2016-06-03 - 15:22
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı. Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulunda, Almanya Federal Meclisinin dün aldığı Ermeni iddialarıyla ilgili karara tepkiler devam etti.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Almanya'da alınan karar sonrasında üç partinin ortak açıklama yaptığını anımsatarak, bunun milli duruş olduğunu ifade etti. Bostancı, bunun, siyasi partilerin gündelik rekabetin ötesinde ele alması gereken bir konu olduğunu belirtti.
Bostancı, iktidara yükümlülük çıkarma tarzındaki yaklaşımı bir yere kadar anlayışla karşılayabileceğini ancak tarihi hakikatleri ıskalayarak konunun nasıl geliştiğini anlamadan AK PARTİ'ye yönelik bir şey çıkarılmasını reddettiğini söyledi. Bostancı, Ermeni soykırımına ilişkin iddiaların 1920'lere kadar dayandığına işaret etti.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın, Almanya hükümeti ile doğru düzgün istişare yapmadıklarının, bu karar önceden görüldüğü halde önleyemediklerinin ortaya çıktığını savundu.
Gök, bu tablonun, Türkiye'nin dış politikasının iflası, utanç vesilesi olduğunu öne sürerek, "Bunda Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Türk dış politikasını yönlendirenlerin ağır sorumluluğu var." dedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, ibretlik mesaj verme vaktinin geldiğini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne hasmane tutum besleyen mihrakların hak ettiği cevabı alması gerektiğini ifade etti.
Çok net tepki koymaları gerektiğini vurgulayan Vural, gerekirse Geri Kabul Anlaşması ve İncirlik ile ilgili adım atılmasını istedi. Vural, hükümetin kararlı eylem ve yaptırımlar ortaya koyması gerektiğini belirterek, "Bu nasıl müttefiklik? Artık bardağı taşırmıştır. Bu konunun maliyetini Almanya görmelidir. Bu maliyeti Türk milleti adına kendilerine verdirmek hepimizin namus ve şeref borcu olmalıdır." diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda yerinden söz alan AK PARTİ'li milletvekilleri de Almanya'nın kararını kınadı.
TBMM Genel Kurulunda, HDP'nin, siyasetçilerin içinde yer aldığı yolsuzluklarla ilgili Meclis Araştırması açılmasını içeren grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda, daha sonra Elektrik Piyasası Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapan yasa teklifinin görüşmelerine geçildi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Mersin veya Sinop özelinde nükleer santrallerle ilgili süreci, insan sağlığı ve bölge güvenliği başta olmak üzere tüm dünyada uygulanan güvenlik prosedürlerinin hepsinden daha fazla güvenlik tedbirleriyle yürüttüklerini belirterek, "Vatandaşlarımız müsterih olsun" dedi.
Albayrak, TBMM Genel Kurulu'nda, Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin 1 ile 14. maddelerini kapsayan 1. bölümü üzerinde soruları yanıtladı.
Berat Albayrak, yeni dönemde TTK madenleri ve kurumlarının, devlete yük olmayacak şekilde makul faaliyet giderlerinin karşılanması için bir yapılanma çalışması içinde olduklarını bildirdi. Berat Albayrak, hem kurumların zarar etmemesi hem de istihdamın artması yönünde bir süreç olacağını, bu yıl içinde yeni sürece gideceklerini ifade etti.
Zonguldak'taki maden işçilerinin eylemine ilişkin bir soru üzerine Albayrak, personelin, özel sektör firması üzerindeki haklarını alması için gerekli çalışmaları yaptıklarını, personelin maaşlarını aldıklarını ifade etti. Albayrak, "Bu arkadaşların madencilik sektöründe -kamu veya özel- mağdur olmaması için önümüzdeki dönemde inşallah yeni bir iş ve istihdam oluşturma noktasında çalışmalarımızı yürütüyoruz." dedi.
Albayrak, kendilerinden önceki iktidarlar döneminde de kayıp-kaçak bedellerinin tüm hesaplanan bedeller içinde yer almasının, kamu evraklarında bulunduğunu bildirdi. Berat Albayrak, kayıp-kaçak bedelinin hep olduğunu, toptan tüketiciden de alındığını vurgulayarak, "Bugüne kadarki performansımızla kayıp ve kaçak, teknik olmayan kayıpla birlikte bölgesel olarak, sayacı bağlanmamış olan, yetersizliği olan, gelir düzeyi noktasında yeterli olmayan, çalıntı veya kaçak çerçevesi içinde sistemde görünmeyen bu bedelleri yüzde 20'lerden yüzde 14'lere indirdik." diye konuştu.
Bakan Albayrak, 21 bölgedeki kaçak oranının düşürülmesiyle ilgili çalışmalara, Bakanlığına bağlı denetim ekibiyle devam edeceklerini bildirdi.
Albayrak, ABD'de kaçak elektrik kullanımının 6 milyar dolar olduğunu, İngiltere'de de milyar paundlardan bahsedildiğini söyledi.
