2022-10-20 - 14:49
TBMM GENEL KURULU
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş başkanlığında toplandı.
Genel Kurulda, AK Parti Karabük Milletvekili Niyazi Güneş "Safranbolu'da yetiştirilen safran bitkisi", CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan "Artvin'in Yusufeli ilçesinin sorunları", MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan ise "16 Ekim Dünya Gıda Günü" konularına ilişkin gündem dışı söz aldı.

AK Parti Karabük Milletvekili Güneş, safran bitkisinin dünyanın en pahalı baharatı olduğunu, kendi ağırlığının 100 bin katı sıvıyı sarıya boyayabilme özelliği taşıdığını anlattı.

Safranı tanımak, tanıtmak ve üretimini desteklemenin çok önemli olduğuna dikkati çeken Güneş, safranın, Safranbolu'da yaklaşık 79 dekar alanda üretildiğini aktardı.

CHP Artvin Milletvekili Bayraktutan ise Yusufeli ilçe merkezinin taşınması nedeniyle yaşanan sorunlara değinerek, İskan Kanunu nedeniyle 148 esnafın hak sahipliğinden yararlanamadığını, yeni yerleşim yerine taşınacak 50 esnafın ise iş yerlerinin tamamlanmadığını söyledi.

Yeni yerleşim yerinde Atatürk büstünün de yapılmadığını ileri süren Bayraktutan, okulların yeni yerleşim yerine taşınmasında da sorunların yaşandığını, devletin öncelikle yeni yerleşim yerini tamamlaması gerektiğini belirtti.

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Aycan ise dünyanın en önemli sorunlarından birinin yetersiz beslenme olduğunu, özellikle Afrika ülkelerinde yetersiz beslenme sonucunda ölümlerin yaşandığını dile getirdi.

Gıdanın fazla tüketiminin de bir sağlık sorunu oluşturduğunu vurgulayan Aycan, özellikle şeker, kalp gibi hastalıkların temelinde fazla beslenmenin yattığına işaret etti.

TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmalardan sonra grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Taha Yücel'in istifasıyla Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda (RTÜK) bir üyeliğin boşaldığını anımsattı.

RTÜK'ün, seçimin yapılması için resmi bir yazıyı Meclis Başkanlığına göndermesi gerektiğini dile getiren Dervişoğlu, "Fakat bu resmi yazı belirttiğim takvimde TBMM'ye RTÜK tarafından gönderilmedi. Bağımsız bir milletvekilinin AK Parti'ye geçmesiyle birlikte, RTÜK Başkanı'nın aklına yazıyı TBMM'ye göndermek geldi. Bir kamu kurumunun siyasi saiklerle TBMM üzerinde vesayet kurmaya çalışmasını İYİ Parti olarak protesto ediyoruz." değerlendirmesini yaptı.

Meclis aritmetiğinin bir AK Parti'li milletvekilinin istifasıyla değiştiğini belirten Dervişoğlu, "Gümrükten mal kaçırmaya kalkışmanın bir anlamı yoktur. Biz burada bir kamu görevi yapıyoruz, dolayısıyla işi siyasi yankesiciliğe tahvil ederlerse buradan açıkça ilan ediyorum ki Meclis çalışmaları noktasında sergilediğimiz hoşgörünün asgarisini bile bu saatten sonra görmeleri mümkün olmayacaktır." diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül ise son günlerde Türk ordusunun kimyasal silah kullandığı iftirasıyla hedef alındığını, terör örgütü PKK'nın propagandasının alenen icra edildiğini söyledi.

Herkesin Türk ordusunun kimyasal silah kullanmadığını çok iyi bildiğini, envanterinde de kimyasal nitelikte bir silah bulunmadığını belirten Bülbül, şunları kaydetti:

"Bu yalan ve iftira misyonunu üstlenenler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) özellikle Irak'ın kuzeyinde ve Suriye'nin kuzeyinde MİT'le ortak yürütülen faaliyetlerinden nefes alamaz duruma gelen PKK'ya can suyu vermeye çalışanlardır. Bunların başında da adı 'Türk' ama Türklükle alakası bulunmayan Tabipler Birliği Merkez Konseyi gelmektedir. Şimdi adeta PKK'nın sözcülüğünü yapar duruma gelmiş olan bu yapı, yine kimyasal silah iftirasında da ön alarak Türk Silahlı Kuvvetlerimizi ve devletimizi suçlamaya çalışmaktadır. Bunları 'Türk hekimi' olarak nitelendirmemiz mümkün değildir çünkü Türk hekimi ihaneti himaye etmez."

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş da son günlerde Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Şebnem Korur Fincancı'nın hedef alındığını ileri sürdü.

