2010-04-28 - 20:43
TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği teklifinin 26. maddesine bağlı geçici 20. maddesine 337 kabul, 70 ret oyu verildi.
TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği teklifinin 26. maddesine bağlı
geçici 20. maddesine 337 kabul, 70 ret oyu verildi.
Genel Kurulda gizli oylamaya 408 milletvekili katıldı. Oylamada 337
kabul, 70 ret oy kullanıldı, 1 üye de çekimser kaldı.
Teklifin 26. maddesine bağlı geçici 20. madde, Hakimler ve Savcılar
Yüksek Kurulunun (HSYK) 7'den 22'ye çıkarılan asıl üye ve 5'den 12'ye çıkarılan
yedek üye yapısına ilişkin hükümler içeriyor. Geçici maddeye göre, değişikliğin
yürürlüğe girdiği tarihte HSYK'nın Yargıtay ve Danıştaydan gelen asıl ve yedek
üyelerinin görevleri seçildikleri sürenin sonuna kadar devam edecek. Geçici
madde, HSYK'nın yeni yapılanması kapsamında 30 gün içinde üye seçimi yapılmasını
ve buna ilişkin esasları da düzenliyor.
TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği teklifinin 26. maddesine
bağlı geçici 20. maddesi üzerindeki görüşmelere başlandı.
Teklifin 26. maddesine bağlı geçici 20. madde, Hakimler ve Savcılar
Yüksek Kurulunun (HSYK) 7'den 22'ye çıkarılan asıl üye ve 5'den 12'ye çıkarılan
yedek üye yapısına ilişkin hükümler içeriyor. Geçici maddeye göre, değişikliğin
yürürlüğe girdiği tarihte HSYK'nın Yargıtay ve Danıştay'dan gelen asıl ve yedek
üyelerinin görevleri seçildikleri sürenin sonuna kadar devam edecek. Geçici
madde, HSYK'nın yeni yapılanması kapsamında 30 gün içinde üye seçimi yapılmasını
ve buna ilişkin esasları da düzenliyor.
TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği teklifinin 26. maddesine bağlı
geçici 20. maddesi üzerinde gruplar adına konuşmalar tamamlandı.
CHP Grubunun görüşlerini dile getiren Manisa Milletvekili Şahin Mengü,
anayasa değişikliği teklifinde siyasi partilerin kapatılması, Anayasa Mahkemesi
ve HSYK'nın yapısına ilişkin düzenlemeler dışındaki maddelerin herkesin ''evet''
diyeceği maddeler olduğunu söyledi. Mengü, bunların, AK Parti'nin ''kendini
koruma saikiyle yapılan düzenlemeler olduğunu, kimsenin iyiniyetten bahsetmemesi
gerektiğini'' iddia etti.
Düzenlemeye göre, HSYK içinde iktisat profesörü, siyaset bilimcinin de
yer aldığına işaret eden Mengü, ''Bu kişiler neyi anlatacak? İşi sulandırmaya
yönelik olduğu anlaşılıyor'' dedi. Mengü, ''Yargıyla oynayan hiçbir iktidar
bundan kazanç sağlamadı, bu mutluluk getirmedi'' diye konuştu.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın, HSYK'nın yapısını
geliştirmenin yargı sistemine, yargı mensuplarına, HSYK'ya daha etkin bir işlev
kazandıracağını anlattı. Aydın, düzenlemeyle HSYK'nın demokratik meşruiyetinin
artırıldığını, yargı aktörlerinin tümünün temsilinin sağlandığını, kucaklayıcı,
bütünleştirici bir kurul haline getirildiğini kaydetti.
Aydın, yargının hiçbir etki altında kalmaması, daha şeffaf olması ve
objektif karar almasını istediklerini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Yargının, yürütmenin etkisi altında kaldığını iddia eden
arkadaşlarımız, HSYK'nın Ferhat Sarıkaya, Erzincan olayında sesi çıkmamıştır. 28
Şubat süreci, böylesi durumlara eleştiri getirmemiştir. 367 ile ilgili karar
verildiğinde, yasamanın yargı tarafından çembere alındığı dönemde hiç sesi
çıkmamıştır. Adalet terazini yapan, milli iradenin tecelli ettiği yasama organı,
dolayısıyla parlamentodur. Yargı bağımsızlığını savunmaya devam edelim ama
milletin iradesinin tecelli ettiği bu parlamentonun, yasamanın dokunulmazlığını
aynı şekilde savunmak gerekir.''