Enerjinin çeşitlendirilebildiği, gelişmiş ülkelerdeki kullanımıyla ilgili en son mevzuatları ve teknolojileri takip etmekle yükümlü olduklarını vurgulayan
Albayrak, şunları kaydetti:
"Akkuyu nükleer santraliyle ilgili bir soru geldi. 'Cengiz İnşaat'ın uçağı oraya inmiş...' Biz Cengiz İnşaat'ı takip etmiyoruz; ne zaman, nereye gitmiş, kiminle uçağa binmiş onunla ilgili bilgi veremeyeceğim.
Rusya ile yaşadığımız gerginlik noktasında, 24 Kasım'dan bu yana olan gelişmelerle ilgili medyada birçok şey yazılıyor. Devlet uslubu, ciddiyeti gereği her çıkana, her söylenene değil resmi makamlarla diyaloğumuzu, iletişimimizi resmi prosedür içinde yürütmeye devam ediyoruz. Mersin veya Sinop özelinde nükleer santrallerle ilgili süreci, insan sağlığı ve bölge güvenliği başta olmak üzere tüm dünyada uygulanan güvenlik prosedürlerinin hepsinden daha fazla güvenlik tedbirleriyle yürütüyoruz. Vatandaşlarımız müsterih olsun."
Albayrak, bu dönemde, Türkiye'nin birçok yerindeki kömür rezervini maksimum kullanma konusuna eğileceklerini sözlerine ekledi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, nükleer enerji konusunda Türkiye'nin, Ermenistan, Bulgaristan, İran ve dünyadaki diğer ülkelere kıyasla 70'lerin, 80'lerin teknolojisine göre en üst, en güvenli teknolojiyi kullandığını belirterek, "Tabi ki riskler vardır. Kömür santralinde de HES'lerde de risk vardır. Risk olmayan bir şey var mı? Arabaya binemiyorsunuz. Arabaya bindiğinizde güvenli kullanmazsanız, canınızdan oluyorsunuz." dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Elektrik Piyasası Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapan yasa teklifinin görüşmeleri sürüyor.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, önerge üzerinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin nükleer enerjiye ihtiyacı bulunmadığını belirterek, yenilenebilir ve yeni enerji kaynaklarıyla ihtiyacın karşılanabileceğini belirtti.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Albayrak'ın doktora tezine işaret eden Atıcı, "Sizin de yazdığınız tezde belirttiğiniz gibi, çok ağır zararları olabilir. O zamanlar siz bir doktora tezi yazdınız ve dediniz ki 'yenilenebilir enerjiler iyidir.' Nükleer atıkların ne kadar zararlı olduğuna yönelik tezinizde yorumlar yaptınız. Ama tarihin cilvesine bakınız ki bugün o koltukta oturuyorsunuz ve nükleer enerjiyi canı gönülden savunuyorsunuz. Tezinizde belirttiğiniz üzere, nükleer enerji temiz değildir. ABD, Japonya ve AB ülkeleri dahil olmak üzere, hiçbir ülke nükleer atığa çözüm bulamamıştır. Biz ise o güzelim Mersin'i nükleer atık çöplüğüne çevirmeye çalışıyoruz. Gelin bundan vazgeçin." diye konuştu.
Bakan Albayrak da söz alarak, doktora tezinde, "Nükleer enerjiyi kötülediğinin doğru olmadığını" belirterek, şunları söyledi:
"Tezim, yenilenebilir enerji üzerinedir. Yenilenebilir enerjideki alt kırılım ki hidroleektrik, güneş ve rüzgar enerjisini detaylı şekilde incelemiştir. O günün dünyasında üretim maliyetlerine göre, güneş ve rüzgarın çok fazla rekabetçi olmadığından dolayı maliyet noktasında, ona kıyasla HES'lerin daha fizibil olduğu işlenmiştir o tezde. Ama ileri dönemlerde maliyetler daha da düşerse güneş ve rüzgarın da fizibil olacağını anlatmıştır. Nükleer enerjiyle hiçbir alakası yoktur."
CHP'li Atıcı'nın tezin 19. sayfasından alıntı yaptığını ifade etmesi üzerine Bakan Albayrak, şöyle konuştu:
"Bundan, nükleere karşı çıktığımız, bunun 442 tane santraldeki yakıtların hali hazırda nasıl saklandığı ve bu enerjinin nasıl kullanıldığına karşı çıktığımız, cümlesi çıkmaz. Nükleer santralin atıkları bütün dünyada eski metotlarla saklanan ülkelere rağmen ki ben geçen toplantı ve Bütçe Komisyonu'nda da şunu söyledim bu kadar nükleer atıklara karşıysak eğer, buna tepki gösteren her bir bireyin sınırımıza 10 kilometre mesafede olan Metsamor santralindeki her an patlamaya hazır ve dünyadaki tüm enerji kongrelerinde ve en önemlisi Washington'daki Nükleer Zirve'de üst düzey dillendirerek, buranın kapatılması yönünde irade kanaatten bahsettim."
