2011-01-06 - 12:13
CHP KONYA MİLLETVEKİLİ KART'IN BASIN TOPLANTISI...
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Genelkurmay Başkanlığının, ''muhtıra'' olarak tanımlanan 27 Nisan 2007 tarihli açıklamasından 1 gün sonra yapılan Bakanlar Kurulu toplantısına, Milli Savunma Bakanı'nın davet edilmediğini söyledi.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, adaletin,
''AK Parti'nin dizayn etmesi sonucunda iflas ettiğini'' öne sürdü.

Kart, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Genelkurmay Başkanlığının,
''muhtıra'' olarak tanımlanan 27 Nisan 2007 tarihli açıklamasından 1 gün sonra
yapılan Bakanlar Kurulu toplantısına, Milli Savunma Bakanı'nın davet edilmediğini
söyledi. Kart, ''Hükümet, Bakanlar Kurulu toplantısındaki görüşmelerin, Milli
Savunma Bakanı aracılığıyla birilerine ulaştırılmasından mı endişe ediyor?'' diye
sordu.

Hükümetin 1 Mayıs 2007'de erken seçim kararı aldığını, 4 Mayıs 2007'de
ise Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisinde 3 saati bulan ''malum
görüşme''nin gerçekleştiğini belirten Kart, ''Erdoğan ile Büyükanıt arasında
muhtıradan sonra müzakereler yapılmış, taraflar siyasi ve kişisel çıkar işbirliği
içinde anayasal sistemi iğfal ve ihlal etmişlerdir. 27 Nisan ve 4 Mayıs birbirini
beslemiş ve birbirinden destek almıştır'' diye konuştu.

Kart, ''ıslak imza'' olarak adlandırılan belgeye karşı suç duyurusunda
bulunan AK Parti'nin, 27 Nisan bildirisine karşı aynı şeyi yapmamasının, ileri
sürdükleri iddiaların ciddiyetini gösterdiğini öne sürdü.

Ortaya çıkan yeni gelişmeler doğrultusunda yeniden Cumhuriyet savcılarını
göreve çağırdığını kaydeden Kart, Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin Yaşar
Büyükanıt'ın, Fikri Sağlar aleyhine açtığı tazminat davasını 2 Aralık 2010
tarihli kararıyla kabul ettiğini, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin, 3 Kasım 2009
tarihli kararıyla Hurşit Tolon'un evinde yapılan arama sırasında ortaya çıkan
delillerin toplanması ve değerlendirilmesi yönünde kararı bozduğunu anımsattı.
Yerel mahkemenin bozmaya uyduğunu, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinden
gönderilen CD'nin, mahkeme dosyasına girdiğini vurgulayan Kart, şöyle devam
etti:

''13 Aralık 210 tarihli bilirkişi raporuna göre, Orgenaral Büyükanıt
ismini taşıyan dosya klasörü açıldığında, 'Belgeler', 'Cinayet', 'Dostları',
'K.Dekorasyon' isimli gibi dosya klasörleri ortaya çıkmıştır. Bilirkişi, 'CD'nin
içinde 3. kişilere yönelik özel bilgiler bulunmakta olup, bunların deşifre
edilmesi sakıncalı olacağı gibi, huzurda görülen davayla da herhangi bir
bağlantısı bulunmamaktadır' demiştir. Yerel mahkeme, davalı vekillerin dayanaklı
itirazlarına rağmen 30 Aralık 2010 tarihli kararıyla 17 bin liranın tahsiline
hükmetmiştir. Yargılamanın seyri ve gelişmeler, Dolmabahçe görüşmesine yönelik
kuşkuları daha da kuvvetlendirmiştir. CD'nin bir örneğinin davalı tarafa
verilmesi, mahkeme tarafından engellenmiştir. Bilirkişinin kimliği, davalı
tarafından gizlenmiştir. CD'deki konu başlıkları ve alt dokümanlar bile, davalı
Fikri Sağlar'ın kuşku ve eleştirilerini doğrular niteliktedir. Mahkeme eliyle
gizlenmeye çalışılan bu bilgilerin açığa çıkması halinde, Dolmabahçe görüşmesinin
tüm sırlarının ortaya çıkacağı anlaşılmaktadır.''

Kart, adaletin, AK Parti'nin dizayn etmesi sonucunda iflas ettiğini öne
sürdü.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin elinde 26 bin dosya bulunduğunu, 14 bin
dosyayı karara çıkardığını dile getiren Kart, 5 kişilik bir heyetten daha öte ne
beklenebileceğini sordu. Kart, bunun; insan gücünü, tahammül gücünü aşan bir
çalışma olduğunu dile getirerek, ''Bu sürecin doğrudan sorumlusu olan Hükümetin
ve Adalet Bakanın kalkıp, pişkinlik duygusuyla, karartmayla, kendi sorumluluğunu
bertaraf ederek, 'Bu işin yüzde 75'inden Yargıtay sorumludur' demesi,
insafsızlık, haksızlık, adaletsizlik, acz, sorumsuzluktur. Bu işin sorumlusu
sensin'' diye konuştu.

(12.13)