2010-06-03 - 14:18
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı. BDP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy ve CHP İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan gündemdışı söz aldı. Ardından, ilköğretim müfettişlerinin adını ''Eğitim Müfettişi'' olarak değiştiren Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda değişiklik yapan kanun tasarısının görüşmelerine başlandı.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif
Paksoy, ''Hükümet, engellilerin sorunları konusunda iyi edebiyat yapıyor ama
çözüm üretmiyor'' dedi.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı.

Gündemdışı söz alan BDP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, Nazım
Hikmet, Orhan Kemal ve Ahmet Arif'i ölüm yıldönümlerinde saygıyla andığını
söyledi.

''Onları anmak kadar anlamak da gerekir'' diyen Birdal, bu 3 önemli
edebiyatçının da zamana yenilmediklerini ifade etti.

Siyasetçilerin, her fırsatta Nazım Hikmet'in, ''kardeşlik'' ve ''barış''
konulu şiirlerine başvurduğunu belirten Birdal, ''Yine de bu siyasetçiler hayata
bakış açılarını bir türlü değiştirmezler. Onlar insanlık ormanına kaydını
yaptırmış 3 özgür ağaçtır'' diye konuştu.

CHP Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu da yerinden yaptığı
konuşmada, hükümetin, Nazım Hikmet'in mezarının Türkiye'ye taşınması konusunda
dana fazla çaba göstermesini istedi.

CHP İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan ise tarımsal sulama kooperatiflerinin
elektrik ve sulama suyu borçlarının yapılandırılmasını öngören yasanın,
uygulamalar yerinde yapılamadığı için kadük kaldığını savundu.

Yasanın çıkarılmasının ardından yapılandırma işlemi öncesinde borçların
altıda birinin istenmesinin üreticiyi caydırdığını ifade eden Ayhan, şöyle
konuştu:

''Birçok çiftçinin elektrik sayaçları söküldü ve bu insanlar şu anda bir
icra takibiyle karşı karşıya kaldılar. Bu çiftçilerin sonu demektir. Ürün
alınamayacağı için bu durum tüketicilere fahiş fiyatlar şeklinde yansıyacak.
Şimdi diyeceksiniz ki 'paramız yok'. Emine Hanım'ı Katar'a uçakla gönderirken
para var, bakanların altına 1'er milyon dolarlık zırhlı araçlar çekerken para var
ama çiftçiye gelince para yok... Sulama suyu ve elektrik borçları acilen
yapılandırılmalı. Sökülen sayaçlar yerine takılmalı ve icra takipleri sona
erdirilmelidir.''

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy ise engelli
vatandaşların sorunlarıyla yeterince ilgilenmediği gerekçesiyle hükümeti
eleştirdi. Paksoy, ''Hükümet, engellilerin sorunları konusunda iyi edebiyat
yapıyor ama çözüm üretmiyor. Engelli vatandaş istihdamı konusunda kamu, özel
sektör ayrımı yapmadan kaç kere denetleme yaptınız? Hepimiz bu sorunun cevabını
merakla bekliyoruz. Belediyelerinizin dağıttığı üç beş tekerlekli sandalye ile bu
sorunun çözüleceğini mi sanıyorsunuz. Eğer öyleyse yanılıyorsunuz'' diye
konuştu.

AK Parti İzmir Milletvekili Tuğrul Yemişçi ise yerinden söz alarak,
engelli vatandaşların sorunlarının çözümünde 2002 yılından yana epey yol
alındığını söyledi. Yemişçi, engellere hizmet, eğitim ve evde bakım hizmeti veren
kuruluşların sayısında önemli artışlar yaşandığını anlattı.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç de yerinden yaptığı konuşmada, ''eski
Adalet Bakanı Seyfi Oktay'ın gözaltına alınış şeklini'' eleştirdi. Genç,
''Polis, Seyfi Oktay'ın başını tutarak arabanın içerisine sokuyor. Bunun hesabı
sorulacaktır'' dedi.

CHP Sinop Milletvekili Engin Altay, ''bakandan
bakana eğitim politikalarının değiştiğini, birinin 'sarı' dediğine, diğerinin
'kırmızı' dediğini'' ileri sürdü.

TBMM Genel Kurulunda, ilköğretim müfettişlerinin adını ''Eğitim
Müfettişi'' olarak değiştiren Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri
Hakkında Kanunda değişiklik yapan kanun tasarısının görüşmelerine başlandı.

Tasarının tümü üzerinde CHP Grubunun görüşlerini dile getiren Altay,
Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde 3 denetim birimi arasında, statü, kadro ve
özlük hakları açısından çatışma olduğunu savundu.

Üniversitede eğitim müfettişi yetiştiren bölümün kapatıldığını, bunun
yerine öğretmenlerin kısa bir süre hizmet içi eğitim aldığını belirten Altay,
''Karpuz yetiştirir gibi müfettiş yetiştiriyorsunuz'' dedi.