Albayrak, açıklamalarına şöyle devam etti:
"Bugün dünyadaki en son teknoloji saklama sistemlerini kullanacak ülke olarak Türkiye, Ermenistan, Bulgaristan, İran, bölgedeki ve dünyadaki diğer ülkelere kıyasla 70'lerin, 80'lerin teknolojisine göre en üst, en güvenli teknolojiyi kullanıyor. Dolayasıyla tabi ki riskler vardır. Her yerde bu risk vardır. Kömür santralinde de HES'lerde de risk vardır. Çevre, güvenlik riski vardır. Risk olmayan bir şey var mı? Arabaya binemiyorsunuz. Arabaya bindiğinizde güvenli kullanmazsanız canınızdan oluyorsunuz. Burada nükleer enerjiye karşı olduğumuz manası çıkmaz."
TBMM Genel Kurulu'nda, "Temel kanun" olarak ele alınan ve 6 maddesi kabul edilen teklifin görüşmeleri sürüyor.
Teklifle, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun üye sayısı, dokuzdan yediye indiriliyor.
AK PARTİ Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar tarafından verilen değişiklik önergesi kabul edildi.
Buna göre Kurul, ilgili piyasa kanunlarında tanımlanan önlisans, lisans ve sertifikaların verilmesi, tadili, geçici olarak durdurulması ve iptali ile ön araştırma ve soruşturma işlemlerinin yürütülmesi hususunda ilgili kanunlar tarafından kendisine verilen yetkilerin bir kısmını veya tamamını Başkanlığa veya ilgili hizmet birimine devredebilecek.
Ulupınar, önerge üzerinde yaptığı konuşmada, her konunun Kurul'a gelmesinin uzun zaman alabildiğine işaret ederek, "Olumsuzlukların kısa sürede giderilmesi ve sektörde denetimlerin, ön araştırma ve soruşturmaların uzamaması için hızlı bir yapı öngörülmektedir. Aynı şekilde Kurul, lisans ve sertifikaların verilmesi, tadili, geçici olarak durdurulması, iptali ve ön araştırma yapılması hususunda ilgili kanunlar tarafından kendisine verilen yetkilerin bir kısmını veya tamamını ilgili hizmet birimine devredebilecektir. Ayrıca, piyasada faaliyet gösterecek şirketlerin lisans işlemleri de bu düzenlemeyle daha hızlanarak pratik bir yöntem öngörülmektedir." diye konuştu.
Zonguldak'ın enerji üssü olduğunu belirten Ulupınar, şunları söyledi:
"5 bin işçi ve personel alınmıştır, yeterli değil, norm kadro 14 bin... Şu anda çalışan sayısı da 9 binlerdedir. Türkiye'nin bu kömüre ihtiyacı vardır. Her şeyden önce faaliyet gösteren ERDEMİR, KARDEMİR gibi fabrikaların ve termik santrallerin buna ihtiyacı vardır. Bunlar kömürün bir kısmını Zonguldak'tan karşılamaktadır, bir kısmı da yurt dışından getirmektedir. İnşallah yerli kömür teşvik edildiği takdirde bu tüketilecek kömür Zonguldak'tan karşılanabilir."
Genel Kurul'da, teklifin görüşmeleri sürüyor.
TBMM Genel Kurulu'nda, Elektrik Piyasası Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapan yasa teklifinin görüşmeleri sürüyor.
Teklifle, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun üye sayısı, dokuzdan yediye indiriliyor.
AK PARTİ Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar tarafından verilen değişiklik önergesi kabul edildi.
Buna göre Kurul, ilgili piyasa kanunlarında tanımlanan önlisans, lisans ve sertifikaların verilmesi, tadili, geçici olarak durdurulması ve iptali ile ön araştırma ve soruşturma işlemlerinin yürütülmesi hususunda ilgili kanunlar tarafından kendisine verilen yetkilerin bir kısmını veya tamamını Başkanlığa veya ilgili hizmet birimine devredebilecek.
Ulupınar, önerge üzerinde yaptığı konuşmada, her konunun Kurul'a gelmesinin uzun zaman alabildiğine işaret ederek, "Olumsuzlukların kısa sürede giderilmesi ve sektörde denetimlerin, ön araştırma ve soruşturmaların uzamaması için hızlı bir yapı öngörülmektedir. Aynı şekilde Kurul, lisans ve sertifikaların verilmesi, tadili, geçici olarak durdurulması, iptali ve ön araştırma yapılması hususunda ilgili kanunlar tarafından kendisine verilen yetkilerin bir kısmını veya tamamını ilgili hizmet birimine devredebilecektir. Ayrıca, piyasada faaliyet gösterecek şirketlerin lisans işlemleri de bu düzenlemeyle daha hızlanarak pratik bir yöntem öngörülmektedir." diye konuştu.
