlüklerine, hem işlerine geri dönmelidir." diye konuştu.
Konuşmaların ardından oylanan öneri kabul edilmedi.
Öte yandan önerinin görüşülmesi sırasında MHP sıralarından birinin üzerine saksıda zeytin fidanı konuldu.
Genel Kurulda ayrıca CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın, Rehber Köpekler Hakkında Kanun Teklifinin doğrudan gündeme alınması önerisi de görüşüldü.
Türkiye'de 10 milyon engellenin bulunduğunu anımsatan Ağbaba, rehber köpeklerin, görmeyenlerin gözü, duymayanların kulağı ve yürüyemeyenlerin ayakları olduğunu söyledi.
Görme engelli danışmanının ise rehber köpeğiyle Meclise girmesine izin verilmediğini vurgulayan Ağbaba, bununla ilgili iznin verilmesini talep etti.
CHP Ankara Milletvekili Murat Emir de siyaset üstü olarak gördükleri bu teklife bütün parti gruplarının destek vermesini istedi.
Konuşmanın ardından oylanan öneri kabul edilmedi.
Genel Kurulda, daha sonra Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'nın görüşülmesine geçildi.
Bilim, Sanayi ve Ticaret Bakanı Faruk Özlü, verimli tarım arazilerinin, meraların sanayiye açılmasına başından beri karşı olduğunu söyledi.
Özlü, TBMM Genel Kurulunda görüşülen Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'nın tümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Özlü, işyeri güvenliği uzmanı ve işyeri hekimliği ile ilgili düzenlemenin, uygulamadan kaynaklanan birtakım sıkıntılar olduğu için 2020 yılına ertelendiğini belirtti.
Bir milletvekilinin "akademisyen milletvekillerine çifte maaş" düzenlemesinin geri çekilip çekilmeyeceği sorusuna Özlü, "Meclisin taktiridir." karşılığını verdi.
Özlü, zeytinyağı sanayisiyle ilgili Bakanlık bünyesinde bir çalışma grubu kuracaklarını bildirdi.
İhtiyaçtan kaynaklanan durumlar söz konusuysa, birbirinden farklı kanunların bir paket halinde gelmesinde bir beis olmadığını ifade eden Özlü, "Önemli olan, kanunların Mecliste yeterince tartışılıp tartışılmadığıdır, görüşülüp görüşülmediğidir. Bir kanunun temel kanun olması veya torba yasa olması içeriğiyle ilgili bir halel getirmez." dedi.
Bedelli askerlikle ilgili Başbakan Binali Yıldırım ile Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un açıklamaları arasında bir çelişki olmadığını vurgulayan Özlü, "Bakanlar Kurulu gündemine böyle bir şey gelmedi. Sayın Kurtulmuş da Bakanlar Kurulu gündemine gelmediğini açıkladı." diye konuştu.
Meralarla ilgili bir kurul bulunduğunu ve bunun 1998 yılında kurulduğunu anımsatan Faruk Özlü, şunları kaydetti:
"Bu kurulda 8 üye var. Valinin başkanlığında ve merayla ilgili kişilerden oluşan bir kurul. Türkiye değişiyor, büyüyor. Değişen ve büyüyen Türkiye'nin ihtiyaçları da değişiyor. Verimli tarım arazilerinin, meraların sanayi alanlarına açılmasına başından beri karşıyım. Meraları koruyoruz, meraları niye katledelim, niye bozalım, kötülük yapalım? Biz de biliyoruz ki gıda, gıda sanayisi ve tarım stratejik bir alan ve bizim buna ihtiyacımız var. Şimdi, bir kurul bununla ilgili karar vermeyecekse kim karar verecek? Birinin bir karar vermesi lazım. Kurulan bir mekanizma var ve bu mekanizma çalışıyor. Şimdi, bu çalışan mekanizmaların aldığı yanlış kararlar varsa bunları tartışalım. Sistem yanlış diyorsanız, o zaman önerinizi getirin, söyleyin, başka bir sistem yapalım."
Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısının 13 maddesi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Kabul edilen maddelere göre, sanayi işletmelerinin, her yıl hafta tatillerinde çalışabilmek için belediyelerden hafta sonu çalışma ruhsatı alma zorunluluğu kalkacak.
Sanayi Sicili Kanunu'ndaki sanayici tanımı yeniden yapılarak, bilişim teknolojisi ve yazılım üreten işletmeler de bu kanun kapsamına alınıyor.
Yeni kurulan sanayi işletmelerinin takibi ve üretim faaliyetine başlamadan önce yükümlülükleri konusunda bilgilendirilmesi amacıyla ön kayıt sistemi getiriliyor.
