2010-03-24 - 15:36
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu'nda, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı'nın, 20 maddeden oluşan 1. bölümüne ilişkin görüşmeler tamamlandı.

Devlet Bakanı Faruk Çelik, Hükümet olarak Kıbrıs ile ilgili en ufak bir taviz
vermediklerini, taviz vermeyeceklerini de belirtti. Çelik, Türkiye'nin garantörlüğü
konusunda da hiç kimsenin endişesinin olmamasını istedi.

Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulu'nda
gündem dışı söz alan BDP Siirt Milletvekili Osman Özçelik, Nevruzun, geçmişten
bugüne kadar her halkın özel bir anlam yüklediği bir gün olduğunu söyledi.

Nevruzun kutlandığı 21 Mart'ın, aynı zamanda gece ile gündüzün eşit
olduğu ve bahara girilen günde olduğunu dile getiren Özçelik, ''Kürtler Nevruza,
zulme karşı direniş anlamı yüklemişlerdir'' dedi.

Özçelik, bu yılki Nevruzun, güvenlik güçlerinin de sağduyusu ile olaysız
geçtiğini ve coşkulu bir şekilde kutlandığını belirterek, nevruz sözcüğünün hep
yanlış yazıldığını, orijinal yazımının Kürtçe olarak ''Newroz'' olduğunu belirtti
ve ''Newroz'' yazılı kağıdı gösterdi.

''Newroz''un, latin alfabesinden Kürtçe'ye geçen bir sözcük olduğunu
ifade eden Özçelik, ''Newroz Piroz Be'' Kürtçe ifadeleriyle sözlerini
tamamladı.

AK Parti Bingöl Milletvekili Yusuf Coşkun ise Nevruz'un bu yıl coşkuyla
ve neşe içinde kutlandığını, bundan memnuniyet duyduklarını belirtti. Bunda
''Demokratik Açılım''ın önemli katkısının olduğunu ifade eden Coşkun, ''Ancak
bazı törenlerde maksadını aşan konuşmalar yapıldı, pankart ve dövizler açıldı.
Bunu tasvip etmemiz mümkün değil'' dedi.

CHP Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanloğlu, kaysı ağaçlarının erken
çiçek açması ve daha sonra don olayı yaşanması nedeniyle kaysıda yüzde 95 ürün
kaybı olacağını söyledi.

Kaysı çiftçisinin zor durumda olduğunu belirten Aslanoğlu, don olayının
tabii afet kabul edilerek, ilgili yasanın çalıştırılmasını istedi. Aslanoğlu,
''Ekmeğin siyaseti olmaz. Konu ciddidir. Hükümetin dikkatine sunuyorum'' dedi.

AK Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz de kaysıda yüzde 90 ürün
kaybı olduğunu, Hükümetin hassasiyetle ilgilendiğini ifade etti. Öz, ''Bakanlar
Kurulu kararıyla çiftçinin mağduriyeti giderilecektir. Hükümete güvenimiz
tamdır'' diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da Hükümetin konuya ilişkin gerekli
hassasiyeti göstermesini ve gerekli tedbirleri almasını beklediklerini söyledi.

Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç, Elazığ'da son yaşanan depremin
Tunceli'nin bazı ilçelerinde de etkili olduğunu belirterek, Hükümetin buralarda
da hasar tespiti yaparak, konut yapmasını istedi.

BDP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis de Hükümetin kaysıda don olayı
konusunda gerekli tedbirleri almasını ve Elazığ depremi nedeniyle Tunceli'de
hasar gören bölgelerin de afet kapsamına alınmasını talep etti.

Genel Kurul'da daha sonra geneli üzerinde gruplar adına konuşmaların dün
tamamlandığı ''Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı Teşkilat ve
Görevleri hakkında Kanun Tasarısı''nın görüşmelerine geçildi.

Hükümet adına söz alan Devlet Bakanı Faruk çelik, Türkiye'nin
imparatorluk bakiyesi bir cumhuriyet olduğunu, büyük bir coğrafyada sayıları yüz
milyonları aşan akraba, soydaş topluluklarının bulunduğunu söyledi. Çelik, bu
anlamda tarihin Türkiye'ye yüklediği çok önemli sorumlulukların bulunduğunu dile
getirdi.

