2010-11-03 - 12:00
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, Hükümlü ve Hükümlü Yakınları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği
Genel Başkanı Şafak Soy'u kabul etti.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı
Zafer Üskül, Hükümlü ve Hükümlü Yakınları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği
Genel Başkanı Şafak Soy'u kabul etti.
Soy, Üskül'e, 2005'te kurulan derneklerinin sorunlarına ilişkin bilgi
verdi. Çalışmaları anlatan Soy, vasıfsız bir hükümlünün cezaevinde iş sahibi
olması için meslek kursları düzenlediklerini kaydetti.
Şafak Soy, özel sektörün eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu ortadan
kalkınca sıkıntı yaşadıklarını ifade ederek, ''Özel sektörde 35 bin 380 hükümlü
çalışırken, yasa çıkınca 12 bini kapıya konuldu'' dedi.
Cezaevinde olup da eğitimlerini sürdürenlerin sayısının 25 bin 380
olduğunu belirten Soy, hükümlü ailelerinin sıkıntılarının da giderilmesi
gerektiğini söyledi.
Komisyon Başkanı Üskül de 3 yıldır yurtiçinde ve yurtdışında cezaevlerini
incelediklerini belirtti.
Tutuklu ve hükümlülerin cezaevinde üretici hale getirilmelerinin herkesin
ortak temennisi olduğunu kaydeden Üskül, hiç bir mesleği olmayan hükümlülerin
cezaevinde meslek sahibi olduklarını bildirdi.
Zafer Üskül, yeni yapılan cezaevlerinin fiziki koşullarının Avrupa'daki
cezaevlerinden çok daha iyi olduğuna işaret ederek, şartları kötü olan
cezaevlerinin kapatıldığını ifade etti.
Cezaevlerinin kalabalık olmasının, tutuklu sayısının fazla olmasından
kaynaklandığını belirten Üskül, ''Tutuklu ve hükümlü sayısı yarı yarıya
neredeyse. Bu kadar kolay tutuklama kararı verilince... Yaklaşık 60 bin tutuklu
varsa yapacak da fazla bir şey yok. Yaratılacak yeni kapasite 9-10 bindir.
Bunlar da eski cezaevlerinin yerine yapılanlar içindir'' diye konuştu.
Başkan Üskül, komisyon olarak cevaezlerinde yaptıkları incelemelerden söz
ederken fiziki koşulları çok kötü olan Van Cezaevinin mutlaka kapatılması
gerektiğine işaret etti. Cezaevinde kalırken öğrenim görenlerin sıkıntılarını
bildiklerini belirten Üskül, ailelerin tutuklu ve hükümlülerin, bulundukları
şehrin cezaevinde kalmalarını istediklerini, ancak fiziki kapasite
yetersizliğinin nakilleri zorlaştırdığını bildirdi.
Yaşanan sorunlara rağmen cezaevlerinde geçmiş yıllara oranla büyük
reformlar yapıldığını belirten Üskül, en önemli sorunlardan birisi olan sağlık
sorununun çözümlendiğini ve cezaevlerinde hekim bulundurulmaya başlandığını
kaydetti. Zafer Üskül, hekim bulundurmanın da ötesinde, cezaevi kampüslerinde
hastane kurulması gerektiğini vurguladı.
Üskül, cezaevinde ana dilinde konuşma konusunda rahatlama sağlandığını
ifade etti.
Üskül, hükmen tutukluların sorunlarına da işaret etti. Bu konuda
komisyonlarına çok şikayet geldiğini, dosyalarının 3-4 yıl Yargıtay'da
beklediğinden yakınanlar olhduğunu belirterek, şunları kaydetti:
''Bu insanlar dosyaları Yargıtay'da beklediği için şartla salıverme ve
açık cezaevine geçme hakkından yararlanamıyorlar. Bazıları verilen cezanın
tamamını çektiği halde tahliye olamıyorlar. Ama bu konular yargı ile ilgili
olduğu için komisyonumuz müdahale edemiyor. Bizim Yargıtay'a talimat verecek
halimiz yok. Bağımsız yargıya Meclisin bir organı olarak müdahale edemeyiz. Ama
kamuoyuna bu sorunun varlığını da iletmek gerekiyor.' '(12.00)
Zafer Üskül, Hükümlü ve Hükümlü Yakınları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği
Genel Başkanı Şafak Soy'u kabul etti.
