2012-08-06 - 14:45
İdris Bal: "Alevi ve Sunni kesim için inandıkları Allah'ın bir, Peygamberin bir, kitabın bir olduğu her platformda hatırlatılmalıdır. İslam Dünyası'nın selamet ve barışı için Şii-Sunni barışı ne kadar elzem ise, Türkiye'nin barışı için Alevi-Sunni diyalogu ve barışı, ihtiyaç ötesinde bir zarurettir."
İdris Bal düzenlediği basın toplantısında, "Türkiye'de Alevi Sorunu Nedir? Nasıl Çözülür" başlıklı raporunu basın mensuplarıyla paylaştı.
Aleviliğin İslam dışı ve ayrı bir din olarak gösterilmesi için dış güçlerin çaba sarf ettiğini belirten Bal, "Türkiye ile hesabı olanlar Alevi sorununu kullanmışlar ve gelecekte de kullanacaklardır. Bu nedenle Alevilik nedir, Alevi sorunu nedir sorularının cevabını bulmak ve çözüm için çaba harcamak zorundayız" şeklinde konuştu.
Aleviler ve Sunniler arasında psikolojik duvarlar örüldüğünü vurgulayan Bal, "İslam Dünyası'nın selamet ve barışı için Şii-Sunni barışı ne kadar elzem ise, Türkiye'nin barışı için Alevi-Sunni diyalogu ve barışı ihtiyaç ötesinde bir zarurettir" dedi.
Aleviliğin aynı köklerden beslenen büyük bir ağacın farklı bir dalı olarak görülmesi gerektiğini belirten Bal sözlerine şöyle devam etti: "Alevi ve Sunni kesim için inandıkları Allah'ın bir, Peygamberin bir, kitabın bir olduğu her platformda hatırlatılmalıdır. Aleviliği İslam içinde gören kesimler muhatap alınmalıdır. İnsanlar bilmedikleri, yeterince tanımadıkları kişiler ve konular hakkında korkuya kapılıp uzak durmaktadırlar. Alevi ve Sunni kesimin birbirini daha iyi tanıması, yanlış bilgi ve algıların düzeltmesi için Alevilerle Sunnilerin birlikte çalışacakları ortak platformlar, STK'lar, yardım kuruluşları kurulmalıdır. Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre, Ahmet Yesevi'nin fikirleri; filmler, diziler ve teknolojik imkanlar kullanılarak tüm kesimlere ulaştırılmalıdır."
"Her dinin ibadethanesi vardır ve Müslümanların ibadethanesi camilerdir" diyen Bal, cemevlerinin, dergahlar, Mevlevihaneler, tekkeler gibi görülmesi gerektiğini, ayrı bir ibadethane gibi görülmesinin yanlış olduğunu ifade etti.
Alevilerin önemli sorunlarından birinin yetişmiş din adamı eksikliği olduğunu belirten Bal, İlahiyat Fakülteleri ve İmam Hatiplerde başta Alevilik olmak üzere diğer inanç ve mezhep gruplarında da eğitimli din adamı yetiştirilmesi gerektiğini belirtti. Bal, okullarda verilen din derslerinin de de içerik olarak tüm inanç ve mezhepleri kapsaması gerektiğini ifade etti.
Toplantı sonrası soruları cevaplayan Bal, CHP ve BDP'nin artan terör olaylarına ilişkin TBMM'nin olağanüstü toplanması yönündeki görüşüne ilişkin, "Terörle mücadele 30 yıldır devam ediyor. Terör örgütü Ortadoğu'daki gelişmeleri örnek alarak bir halk ayaklanması istiyor. Ancak biz mücadeleye devam edeceğiz. Hükümetin bu konudaki politikası 'girilemeyen hiçbir yer yoktur ve olmayacaktır' şeklindedir. Şu an her yere operasyon yapılıyor, ordu her yerde vardır. Terör örgütünün Türkiye'den, Suriye'den, Irak'tan toprak kopartarak bağımsız devlet kurma amacı olduğu sürece terör olacaktır. Tüm atılan adımlara rağmen terör devem etmektedir." dedi.