Zonguldak'ın enerji üssü olduğunu belirten Ulupınar, şunları söyledi:
"5 bin işçi ve personel alınmıştır, yeterli değil, norm kadro 14 bin... Şu anda çalışan sayısı da 9 binlerdedir. Türkiye'nin bu kömüre ihtiyacı vardır. Her şeyden önce faaliyet gösteren ERDEMİR, KARDEMİR gibi fabrikaların ve termik santrallerin buna ihtiyacı vardır. Bunlar kömürün bir kısmını Zonguldak'tan karşılamaktadır, bir kısmı da yurt dışından getirmektedir. İnşallah yerli kömür teşvik edildiği takdirde bu tüketilecek kömür Zonguldak'tan karşılanabilir."
Genel Kurul'da, teklifin görüşmeleri sürüyor.
Elektrik Piyasası Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören yasa teklifinin görüşmelerinde, CHP Ankara Şenal Sarıhan'ın sözleri, TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu.
Elektrik Piyasası Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören yasa teklifinin görüşmelerinde, önerge üzerinde söz alan CHP'li Sarıhan, AK PARTİ'li bazı milletvekillerinin ayakta, kendi aralarında konuşmasına tepi göstererek, "Lütfen susar mısınız?" diye uyarıda bulundu.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ve AK PARTİ milletvekillerinin Sarıhan'a tepki göstermesi üzerine, birleşimi yöneten Başkanvekili Akif Hamzaçebi, "Sayın milletvekilleri lütfen hatibi dinleyelim." dedi.
AK PARTİ'lilerin itirazlarını sürdürmesi üzerine Sarıhan, "Azarlamıyorum. Sayın Başkan'a iletmem gerekiyordu." karşılığını verdi.
Hamzaçebi, Sarıhan'ın kendisine yönelik bir uyarıda bulunduğunu belirterek, "Bana, Genel Kurul'u sükunete davet etmem konusunda bir uyarıda bulunmak istemiştir." diye konuştu.
Sarıhan'ın "Sayın Başkan özür dilerim" demesi üzerine Hamzaçebi, "Bir hatip kürsüde konuşurken, milletvekillerinin bir yerde toplanıp, sohbet etmesi de doğru bir şey değildir." ifadesini kullandı.
Konuşmasını sürdüren Şenal Sarıhan'ın "Biz burada yasalar üzerinde konuşurken, AKP'li üye arkadaşlarımız salon dışında kalarak buradaki tartışmaların, muhalefetin konuşmalarının değersizleştirilmesi konusunda bir çabaya girişiyorlar. Sadece oylamalara katılmak üzere karıncalar benzeri buraya gelmek, burada yasa yapmak anlamına gelmiyor." sözleri, tartışmaya neden oldu.
AK PARTİ'li milletvekillerinin tepkilerinin sürmesi üzerine Hamzaçebi, Şenal Sarıhan'ı, "İncitici sözlere yer vermeyelim." diyerek uyardı.
Konuşmasını sürdüren Sarıhan, kendisine laf atan milletvekillerine, "Bu sözlere karşı sadece susuyorum ama sustuğum kabul ettiğim anlamına gelmiyor." karşılığını verdi.
Ölümünün 53. yıl dönümünde şair Nazım Hikmet?in "Kapıları çalan benim/ kapıları birer birer/göze görünmez ölüler/ Hiroşima'da öleli oluyor bir on yıl kadar/7 yaşında bir kızım büyümez ölü çocuklar " dizesinin, görüşülen düzenlemeye çok uygun düştüğünü aktaran Sarıhan, "Çernobil'in yarattığı kanser, bugün hala bizim çocuklarımızda, annelerimizde, yakınlarımızda, her birimizin etrafında dolanmaktadır." diye konuştu.
Düzenlemenin yaşam hakkına yönelik olduğunu vurgulayan Sarıhan, "Bugün tartışmakta olduğumuz düzenleme 24. Dönem'de gündeme gelmiş fakat kadük kalmış. Kadük kalmakla kalmamış, tasarıdaki kimi düzenlemelerle ilgili Yargıtayın çok önemli kararları gündeme gelmiş. Anayasa Mahkemesi iptal kararı vermiş. Şimdi oturuyoruz açıkça yasaya, hukuka, mevzuata uymayan konularda yeniden ihlal yaratacak konuda tartışma yürütüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Şenal Sarıhan'ın, konuşmasında, "Değerli damadın, değerli kayınpederi tarafından..." ifadesi, Genel Kurul'da yeniden gerginliğe yol açtı.
AK PARTİ'li milletvekillerinin tepki göstermesi üzerine, Başkanvekili Hamzaçebi, tüm siyasetçilerin yaptıkları uygulamalar ve politikalar nedeniyle en sert şekilde eleştirilebileceğini ifade ederek, "Ama bu eleştirilerde aile, akrabalık ilişkileri konu edilirse, bunlar doğru değil. Bunlar siyasetin konusu değil." yanıtını verdi.
