2017-02-22 - 15:42
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, mükelleflere vergi indirimi, Ahilik Esnaf Sandığı kurulması, yabancılar ile gurbetçilere konut ve iş yeri satışında KDV istisnası, TEDAŞ ve tarımsal kredi alacaklarının yeniden yapılandırılması düzenlemelerini de içeren "torba kanun teklifinin" birinci bölümü kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.

Genel Kurul'da gündem dışı söz alan MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem, önümüzdeki günlerde 20 bin 127 öğretmenin atamasının yapılacağını belirterek, geçmişte bazı öğretmen adaylarının KPSS'den 65 puanına karşılık, mülakatta 95-100 gibi yüksek puanlar aldığını ifade etti.

Erdem, "Acaba birilerinin adamları olanlar mı mülakatta bu puanları alıyor?" diye soran Erdem, mülakatların kamera ile kayıt altına alınmasını istedi.

CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir ise işsizliğin Türkiye'nin kanayan yarası olduğunu vurgulayarak, Muğla'nın da bu sorundan etkilenen iller arasında yer aldığını kaydetti.

Turizmde de bu yaz için alarm zillerinin çaldığını savunan Demir, gerekli tedbirlerin alınmasını talep etti.

AK Parti İstanbul Milletvekili Halis Dalkılıç da "Birlikte yaşama kültürü" konusunda yaptığı gündem dışı konuşmada, "Bu toprakların vatan kılınması, birlikte yaşama ve kardeşlik kültürünün yerleşmesi sonucu oldu. Nefret, şiddet ve intikam dilinin nelere yol açtığını görmek için bugün Irak, Suriye, Libya ve benzeri ülkelere bakılabilir." diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, FETÖ ile mücadeleden başarıyla çıkılmasının bir gereklilik olduğunu belirterek, ancak bu mücadelede at izi ile it izinin birbirine karıştığı süreçlerin de yaşandığını bildirdi.

FETÖ soruşturması kapsamında aylardır tutuklu bulunan Hava Harp Okulu öğrencilerinin tahliye edildiğini hatırlatan Akçay, yaklaşık 7 aydır cezaevinde bulunan Kara Harp Okulu öğrencilerinin de mağduriyetlerinin giderilmesini istedi.

HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, Mardin'in Nusaybin ilçesine bağlı 3 köyde 12 gündür sokağa çıkma yasağının uygulandığını anımsatarak, bu nedenle bazı mağduriyetler yaşandığını savundu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, FETÖ'nün 15 Temmuzdaki darbe girişiminin ardından kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'nun raporunun henüz bastırılıp, Genel Kurul'da görüşülmediğini vurgulayarak, bunda bir art niyet aradıklarını ifade etti.

Altay, "FETÖ'nün siyasi ayağı ortaya çıkarılmadığı müddetçe 248, 15 Temmuz şehidimizin kemikleri sızlamakta, ruhları incinmektedir. Bu da büyük bir ayıptır." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, FETÖ'nün darbe girişiminin ardından, hukuk mekanizmasının işlediğini ve şüphelilerin Türk yargısına hesap verdiklerini belirterek, mağduriyetlerden bahsedilirken, biraz daha dikkatli davranılması gerektiğini kaydetti.

Muş, terör örgütünün bir üs olarak kullandığı ve özellikle Akdeniz Bölgesi illerindeki terör saldırılarının organize edildiği Mardin'in merkez Artuklu, Nusaybin ve Ömerli ilçelerinde terör örgütüne yönelik operasyonların gerçekleştirildiğini anlattı.

Bölgede yapılan operasyonlarda dün itibarıyla 4'ü ölü, biri sağ olmak üzere toplam 5 teröristin etkisiz hale getirildiğini, el yapımı bomba, patlayıcılar ve çeşitli silahlar ele geçirildiğine işaret eden Muş, bölgedeki sivil halkın herhangi bir zarar görmemesi için de gerekli çalışmaların yapıldığını vurguladı.

Engin Altay ise bu tür konularla ilgili Meclisin, Hükümet tarafından bilgilendirilmesini istediklerini bildirdi.

HDP'nin, temmuz 2015 tarihinden itibaren yapılan tutuklamalarla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.

Öneri üzerinde konuşan HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, HDP eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ'ın milletvekilliğinin düşürülmesini gündeme getirdi.

Yüksekdağ'a 10 ay ceza veren savcı ve hakimlerin FETÖ soruşturmasından cezaevinde olduğunu iddia eden Yıldırım, "Size göre terörist olanların, FETÖ'cülerin hazırladığı iddianameleri hemen kabul ediyorsunuz ve eş genel başkanımıza ceza veriyorsunuz. Sayın Yüksedağ'ın 10 ay ceza almasına neden olan da konuşması değil, konuşma yaptığı yerde atılan sloganlardır." dedi.