Sanayi işletmeleri, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında tutulacak sanayi siciline kaydedilecek, üretim faaliyetine başlamadan önce sanayi siciline ön kayıt yaptıracak. Kayıt işlemleri, elektronik ortamda olacak, beyannamelerin elden veya posta ile gönderme zorunluluğu kaldırılacak.
Sanayi sicilinde kaydı olmadığı tespit edilen sanayi işletmelerine, süresinde sanayi siciline tescil ettirmeyenler için verilen idari para cezası kesilecek.
Sanayi işletmelerinden, faaliyette olup olmadığına bakılmaksızın sanayi siciline kaydolmayıp, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde sanayi siciline kaydolup sanayi sicil belgesi alanlar hariç, bu tarihe kadar kaydolmayanlar hakkında idari para cezası uygulanacak.
İşletmesinde meydana gelen değişiklikleri, verilmesi gereken beyannameleri ve senelik işletme cetvellerini, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce süresi içinde vermeyenlere idari para cezası uygulanmayacak.
İşletmelerin organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yapacakları yatırımlarda yatırım maliyetinin azaltılması amacıyla bu bölgelerde bulunan arsaların tahsisine ilişkin sözleşme ve taahhütnamelerden damga vergisi alınmayacak.
Yine bu bölgelerde bulunan arsaların tahsisi nedeniyle şerhi gerektiren işlemleri, bu arsa ve üzerine inşa edilen binaların tahsis sözleşmeleri uyarınca tahsis edilenlere devir ve tescil işlemleri, bu arsa üzerine inşa edilen binaların cins değişikliği işlemleri, harçlardan muaf olacak.
İşletmelerin bu alanlardaki binaları, emlak vergisinden istisna tutulacak.
Organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binalara daimi olarak emlak vergisi muafiyeti getirildiği için kanunda yer alan benzer mahiyetteki geçici muafiyetler kaldırılacak.
TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi, tasarının 13. maddesinin kabul edilmesinin ardından ara verdi.
Aranın ardından, komisyonun yerine oturmaması üzerine Hamzaçebi, birleşimi bugün saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, "Adice cinayetler işleyen, çoluk çocuk dinlemeden katliamlar yapan PKK terör örgütünün arkasına saklananlardan, onu kalkan olarak kullananlardan hukuk dersi alacak değiliz." dedi.
Genel Kurulda gündem dışı söz alan CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, ilin sorunlarına ilişkin konuşmasında, 1999'daki depremden bu yana birtakım sıkıntıların yaşandığını, kentsel dönüşüm çalışmalarında ise rantın gündeme geldiğini anlattı.
HDP Diyarbakır Milletvekili Nimetullah Erdoğmuş, Sur ilçesinde yaşanan sorunlarla ilgili konuşmasında, burada yaşananların sadece bölgeyi değil tüm ülkeyi etkilediğini dile getirdi.
AK Parti Antalya Milletvekili İbrahim Aydın, 17 Haziran Dünyada Çölleşme ile Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, iklim değişikliği, çölleşme ve kuraklığın tüm dünyayı etkileyen sorunlar olduğunu vurgulayarak, ülkelerin ortak hareket ederek bu sorunlarla mücadele edebileceğini söyledi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, dün Ege'de meydana gelen depremin bir uyarıcı olduğu yönünde açıklamaların olduğunu anımsatarak, deprem sonrası ve depreme hazırlık çalışmalarının önemine değindi. Akçay, depremlerde can ve mal kaybını en aza indirmek için stratejik çalışmalar yapılması gerektiğini dile getirdi. Erkan Akçay, yazar Cemil Meriç'in ölümünün üzerinden 30 yıl geçtiğini belirterek, Meriç'in eserlerinin herkesin ufkunu geliştirdiğini söyledi.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, partilerine yönelik siyasi soykırım çalışmaları gerçekleştirildiğini savunarak, HDP'li milletvekillerinin siyaset yapma, hak ve hukuk mücadelesi nedeniyle yargılandıklarını ileri sürdü.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Manisa'nın Gördes ilçesindeki nikel kobalt madeninin çevreye zarar verdiğini belirterek, son olarak sülfirik asit dolu bir kamyonun devrilmesi sonucu çevrenin zarar gördüğünü aktardı. Ege Denizi'nde dün meydana gelen depremin Manisa'da güçlü şekilde hissedildiğini ve tedirginlik yarattığını belirten Özel, depremlere hazırlıklarla ilgili bir Meclis araştırma önergesini önümüzdeki günlerde CHP olarak Meclis gündemine getireceklerini kaydetti.