Hamzaçebi, daha sonra birleşime ara verdi.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
TBMM Genel Kurulunda, Almanya Federal Meclisinin dün aldığı Ermeni iddialarıyla ilgili karara tepkiler devam etti.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Almanya'da alınan karar sonrasında üç partinin ortak açıklama yaptığını anımsatarak, bunun milli duruş olduğunu ifade etti. Bostancı, bunun, siyasi partilerin gündelik rekabetin ötesinde ele alması gereken bir konu olduğunu belirtti.
Bostancı, iktidara yükümlülük çıkarma tarzındaki yaklaşımı bir yere kadar anlayışla karşılayabileceğini ancak tarihi hakikatleri ıskalayarak konunun nasıl geliştiğini anlamadan AK PARTİ'ye yönelik bir şey çıkarılmasını reddettiğini söyledi. Bostancı, Ermeni soykırımına ilişkin iddiaların 1920'lere kadar dayandığına işaret etti.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın, Almanya hükümeti ile doğru düzgün istişare yapmadıklarının, bu karar önceden görüldüğü halde önleyemediklerinin ortaya çıktığını savundu.
Gök, bu tablonun, Türkiye'nin dış politikasının iflası, utanç vesilesi olduğunu öne sürerek, "Bunda Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Türk dış politikasını yönlendirenlerin ağır sorumluluğu var." dedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, ibretlik mesaj verme vaktinin geldiğini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne hasmane tutum besleyen mihrakların hak ettiği cevabı alması gerektiğini ifade etti.
Çok net tepki koymaları gerektiğini vurgulayan Vural, gerekirse Geri Kabul Anlaşması ve İncirlik ile ilgili adım atılmasını istedi. Vural, hükümetin kararlı eylem ve yaptırımlar ortaya koyması gerektiğini belirterek, "Bu nasıl müttefiklik? Artık bardağı taşırmıştır. Bu konunun maliyetini Almanya görmelidir. Bu maliyeti Türk milleti adına kendilerine verdirmek hepimizin namus ve şeref borcu olmalıdır." diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda yerinden söz alan AK PARTİ'li milletvekilleri de Almanya'nın kararını kınadı.
TBMM Genel Kurulunda, HDP'nin, siyasetçilerin içinde yer aldığı yolsuzluklarla ilgili Meclis Araştırması açılmasını içeren grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda, daha sonra Elektrik Piyasası Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapan yasa teklifinin görüşmelerine geçildi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Mersin veya Sinop özelinde nükleer santrallerle ilgili süreci, insan sağlığı ve bölge güvenliği başta olmak üzere tüm dünyada uygulanan güvenlik prosedürlerinin hepsinden daha fazla güvenlik tedbirleriyle yürüttüklerini belirterek, "Vatandaşlarımız müsterih olsun" dedi.
Albayrak, TBMM Genel Kurulu'nda, Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin 1 ile 14. maddelerini kapsayan 1. bölümü üzerinde soruları yanıtladı.
Berat Albayrak, yeni dönemde TTK madenleri ve kurumlarının, devlete yük olmayacak şekilde makul faaliyet giderlerinin karşılanması için bir yapılanma çalışması içinde olduklarını bildirdi. Berat Albayrak, hem kurumların zarar etmemesi hem de istihdamın artması yönünde bir süreç olacağını, bu yıl içinde yeni sürece gideceklerini ifade etti.
Zonguldak'taki maden işçilerinin eylemine ilişkin bir soru üzerine Albayrak, personelin, özel sektör firması üzerindeki haklarını alması için gerekli çalışmaları yaptıklarını, personelin maaşlarını aldıklarını ifade etti. Albayrak, "Bu arkadaşların madencilik sektöründe -kamu veya özel- mağdur olmaması için önümüzdeki dönemde inşallah yeni bir iş ve istihdam oluşturma noktasında çalışmalarımızı yürütüyoruz." dedi.
Albayrak, kendilerinden önceki iktidarlar döneminde de kayıp-kaçak bedellerinin tüm hesaplanan bedeller içinde yer almasının, kamu evraklarında bulunduğunu bildirdi. Berat Albayrak, kayıp-kaçak bedelinin hep olduğunu, toptan tüketiciden de alındığını vurgulayarak, "Bugüne kadarki performansımızla kayıp ve kaçak, teknik olmayan kayıpla birlikte bölgesel olarak, sayacı bağlanmamış olan, yetersizliği olan, gelir düzeyi noktasında yeterli olmayan, çalıntı veya kaçak çerçevesi içinde sistemde görünmeyen bu bedelleri yüzde 20'lerden yüzde 14'lere indirdik." diye konuştu.
Bakan Albayrak, 21 bölgedeki kaçak oranının düşürülmesiyle ilgili çalışmalara, Bakanlığına bağlı denetim ekibiyle devam edeceklerini bildirdi.
Albayrak, ABD'de kaçak elektrik kullanımının 6 milyar dolar olduğunu, İngiltere'de de milyar paundlardan bahsedildiğini söyledi.