Yurtdışında 5 milyonun üzerinde vatandaşın yaşadığına da işaret eden
Çelik, bunların Türkiye'den taleplerinin olduğunu söyledi.

Böyle bir idari birimin kurulmasının zorunluluk haline geldiğini ifade
eden Çelik, geç kalınmış bir düzenlemenin görüşüldüğünü kaydetti.

Çelik, ''Bu kadar geniş bir coğrafyada akrabaları, soydaşları ve
vatandaşları olan bir devletin taleplere çözüm bulma konusunda bu birime ihtiyaç
duyduğu bir gerçektir'' dedi.

Birimin, yurtdışındaki vatandaşların taleplerini koordine edeceğini,
soydaş ve akraba topluluklarla ilişkilerin geliştirilmesi, yabancı öğrencilerle
ilgili politikaların tespiti konularında çalışma yapacağını dile getiren Çelik,
''Nerede vatandaşımız varsa, o vatandaşlarımızın orda güçlü, müreffeh ve huzur
içerisinde yaşamalarıyla ilgili üzerimize düşen ne varsa onların yapılması
konusunda yoğun çaba ve gayret gösterilecektir'' dedi.

Kurulacak birimin bürokratik bir birim olmadığını, 30 kurum ve kuruluş
tarafından yürütülen işleri bir merkezde koordine edeceğini belirten Çelik,
birimin dış politikanın tamamlayıcı enstrümanlarından biri olacağını söyledi.

Milletvekilerinin sorularını da yanıtlayan Devlet Bakanı Çelik, BDP
Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal'ın ''Yurtdışında yaşayan Rum, Çerkez ve Kürt
vatandaşlar da var. Tasarının adı 'Yurtdışındaki Türkler' yerine 'Yurtdışındaki
Türkiye Cumhuriyeti Yurttaşları' olması daha doğru olmaz mıydı?'' sorusuna
karşılık verirken, komisyonda konunun tartışıldığını, böyle bir isimde mutabakat
sağlandığını belirtti. Çelik, ''Bu ismin kapsayıcı olduğu düşünülerek bu
düzenleme yapıldı. Yoksa dışlayıcı bir durum söz konusu değil. Tüm Türkiye
Cumhuriyeti vatandaşlarına hitap eden bir birimdir. Bir ayrılıkçı düşüncenin
ürünü değil. Aksine birleştirici bir düşüncenin ürünü olarak bu çalışma yapıldı.
Böyle bir düşünceyle mutabakat sağlandı'' dedi.

Bir başka soru üzerine de Çelik, ''Kıbrıs'ta Türkiye'nin garantörlüğü
ilanihaye devam edecektir, huzur ve barış temin edilene kadar'' dedi.

Hükümet olarak Kıbrıs ile ilgili ufak bir taviz vermediklerini belirten
çelik, ''Olmayacağını da net bir şekilde ifade edeyim. Türkiye'nin garantörlüğü
konusunda da kimsenin endişesi olmasın'' diye konuştu.

Kıbrıs'ta görüşmelerin liderler düzeyinde sürdüğünü anımsatan Çelik,
''Garantör ülke olarak Türkiye bunu hassasiyetle takip ediyor. Türkiye'nin
çizgilerini hepimiz biliyoruz. Bu konuda geçmiş Hükümetler de bu Hükümet de
farklı politika izlemedi, gelecek Hükümetler de izlemezler. Türkiye'nin
iktidarımız döneminde kazandığı zemin vardır. Dün, KKTC, suçlanan bir konumda
iken bugün çok daha başı dik bir biçimde müzakerelerini sürdürüyor'' dedi.

Daha sonra tasarının birinci bölümünün maddelerinin görüşülmesine
geçildi.

BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, ''Hep;
birlikten, beraberlikten, kardeşlikten söz ediyoruz. Sorun Kürtler, Ermeniler
olunca tu kaka, ama Türkler olunca Meclis'te ittifak oluyor'' dedi.