Altay, Milli Eğitim Bakanlığının yaz-boz tahtasına döndüğünü öne sürerek,
''Eğitimle ilgili Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Türkiye nedense bu
konuda kendine rota bulamadı. Bırakın hükümetlerden hükümetlere, aynı partideki
bir bakandan başka bakana eğitim politikaları değişiyor. Birinin 'sarı' dediğine,
öbürü 'kırmızı' diyor'' görüşünü dile getirdi.

Atama bekleyen öğretmenlerin durumuna da değinen Altay, bu konu için
Milli Eğitim Bakanı önünde diz çökmeye hazır olduğunu söyledi.

BDP Van Milletvekili Özdal Üçer de öğretmenlerin, öğrencilerin ve
personelin yanısıra müfettişlerden kaynaklanan sorunların da olduğunu ifade
etti.

İlköğretim müfettişlerinin mağdur olduğunu belirten Üçer, diğer kamu
kurumlarındaki müfettişlere tanınan özlük haklarının onlara da verilmesi halinde,
sorunların giderileceğini kaydetti.

Üçer, YİBO'ların ''asimilasyon merkezi'' olduğunu ileri sürerek,
çocukların, anne, babalarından, çevrelerinden koparıldığını ifade etti.

Genel Kurulda, tasarının görüşmeleri devam ediyor.

MHP Mersin Milletvekili Akif Akkuş, ''Eğitim
kalitesinin artırılmasının yerine okul binaları yapılıyor. Neden okul yapılıyor?
Çünkü okul göz önünde ama kalitesizlik gözden kaçırılabilir'' dedi.

TBMM Genel Kurulunda, ilköğretim müfettişlerinin adını ''Eğitim
Müfettişi'' olarak değiştiren Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri
Hakkında Kanunda değişiklik yapan kanun tasarısı görüşülüyor.

Tasarının tümü üzerinde MHP grubunun görüşlerini aktaran Mersin
Milletvekili Akif Akkuş, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde kurulan teftiş
kurullarının, milli eğitimin sorunlarının giderilmesi anlamında çok önemli bir
görevi yerine getirdiğini söyledi.

Öğretmen yetiştirilmesi ve atanmasında gereken özenin gösterilmediğini
öne süren Akkuş, ''Şu anda başka branşlardan mezunlarda öğretmenlik yapıyor''
dedi.

AK Parti iktidarı döneminde öğretmenlik mesleğinin,
''sıradanlaştırıldığını'' öne süren Akkuş, öğretmen adaylarına lisans düzeyinde
verilen formasyonun, meslekte hizmet içi eğitimlerle pekiştirilmesi gerektiğini
söyledi.

Eğitime ayrılan kaynağın büyük bir kısmının, binaların yenilenmesi
yönünde kullanıldığını ifade eden Akkuş, ''Bu nedenle ülkemiz eğitim branşında
sürekli Avrupa ölçeğinde çuvallıyor. Eğitim kalitesinin artırılmasının yerine
okul binaları yapılıyor. Neden okul yapılıyor? Çünkü okul göz önünde... Ama
kalitesizlik gözden kaçırılabilir'' diye konuştu.

Sözleşmeli öğretmen uygulamasına da değinen Akkuş, ''Bu şekilde
çalışanların geleceği, il milli eğitim müdürlerinin iki dudağının arasında olduğu
için bu uygulamaya son verilmeli'' dedi.

İlköğretim müfettişliği kadrosunun, ''Eğitim Müfettişliği''ne
dönüştürülmesini olumlu bulduklarını belirten Akkuş, Bakanlığın denetim
sisteminde bir takım değişikliklerin yapılmasının gerekli olduğunu ifade etti.

Akkuş, kanuna olumlu oy vereceklerini belirterek, ''Eğitim müfettişliği,
denetimi hızlandıracak ve daha etkili hale getirecektir'' dedi.


AK Parti Bitlis Milletvekili Cemal Taşar da devlet bütçesinde 8 yıldır en
büyük payın, Milli Eğitim Bakanlığına ayrıldığına dikkati çekti. Bu dönemde
reform niteliğinde çalışmalar yapıldığını anlatan Taşar, okullaşma oranının
giderek arttığını anlattı.

Taşar, 2002-2010 yılları arasında milli eğitimde fiziki anlamda ve
eğitimin niteliğinin geliştirilmesinde çok önemli çalışmalar yapıldığını ifade
ederek, yatılı ilköğretim bölge okulları, fen, sosyal bilimler liseleri ve
engelli çocuklar için okullar açıldığını söyledi.

İllerin tümüne üniversite kurulduğunu anımsatan Taşar, altyapısı uygun
olan okulların internet adresi aldığını ve öğrencilerin internete erişimlerinin
sağlandığını söyledi.

Taşar, 2003 yılından bu yana kamuya ayrılan personel kadrosunun yüzde
50'sinin Milli Eğitim Bakanlığına tahsis edildiğini belirterek, öğretmenlerin
özlük haklarında ciddi iyileştirmeler yapıldığını ifade etti.