Fincancı'nın kendi uzmanlık alanına ilişkin izlediği görüntülerde "toksik bir zehirlenmenin olduğuna, sinir sistemini tutan kimyasal gazlar olduğuna" yönelik bir yorum yaptığını söyleyen Beştaş, "İzlediğinden ve bulgulardan bilimsel bir yorum yapmış. Özellikle MHP'nin TTB'den ne istediğini anlamadım? Bırakalım, hekimler bilimsel olarak işlerini yapsınlar. Envanterinizde yok ama acaba bu iddialara dair ne soruşturması var, soruşturma başlamış mı? Bunu soruyoruz. Şebnem Korur Fincancı'yı hedef göstererek, dünden beri linç ederek TTB'nin kapatılmasını istemeye varan bu tutumu kesinlikle kabul etmiyoruz." ifadelerini kullandı.

Bülbül, partisini eleştiren Beştaş'a "Tabipler Birliği, Türk milletini ve Türk devletini hedef aldığı için biz Türk devletini ve Türk milletini hedef alanlara karşı bir tavır geliştiriyoruz; bizim duruşumuz ve tavrımız bundan ibarettir. Bu hadisede de meselenin bu kadar masumane bir şekilde ifade edilmesini asla ve asla kabul etmiyoruz." yanıtını verdi.

Beştaş'ın TBB Başkanı'nın ve yönetiminin seçimle geldiğini aktarması üzerine Beştaş ile Bülbül arasında TBB Başkanı ve yönetiminin seçilme yüzdesiyle ilgili kısa süreli tartışma yaşandı.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, RTÜK'ün Tele1'e yönelik cezasını eleştirdi.

RTÜK'e üye seçimine ilişkin Özel, "RTÜK Başkanı eğer bu Meclisin kendine emanet ettiği yetkiyi kanuna, Anayasa'ya, vicdana, ahlaka uygun kullanmıyorsa biz bu seçilmişlere 6 yıl boyunca mahkum kalamayız. Meclisin kendi seçtiği üyeyi geri çağırma hakkı olmalıdır. Bu konuda kanun teklifimiz var." değerlendirmesini yaptı.

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba'nın partisinden istifa ettiğini belirten Özel, Meclis Başkanlığının RTÜK üyeliği ile ilgili "Biz dün gece 12'den önce AK Parti'ye yazmıştık yazıyı." dediğini aktardı. Özel, şöyle konuştu:

"Bir RTÜK üyesi İYİ Parti'de değil AK Parti'de olsun diye buna tenezzül ederseniz, millet bu yaptığınız siyasi yankesiciliğin bedelini en ağır şekilde ödetir, bu işten biz karlı çıkarız. 'Erdemliler hareketi' diye yola çıkan bir hareket, 20 sonra siyasi yankesicilik yapıyorsa, buna tenezzül ediyorsa ve Anayasa Komisyonu Başkanlığından gelen bir Meclis Başkanı buna alet oluyorsa, bu, muhalefet için çok elverişli bir durumdur bilesiniz."

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, TSK'nın sözde kimyasal silah kullandığı iddialarına değinerek, "PKK ne zaman 'yandım, bitiyoruz, zordayız' dese, mutlaka bir el uzatılıyor, mutlaka bir gündem değiştirilerek PKK'nın ekmeğine adeta yağ sürülüyor." dedi.

"Mevzu ne kimyasal silah ne benzer iddialar. Bakınız, bu tarz söylemin söyleyene faydası olmadığı gibi ülkemize de faydası yok." ifadesini kullanan Turan, "Tabipler Birliğinin daha önce Ermeni soykırımı iddiasıyla Ermenistan'a mektup yazması, Öcalan'la ilgili Bakanlığa başvurup görüşme istemesi 'Kürt Sorununa Barışçıl Çözüm' başlıklı bölücü bildiriye imza atması, Afrin Operasyonu'yla ilgili muazzam bir dezenformasyonda bulunması, Turkovac gibi bir gururumuzu adeta solüsyon diye iddia edip uluslararası alanda Türkiye'yi zayıflatmaya çalışması gibi birçok bu vatanın birliğiyle, beraberliğiyle, toprağıyla bağdaşmayan yaklaşımları oldu, ilk defa değil." diye konuştu.

RTÜK'e üye seçimine de değinen Turan, "RTÜK seçimi ilk defa yapılmıyor veya benzer kurumların seçimi ilk defa yapılmıyor. Bu seçimler çerçevesinde, takviminde gerekli adım neyse usule, kanuna, mevzuata uygun atılacaktır. İddia edildiği gibi vekil transferi vesaire bizim işimiz değil. RTÜK seçimini Mehmet Ali Çelebi'ye bağlarsanız, en hafif tabiriyle saçmalamış olursunuz." dedi.

Siyasi parti gruplarının gündeme ilişkin önerilerinin görüşmelerine geçilmeden önce Türkiye ile Kazakistan Arasında Kültür Merkezlerinin Kuruluşu, İşleyişi ve Faaliyetleri Hakkında Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi, Dışişleri Komisyonuna geri çekildi.

Daha sonra CHP'nin, "Basın İlan Kurumu ile RTÜK'ün basın kuruluşlarına verdiği cezalar" ile ilgili verdiği araştırma önergesinin ön görüşmelerinin bugün yapılmasıyla ilgili önerisi görüşüldü.

