2012-02-24 - 15:00
Oktay Vural: " Bizim hükümetimizin dönemi de dahil olmak üzere kimler İmralıyla ne zaman, nerede, neleri görüşmüş? Ciğerin varsa, yüreğin varsa savcılık soruşturmasının önünü aç. Savcının görevini yapmasına izin ver.Bunu yapmazsanız müfteri olduğunuz yine tescillenmiş olacaktır."
Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında hükümeti şu sözlerle eleştirdi: "PKK ile müzakere masaları kurduğumuzu ispat etmeyen şerefsizdir dediniz, tezgah masaları ortaya çıktı. Protokol yok dediniz, protokoller yayınlandı. Terör örgütünün postacılığına soyundunuz. Anayasal düzeni değiştirmek için anlaştığınız KCK'nın önünü açtığınız ortaya çıktı. Milli kimlik, bütünlük ve beraberliği pazarlık konusu yaptığınız ortaya çıktı. Maskeleriniz düştükçe MHP'ye düşmanlığınız arttı. Ama MHP inançlı ve imanlı bir partidir. Attığınız çamur bize bulaşmaz. Çamurlar sizi daha da derinlere batıracak. Çünkü siz er meydanında siyaset yapamayan, karpuz siyaseti yapanlardansınız."
AK Partinin BDP ile işbirliği içinde olduğunu öne süren Vural, "PKK uzantısı BDP'nin ipine sarılıyorsunuz. Nasıl KCK ile iş tuttuysanız, Mecliste de BDP ile iş tutuyorsunuz. Mecliste BDP'nin ipe sapa gelmez sözlerini mesnet yapıyorsunuz. Acziyetiniz ortada, BDP'den medet umuyorsunuz" diye konuştu.
"Başbakana, hedonist Ömer Çelik'e, 'şeytanla bile görüşürüm' diyen Hüseyin Çelik'e ve ağlak suratlılara sesleniyorum: Elinizde koalisyon döneminde, İmralı görüşmesinin belgeleri varsa savcılığa verin. Bu namus ve şeref borcudur" diyen Oktay Vural sözlerini şöyle sürdürdü: "Kimseden korkunuz yoksa sizi tarihi göreve davet ediyorum. AKP yüreğin varsa, ciğerin varsa savcılık soruşturmasının önünü aç. Savcının görevini yapmasına izin verin. Bırakın millet de eğriyi doğruyu öğrensin. Bizim hükümetimizin dönemi de dahil olmak üzere kimler İmralıyla ne zaman, nerede, neleri görüşmüş? Terör örgütünü bitirmek için mi, ihya etmek için mi, yönetmek için mi görüşülmüş? Size oy veren insanlar boynu bükük, yere bakar hale gelmiştir. Millete karşı samimi olun. Bunları yapmazsanız müfteri olduğunuz yine tescillenmiş olacaktır."
Oktay Vural, hazırladığı bir zarfı da basın mensuplarıyla paylaştı. Vural, "Özel yetkili savcılığın Başbakanlık makamına gönderdiği bu zarfın içinde 'Oslo-İmralı-AKP' görüşmelerine ilişkin sorular yer alıyor. Zarfın içindeki iddialar vahametin boyutunu gösteriyor. Bu zarfın içindeki konularda açıklama bekliyoruz. Gayri meşru gayri hukuki değilse, soruların cevabını biz de öğrenmek istiyoruz. Tüm bu görüşmelerin içeriği, ses kayıtlarında neler olduğu, nelerin konuşulduğu ile ilgili cevap bekleniyor. Bu devlet benimse, hesap istemek benim vatandaşlık hakkımdır" diye konuştu.
Toplantı sonrası soruları cevaplayan Vural, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in özel yetkili mahkemelerle ilgili yaptığı değerlendirmeye ilişkin şunları söyledi: "Özel yetkili mahkemeler 2004'de kuruldu. O dönem Cemil Çiçek Adalet Bakanı idi. Demek ki kendisinin öngörü eksikliği var. Başkan, yargının bağımsızlığı tarafsızlığı ve kuvvetler ayrılığına sahip çıksa çok iyi olurdu."