MHP Konya Milletvekili Faruk Bal da madde üzerinde partisinin görüşlerini
açıklarken, ABD anayasasının 3 bin 200 kelimeden oluştuğunu; HSYK'ya ilişkin
maddede ay, gün tarif edilerek ''masalımsı şekilde'' uzun uzun anlatıldığını
belirtti.
Adalet Bakanı'nın, Müsteşar Yardımcısı'nı Adana'ya gönderdiğini savunan
Bal, ''Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminden önce Mersin'deki Adliye
Sarayının yapımıyla ilgili bir iş çıkıyor. O müsteşar yardımcısı saat 16.00'da
Adana'ya iniyor, sonra Mersin'e varıyor. Orada fotoğraf çekiliyor. Bu fotoğrafın
içinde Adana Büyükşehir Belediye Başkanı hakkında karar verecek olan hakimler
var'' diye konuştu.
Görevden alınan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak'ın, açtığı
Türkiye Belediyeciler Birliği davasını kazandığını anlatan Bal, kazandıktan iki
gün sonra bu koltuğa oturacağı için görevden alındığını öne sürdü. ''Sizin
yargının tarafsızlığından beklediğiniz bu mu?'' diye soran Bal, ''İşte İstanbul,
Ankara, Çankırı, Çorum belediye başkanı var, hepsinin arkasında yargı kararı
var'' dedi.
Bal, şunları kaydetti:
''Sayın Bakan, kanı kanla yıkıyorsunuz. Siz Sayın Bakan, AK Parti olarak,
diktaya gidiyorsunuz. Diktaya giderken, önünüzdeki tek güç olan yargıyı yandaş
yargı kurumu haline getiriyorsunuz. Yandaş yargıç aşamasını aşmışsınız, yargıyı
korkutmuşsunuz. Siz yargının özel hayatına girmişsiniz, kurumsal ve bireysel
olarak dinlemişsiniz. Yargı, kendini savunamaz hale gelmiştir. İstediğiniz,
korkutulmuş ve ürkütülmüş bir yargıdan dikta yaratmak istiyorsunuz. Bunu ben
söylemiyorum, anayasa hukuku rehberiniz o Ergün Özbudun, şimdi milletvekiliniz
olan Zafer Üskül söylüyor. Sayın Bakan, yolunuz yanlış.''
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Anayasa değişikliği teklifinin, uluslararası uygulamalar
ve belgeler ile çağdaş demokrasinin yerleştiği ülkelerdeki uygulamalarla paralel bir
düzenleme olduğunu söyledi.
Anayasa değişiklik teklifinin Anayasaya geçici 20. madde eklenmesini
öngören hükmüyle ilgili görüşmeler sırasında kürsüye gelen Ergin, MHP Konya
Milletvekili Faruk Bal'ın söylediklerine cevap verme ihtiyacı nedeniyle söz
aldığını söyledi.
Bal'ın HSYK üyeliği için her hakimin ya da savcının bir tek aday adayı
için kullanmasını ''açık oy, gizli tasnif'' yöntemine benzettiğini anlatan Ergin,
''Boşa koysanız dolmuyor, doluya koysanız almıyor'' dedi.
Çoğulcu bir sistemin getirilmek istendiğini ifade eden Ergin, 1946
seçimlerinde bir oy fazla alan partinin bütün milletvekilliklerini
kazanabildiğini söyledi. Ergin, ''Oysa burada çoğunlukçu değil çoğulcu bir bakış
açısı var. Yani verdiği örneğe tam ters bir uygulama getirmişiz. Daha çağdaş bir
düzeleme getirmişiz'' diye konuştu.
Ergin, aday olacak hakim ve savcıların broşür bastırıp, gezerek
kendilerini tanıtmalarının konumlarına uygun olmadığı düşüncesiyle internet
üzerinden kendilerini tanıtmaları için platform oluşturulacağını kaydetti.
Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa Kökçam'ın, Büyükşehir
Belediye Başkanı Aytaç Durak'ın görevden alınması sürecinde Adana'ya gittiği
yolundaki iddialara değinen Ergin, bunlara daha önce cevap verdiğini, konuya
ilişkin bir basın açıklaması da yapıldığını söyledi. Ergin, ''Buna rağmen bu
konuyu tekrar tekrar buraya getirmesini Sayın Bal'ın hukukçu kimliğiyle
bağdaştıramıyorum'' dedi.
MHP Ankara milletvekili Deniz Bölükbaşı'nın ''resimler var, resimler''
diye bağırması üzerine, Ergin, Kökçam'ın adalet sarayları ve cezaevleri
yapılmasını yürüten teknik işler daire başkanlığından sorumlu müsteşar yardımcısı
olduğunu söyledi. ''İşi gücü arazidedir. Nerede inşaatlarda problem varsa oraya
gider'' diyen Ergin, Mersin Adliye Sarayının inşaatında sorun çıkması üzerine,
problem tespiti ve çözüm için Mersin'e giden Kökçam'ın 19 Nisan'da Adana
havaalanını kullandığını, şehir merkezine girmeksizin Mersin'e geçtiğini ifade
etti.
''Kökçam'ın Adana İdare Mahkemesi üyeleriyle toplantı yaptığı ve Adana'da
bir otelde kayıt yaptırmadan konakladığının'' iddia edildiğini belirten Ergin,
gösterilen fotoğraflarda Mersin Başsavcısı, Kökçam, Mersin'deki yargı mensupları
ile Adana Bölge İdare Mahkemesi Başkanının olduğunu ifade etti.
MHP sıralarından ''Ne işi var'' diye bağırılması üzerine, Ergin, ''Adana
Belediye Başkanının davasına bakan mahkemeden bir tek hakim ve savcı yoktur.
Adana 2. İdare Mahkemesinde görülen bir davadır o. Doğrudan Mersin'e gidilmiştir,
orada görevlendirme gereği faaliyetler yapılmıştır. Akşam, Mersin Valisinin
verdiği yemeğe katılmıştır. Mersin Öğretmenevinde konaklayıp sabah 7 uçağıyla da
Ankara'ya geri dönmüştür'' diye konuştu.
Ergin, iddiası olanın ispatla yükümlü olduğunu kaydederek, ''İddia edip,
itham edip bırakamazsınız'' dedi.
Bal'ın Prof. Dr. Ergun Özbudun'un başkanlık sistemine ilişkin
eleştirilerinden alıntılar yaptığını belirten Ergin, şöyle konuştu:
''Sayın Özbudun, başkanlık sistemine ilişkin eleştirilerini ortaya
koymuştur... Ama Sayın Bal, Ergun Özbudun'un parti kapatmalarına ilişkin, Anayasa
mahkemesinin yeniden dizaynına ilişkin, HSYK'ya ilişkin görüşlerini de bu
kürsüden dile getirseydiniz, size teşekkür edip saygı duyacaktım. Ama sadece bir
konuya ilişkin görüşünü dile getiriyorsunuz. Sayın Özbudun getirilen
düzenlemelerin yargı bağımsızlığını güçlendireceğini, AB değerlerine
yaklaştıracağını ifade etmiştir.
Bu paket gündeme getirildikten sonra çok sayıda AB yetkilisinden,
paketin, ilerleme raporları ile uyumlu olduğu, beklentileri karşıladığı, yargı
bağımsızlığı ve tarafsızlığına hizmet edeceği yönünde açıklamalar yapılmıştır.
Teklif, uluslararası uygulamalarla, uluslararası belgelerle ve çağdaş
demokrasinin yerleştiği ülkelerdeki uygulamalarla paralel bir düzenlemedir.
Türkiye'deki mevcut yapıyı daha da ileriye götürecek bir düzenlemedir.''
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Habur'da yargılama yapılan salonda Atatürk
resmi ve Türk bayrağının indirildiğine dair kendilerine şimdiye kadar gelen
bir bilgi olmadığını belirterek, ''Ancak, konu incelenmektedir. Böyle bir şey
tespit edilirse sorumlular hakkında gereği yapılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi
olmasın'' dedi.