Yıldırım, dün TBMM Genel Kurulu'nda, Figen Yüksekdağ'ın milletvekilliğinin düşmesine ilişkin kararın okunmasından sadece 14 dakika sonra Yüksekdağ'ın Meclis albümünden çıkarıldığını belirterek, "Keşke hep bu kadar hızlı olsanız. Camiyi çalacak olan kılıfını da hazırlamış önce." diye konuştu.

Ahmet Yıldırım, gözaltında işkenceler yaşandığını, Mardin'de gözaltına alınan 60 yaşındaki Abdi Yakup'dan haber alınamadığını iddia etti.

AK Parti Aksaray Milletvekili Cengiz Aydoğdu, PKK'nın ülkenin çocuklarını kullanan uluslararası bir örgüt olduğunu belirtti.

Meclis çatısı altında olan bir partinin açıkça PKK'ya tavır alamamasının kendilerini yaraladığını kaydeden Aydoğdu, "Kürtlerin çözülecek bir meselesi varsa, PKK bunu imkansız hale getiriyor. Devletin PKK ile mücadelesi meşrudur. Her devlet kendi topraklarına yönelen teröre cevap verir. Devletin terörle mücadelede suistimali varsa bunun üzerine gidilmelidir ama terörün amacını es geçerek sadece bunlarla ilgilenmek olmaz. Teröre karşı ortak, kesin, açık ve kesin bir dille tavrımızı ortaya koymalıyız." diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP Grup Başkanvekili Yıldırım'ın, "Gözaltına alındıktan sonra haber alınamadığını" söylediği 60 yaşındaki Abdi Yakup'un fotoğrafını gösterdi.

Tanrıkulu, Yakup'un bu ayın 17'sinde gözaltına alındığını, 18'inde Mardin Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığını ve halen hastanede tedavisinin devam ettiğini bildirdi.

İnsan hakları alanında en dip dönemin yaşandığını savunan Tanrıkulu, "Yargı en berbat dönemini yaşıyor. Sıkıyönetim dönemleri de dahil olmak üzere, hiçbir dönemde bu kadar berbat bir yargı olmamıştı. DGM'ler bile böyle değildi." ifadesini kullandı.

AK Parti Adıyaman Milletvekili Adnan Boynukara, yargı ile ilgili söylenenlerin yanlış ve siyasi değerlendirmeler olduğunu kaydetti.

Yargısal alanda yapılan reformlara değinen Boynukara, "Adalet bakanları 2005 yılına kadar savcılara talimat verme hakkına sahipti, bu uygulama kaldırıldı. Adli kontrol uygulamasının kapsamı genişletildi." diye konuştu.

Önergede, gözaltında kötü muamele iddialarının bulunduğunu aktaran Boynukara, eğer somut olaylar varsa, bunların üzerine gidilmesi gerektiğini vurguladı.

Konuşmaların ardından HDP'nin önerisi kabul edilmedi.

CHP'nin turizmin canlandırılmasının yollarının araştırılması konusundaki önergesinin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurulda partisinin grup önerisi üzerinde söz alan CHP İstanbul Milletvekili Ali Özcan, turizmin cari açığı azaltan, döviz ihtiyacını karşılayan önemli bir sektör olduğunu ve 60'a yakın sektörü ayakta tuttuğunu söyledi.

Turizmin can çekiştiğini öne süren Özcan, bazı havalimanlarına direkt uçuşların konulması, turizm sektörü için uygun kredilerin sağlanması, bazı borçlara da erteleme getirilmesi ve yurtdışında tanıtım etkinlikleri düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.

Turizmi Teşvik Kanunu'nun da günün koşullarına göre güncellenmesinin gerekliliğine dikkati çeken Özcan, "Turizmin ilacı tektir, o da Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi 'Yurtta Sulh Cihanda Sulh'. Eğer siz yurtta gerilimi devam ettirirseniz ne turizm olur ne de yaşam olur ve bunun hesabını elbet verirsiniz." dedi.

MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem, turizmin bütün ülkelerin bel kemiği olduğunu belirterek, "Turizm, bu noktada hem kültürel gelişmemizin, hem de ülkenin gelişmesinin bir ayna olarak yansımasıdır." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin, terör saldırıları nedeniyle yurt dışında güvenli ülke olarak görülmediğini dile getiren Erdem, Avrupalı turistleri çekmek için önemli teşviklerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, "Türkiye demokrasi yolundan çıkıp otoriter bir anlayışa doğru yelken açmaya başladığı andan itibaren turist rakamları tersine gidiyor. Ne zaman ki ülkemiz çözüm iradesinden, barış iradesinden vazgeçmiş, demokrasi yolundan çıkmış, oteller boş kalmaya, turist gelmemeye başlamış. Güvenli ülke olma anlayışından çıkmışız." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse, turizm alanında devrim niteliğinde birçok yeniliğe imza atıldığını belirterek, turizmde yaşanan sıkıntıların sadece Türkiye'ye özgü olmadığını dile getirdi.

