2012-06-21 - 16:21
MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ VURAL'IN BASIN TOPLANTISI?
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında yaşanan terör olayları ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında yaşanan terör olayları ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Hâkimiyetin Kayıtsız Şartsız Milletin olduğunu ifade eden MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, "Bu egemenliğimizi korumak için mücadele eden ve bu egemenliğimizi ortadan kaldırmak isteyenlere karşı 8 askerimizi daha şehit verdik. Dedi

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, "Çözüm diye sunduğunuz milletimizin ve devletimizin çözülmesidir." dedi

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, ''Malesef bugün Türkiye Cumhuriyeti siyaseti, hükümeti, demokrasisi, hukuk devleti PKK tarafından adeta rehin alınmıştır'' dedi.

Terör saldırısı sonrasında Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç'ın yaptığı açıklamaları değerlendiren ve hükümetin acz içerisinde olduğunu vurgulayan Vural, ''Sayıca fazlaydılar, ellerinde silah da vardı, sohbet etmeye mi geliyorlardı'' ifadesini kullandı.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, sözlerinde şunları kaydetti:

"Sayın Başbakan'ın inadına milletimiz "Şehitler ölmez vatan bölünmez" diyerek kararlılığını ortaya koydu. Şehitler ölmez ve vatan bölünmez bölücülerin ve bölücüler ile birlikte açılım ortaklarının korkulu rüyasıdır. Şehit olan askerlerimizin evlerine düşen ateş aslında hepimizin evine düşmüştür.

Bugün geldiğimiz bu noktada gerçekten özelliklede bu konuda yapılan birtakım konuşmalar ve değerlendirmeler aslında Türkiye'yi yöneten iradenin ne kadar aciz olduğunu, kafasını nasıl kuma gömdüğünü, nasıl bir teslimiyetçi anlayış içerisinde olduğunu ortaya koyması bakımından ibret vericidir.

Bugün İsrail'in güvenliği açısından Büyük Orta Doğu projesi çerçevesinde Suriye'yi öncelikli bir mesele olarak gören hükümet, maalesef Türkiye'nin birlik ve bütünlüğüne kast eden bölücü terör örgütünü birinci mesele olarak görmemektedir.

Sürekli olarak "Dicle'nin kıyısında bir kurt kuzuyu kapsa hesabı benden sorulur." Diyen Başbakan'a sesleniyorum; "Asıl sen her gün şehadet cennetini içen kınalı kuzularımızın hesabını ver." Bunun sorumluluğunu hisset. Onları şehit edenlerle Oslo'da yaptığın kirli pazarlıkların hesabını ver.

Bu millet artık yeter diyor. Terör, taviz, PKK'nın ve AKP'nin şimdi de yeni CHP'nin taktiği haline geldi. AKP müzakere ediyor, PKK vuruyor VE CHP açılım ortağı oluyor. Türkiye'yi nereye götürmek istedikleri belli değil. Maalesef bugün Türkiye Cumhuriyeti siyaseti, hükümeti, demokrasisi, hukuk devleti PKK tarafından adeta rehin alınmıştır.

Bugün terörle mücadele değil aslında terörün siyasal amaçlarına devleti ve milleti teslim etme gayreti içerisine girilmiştir. Terörü azdıran budur. PKK'nın silahlı olarak yapamadığını silahsız olarak yapması içi bu millete çözüm dayatması yapılıyor. Her fırsatta çözüm için toplantılar yapılıyor ama netice yok. Bugüne kadar ne yapacağını bilmiyordun da o toplantılarda mı ne yapacağına karar vereceksin. Bu milletin sürekli olarak gazını almak için yapıyorlar bu toplantıları. Devlet dediğin hedefini koyar ve hedefine ulaşır.

Bu zirveler zırvadan başka bir önem taşımamaktadır. Zırvalayan bir iki kimsenin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınc'ın açıklamalarına bir bakın; " Sayıca fazlaydılar ellerinde silahta vardı. Hangi noktada olduğumuzu bir görmemiz gerekir." Diyor. Bu zırvaların başkanlık yaptığı toplantıların millete ne hayrı olabilir ki. Ellerinde silah varmış! Sohbet etmeye mi geliyorlardı! Ve ne olduğunu bir görmemiz gerekir diyor! Anlamak mümkün değil. Senin gözlerin var görmüyorsun, kulakların var duymuyorsun.

Bütün bunlarla ilgili bakıldığı zaman hep çözüme yaklaştık deniyor. Savunmaya bırakılmış proaktif olmayan bir terörle mücadele, şehitlerin ardından operasyon yapılıyor. Operasyonu ve müdahaleyi önleyici yapacaksınız beyefendiler! Benim askerime, polisime kurşun sıkmak isteyenlerle mücadeleyi önleyici yapacaksın. Bu müdahaleyi yapacaksınız. Bunu yapmıyorsanız terörle mücadele etmiyorsunuz demektir. Bu kadar kişi geldiği zaman gelmeden niye inlerinde vurmadınız.

Bu pasif bir mücadele şeklidir. Başbakan ise "Terör örgütü terör yapmaz ise operasyonlar durur" demek suretiyle, Terör örgütü terör yaptıktan sonra operasyon yapılacağı gibi pasif bir terörle mücadele konsepti ile mücadele edilmesi mümkün değildir. PKK silahla askerimize saldırıyor. 'Biz milleti ve devleti çözdürmeyiz böyle bir çözümün parçası olmayız' diyen MHP'ye de AKP ve CHP saldırıyor. Bugün geldiğimiz noktada 'teröristlerle masaya oturmayız' diyorlar. Oslo'da masaya oturuyorlar.

Güvenlik güçlerimizi savaş suçlusu sayan mutabakatlara imza atıyorlar. Utanmadan sıkılmadan 'şehitlerimizin kanı yerde kalmayacak' diye söylüyorlar. KCK'nın önünü açıyorlar, 'özerklik yetmez bağımsızlık isteriz' diyenlerle karşılıklı serenat yapıyorlar. Başbakan diyor ki, 'hiç kimse bizimle terörü pazarlık konusu yapmasın...' Türkiye işte böyle yönetiliyor maalesef. Her saldırı sonrası bir operasyon başlıyor. Benim askerlerim kınalı kuzu dedik de kurbanlık koyun mu!

Beyefendiler sırça köşklerde benim kanım üzerinden açılım pazarlıyorlar, tezgâh kurmuşlar. Besliyorsunuz dağdakini, ovaya getiriyorsunuz, Oslo'da görüşüyorsunuz, kalleşlik yapanlarla oturuyor müzakere ediyorsunuz, sonra o ölen Mehmetçiklerin analarının gözyaşı üzerinden açılım ve çözüm pazarlıyorsunuz. Politik açılımlarla cesaretlendiren siz değil misiniz? Şimdi dağdaki, 'AKP ve CHP bir araya geldi, görüşlerimi kabul ediyor." diyor

MHP'li Vural, gelinen noktada yapılanların Türkiye'yi teröre teslim etmek, terör örgütünün isteklerini yerine getirmek, düşmanı güldürmek dostu ağlatmak, sıfır terörle aldığınız ülkeyi terör girdabına sokmak, 'açılım' adı altında terörü meşrulaştırmak, PKK'yı muhatap almak, KCK'ya mihmandarlık, İmralı Kandil arası postacılık, Obama'ya taşeronluk yapmak olduğunu iddia etti. (16:21)