Enerjinin çeşitlendirilebildiği, gelişmiş ülkelerdeki kullanımıyla ilgili en son mevzuatları ve teknolojileri takip etmekle yükümlü olduklarını vurgulayan
Albayrak, şunları kaydetti:
"Akkuyu nükleer santraliyle ilgili bir soru geldi. 'Cengiz İnşaat'ın uçağı oraya inmiş...' Biz Cengiz İnşaat'ı takip etmiyoruz; ne zaman, nereye gitmiş, kiminle uçağa binmiş onunla ilgili bilgi veremeyeceğim.
Rusya ile yaşadığımız gerginlik noktasında, 24 Kasım'dan bu yana olan gelişmelerle ilgili medyada birçok şey yazılıyor. Devlet uslubu, ciddiyeti gereği her çıkana, her söylenene değil resmi makamlarla diyaloğumuzu, iletişimimizi resmi prosedür içinde yürütmeye devam ediyoruz. Mersin veya Sinop özelinde nükleer santrallerle ilgili süreci, insan sağlığı ve bölge güvenliği başta olmak üzere tüm dünyada uygulanan güvenlik prosedürlerinin hepsinden daha fazla güvenlik tedbirleriyle yürütüyoruz. Vatandaşlarımız müsterih olsun."
Albayrak, bu dönemde, Türkiye'nin birçok yerindeki kömür rezervini maksimum kullanma konusuna eğileceklerini sözlerine ekledi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, nükleer enerji konusunda Türkiye'nin, Ermenistan, Bulgaristan, İran ve dünyadaki diğer ülkelere kıyasla 70'lerin, 80'lerin teknolojisine göre en üst, en güvenli teknolojiyi kullandığını belirterek, "Tabi ki riskler vardır. Kömür santralinde de HES'lerde de risk vardır. Risk olmayan bir şey var mı? Arabaya binemiyorsunuz. Arabaya bindiğinizde güvenli kullanmazsanız, canınızdan oluyorsunuz." dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Elektrik Piyasası Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapan yasa teklifinin görüşmeleri sürüyor.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, önerge üzerinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin nükleer enerjiye ihtiyacı bulunmadığını belirterek, yenilenebilir ve yeni enerji kaynaklarıyla ihtiyacın karşılanabileceğini belirtti.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Albayrak'ın doktora tezine işaret eden Atıcı, "Sizin de yazdığınız tezde belirttiğiniz gibi, çok ağır zararları olabilir. O zamanlar siz bir doktora tezi yazdınız ve dediniz ki 'yenilenebilir enerjiler iyidir.' Nükleer atıkların ne kadar zararlı olduğuna yönelik tezinizde yorumlar yaptınız. Ama tarihin cilvesine bakınız ki bugün o koltukta oturuyorsunuz ve nükleer enerjiyi canı gönülden savunuyorsunuz. Tezinizde belirttiğiniz üzere, nükleer enerji temiz değildir. ABD, Japonya ve AB ülkeleri dahil olmak üzere, hiçbir ülke nükleer atığa çözüm bulamamıştır. Biz ise o güzelim Mersin'i nükleer atık çöplüğüne çevirmeye çalışıyoruz. Gelin bundan vazgeçin." diye konuştu.
Bakan Albayrak da söz alarak, doktora tezinde, "Nükleer enerjiyi kötülediğinin doğru olmadığını" belirterek, şunları söyledi:
"Tezim, yenilenebilir enerji üzerinedir. Yenilenebilir enerjideki alt kırılım ki hidroleektrik, güneş ve rüzgar enerjisini detaylı şekilde incelemiştir. O günün dünyasında üretim maliyetlerine göre, güneş ve rüzgarın çok fazla rekabetçi olmadığından dolayı maliyet noktasında, ona kıyasla HES'lerin daha fizibil olduğu işlenmiştir o tezde. Ama ileri dönemlerde maliyetler daha da düşerse güneş ve rüzgarın da fizibil olacağını anlatmıştır. Nükleer enerjiyle hiçbir alakası yoktur."
CHP'li Atıcı'nın tezin 19. sayfasından alıntı yaptığını ifade etmesi üzerine Bakan Albayrak, şöyle konuştu:
"Bundan, nükleere karşı çıktığımız, bunun 442 tane santraldeki yakıtların hali hazırda nasıl saklandığı ve bu enerjinin nasıl kullanıldığına karşı çıktığımız, cümlesi çıkmaz. Nükleer santralin atıkları bütün dünyada eski metotlarla saklanan ülkelere rağmen ki ben geçen toplantı ve Bütçe Komisyonu'nda da şunu söyledim bu kadar nükleer atıklara karşıysak eğer, buna tepki gösteren her bir bireyin sınırımıza 10 kilometre mesafede olan Metsamor santralindeki her an patlamaya hazır ve dünyadaki tüm enerji kongrelerinde ve en önemlisi Washington'daki Nükleer Zirve'de üst düzey dillendirerek, buranın kapatılması yönünde irade kanaatten bahsettim."
