2012-08-23 - 14:50
MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ VURAL'IN BASIN TOPLANTISI?
Oktay Vural: "Bugün önce Türkiye demenin vaktidir. Türkiye üzerinde hesabı olanların, hesap hayalleri görenlerin saldırılarına karşı milli duruş sergilenmelidir. Önceliği Türkiye olan partilerin, teröre karşı ortak bir söylem birliği olmalıdır. Tüm partiler, 'Türkiye'yi, Türk Milletini, dilini tartıştırmam' anlayışı içinde olmalıdır."
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında artan terör olaylarına ilişkin MHP'nin çözüm önerilerini basın mensuplarıyla paylaştı.

Terör örgütünün hiçbir zaman amaçlarına ulaşamayacağını belirten Vural, "Milletimize bu acıları yaşatanlar, terör örgütüne destek verenler, terör örgütüne siyasi meşruiyet kazandırmak isteyenler, bu milletin vicdanında mahkum olmuşlardır" dedi.

"Bugün önce Türkiye demenin vaktidir" diyen Vural, teröre karşı tüm siyasi partilerin milli bir duruş sergilemesi gerektiğini vurguladı. Vural, "AKP ve CHP milli bir duruş sergilemelidir. Bu milletin vicdanı, onlara yol göstermelidir. Türkiye üzerinde hesabı olanların, hesap hayalleri görenlerin saldırılarına karşı milli duruş sergilenmelidir. Siyasi partilerin vicdani sorumluluklarını yerine getirmeleri gerekmektedir. Herkes elini vicdanına koymalıdır. Önceliği Türkiye olan partilerin, teröre karşı ortak bir söylem birliği olmalıdır. Terör örgütünün meşruiyet arayışlarına engel olunmalıdır" diye konuştu.

Meclisteki tüm partilerin meselenin, "terör sorunu" olduğuna dair söylem birliği oluşturmaları gerektiğini ve "30 yıldır terörle mücadele ediliyor daha bitmedi" söyleminden vazgeçmeleri gerektiğini belirten Vural, "2002'de terör bitmişti. Türkiye, terörle mücadeleyi kazanmıştır. 30 yıldır terörün bitmediğini söylemek, milletimizi umutsuzluğa sevk etmektedir. Devletimiz terör konusunda aciz değildir. Bu gerçeği dillendirmemek, terörle mücadeleyi başarıyla kazanan, zaferin mimarları, gazilerimiz ve şehitlerimizin anne ve babalarını yaralamaktadır. Kimse bu mücadeleyi kazananlara leke süremez. Türkiye'nin terörle mücadeleyi kazanacak gücü vardır. Terör sorununu 'Kürt sorunu' şeklinde dillendirmek ise, terör örgütüne halk desteği kazandırmak ve can suyu vermektir. PKK, Kürt kökenli vatandaşlarla ilişkilendirilmemelidir. PKK Kürt kökenli vatandaşlarımızın temsilcisi değildir" şeklinde konuştu.

"Bölge, PKK'nın olağanüstü haline terk edilmemelidir" diyen Vural, "Hukuki tüm imkanlar kullanılmalıdır. Terör örgütünün bölgedeki halkı kalkan olarak kullanması engellenmelidir. Bu süreçle ilgili sorumluluk Anayasamızca, Bakanlar Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu'na verilmiştir" dedi.

Terör örgütünün uluslararası bağlantılarıyla ilgili de gereken önlemlerin alınması gerektiğini ifade eden Vural, "Benim milletimin güvenliği, Türkiye'nin birlik ve bütünlüğü, Barzani'nin, Esad'ın geleceğinden daha önemlidir. Türkiye'nin birlik ve bütünlüğü, kendi öz çıkarı, odak noktası olmalıdır. Türkiye'ye karşı PKK'yı koz olarak kullanan Barzani ve Esad'a, Türkiye'nin bedel ödeteceği hatırlatılmalıdır. Suriye'ye yaptırım uygulayanlar, Barzani'nin nefesini neden kesmiyorlar? " dedi.

"Antep'te nasıl aynı safta durduysak, söylemlerde de aynı saflarda olmalıyız" diyen Vural, "15 Temmuz'da partilerin grup başkanvekilleriyle terör konusunda ortak deklarasyona imza attık. Bizim tavrımız açık ve net. Terörle mücadeleye ilgili her türlü desteğe hazırız. Bu milletin milli kimliğiyle, diliyle, uğraşmayın. Tüm partiler, 'Türkiye'yi, Türk Milletini, dilini tartıştırmam' anlayışı içinde olmalıdır" diye konuştu.

"Müzakereci görüşlere sahip sözcüler geri çekilmelidir" diyen Vural, "Terör örgütünün sözde açılım mimarları, terörden siyasi açılım çıkartmak isteyenler, başta yıkım koordinatörü Beşir Atalay olmak üzere başka kılavuzların da parti sözcüsü olmaları yanlıştır. "Bir kaç Mehmet" diyerek terörle mücadele edenleri aşağılayan zihniyet, gözden geçirilmelidir" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, "Meclis'te temsil edilen PKK maşaları?" sözlerinin sorulması üzerine Vural, "Hukuk çerçevesinde gerekli tedbirlerin alınmasını istiyoruz. Terör örgütünün uzantısı gibi hareket edenlere karşı, devletin ilgili kurumları hukuk çerçevesinde mücadele etmelidir. Cumhuriyet savcıları teröre destek verenlere ve bölücülere kanunları uygulamak durumundadır" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın Gaziantep'deki terör saldırısına ilişkin, "istihbarat zafiyeti olduğuna inanmıyorum" sözlerinin sorulması üzerine Vural, "Sonuç ortadadır. Bilgi alındı mı, alınmadı mı? Bilgi alınmamışsa zafiyet vardır. İstihbarat güçlendirilmelidir" dedi. (14:50)