Türkiye'ye Gezi olaylarıyla birlikte başlayan ciddi uluslararası operasyonların yapıldığını ifade eden Köse, son olarak FETÖ'nün darbe girişiminin yaşandığını anımsattı.

Yaşanan olumsuzlukları hafifletebilmek adına toplam maliyeti 543 milyon lira olan Turizm Acil Eylem Planı Destek Paketi'ni 2016 yılında uygulamaya koyduklarını, Kültür ve Turizm Bakanlığının bütçeden aldığı payı da artırdıklarını anlatan Köse, turizmi geliştirmeye devam edeceklerini vurguladı.

Konuşmaların ardından oylanan öneri kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulunda, Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin 1. bölümü üzerinde gruplar adına konuşmalar yapıldı.

MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, bu teklifin de öncekiler gibi aralarında bağlantı olmayan konularla ilgili düzenlemeleri içerdiğini söyledi.

Teklifin getirdiği yeni düzenlemeleri anlatan Ayhan, Esnaf Ahilik Sandığı kurulacağını kaydetti. Ayhan, esnafın zor duruma düşmesi ya da işyerini kapatması halinde bu fondan yararlanacağını belirterek, "Demek ki bir sıkıntı var." dedi.

HDP Van Milletvekili Bedia Özgökçe Ertan, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ'ın millevekilliğinin, TBMM Genel Kurulunda okunan kararla düşmesini eleştirdi.

Yüksekdağ'a verilen cezayı da eleştiren Ertan, "Cenaze törenine katıldığı için, orada atılan sloganlar nedeniyle ceza alıyor. Bir cenaze törenine insani nedenlerle katıldığı için bir kişi hakkında dava açılamaz." dedi.

Ertan, demokrasi geleneğine AK Parti eliyle en ağır saldırıların yapıldığı bir dönemin yaşandığını iddia ederek, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'a verilen ceza ile HDP Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken'in tekrar tutuklanmasını da eleştirdi.

HDP'li Ertan, "Referandum öncesinde alınan bu karar tesadüfi değildir. Milletvekillerimizin, belediye başkanlarımızın tutuklanması, belediyelerimize kayyum atanması şunu gösteriyor; HDP'yi kapatma ve siyaset dışına itme amacı güdülüyor. Ama HDP'yi barış arayışında olanlar, özgürlük yürüyüşü başlatanlar kurdu, bu yürüş de devam ediyor." diye konuştu.

CHP İzmir Milletvekili Çam ise AK Parti'nin 15 yılda toplam 11 kez yeniden yapılandırma ya da af altında düzenlemeyi Meclise getirdiğini kaydetti.

Neredeyse her yıl yeniden yapılandırma yapıldığını belirten Çam, bu düzenlemenin referanduma giderken yapıldığını anımsattı.

"Neden bu tür düzenlemeler sık sık yapılıyor?" diye soran Çam, Türkiye'de gelir vergisi ve kurumlar vergisinin gözden geçirilmesi ve adil bir vergi sistemine geçilmesi gerektiğini vurguladı.

CHP'li Çam, esnafın işleri iyi gitmediği için vergisini ödeyemediğini, bazı esnafın da "Nasıl olsa af çıkacak." diye vergisini ödemediğini söyledi.

Namuslu ve ahlaklı, vergisini zamanında veren işverenler için vergide yüzde 5'lik indirim yapılacağını anlatan Çam, "Böyle bir indirim yapmak yerine, neden sık sık bu tür düzenlemeler yapıyoruz? Buna bakmak lazım." diye konuştu.

Musa Çam, teklifte, çiftçi ve köylüler için güzel düzenlemeler olduğunu belirtti.

Teklifle, Esnaf Ahilik Sandığı kurulacağını dile getiren Çam, "Avukatlar, noterler, hekimler, diş hekimleri de bu kapsama giriyor. Türkiye'de 100 bin avukat var. Avukat, doktor, diş hekimi, noter esnaf değil ama zorunlu olarak bu sandığa üye olacak. Bu tarafların talepleri dikkate alınmadan, böyle bir düzenleme yapılması doğru değil. Onlarla konuşulup, onaylarının alınması gerekirdi." sözlerini sarf etti.

TBMM Genel Kurulunda, vergisini düzenli ödeyen mükelleflere vergi indirimi, Ahilik Sandığı kurulması, yabancılara konut ve iş yeri satışlarında KDV istisnası, TEDAŞ ve tarımsal kredi alacaklarını yeniden yapılandıran düzenlemeleri de içeren Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerindeki görüşmeler devam ediyor.