Öneri üzerinde söz alan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, RTÜK'ün, Tele1'e 3 gün süreyle kapatma cezası verdiğini anımsatarak, "Arkasındaki niyet belli, kanalı tamamen kapatmak." dedi.

Halkın haber alma hakkını korumak için habercilikte ısrar eden gazete ve televizyonlara Basın İlan Kurumu ve RTÜK aracılığıyla arka arkaya yüksek miktarlarda cezaların verildiğini savunan Çakırözer, "Mahkemelerin, 'Bu kararlar hukuksuzdur.' demesine rağmen RTÜK yargısız infaz yapıyor. RTÜK üyelerinin demokrasiye aykırı tutumları üzerinde bir denetim mekanizması kurmamız gerekiyor." diye konuştu.

TBMM İdare Amiri ve HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul da Tele1'in ekranının RTÜK tarafından karartıldığını, bunun Tele1'in şahsında kamuoyuna verilen bir ceza olduğunu ifade etti.

AK Parti Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey ise "AK Parti iktidarında basın hep özgür oldu, özgür olmaya ve özgür kalmaya devam edecek." değerlendirmesini paylaştı.

Dürüst, doğru ve tarafsız gazetecilerle kimsenin derdinin olmadığını belirten Canbey, RTÜK'ün verdiği cezaların gerekçelerine bakmak gerektiğini ifade etti.

Canbey, RTÜK'ün verdiği bir cezanın gerekçesini okuyarak, "Bir sunucu, bir teröristin babasıyla ilgili 'acılı baba', 'gencecik kayıplar' ve 'Allah rahmet eylesin.' diyor. Teröristlere rahmet diliyor. Mehmetçik gencecik değil mi, onların dul kalan eşleri, yetim kalan çocukları gencecik değil mi? Böyle bir şey olamaz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir anlayış yok." tepkisini gösterdi.

CHP'nin grup önerisinin yanı sıra HDP'nin, "Deniz Poyraz Davası'nda yaşanan hukuksuzluklar", İYİ Parti'nin, "Ziraat Bankası tarafından Demirören Grubu'na verilen bir kredinin teminatı olarak alınan arazinin imar durumuna ilişkin iddialar" ile ilgili araştırma önergelerinin ön görüşmelerinin bugün yapılması önerileri de müzakerelerin ardından kabul edilmedi.

Bu sırada AK Parti ile CHP-İYİ Parti milletvekilleri arasında "RTÜK üyeliği" konusunda tartışma yaşandı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti'nin, RTÜK üyeliği hakkının siyasi manevralarla gasbedilmeye çalışıldığını belirterek, "Bir oldubittiye getirip dün gelen yazı üzerine bugün RTÜK üyeliği seçimi yapacaktınız, bu seçimin bugün yapılmasının başka türlü mahzurları da beraberinde getireceğini görerek frene bastınız." dedi.

RTÜK üyeliği seçimi konusunda "hile" olduğunu iddia eden Dervişoğlu, şöyle konuştu:

"RTÜK Başkanı'nın bu hilenin bir parçası olması, Meclis Başkanı'nın bu hileye bulaşması ve dahil olması, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin de bu hileden kendisine siyasi fayda çıkarmaya çalışması bu milletin itibarına zarar veriyor. Bir RTÜK üyeliği için Mecliste bu tartışmaların yapılması size yakışmıyor. Elinizde hangi yetki eksik? Bir RTÜK üyeliği sizin bir şey kaybetmenize mi neden olacak? Adalet istiyoruz. Sizde RTÜK üyesi var; CHP'de, HDP'de, MHP'de var. Hakkımız olan bir üyeliği bize vermemek suretiyle aslında kendi alnınıza kara leke sürüyorsunuz. Bundan vazgeçin."

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de "RTÜK üyeliği konusunda bugün seçim yapmak için kendilerini yırttılar, bugün seçim yapamadılar, salı günü bir kaçak seçim yapacaklar. 'Erdemliler Hareketi' diye yola çıkıldı, siyasi yankesiciliğe tenezzül ediliyor." ifadelerini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ise "siyasi yankesicilik" ifadesinin şık olmadığını belirterek, Özel'e bu sözünü iade ettiğini söyledi.

Turan, "Biz bugün RTÜK üyeliği seçimini yapacaktık ama 'Bir kanunumuz var, kanunun olduğu bir ortamda araya başka bir işlem koymayalım.' dedik, koymadık. Daha önce nasıl yapıldıysa aynısını yaptık." dedi.

Turan, rutin bir işlemin, bir senaryonun parçası haline getirilmeye çalışıldığını belirterek, "RTÜK meselesi kendi kanunu içinde yürüyor. Mevzuat neyse yerine getirilecek. Bunu senaryolaştırmak anlamsız ve gereksiz. Buradan bir atraksiyon yaratıp AK Parti'yi itham, izam etmek yanlış." diye konuştu.

Daha sonra Endüstri Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.