Albayrak, açıklamalarına şöyle devam etti:
"Bugün dünyadaki en son teknoloji saklama sistemlerini kullanacak ülke olarak Türkiye, Ermenistan, Bulgaristan, İran, bölgedeki ve dünyadaki diğer ülkelere kıyasla 70'lerin, 80'lerin teknolojisine göre en üst, en güvenli teknolojiyi kullanıyor. Dolayasıyla tabi ki riskler vardır. Her yerde bu risk vardır. Kömür santralinde de HES'lerde de risk vardır. Çevre, güvenlik riski vardır. Risk olmayan bir şey var mı? Arabaya binemiyorsunuz. Arabaya bindiğinizde güvenli kullanmazsanız canınızdan oluyorsunuz. Burada nükleer enerjiye karşı olduğumuz manası çıkmaz."
TBMM Genel Kurulu'nda, "Temel kanun" olarak ele alınan ve 6 maddesi kabul edilen teklifin görüşmeleri sürüyor.
Teklifle, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun üye sayısı, dokuzdan yediye indiriliyor.
AK PARTİ Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar tarafından verilen değişiklik önergesi kabul edildi.
Buna göre Kurul, ilgili piyasa kanunlarında tanımlanan önlisans, lisans ve sertifikaların verilmesi, tadili, geçici olarak durdurulması ve iptali ile ön araştırma ve soruşturma işlemlerinin yürütülmesi hususunda ilgili kanunlar tarafından kendisine verilen yetkilerin bir kısmını veya tamamını Başkanlığa veya ilgili hizmet birimine devredebilecek.
Ulupınar, önerge üzerinde yaptığı konuşmada, her konunun Kurul'a gelmesinin uzun zaman alabildiğine işaret ederek, "Olumsuzlukların kısa sürede giderilmesi ve sektörde denetimlerin, ön araştırma ve soruşturmaların uzamaması için hızlı bir yapı öngörülmektedir. Aynı şekilde Kurul, lisans ve sertifikaların verilmesi, tadili, geçici olarak durdurulması, iptali ve ön araştırma yapılması hususunda ilgili kanunlar tarafından kendisine verilen yetkilerin bir kısmını veya tamamını ilgili hizmet birimine devredebilecektir. Ayrıca, piyasada faaliyet gösterecek şirketlerin lisans işlemleri de bu düzenlemeyle daha hızlanarak pratik bir yöntem öngörülmektedir." diye konuştu.
Zonguldak'ın enerji üssü olduğunu belirten Ulupınar, şunları söyledi:
"5 bin işçi ve personel alınmıştır, yeterli değil, norm kadro 14 bin... Şu anda çalışan sayısı da 9 binlerdedir. Türkiye'nin bu kömüre ihtiyacı vardır. Her şeyden önce faaliyet gösteren ERDEMİR, KARDEMİR gibi fabrikaların ve termik santrallerin buna ihtiyacı vardır. Bunlar kömürün bir kısmını Zonguldak'tan karşılamaktadır, bir kısmı da yurt dışından getirmektedir. İnşallah yerli kömür teşvik edildiği takdirde bu tüketilecek kömür Zonguldak'tan karşılanabilir."
Genel Kurul'da, teklifin görüşmeleri sürüyor.
TBMM Genel Kurulu'nda, Elektrik Piyasası Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapan yasa teklifinin görüşmeleri sürüyor.
Teklifle, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun üye sayısı, dokuzdan yediye indiriliyor.
AK PARTİ Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar tarafından verilen değişiklik önergesi kabul edildi.
Buna göre Kurul, ilgili piyasa kanunlarında tanımlanan önlisans, lisans ve sertifikaların verilmesi, tadili, geçici olarak durdurulması ve iptali ile ön araştırma ve soruşturma işlemlerinin yürütülmesi hususunda ilgili kanunlar tarafından kendisine verilen yetkilerin bir kısmını veya tamamını Başkanlığa veya ilgili hizmet birimine devredebilecek.
Ulupınar, önerge üzerinde yaptığı konuşmada, her konunun Kurul'a gelmesinin uzun zaman alabildiğine işaret ederek, "Olumsuzlukların kısa sürede giderilmesi ve sektörde denetimlerin, ön araştırma ve soruşturmaların uzamaması için hızlı bir yapı öngörülmektedir. Aynı şekilde Kurul, lisans ve sertifikaların verilmesi, tadili, geçici olarak durdurulması, iptali ve ön araştırma yapılması hususunda ilgili kanunlar tarafından kendisine verilen yetkilerin bir kısmını veya tamamını ilgili hizmet birimine devredebilecektir. Ayrıca, piyasada faaliyet gösterecek şirketlerin lisans işlemleri de bu düzenlemeyle daha hızlanarak pratik bir yöntem öngörülmektedir." diye konuştu.