''Temel kanun'' olarak görüşülen, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar
Başkanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının, 1. bölümü üzerinde
CHP Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Esfender Korkmaz, yurtdışında
yaşayan Türkler'in bazılarının, ülkedeki işsizlik nedeniyle yurtdışına gittiğini
söyledi.

Türkiye'nin, Türk Cumhuriyetleri ile ilişkilerinde sürükleyici bir ülke
olamadığını ifade eden Korkmaz, ''Türkiye, eğer Türk Cumhuriyetleri ile dayanışma
içerisinde olsaydı, 1915 olaylarıyla ilgili tasarıların bazı ülkelerde kabul
edildiği bir dönemde daha da güçlü olurdu, ama olamadı'' dedi.

MHP Grubu adına görüşlerini açıklayan Giresun Milletvekili Murat Özkan,
Türkiye'nin, bağımsızlıklarını ilan ettikleri 1993'ten beri Türk Cumhuriyetleri
ile ilişkilerini geliştirerek sürdürdüğünü ifade etti.

Ancak Hükümetin, bugün bölgeye ilgisiz kaldığını iddia eden Özkan,
yurtdışında yaşayan Türklerin sorunlarına, klasik Dışişleri mantığı ile
yaklaşılamayacağını, daha kapsamlı yaklaşılması gerektiğini kaydetti.

Murat Özkan, yurtdışında yaşayan Türklerin 3. kuşağının ana dillerini
geliştirmenin, birinci öncelikleri olması gerektiğini ifade ederek, ''Bu konuda
müstakil bir bakanlık kurulmalıdır'' dedi.

BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık da grubu adına yaptığı konuşmada,
demokratik açılım sürecinde, yabancı Türkler başkanlığı kurulmasını doğru
bulmadıklarını kaydetti. Bu tasarıyı, AK Parti'nin seçim yatırımı olarak
gördüklerini belirten Sakık, ''İlk önce evimizin önündeki çöpleri toplamalıyız,
iç sorunlarımızı çözmeliyiz'' dedi.

Yurtdışındaki Türkler konusunda, ilgili Bakanlıklarda bir çok kurum
varken, neden böyle bir başkanlık kurulduğunu anlayamadığını belirten Sakık,
''Hep yurtdışındaki Türkler diyorsunuz. Peki biz ne yapacağız, Bu ülkedeki
Kürtler, Araplar, Süryaniler, Ermeniler ne yapacak? Onları neden
düşünmüyorsunuz?' diye konuştu.

Umut yolculuğundan dolayı, Yunanistan'daki cezaevlerinde yatan Kürt
çocuklarının bulunduğunu ifade eden Sırrı Sakık, ''Bu konuyu Bakana sormuştum ama
bir yıldır bana cevap verecek. Hep, birlikten, beraberlikten, kardeşlikten söz
ediyoruz. Sorun Kürtler, Ermeniler olunca tu kaka, ama Türkler olunca Meclis'te
ittifak oluyor'' dedi.

Sakık, ''Irkçılık yapıyorsunuz'' diye laf atan CHP İzmir Milletvekili
Canan Arıtman'a, ''Asıl ırkçı, faşist sizsiniz'' yanıtını verdi. Sırrı Sakık,
''Birilerinin soy ağacını araştıran birisiyle ben hiç bir şey konuşmam.
Cumhurbaşkanının soy ağacına bakarak, Ermeni olabileceğini bile söylediniz''
dedi.

TBMM Genel Kurulunda, Yurtdışı Türkler Başkanlığı Teşkilat ve Görevleri
Hakkında Kanun Tasarısının, 20 maddeden oluşan 1. bölümüne ilişkin görüşmeler
tamamlandı.