Özel ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Meclisin çalışma takvimine ilişkin sözlerini "yakışıksız" bulduklarını söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, yazar Cemil Meriç'in, düşünce dünyasına büyük hizmetler verdiğini ve bir fikir işçisi olduğunu belirterek, Meriç'i saygıyla andığını dile getirdi.
Öte yandan Muş, "Adice cinayetler işleyen, çoluk çocuk dinlemeden katliamlar yapan PKK terör örgütünün arkasına saklananlardan, onu kalkan olarak kullananlardan hukuk dersi alacak değiliz." diye konuştu.
HDP'li Yıldırım ise "Eğer adını anmayacağım beyefendi bunu partimiz için söylüyorsa alçak, katil kelimesini bin misliyle iade ediyorum." diyerek, bunu kınadığını söyledi.
Mehmet Muş da "PKK alçak bir terör örgütüdür, katildir. Sözlerimin arkasındayım. PKK terör örgütünün arkasına saklananlar için söylüyorum." ifadesini kullandı.
TBMM Genel Kurulunda, HDP'nin, KHK ihraçlarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi kabul edilmedi.
Önerge üzerinde HDP Grubu adına söz alan Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, özellikle 15 Temmuz darbe girişiminden sonra "kamu çalışanlarına yönelik büyük bir saldırı politikası gerçekleştirildiğini" ve bugüne kadar 145 binin üzerinde kamu çalışanının işlerinden edildiğini öne sürdü.
Bunların önemli bir kısmının, ömürleri FETÖ uygulamalarına karşı mücadele etmekle geçen KESK'e bağlı sendikaların üyesi öğretmenler ve öğretim üyeleri olduğunu savunan Toğrul, "İhraçların en çok vurduğu iş kolu eğitimdir. Bugüne kadar 33 bin 128 öğretmen, 5 bin 318 akademisyen ve bin 194 idari personel olmak üzere eğitim iş kolunda söz konusu ihraçlar yaşandı. Bu durum, eğitimi neredeyse bir çıkmazın içine sürüklemiş durumda." görüşünü ileri sürdü.
15 Temmuz'un birinci yılına yaklaşıldığını anımsatan Toğrul, "Bu zulüm politikasıyla hiç kimse abat olamaz. Gelin bundan vazgeçelim ve kamudan açığa aldığınız, ihraç ettiğiniz bu çalışanların durumuyla ilgili somut bir çalışma yapalım. Hepimizin buna ihtiyacı var." diye konuştu.
AK Parti Karabük Milletvekili Burhanettin Uysal, FETÖ'nün kökünü kurutana kadar mücadele etmenin herkesin boynunun borcu olması gerektiğini belirterek, "15 Temmuz'un ardından devletimizin aynı risk ve tehlikeyle tekrar karşılaşmamak adına yürüttüğü arındırma politikalarını engelleyecek veya gölgeleyecek mahiyetteki siyasi yaklaşım ve davranışlar doğru olmadığı gibi FETÖ'ye omuz vermekten başka bir şey değildir." dedi.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, ülkenin her kesiminde sorunların çığ gibi büyüdüğünü savundu.
Bu sorunlara çare olması gereken üniversitelerin "kapılarına kilit vurma noktasına geldiğini" öne süren Atıcı, "Üniversiteler suskun, bu sizin de işinize yaramaz. Üniversiteler korku içinde, bu vallahi AKP'nin de işine yaramaz. Ülkenin ilerlemesi için özgürlüğe ihtiyaç var. Geriye giden bir ülke AKP'nin de işine yaramaz." değerlendirmesinde bulundu.
HDP'nin önergesi kabul edilmedi.
CHP'nin, tarımda yaşanan sorunların araştırılmasına yönelik önergesinin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda partisinin grup önerisi üzerine söz alan CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan, tarımın, hayatın en zor işi olduğunu belirterek, değişen iklim koşullarıyla birlikte tarım sektöründe zorlukların yaşandığını söyledi.
Ağır maliyetlerin, pazar sıkıntısının ve iklimin çok değişken olmasının çiftçileri zor duruma soktuğuna işaret eden Arslan, çiftçilerin sorunlarının araştırılarak, zararlarının bir kısmının karşılanmasının önem taşıdığını belirtti.
