2013-03-07 - 12:10
Emin Haluk Ayhan: "1 Mart tezkeresine ilişkin görüşmelerle ilgili olarak AKP'nin tutanakların açıklanmasından korkması artık ipin kendi ayaklarına dolanmaya başladığını göstermektedir" ... " "Anayasadan Türk kelimesini kaldırmak varlık sebebimizi ortadan kaldırmak, bin yılda inşa edilen bir İslam medeniyetini hiçe sayarak yok etmek demektir"
MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İmralı'da BDP'lilerle Öcalan arasında geçtiği söylenen konuşmalar hakkında Hükümet'ten bir ses gelmediğini, orada kullanılan ifadelerin doğru olup olmadığını ifade eden net bir söylemin olmadığını hatırlatan Emin Haluk Ayhan hükümetin sadece "böyle belgelerin yapılmaması gerektiği, çözüm sürecine zarar vereceğini kamuoyuna açıkladığına" dikkat çekti.
"Hükümet, basında yer alan, Başbakan'ı, devleti, MİT yetkililerini, AKP'li milletvekillerini, hatta müttefik ülkeleri, cemaatleri aşağılayıcı bu ifadelerin doğru olup olmadığını açıklamalıdır" görüşünü savunan Ayhan, "hükümet ve Başbakan bahse konu ifadeleri ilk günden yalanlasaydı, doğru olmadığını ifade etseydi en azından kimse hükumete bu konuda fazla bir şey söylemezdi" şeklinde konuştu.
İmralı tutanaklarından bazı alıntılara yer veren Emin Haluk Ayhan, "işin savcıları ilgilendiren bir kısmının olup olmadığını bir tarafa bırakırsak hakarete uğrayanın bu işe karşı dava açması gerekmez mi" diye sordu. "Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının on binlerce kişinin katili tarafından himaye görüyormuş görüntüsünün kabullenilmesi hükümetin ve Başbakan'ın Türkiye'de ve uluslararası platformlarda hiç bir ağırlığının kalmadığını gösterir" ifadelerine yer veren Ayhan, bunu kabullenmenin mümkün olmadığını dile getirdi.
Başbakan'ın ifadelerine benzer ifadelerin Kültür ve Turizm Bakanı ile Adalet Bakanı'ndan geldiğini ancak İçişleri Bakanı ile Savunma Bakanı'ndan konuyla ilgili tepki gelmediğini söyleyen MHP'li Ayhan, "Başbakan'a yapılan hakaret ve aşağılayıcı ifadeler, bırakın bir muhalefet partisi milletvekili ve yöneticisi olmayı bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, sıradan bir din kardeşi olarak beni rahatsız ediyor. Aynı hususların onları da rahatsız etmesi lazım diye düşünüyorum. Ama kendi adıma. Takdir onların" şeklinde konuştu.
"Türkiye Cumhuriyeti'nin bir parçasını Türkiye Cumhuriyeti'nden koparmak isteyenleri bağrına basıp bu kadar hakaretin kabullenilmesi haysiyet ve onur kırıcı bir olaydır" görüşünü savunan Emin Haluk Ayhan, Beşir Atalay'ın "çözüm süreci samimiyet testidir" sözlerine yer vererek Burhan Kuzu'nun basında yer alan ifadelerinin de "kendisinin Öcalan ile aynı fikirde olduğunu" gösterdiğini söyledi.
"1 Mart tezkeresine ilişkin görüşmelerle ilgili olarak AKP'nin tutanakların açıklanmasından korkması artık ipin kendi ayaklarına dolanmaya başladığını göstermektedir" diye konuşan Ayhan, "MHP'nin tavrının milli olmadığını söyleyen Başbakan, bebek katili ile ülkenin geleceğini, anaysa üzerinde pazarlığı, onun himayesine girmek olarak anladığı kanaatindeyim" ifadelerine yer verdi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan şunları kaydetti:
"Ortaya saçılan ifadeleri sızdıranları açıklayacaklarını ifade eden Başbakan ortaya çıkan rezaleti ne yapacak? Diğer taraftan ortaya çıkan rezaletin 12 yıl içeride kalan katilin ruh haliyle değerlendirilmesi gerektiğini söyleyenler Türk milletinin geleceğini nasıl böyle birine bağlayıp müzakere edebilirler? Böyle bir düşüncenin mantıklı olduğunu söylemek için akli melekelerde arıza olması lazım."