Soy, Üskül'e, 2005'te kurulan derneklerinin sorunlarına ilişkin bilgi
verdi. Çalışmaları anlatan Soy, vasıfsız bir hükümlünün cezaevinde iş sahibi
olması için meslek kursları düzenlediklerini kaydetti.
Şafak Soy, özel sektörün eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu ortadan
kalkınca sıkıntı yaşadıklarını ifade ederek, ''Özel sektörde 35 bin 380 hükümlü
çalışırken, yasa çıkınca 12 bini kapıya konuldu'' dedi.
Cezaevinde olup da eğitimlerini sürdürenlerin sayısının 25 bin 380
olduğunu belirten Soy, hükümlü ailelerinin sıkıntılarının da giderilmesi
gerektiğini söyledi.
Komisyon Başkanı Üskül de 3 yıldır yurtiçinde ve yurtdışında cezaevlerini
incelediklerini belirtti.
Tutuklu ve hükümlülerin cezaevinde üretici hale getirilmelerinin herkesin
ortak temennisi olduğunu kaydeden Üskül, hiç bir mesleği olmayan hükümlülerin
cezaevinde meslek sahibi olduklarını bildirdi.
Zafer Üskül, yeni yapılan cezaevlerinin fiziki koşullarının Avrupa'daki
cezaevlerinden çok daha iyi olduğuna işaret ederek, şartları kötü olan
cezaevlerinin kapatıldığını ifade etti.
Cezaevlerinin kalabalık olmasının, tutuklu sayısının fazla olmasından
kaynaklandığını belirten Üskül, ''Tutuklu ve hükümlü sayısı yarı yarıya
neredeyse. Bu kadar kolay tutuklama kararı verilince... Yaklaşık 60 bin tutuklu
varsa yapacak da fazla bir şey yok. Yaratılacak yeni kapasite 9-10 bindir.
Bunlar da eski cezaevlerinin yerine yapılanlar içindir'' diye konuştu.
Başkan Üskül, komisyon olarak cevaezlerinde yaptıkları incelemelerden söz
ederken fiziki koşulları çok kötü olan Van Cezaevinin mutlaka kapatılması
gerektiğine işaret etti. Cezaevinde kalırken öğrenim görenlerin sıkıntılarını
bildiklerini belirten Üskül, ailelerin tutuklu ve hükümlülerin, bulundukları
şehrin cezaevinde kalmalarını istediklerini, ancak fiziki kapasite
yetersizliğinin nakilleri zorlaştırdığını bildirdi.
Yaşanan sorunlara rağmen cezaevlerinde geçmiş yıllara oranla büyük
reformlar yapıldığını belirten Üskül, en önemli sorunlardan birisi olan sağlık
sorununun çözümlendiğini ve cezaevlerinde hekim bulundurulmaya başlandığını
kaydetti. Zafer Üskül, hekim bulundurmanın da ötesinde, cezaevi kampüslerinde
hastane kurulması gerektiğini vurguladı.
Üskül, cezaevinde ana dilinde konuşma konusunda rahatlama sağlandığını
ifade etti.
Üskül, hükmen tutukluların sorunlarına da işaret etti. Bu konuda
komisyonlarına çok şikayet geldiğini, dosyalarının 3-4 yıl Yargıtay'da
beklediğinden yakınanlar olhduğunu belirterek, şunları kaydetti:
''Bu insanlar dosyaları Yargıtay'da beklediği için şartla salıverme ve
açık cezaevine geçme hakkından yararlanamıyorlar. Bazıları verilen cezanın
tamamını çektiği halde tahliye olamıyorlar. Ama bu konular yargı ile ilgili
olduğu için komisyonumuz müdahale edemiyor. Bizim Yargıtay'a talimat verecek
halimiz yok. Bağımsız yargıya Meclisin bir organı olarak müdahale edemeyiz. Ama
kamuoyuna bu sorunun varlığını da iletmek gerekiyor.' '(12.00)