Mazot fiyatlarının 2002 yılından bu yana 5 kat artmasına karşın, buğday fiyatının aynı kaldığına dikkati çeken Arslan, çiftçilerin borcun içinde boğulduğunu, kredilerle günü kurtarmaya çalıştığını dile getirerek, mazot üzerindeki vergilerin kaldırılması gerektiğini ifade etti.
Çiftçilerin ürünlerini pazarlama konusundaki yaşadığı sıkıntılara da değinen Arslan, "Tüccarın eline çiftçimizi teslim edersek gelecekte üretecek çiftçi bulamayız." dedi.
MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı ise Türkiye'nin tarım için çok elverişli sahalara sahip olduğunu anımsatarak, ancak buna karşın zaman zaman bazı tarımsal ürünlerin ithalatı yoluna gidildiğini dile getirdi.
Türkiye'nin bir buğday açığının oluşmaya başladığını belirten Varlı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının buna karşı önlem alması ve buğdaya verilen teşvik ödemesinin artırılmasını istedi.
Yat ve kotra sahiplerine litresi 1,7 liraya mazot alma imkanı verilirken, çiftçilerin ise 4,5 liraya mazot kullandığına dikkati çeken Varlı, çiftçilerin kullandığı mazot fiyatında düşüş beklediklerini kaydetti.
AK Parti Tekirdağ Milletvekili Metin Akgün, 15 yılda tarım sektöründe önemli gelişmeler yaşandığını belirterek, çiftçilerin de halinden memnun olduğunu söyledi.
Tarım aletlerine yüzde 50 destek verildiğine dikkati çeken Akgün, sadece Tekirdağ'da 4 milyon ton buğday ekildiğini, yağlı tohum bitkisinde de Trakya'nın ilk sırada yer aldığını aktardı.
Tarımın önemli bir sektör olduğunu, bunun desteklenmesinin gıda güvenliği açısından önem taşıdığını vurgulayan Akgün, 15 yıl boyunca tarım sektörünü her açıdan desteklediklerini bildirdi.
Tarım sektöründe gündelik bakıştan stratejik planlamaya geçtiklerini, tarıma verilen destekleri 7 kat artırdıklarını belirten Akgün, hayvancılık desteklerini ise 36 kat artırdıklarını ifade etti.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, terör örgütü üyeliği suçundan tutuklanan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın açlık grevine neden olan sebeplerin bir an önce ortadan kaldırılmasını isteyerek, "Semih Özakça ve Nuriye Gülmen, hem özgürlüklerine, hem işlerine geri dönmelidir." diye konuştu.
Konuşmaların ardından oylanan öneri kabul edilmedi.
Öte yandan önerinin görüşülmesi sırasında MHP sıralarından birinin üzerine saksıda zeytin fidanı konuldu.
Genel Kurulda ayrıca CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın, Rehber Köpekler Hakkında Kanun Teklifinin doğrudan gündeme alınması önerisi de görüşüldü.
Türkiye'de 10 milyon engellenin bulunduğunu anımsatan Ağbaba, rehber köpeklerin, görmeyenlerin gözü, duymayanların kulağı ve yürüyemeyenlerin ayakları olduğunu söyledi.
Görme engelli danışmanının ise rehber köpeğiyle Meclise girmesine izin verilmediğini vurgulayan Ağbaba, bununla ilgili iznin verilmesini talep etti.
CHP Ankara Milletvekili Murat Emir de siyaset üstü olarak gördükleri bu teklife bütün parti gruplarının destek vermesini istedi.
Konuşmanın ardından oylanan öneri kabul edilmedi.
Genel Kurulda, daha sonra Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'nın görüşülmesine geçildi.
Bilim, Sanayi ve Ticaret Bakanı Faruk Özlü, verimli tarım arazilerinin, meraların sanayiye açılmasına başından beri karşı olduğunu söyledi.
Özlü, TBMM Genel Kurulunda görüşülen Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'nın tümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Özlü, işyeri güvenliği uzmanı ve işyeri hekimliği ile ilgili düzenlemenin, uygulamadan kaynaklanan birtakım sıkıntılar olduğu için 2020 yılına ertelendiğini belirtti.
Bir milletvekilinin "akademisyen milletvekillerine çifte maaş" düzenlemesinin geri çekilip çekilmeyeceği sorusuna Özlü, "Meclisin taktiridir." karşılığını verdi.
Özlü, zeytinyağı sanayisiyle ilgili Bakanlık bünyesinde bir çalışma grubu kuracaklarını bildirdi.