Görüşülen tasarıyla ilköğretim müfettişlerinin yıllardır arzu ettikleri
yapıya kavuşacaklarını ifade eden Taşar, ''Onlara bu güzelliği yaşatacağız. Bu
güzelliğin AK Parti iktidarı dönemine rastlamasından gurur duyuyorum'' dedi.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, ataması
yapılamayan öğretmenler konusunda, ''Gönlümüz ister ki tüm öğretmenlerimizi
bakanlıkta öğretmen olarak istihdam edebilelim. Eğitim fakültelerinin branş
öğretmenliği alanında fazla sayıda verdiği mezunlar, oransal olarak bakanlığın
istihdam kapasitesinin üzerindedir'' dedi.

Milli Eğitim Bakanı Çubukçu, ilköğretim müfettişlerinin unvanını ''Eğitim
Müfettişi'' olarak değiştiren kanun tasarısının görüşülmesi sırasında
milletvekillerinin sözlü sorularını yanıtladı.

Çubukçu, Adana'da yapılması planlanan öğretmenevi konusunda yeterli
ödeneğin ayrıldığını ve binanın yapımının tamamlanacağını söyledi. Okulların cari
giderlerinin düzenli olarak gönderildiğini belirten Çubukçu, okulların özellikle
kendi hükümetleri öncesine dayanan su ve elektrik borcu bulunduğunu, bunların
faizinin geçen yıllarla birlikte arttığını anlattı.

Bakanlığın, okullarda kullanılan su ve elektrik miktarı kadar para
gönderdiğini, bunun zamanında yapıldığını ifade eden Çubukçu, ''Öğrenci
velilerinden böyle bir para talep edilmesi veya bunun uygulamasına yönelik bir
durum varsa bize bildirin'' dedi.

Yatılı ilköğretim bölge okulları konusuna da değinen Çubukçu, özellikle
12 yaş altı çocukların taşıma kapsamına alınmasına yönelik çalışmalarının
sürdüğünü söyledi.

Ataması yapılamayan öğretmenlere ilişkin soruları da yanıtlayan Çubukçu,
şöyle konuştu:

''Gönlümüz ister ki tüm öğretmenlerimizi bakanlıkta öğretmen olarak
istihdam edebilelim. Öğretmen atamaları kadro imkanı ve ihtiyaçlar doğrultusunda
yapılıyor. Eğitim fakültelerinin branş öğretmenliği alanında fazla sayıda verdiği
mezunlar, oransal olarak bakanlığın istihdam kapasitesinin üzerindedir. Bugün bu
koşullarda her şeyden önce eğitim fakültelerinde bazı alanlardaki kontenjanların
düşürülmesi konusunda çalışmalar yürütüyoruz. Biliyorsunuz çok yakın bir tarihte
40 bin öğretmen ataması yapılacak.''

Tunceli'de öğretmenevi yapımının yatırım programına alındığını belirten
Çubukçu, ilde derslik açısından da bir sıkıntı olmadığını söyledi.

Çubukçu, yanlışların doğruları götürdüğü bir üniversite sınav sisteminde
öğrencilerin ''sıfır çekme'' diye bir kavramla değerlendirilmesini haksızlık
olarak gördüklerini ifade etti.

Görüşmeler sırasında, CHP Zonguldak Milletvekili Ali Koçal'ın, tasarının
birinci maddesi üzerindeki konuşması sırasında genel kurulda tartışma çıktı.

Koçal, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in maden ocağındaki
işçilerle ilgili ''güzel öldüler'' sözünü hatırlatarak, ''Bu sözler, Zonguldak'ın
acılarının üzerine tuz ekmiştir. Ölümün güzeli, çirkini olmaz. Devlet adamlığına
yakışan değerlendirmeler yapsınlar'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın maden işçilerinin ölümüyle ilgili
''kader'' sözlerini eleştiren Koçal'ın, ''Başbakanın zenginliği de kader mi''
sözlerine bazı AK Parti milletvekilleri tepki gösterdi.

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, Koçal'a ''Sen cenazede,
Zonguldak'ta değildin konuşamazsın'' diye seslendi. Koçal'ın ''Siz oralara polis
korumasında gelebildiniz, biz halkın arasındaydık'' demesi üzerine, AK Parti'li
ve CHP'li milletvekilleri arasında tartışma çıktı. CHP Gaziantep Milletvekili
Akif Ekici, ayağa kalkarak, AK Parti sıralarına doğru konuşmaya başladı. Ekici,
kendisine laf atan AK Parti Bursa Milletvekili Mehmet Emin Tutan ile tartıştı.

CHP'li Koçal, TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu'nun birleşime ara verdiği
sırada konuşmasını sürdürdü. Daha sonra, Koçal ile Tunç birbirlerinin üzerine
yürüdü. Koçal ve Tunç'a, araya giren TBMM İdare Amiri Sırrı Sakık ve diğer
milletvekilleri engel oldu.
(14.18)