Anayasa metninden Türk ifadesi çıkarılırsa "bir şey olmaz" demenin ciddi bir gaflet ve cahillik olduğunu kaydeden Ayhan, "Anayasadan Türk kelimesini kaldırmak varlık sebebimizi ortadan kaldırmak, bin yılda inşa edilen bir İslam medeniyetini hiçe sayarak yok etmek demektir" şeklinde konuştu.
F.Banu Doğan
İmralı'da BDP'lilerle Öcalan arasında geçtiği söylenen konuşmalar hakkında Hükümet'ten bir ses gelmediğini, orada kullanılan ifadelerin doğru olup olmadığını ifade eden net bir söylemin olmadığını hatırlatan Emin Haluk Ayhan hükümetin sadece "böyle belgelerin yapılmaması gerektiği, çözüm sürecine zarar vereceğini kamuoyuna açıkladığına" dikkat çekti.
"Hükümet, basında yer alan, Başbakan'ı, devleti, MİT yetkililerini, AKP'li milletvekillerini, hatta müttefik ülkeleri, cemaatleri aşağılayıcı bu ifadelerin doğru olup olmadığını açıklamalıdır" görüşünü savunan Ayhan, "hükümet ve Başbakan bahse konu ifadeleri ilk günden yalanlasaydı, doğru olmadığını ifade etseydi en azından kimse hükumete bu konuda fazla bir şey söylemezdi" şeklinde konuştu.
İmralı tutanaklarından bazı alıntılara yer veren Emin Haluk Ayhan, "işin savcıları ilgilendiren bir kısmının olup olmadığını bir tarafa bırakırsak hakarete uğrayanın bu işe karşı dava açması gerekmez mi" diye sordu. "Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının on binlerce kişinin katili tarafından himaye görüyormuş görüntüsünün kabullenilmesi hükümetin ve Başbakan'ın Türkiye'de ve uluslararası platformlarda hiç bir ağırlığının kalmadığını gösterir" ifadelerine yer veren Ayhan, bunu kabullenmenin mümkün olmadığını dile getirdi.
Başbakan'ın ifadelerine benzer ifadelerin Kültür ve Turizm Bakanı ile Adalet Bakanı'ndan geldiğini ancak İçişleri Bakanı ile Savunma Bakanı'ndan konuyla ilgili tepki gelmediğini söyleyen MHP'li Ayhan, "Başbakan'a yapılan hakaret ve aşağılayıcı ifadeler, bırakın bir muhalefet partisi milletvekili ve yöneticisi olmayı bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, sıradan bir din kardeşi olarak beni rahatsız ediyor. Aynı hususların onları da rahatsız etmesi lazım diye düşünüyorum. Ama kendi adıma. Takdir onların" şeklinde konuştu.
"Türkiye Cumhuriyeti'nin bir parçasını Türkiye Cumhuriyeti'nden koparmak isteyenleri bağrına basıp bu kadar hakaretin kabullenilmesi haysiyet ve onur kırıcı bir olaydır" görüşünü savunan Emin Haluk Ayhan, Beşir Atalay'ın "çözüm süreci samimiyet testidir" sözlerine yer vererek Burhan Kuzu'nun basında yer alan ifadelerinin de "kendisinin Öcalan ile aynı fikirde olduğunu" gösterdiğini söyledi.
"1 Mart tezkeresine ilişkin görüşmelerle ilgili olarak AKP'nin tutanakların açıklanmasından korkması artık ipin kendi ayaklarına dolanmaya başladığını göstermektedir" diye konuşan Ayhan, "MHP'nin tavrının milli olmadığını söyleyen Başbakan, bebek katili ile ülkenin geleceğini, anaysa üzerinde pazarlığı, onun himayesine girmek olarak anladığı kanaatindeyim" ifadelerine yer verdi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan şunları kaydetti:
"Ortaya saçılan ifadeleri sızdıranları açıklayacaklarını ifade eden Başbakan ortaya çıkan rezaleti ne yapacak? Diğer taraftan ortaya çıkan rezaletin 12 yıl içeride kalan katilin ruh haliyle değerlendirilmesi gerektiğini söyleyenler Türk milletinin geleceğini nasıl böyle birine bağlayıp müzakere edebilirler? Böyle bir düşüncenin mantıklı olduğunu söylemek için akli melekelerde arıza olması lazım."
Anayasa metninden Türk ifadesi çıkarılırsa "bir şey olmaz" demenin ciddi bir gaflet ve cahillik olduğunu kaydeden Ayhan, "Anayasadan Türk kelimesini kaldırmak varlık sebebimizi ortadan kaldırmak, bin yılda inşa edilen bir İslam medeniyetini hiçe sayarak yok etmek demektir" şeklinde konuştu.
F.Banu Doğan