İhtiyaçtan kaynaklanan durumlar söz konusuysa, birbirinden farklı kanunların bir paket halinde gelmesinde bir beis olmadığını ifade eden Özlü, "Önemli olan, kanunların Mecliste yeterince tartışılıp tartışılmadığıdır, görüşülüp görüşülmediğidir. Bir kanunun temel kanun olması veya torba yasa olması içeriğiyle ilgili bir halel getirmez." dedi.
Bedelli askerlikle ilgili Başbakan Binali Yıldırım ile Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un açıklamaları arasında bir çelişki olmadığını vurgulayan Özlü, "Bakanlar Kurulu gündemine böyle bir şey gelmedi. Sayın Kurtulmuş da Bakanlar Kurulu gündemine gelmediğini açıkladı." diye konuştu.
Meralarla ilgili bir kurul bulunduğunu ve bunun 1998 yılında kurulduğunu anımsatan Faruk Özlü, şunları kaydetti:
"Bu kurulda 8 üye var. Valinin başkanlığında ve merayla ilgili kişilerden oluşan bir kurul. Türkiye değişiyor, büyüyor. Değişen ve büyüyen Türkiye'nin ihtiyaçları da değişiyor. Verimli tarım arazilerinin, meraların sanayi alanlarına açılmasına başından beri karşıyım. Meraları koruyoruz, meraları niye katledelim, niye bozalım, kötülük yapalım? Biz de biliyoruz ki gıda, gıda sanayisi ve tarım stratejik bir alan ve bizim buna ihtiyacımız var. Şimdi, bir kurul bununla ilgili karar vermeyecekse kim karar verecek? Birinin bir karar vermesi lazım. Kurulan bir mekanizma var ve bu mekanizma çalışıyor. Şimdi, bu çalışan mekanizmaların aldığı yanlış kararlar varsa bunları tartışalım. Sistem yanlış diyorsanız, o zaman önerinizi getirin, söyleyin, başka bir sistem yapalım."
Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısının 13 maddesi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Kabul edilen maddelere göre, sanayi işletmelerinin, her yıl hafta tatillerinde çalışabilmek için belediyelerden hafta sonu çalışma ruhsatı alma zorunluluğu kalkacak.
Sanayi Sicili Kanunu'ndaki sanayici tanımı yeniden yapılarak, bilişim teknolojisi ve yazılım üreten işletmeler de bu kanun kapsamına alınıyor.
Yeni kurulan sanayi işletmelerinin takibi ve üretim faaliyetine başlamadan önce yükümlülükleri konusunda bilgilendirilmesi amacıyla ön kayıt sistemi getiriliyor.
Sanayi işletmeleri, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında tutulacak sanayi siciline kaydedilecek, üretim faaliyetine başlamadan önce sanayi siciline ön kayıt yaptıracak. Kayıt işlemleri, elektronik ortamda olacak, beyannamelerin elden veya posta ile gönderme zorunluluğu kaldırılacak.
Sanayi sicilinde kaydı olmadığı tespit edilen sanayi işletmelerine, süresinde sanayi siciline tescil ettirmeyenler için verilen idari para cezası kesilecek.
Sanayi işletmelerinden, faaliyette olup olmadığına bakılmaksızın sanayi siciline kaydolmayıp, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde sanayi siciline kaydolup sanayi sicil belgesi alanlar hariç, bu tarihe kadar kaydolmayanlar hakkında idari para cezası uygulanacak.
İşletmesinde meydana gelen değişiklikleri, verilmesi gereken beyannameleri ve senelik işletme cetvellerini, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce süresi içinde vermeyenlere idari para cezası uygulanmayacak.
İşletmelerin organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yapacakları yatırımlarda yatırım maliyetinin azaltılması amacıyla bu bölgelerde bulunan arsaların tahsisine ilişkin sözleşme ve taahhütnamelerden damga vergisi alınmayacak.
Yine bu bölgelerde bulunan arsaların tahsisi nedeniyle şerhi gerektiren işlemleri, bu arsa ve üzerine inşa edilen binaların tahsis sözleşmeleri uyarınca tahsis edilenlere devir ve tescil işlemleri, bu arsa üzerine inşa edilen binaların cins değişikliği işlemleri, harçlardan muaf olacak.
İşletmelerin bu alanlardaki binaları, emlak vergisinden istisna tutulacak.
Organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binalara daimi olarak emlak vergisi muafiyeti getirildiği için kanunda yer alan benzer mahiyetteki geçici muafiyetler kaldırılacak.
TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi, tasarının 13. maddesinin kabul edilmesinin ardından ara verdi.
Aranın ardından, komisyonun yerine oturmaması üzerine Hamzaçebi, birleşimi bugün saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