Teklifin birinci bölümünün görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Müezzinoğlu, emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili açıklamaları son derece net yaptıklarını belirterek, "Özellikle bizdeki emeklilik yaşı şu an itibarıyla ortalama 52. OECD ülkelerinin ortalama emeklilik yaşı ise 72. Yaptığımız düzenlemeyle bunu 2036'ya kadar erkeklerde 60 yaşına, kadınlarda da 58 yaşına dönüştürecek bir yolculuk yapılıyor." diye konuştu.

Bakan Müezzinoğlu, şunları kaydetti:

"Dolayısıyla, emeklilikte yaşa takılan vatandaşlarımızın sabırla o yaşını tamamlamalarını öneriyoruz ve bunun dışında bir düzenleme yapamayacağımızı ifade ediyoruz. Ama emeklilikle ilgili çalışma gününü doldurup da şu anda çalışmayanlar sosyal güvenlik kapsamı dışında kalıyorlar ve sağlık hizmeti alamıyorlar. Onlarla ilgili bu kanun tasarımızda, bu 53 liralık gelir testine tabi olmadan GSS primini ödeyerek onlar da bu ara dönemde sağlık hizmeti alabilecekler ama yaşlarını beklemekle ilgili şu anda bir düzenlememiz ve çalışmamız söz konusu değil."

İş dünyasından gelen talep üzerine, doğum yapan anneye, çocuğu 6 yaşına gelinceye kadar yarım gün çalışma hakkı tanıdıklarını hatırlatan Müezzinoğlu, bundan dolayı kadın istihdamında sorunlar yaşanabileceğinin değerlendirildiğini belirtti.

Büyükanne projesine ilişkin Müezzinoğlu, "Bizim toplumsal kültürümüzde büyükanne kültürü olduğu, proje bazlı çalışma yapılabileceği konusunda değerlendirmeler yapıldı ve bunu sanayi odalarımız, ticaret odalarımız, sendikalarımız, işveren sendikaları ve işçi sendikalarıyla yaptığımız değerlendirmelerden sonra bir pilot uygulama, proje şeklinde başlattık." ifadesini kullandı.

Müracaatları pazartesi günü sonlandırdıklarını belirten Müezzinoğlu, "Müracaatlarda hak edebilen, bu kapsam içine girebilecek sayı 31 bin 262. Burada annenin 2 asgari ücretten az geliri olma, ailenin de total gelirinin 3 asgari ücreti geçmeme, büyükannenin sağlık durumu gibi kriterlere göre bu 31 bin 262 kişi aşağıdan yukarı doğru sıralandırılarak 6 bin 500 aileye bu hakkı tanıyacak, 10 ilde bu pilot uygulamayı değerlendirecek bir yıllık bir pilot uygulama. Bu pilot uygulamayla ilgili işçi sendikalarımız, TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ'in de katkıları var." diye konuştu.

Bunun maliyetinin yüzde 50'sini sendikaların, işverenlerin ve odaların, yüzde 50'sini de İŞKUR'un üstlendiğini aktaran Müezzinoğlu, projenin, bir yıllık pilot uygulama olarak şekilleneceğini söyledi.

Muhtarlarla ilgili SGK primleri konusunda bir talep olduğunu anımsatan Müezzinoğlu, bu konuda yaptıkları genel çalışmayı Başbakan Binali Yıldırım'a sunduklarını ve konunun hükumet bazında değerlendirileceğini kaydetti.

Halk oylaması için kapı kapı gezdiğini anlatan Müezzinoğlu, "Herkes kendi yolunu kendi seçer. Dolayısıyla televizyonlar da serbest, kapılar da serbest, sokaklar da serbest, caddeler de serbest. Her tarafta her vatandaşa herkes ulaşabilir." dedi.

AK Parti iktidarının bugünlere millete güvenerek geldiğini vurgulayan Müezzinoğlu, "Millete kimin güvenip güvenmediğini burada, bu kürsüde gördü bu millet. Bu meydanda kürsü işgaliyle kimin güvenip güvenmediğini millet gördü. Milletten korkan biri varsa belli, millet biliyor onu." ifadesini kullandı.

Tarımdaki üretim artışına da değinen Müezzinoğlu, "Hangi kalemi alırsanız alın, ister 2002'ye göre alın, ister 2007'ye göre alın, ister 2010'a göre alın, ister bir yıl öncesine göre alın; bu alanda üretim artışı var mı yok mu? Üretim artışı olduğuna göre burada öyle veya böyle belirli kazanımlar da vardır." diye konuştu.

****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****