Zonguldak'ın enerji üssü olduğunu belirten Ulupınar, şunları söyledi:
"5 bin işçi ve personel alınmıştır, yeterli değil, norm kadro 14 bin... Şu anda çalışan sayısı da 9 binlerdedir. Türkiye'nin bu kömüre ihtiyacı vardır. Her şeyden önce faaliyet gösteren ERDEMİR, KARDEMİR gibi fabrikaların ve termik santrallerin buna ihtiyacı vardır. Bunlar kömürün bir kısmını Zonguldak'tan karşılamaktadır, bir kısmı da yurt dışından getirmektedir. İnşallah yerli kömür teşvik edildiği takdirde bu tüketilecek kömür Zonguldak'tan karşılanabilir."
Genel Kurul'da, teklifin görüşmeleri sürüyor.
Elektrik Piyasası Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören yasa teklifinin görüşmelerinde, CHP Ankara Şenal Sarıhan'ın sözleri, TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu.
Elektrik Piyasası Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören yasa teklifinin görüşmelerinde, önerge üzerinde söz alan CHP'li Sarıhan, AK PARTİ'li bazı milletvekillerinin ayakta, kendi aralarında konuşmasına tepi göstererek, "Lütfen susar mısınız?" diye uyarıda bulundu.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ve AK PARTİ milletvekillerinin Sarıhan'a tepki göstermesi üzerine, birleşimi yöneten Başkanvekili Akif Hamzaçebi, "Sayın milletvekilleri lütfen hatibi dinleyelim." dedi.
AK PARTİ'lilerin itirazlarını sürdürmesi üzerine Sarıhan, "Azarlamıyorum. Sayın Başkan'a iletmem gerekiyordu." karşılığını verdi.
Hamzaçebi, Sarıhan'ın kendisine yönelik bir uyarıda bulunduğunu belirterek, "Bana, Genel Kurul'u sükunete davet etmem konusunda bir uyarıda bulunmak istemiştir." diye konuştu.
Sarıhan'ın "Sayın Başkan özür dilerim" demesi üzerine Hamzaçebi, "Bir hatip kürsüde konuşurken, milletvekillerinin bir yerde toplanıp, sohbet etmesi de doğru bir şey değildir." ifadesini kullandı.
Konuşmasını sürdüren Şenal Sarıhan'ın "Biz burada yasalar üzerinde konuşurken, AKP'li üye arkadaşlarımız salon dışında kalarak buradaki tartışmaların, muhalefetin konuşmalarının değersizleştirilmesi konusunda bir çabaya girişiyorlar. Sadece oylamalara katılmak üzere karıncalar benzeri buraya gelmek, burada yasa yapmak anlamına gelmiyor." sözleri, tartışmaya neden oldu.
AK PARTİ'li milletvekillerinin tepkilerinin sürmesi üzerine Hamzaçebi, Şenal Sarıhan'ı, "İncitici sözlere yer vermeyelim." diyerek uyardı.
Konuşmasını sürdüren Sarıhan, kendisine laf atan milletvekillerine, "Bu sözlere karşı sadece susuyorum ama sustuğum kabul ettiğim anlamına gelmiyor." karşılığını verdi.
Ölümünün 53. yıl dönümünde şair Nazım Hikmet?in "Kapıları çalan benim/ kapıları birer birer/göze görünmez ölüler/ Hiroşima'da öleli oluyor bir on yıl kadar/7 yaşında bir kızım büyümez ölü çocuklar " dizesinin, görüşülen düzenlemeye çok uygun düştüğünü aktaran Sarıhan, "Çernobil'in yarattığı kanser, bugün hala bizim çocuklarımızda, annelerimizde, yakınlarımızda, her birimizin etrafında dolanmaktadır." diye konuştu.
Düzenlemenin yaşam hakkına yönelik olduğunu vurgulayan Sarıhan, "Bugün tartışmakta olduğumuz düzenleme 24. Dönem'de gündeme gelmiş fakat kadük kalmış. Kadük kalmakla kalmamış, tasarıdaki kimi düzenlemelerle ilgili Yargıtayın çok önemli kararları gündeme gelmiş. Anayasa Mahkemesi iptal kararı vermiş. Şimdi oturuyoruz açıkça yasaya, hukuka, mevzuata uymayan konularda yeniden ihlal yaratacak konuda tartışma yürütüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Şenal Sarıhan'ın, konuşmasında, "Değerli damadın, değerli kayınpederi tarafından..." ifadesi, Genel Kurul'da yeniden gerginliğe yol açtı.
AK PARTİ'li milletvekillerinin tepki göstermesi üzerine, Başkanvekili Hamzaçebi, tüm siyasetçilerin yaptıkları uygulamalar ve politikalar nedeniyle en sert şekilde eleştirilebileceğini ifade ederek, "Ama bu eleştirilerde aile, akrabalık ilişkileri konu edilirse, bunlar doğru değil. Bunlar siyasetin konusu değil." yanıtını verdi.
Hamzaçebi, daha sonra birleşime ara verdi.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