12 yıllık eğitim sistemi ile ilgili de görüşlerini açıklayan Vural, " Önümüzdeki 12 yıllık bir dönemden bahsediyoruz. AKP'nin olmayacağı bir dönemden bahsediyoruz. Allah rahmet eylesin. Meselenin imam hatip ekseninde tartışılmasını doğru bulmuyorum. Burada asıl sorulması gereken 'benim çocuğum ne olacak' sorusunun cevabının verilmesidir. Devlet önce etki analizi yapmalıdır. Üniversitelerden, sivil toplum örgütlerinden görüş alınmış mı? Alınmamıştır. Kademeli olarak, kabiliyetlere göre yönlendirmenin yapılacağı ve sınavsız bir sisteme doğru gidilmelidir." (15:00)
AK Partinin BDP ile işbirliği içinde olduğunu öne süren Vural, "PKK uzantısı BDP'nin ipine sarılıyorsunuz. Nasıl KCK ile iş tuttuysanız, Mecliste de BDP ile iş tutuyorsunuz. Mecliste BDP'nin ipe sapa gelmez sözlerini mesnet yapıyorsunuz. Acziyetiniz ortada, BDP'den medet umuyorsunuz" diye konuştu.
"Başbakana, hedonist Ömer Çelik'e, 'şeytanla bile görüşürüm' diyen Hüseyin Çelik'e ve ağlak suratlılara sesleniyorum: Elinizde koalisyon döneminde, İmralı görüşmesinin belgeleri varsa savcılığa verin. Bu namus ve şeref borcudur" diyen Oktay Vural sözlerini şöyle sürdürdü: "Kimseden korkunuz yoksa sizi tarihi göreve davet ediyorum. AKP yüreğin varsa, ciğerin varsa savcılık soruşturmasının önünü aç. Savcının görevini yapmasına izin verin. Bırakın millet de eğriyi doğruyu öğrensin. Bizim hükümetimizin dönemi de dahil olmak üzere kimler İmralıyla ne zaman, nerede, neleri görüşmüş? Terör örgütünü bitirmek için mi, ihya etmek için mi, yönetmek için mi görüşülmüş? Size oy veren insanlar boynu bükük, yere bakar hale gelmiştir. Millete karşı samimi olun. Bunları yapmazsanız müfteri olduğunuz yine tescillenmiş olacaktır."
Oktay Vural, hazırladığı bir zarfı da basın mensuplarıyla paylaştı. Vural, "Özel yetkili savcılığın Başbakanlık makamına gönderdiği bu zarfın içinde 'Oslo-İmralı-AKP' görüşmelerine ilişkin sorular yer alıyor. Zarfın içindeki iddialar vahametin boyutunu gösteriyor. Bu zarfın içindeki konularda açıklama bekliyoruz. Gayri meşru gayri hukuki değilse, soruların cevabını biz de öğrenmek istiyoruz. Tüm bu görüşmelerin içeriği, ses kayıtlarında neler olduğu, nelerin konuşulduğu ile ilgili cevap bekleniyor. Bu devlet benimse, hesap istemek benim vatandaşlık hakkımdır" diye konuştu.
Toplantı sonrası soruları cevaplayan Vural, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in özel yetkili mahkemelerle ilgili yaptığı değerlendirmeye ilişkin şunları söyledi: "Özel yetkili mahkemeler 2004'de kuruldu. O dönem Cemil Çiçek Adalet Bakanı idi. Demek ki kendisinin öngörü eksikliği var. Başkan, yargının bağımsızlığı tarafsızlığı ve kuvvetler ayrılığına sahip çıksa çok iyi olurdu."
12 yıllık eğitim sistemi ile ilgili de görüşlerini açıklayan Vural, " Önümüzdeki 12 yıllık bir dönemden bahsediyoruz. AKP'nin olmayacağı bir dönemden bahsediyoruz. Allah rahmet eylesin. Meselenin imam hatip ekseninde tartışılmasını doğru bulmuyorum. Burada asıl sorulması gereken 'benim çocuğum ne olacak' sorusunun cevabının verilmesidir. Devlet önce etki analizi yapmalıdır. Üniversitelerden, sivil toplum örgütlerinden görüş alınmış mı? Alınmamıştır. Kademeli olarak, kabiliyetlere göre yönlendirmenin yapılacağı ve sınavsız bir sisteme doğru gidilmelidir." (15:00)
