2012-06-08 - 16:00
MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ VURAL'IN BASIN TOPLANTISI?
AK Parti ve CHP'nin millete karşı sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğini ifade eden Oktay Vural: "İki partinin üstüne kilidi çektik. İçeride kafa karışıklığını gidersinler bakalım" dedi. Başbakan'ın 'Türk Milleti' ifadesinden kaçındığını öne süren Vural, "Başbakan, milli kimliği tasfiye memuru gibi davranıyor.Tarih, bu milletin Türk milleti olduğunu yazmış, sen de bu adı değiştiremeyeceksin" şeklinde konuştu.
"İki partinin üstüne kilidi çektik. İçeride kafa karışıklığını gidersinler bakalım" diyen Oktay Vural, "Millete karşı sorumluluklarını idrak etmeleri gerekiyor. Oyunda, oynaşta değilsiniz. Oyun alanı değil burası. Kendinize gelin. Tarihimize, mücadelemize bakarak sorunları ortaya koymalı ve siyaset oluşturmalılar" şeklinde konuştu.

'Türkiyelilik' kavramının, ucube bir kavram olduğunu söyleyen Vural, Başbakan'ın 'Türk milleti' ifadesini kullanmaktan kaçındığını öne sürdü. Vural, 'Türkiyelilik' kavramının, milli kimliğin tasfiye operasyonu olduğunu savundu. "Başbakan, milli kimliği tasfiye memuru gibi davranıyor" diyen Vural, "Türk milleti demekten imtina eden bir Başbakan. Sen kimsin, kendini ne zannediyorsun da bu millete kimlik biçiyorsun? Tarih, bu milletin Türk milleti olduğunu yazmış, sen de bu adı değiştiremeyeceksin. Başbakan millet kavramını kasıtla saptırmak istiyor. Milli kimliği dışlayan bir yaklaşım, bölücülerin ekmeğine yağ süren bir tarzdır. Bu milletin bir adı var" diye konuştu.

Başbakan'ın Çanakkale'de yaptığı konuşmada, Çanakkale'de savaşanları etnik kimliğe göre ayırdığını söyleyen Vural, "Çanakkale, Türk milletinin destanıdır. Çanakkale'de bizimle savaşa katılan komutan dahi Türk milletinin adını biliyor. Sen Başbakanı olduğun milletin adını dahi zikretmekten utanıyorsun. Şu bedbahtlığa, aymazlığa bak. Başbakan Türkiyelilik safsatasının zehrini kusuyor. Muhafazakar düşünceyi millilikten uzaklaştıran kökü dışarıda bir kadrodur AKP" şeklinde konuştu.

ABD'nin terörle mücadelede milli strateji konusunda düzenlediği toplantıya Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun da katıldığını hatırlatan Vural; 'Türkiye'nin, İslam coğrafyasına müdahalenin taşeronu' haline getirildiğini öne sürdü. Vural, "Bu nasıl milli dış politikadır? Orada PKK'dan bahsetmiyorlar. El Kaide ve Hizbullah'tan bahsediyorlar. Bizim hangi menfaatimiz var? 'Suriye ile diplomatik yollar tükenirse askeri müdahale olacak mı' diye soruyorlar. Obama'nın pış pış çağırdığı gibi Clinton da Davutoğlu'na 'sen cevapla' diyor. İhaleyi almışlar üzerlerine. Davutoğlu, " Alternatiflerin düşünülmesi lazım" diyor. Irak'la ilgili 1 Mart tezkeresinin bedelini ödetecekler. Türkiye'nin milli bir politikası olmalıdır. 'Akan kanda vebalim var mı' diye sormalıdır Türkiye" diye konuştu.

Başbakan'ın "partili cumhurbaşkanı" sözlerini de eleştiren Vural, "Ne yardan ne serden vazgeçiyor. Yok öyle 25 kuruşa simit. Neredeyse anayasa değişikliği talebinde bulunacak. Kefene cep koyayım talebinde bulunacak. Başbakan kal o zaman, partin zaten eriyecek. Başbakan, '2012 model Führer olursam ancak partiyi bir arada tutabilirim' diyor. Dünya onun etrafında dönüyor zannediyor. Bu milletin Başbakanı olmak yetmiyor mu sana? Nedir bu ihtiras?" dedi.

Başbakan'ın özel yetkili mahkemeler ile ilgili "Alacaksanız beni de alın" sözlerinin sorulması üzerine Vural, "Yüreğin yetiyorsa dokunulmazlığını kaldır. Başbakan tehdit ediyor. Karda yürümüş, izleri belli. Başbakan, bu izlerin ortaya çıkma endişesi taşıyor. Endişesi hukuk devleti değil, kendi derdine düştü Başbakan. Hukuk dışı talimatlarının derdine düştü. Burası fetva yeri değil, sen de fetva verecek ehliyette değilsin" dedi.

Oktay Vural, "Karnelerin alındığı bu günde, hükümetin karnesi nedir? "sorusuna ise şu cevabı verdi: "Hükümetin karnesinde edebiyat pekiyi, hal ve gidiş 0, laf-ı güzaf çok, icraat fıs."