Bal, Meclis'te Cemevi kurulmasına ilişkin soruya karşılık, "Camiler sadece Sunnilerin değil, Alevilerin de ibadethanesidir. Sosyal faaliyetlerin yapılacağı yer ile ibadethane alanları karıştırılmamalıdır. Gelecekte Hristiyan vekiller olursa elbette onlar için kilise düşünülebilir" diye konuştu. (14:45)
Aleviliğin İslam dışı ve ayrı bir din olarak gösterilmesi için dış güçlerin çaba sarf ettiğini belirten Bal, "Türkiye ile hesabı olanlar Alevi sorununu kullanmışlar ve gelecekte de kullanacaklardır. Bu nedenle Alevilik nedir, Alevi sorunu nedir sorularının cevabını bulmak ve çözüm için çaba harcamak zorundayız" şeklinde konuştu.
Aleviler ve Sunniler arasında psikolojik duvarlar örüldüğünü vurgulayan Bal, "İslam Dünyası'nın selamet ve barışı için Şii-Sunni barışı ne kadar elzem ise, Türkiye'nin barışı için Alevi-Sunni diyalogu ve barışı ihtiyaç ötesinde bir zarurettir" dedi.
Aleviliğin aynı köklerden beslenen büyük bir ağacın farklı bir dalı olarak görülmesi gerektiğini belirten Bal sözlerine şöyle devam etti: "Alevi ve Sunni kesim için inandıkları Allah'ın bir, Peygamberin bir, kitabın bir olduğu her platformda hatırlatılmalıdır. Aleviliği İslam içinde gören kesimler muhatap alınmalıdır. İnsanlar bilmedikleri, yeterince tanımadıkları kişiler ve konular hakkında korkuya kapılıp uzak durmaktadırlar. Alevi ve Sunni kesimin birbirini daha iyi tanıması, yanlış bilgi ve algıların düzeltmesi için Alevilerle Sunnilerin birlikte çalışacakları ortak platformlar, STK'lar, yardım kuruluşları kurulmalıdır. Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre, Ahmet Yesevi'nin fikirleri; filmler, diziler ve teknolojik imkanlar kullanılarak tüm kesimlere ulaştırılmalıdır."
"Her dinin ibadethanesi vardır ve Müslümanların ibadethanesi camilerdir" diyen Bal, cemevlerinin, dergahlar, Mevlevihaneler, tekkeler gibi görülmesi gerektiğini, ayrı bir ibadethane gibi görülmesinin yanlış olduğunu ifade etti.
Alevilerin önemli sorunlarından birinin yetişmiş din adamı eksikliği olduğunu belirten Bal, İlahiyat Fakülteleri ve İmam Hatiplerde başta Alevilik olmak üzere diğer inanç ve mezhep gruplarında da eğitimli din adamı yetiştirilmesi gerektiğini belirtti. Bal, okullarda verilen din derslerinin de de içerik olarak tüm inanç ve mezhepleri kapsaması gerektiğini ifade etti.
Toplantı sonrası soruları cevaplayan Bal, CHP ve BDP'nin artan terör olaylarına ilişkin TBMM'nin olağanüstü toplanması yönündeki görüşüne ilişkin, "Terörle mücadele 30 yıldır devam ediyor. Terör örgütü Ortadoğu'daki gelişmeleri örnek alarak bir halk ayaklanması istiyor. Ancak biz mücadeleye devam edeceğiz. Hükümetin bu konudaki politikası 'girilemeyen hiçbir yer yoktur ve olmayacaktır' şeklindedir. Şu an her yere operasyon yapılıyor, ordu her yerde vardır. Terör örgütünün Türkiye'den, Suriye'den, Irak'tan toprak kopartarak bağımsız devlet kurma amacı olduğu sürece terör olacaktır. Tüm atılan adımlara rağmen terör devem etmektedir." dedi.
Bal, Meclis'te Cemevi kurulmasına ilişkin soruya karşılık, "Camiler sadece Sunnilerin değil, Alevilerin de ibadethanesidir. Sosyal faaliyetlerin yapılacağı yer ile ibadethane alanları karıştırılmamalıdır. Gelecekte Hristiyan vekiller olursa elbette onlar için kilise düşünülebilir" diye konuştu. (14:45)