Tasarı üzerinde konuşan İzmir Bağımsız Milletvekili Harun Öztürk,
yurtdışındaki Türklerin haklarının şimdiye kadar yeterince korunmadığını,
tasarının bunun bir göstergesi olduğunu söyledi. Öztürk, tasarının TBMM Plan ve
Bütçe Komisyonunda görüşülmemesinin de bir eksiklik olduğunu dile getirdi.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da Türkiye'nin önünde, devasa bir
Türk dünyası gibi bir şansının olduğunu ifade etti. Türk dünyasının, barındırdığı
bir çok potansiyeli ile küresel bir güç konumunda olduğuna işaret eden Şandır, bu
büyüklükten kimsenin rahatsız olmaması gerektiğini söyledi. Türk dünyası ile
ilişkilerin daha sağlıklı şekilde geliştirilebilmesi için bir koordinasyon
oluşturulmasını isteyen Şandır, bu kapsamda Türk Dünyası Bakanlığı
kurulabileceğini belirtti. Şandır, tasarıdaki ismin de bu çerçevede
değiştirilmesinin yararlı olacağını anlattı.

Şandır'ın konuşmasının ardından söz alan TBMM Dışişleri Komisyonu
Başkanvekili ve AK Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ceylan, tasarının isminin,
komisyondaki uzun tartışmaların ardından belirlendiğini, bu ismin, Türk dünyasını
kapsadığını ifade etti.

BDP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal da konuşmasına başlamadan önce,
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un, kendisine, diğer parti grupları ve
milletvekillerinden farklı bir hitap şekli kullandığını, ayrımıclık yaptığını
savundu. Yakut ise böyle bir şeyin söz konusu olmadığını, bütün milletvekillerine
eşit davrandığını belirterek, ''Siz kafanızdaki ayrımcılık düşüncesini ortadan
kaldırmalısınız'' dedi. Birdal, konuşmasında, tasarının tekçi bir anlayışla
hazırlandığını, bu konuda hassas olduklarını söyledi.

BDP Siirt Milletvekili Osman Özçelik de tasarının ırk ayrımcılığına
dayalı bir mantıkla hazırlandığını iddia etti.

BDP İstanbul Milletvekili Ufuk Uras ise tasarı hazırlanırken
yurtdışındaki vatandaşların oluşturduğu örgütlerin görüşlerinin alınmadığını, bu
nedenle tasarının kollektif bir çalışmanın ürünü olmadığını ileri sürdü.

Görüşmeler sırasında söz alan Devlet Bakanı Faruk Çelik, tasarının bazı
maddeleriyle ilgili ''tasarı metninden çıkarılsın'' şeklinde verilen önergeleri
değerlendirdi. Verilen bütün önergelere saygı duyduklarını ancak kapsam
maddelerinin bile tasarıdan çıkarılmasının önerildiğini belirten Çelik, tasarının
içeriği açısından sağlıklı değerlendirme yapılması gerektiğini kaydederek,
''Neye, niye karşı olunduğunu anlamakta zorlanıyorum'' dedi.

BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık da tasarının ayırımcılık içerdiğini
iddia etti. Hükümeti demokratik açılım konusunda da eleştiren Sakık, ''Acemi
cerrah gibisiniz. Neşteri atıyorsunuz ama yarayı sarmıyorsunuz'' dedi.

BDP Grup Başkanvekili ve Van Milletvekili Özdal Üçer ise ırkçı bir
ayrımcılıktan kaçınılması gerektiğini belirterek, ''Kurtuluş Savaşı yıllarındaki
birlikteliğin esaslarıyla hareket etmek lazım'' dedi.

Bakan Çelik ise BDP'li milletvekillerinin tasarıya ilişkin iddialarına
karşılık olarak, ''Ayrımcılık yapmamız söz konusu değil'' dedi. Çelik, tasarıyla
ilgili TBMM'de grubu bulunan 3 partiden de randevu talebinde bulunduklarını ancak
BDP'den bu talebe olumlu yanıt gelmediğini söyledi.

Konuşmaların ardından tasarının, 20 maddeden oluşan 1. bölümü üzerindeki
görüşmeleri tamamlandı. Genel Kurulda, tasarının 2. bölümü üzerindeki görüşmelere
geçildi. (15.36)