Anayasa değişiklik teklifinin Anayasaya geçici 20. madde eklenmesini
öngören düzenlemesi üzerinde söz alan AK Parti Bursa Milletvekili Mehmet Tunçak,
Anayasa görüşmeleri sırasında ''küçük ifadelerle büyük iftiraların atıldığını''
söyledi.
Görüşmeler sırasında ''her şeyin ayan beyan ortaya çıktığını'' anlatan
Tunçak, ''CHP'nin demokrasi anlayışı açık oy gizli tasnif yapılmasıdır.
Ergenekon'a avukatlık yapılmasıdır'' görüşünü savundu. CHP'li milletvekillerinin
''oy kullanma kabinlerine bile yaklaştırılmadığını'' dile getiren Tunçak, ''Biz,
vesayet anlayışını reddediyoruz'' diye konuştu.
Tunçak'ın konuşması üzerine söz alan, CHP Grup Başkanvekili Hakkı Süha
Okay, ''AKP kendi mutfağında hazırladığı tasarıyla Parlamentoyu meşgul ediyor''
iddiasında bulundu. ''AKP yargıyı ele geçirmek için getirdiği teklife hiçbir
CHP'li meşruiyet kazandırmamak için oy kullanmıyor'' diyen Okay, ''Ama sizin de
nasıl oy kullandığınızı görüyoruz'' dedi. Okay, ''Sivil dikta özleminize, rejimi
değiştirme özleminize destek vermeyeceğiz'' ifadesini kullandı.
Daha sonra soruları yanıtlayan Adalet Bakanı Ergin, paketin, hukuk
fakültelerindeki eğitimden başlayarak alternatif uyuşmazlık yolları, alternatif
ceza infaz yöntemleri de dahil yargıdaki birçok sorunun çözümü için bütüncül bir
yaklaşım getirdiğini belirtti.
Paketle, vatandaşlara, kamu denetçiliği ile Anayasa Mahkemesine bireysel
başvuru gibi iki önemli hak getirildiğini ifade eden Ergin, ''Yargıyı ele geçirme
kastı gibi bir şey olamaz. Bu, Türkiye'de yargının daha bağımsız ve tarafsız
olması temel hedefine, güven veren bir adalet sistemini kendine vizyon olarak
alan Yargı Reformu Stratejisine uygun düşmez'' dedi.
Bakan Ergin, şunları kaydetti:
''Burada grup adına görüşünü açıklayan bir milletvekilimiz, 1950 ile 1960
arasında yargıyla uğraşanların sonunun hayırlı olmadığına dair bir takım ifadeler
kullandı. Yargıda kuşatma, bu şekilde üç beş hakim ve savcıyla uğraşmakla olmaz.
1960 yılında askeri müdahale sonrasında sadece 7 ay içerisinde Yargıtay'ın 241
üyesinden 66 üyesi resen emekli edilmiş. Danıştay'ın 54 üyesinden 28 tanesi
emekli edilmiş. Kürsüde toplam 3123 hakim ve savcı varken, bunların 520 tanesi
rızası dışında emekliye sevk edilmiş. Daha sonra baktığınızda, o dönemin
sonrasında, Yassıada mahkemesinde kovuşturma ve soruşturmada görev alan hakim ve
savcıların, Anayasa Mahkemesi üyeliğine, Yargıtay ve Danıştay Başkanlığına,
Yüksek Seçim Kurulu başkanlığına bol miktarda geldiklerini görüyoruz. Yargıyı
etkileme, yargıyı kontrol altına alma gibi bir eylemden bahsedilecekse bu somut
örnekler, tarihten çok net örnekler olarak gözümüzün önünde canlı bir şekilde
durmaktadır.''
Ergin, Habur'dan girişlerle ilgili olarak bir soru üzerine de ''Habur'da
yargılama yapılan salonda Atatürk resmi ve Türk bayrağının indirildiğine dair
bize şimdiye kadar gelen bir bilgi yok. Ancak bu haber üzerine muhakkik
görevlendirilmiştir, konu incelenmektedir. Böyle bir şey tespit edilirse
sorumlular hakkında gereği yapılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın''
dedi. (23.53)
