2018-04-11 - 15:45
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'da değişiklik yapan tasarının ilk 14 maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.
Sağlık Bakanlığı harcamalarına ilişkin gündem dışı söz alan CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, Sağlık Bakanlığının 2017 yılının Ağustos ayında taşındığını ve 8 aylık kirasının 18 milyonun üzerinde olduğunu söyledi.
Geçtiğimiz birkaç ayın kirasının ise 8 milyon liranın üzerinde olduğunu iddia eden Biçer, "Tek bir hizmet binasının aylık kirası 2,5 milyon lira. Sağlık Bakanı Demircan, bütçelerinin olmadığını belirtmişti. Kendi hizmet binasını bile yapamayan bir bakanlıktan sağlık hizmeti bekliyoruz. Sağlık Bakanlığı daha ne kadar bu kiraları ödeyecek? Bakanlık bu kiraları döner sermayeden karşılıyor. Bugün görüyoruz ki Sağlık Bakanlığının bütün merkez teşkilatları artık kiralık." ifadelerini kullandı.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Kemalettin Yılmaztekin, Şanlıurfa'nın düşman işgalinden kurtuluş günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, Peygamberler şehri Şanlıurfa'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 98. yıl dönümünü gurur ile kutladıklarını söyledi.
Çanakkale'den Sakarya'ya, Büyük Taarruz'dan 15 Temmuz'a geniş bir yelpazede kaynak sunan şanlı tarihin, en son elde edilen Afrin zaferi ile güncellendiğini vurgulayan Yılmaztekin, "Yeniden dirilişimizi akim kılmak isteyenler ve içerideki iş birlikçileri için artık yolun sonu görünmüştür. Terör örgütlerinin arkasına saklanarak bulunduğumuz coğrafyayı dizayn etmek isteyenler, bölgesinde güçlü bir Türkiye'yi minder dışına itmek için her türlü yolu denemektedir." dedi.
Yılmaztekin, yaşananların, terör örgütleri eliyle Türkiye'yi hizaya getirme gayretinden başka bir şey olmadığını dile getirdi.
Terör örgütlerini destekleyenlerin akan binlerce masumun kanının faili olduğunu belirten Yılmaztekin, "Vakit herkesin aklını başına alması gereken vakittir. 'Bir gece ansızın gelebiliriz' sözünü söylerken ne kadar ciddi olduğumuzu, bunun kuru ve içi boş bir kabadayılık olmadığını herkes görmüştür. Artık herkes bilmelidir ki bu sözün muhatabı Türkiye'nin bekasını hedef alan ve terör faaliyetinde bulunan tüm odaklardır." diye konuştu.
HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Taşdemir ise cezaevlerinde yaşanan sorunlar hakkında söz aldı.
Cezaevlerinde ciddi sorunlar yaşandığını, OHAL'le birlikte cezaevlerindeki sorunların daha ciddi boyuta geldiğini öne süren Taşdemir, "Bugün cezaevlerinde 700'e yakın bebek var. Bebek ve cezaevi kavramlarını yan yana bile getirmek çok acı. Diğer taraftan hasta tutukluların durumu da içler acısı. Cezaevlerinde yaşanan durum sıradan bir uygulama değildir. Cezaevlerine yönelik olumsuz uygulamalardan artık vazgeçilmesi gerektiğini öneriyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Genel Kurulunda, polis teşkilatının sorunları dile getirildi.
MHP, Danışma Kurulunda uzlaşı sağlanamadığı için, polislerin sorunlarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.
MHP Ankara Milletvekili Erkan Haberal, önergenin gerekçesini açıklarken, polis teşkilatının vatandaşın canını, malını, kamu huzurunu koruduğunu ancak kendi can güvenliğinin, oturacak evinin, evinde, ailesinde huzurun olmadığını, yılda 50 polisin intihar ettiğini bildirdi.
Bütün çalışanlara haftalık izin süresi uygulanırken, bunun polise çok görülmesinin adil olmadığını vurgulayan Haberal, "Vatandaşımızın bütün dertlerini çözen polis, insanlarımızın canını, malını, ırzını gözeten polis, bomba, molotofu yiyen de polis. Lojman sırası bekleyen, kiradan kiraya koşan da polis." dedi.
CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, "Kahraman polisimiz diyeceğiz, sırtını sıvazlayacağız ama ekonomik, özlük haklarıyla ilgili sorunlarını çözmeyeceğiz. Terörle mücadeleye göndereceğiz ama aklındaki ekonomik, geçim sıkıntılarını çözmeyeceğiz. Artık 'kahraman polisim, benim polisim' lafları karın doyurmuyor." ifadesini kullandı.
Polislerin, çalışma saatlerinin düzenlenmesini isteyen Özcan, her kamu görevlisinin çalışma saatinin belli olduğunu ancak polislerde mesai mefhumunun bulunmadığını belirtti.
Özcan, kamuda fazla mesai yapan memurlara fazla mesai ödendiğini ancak ayda 75 saate varan mesai yapan polislere ödeme yapılmadığını öne sürdü.
Polise 3 bin 600 ek göstergenin verilmesi gerektiğini aktaran Özcan, bunun, polise namus borcu olduğunu bildirdi.
AK Parti Kilis Milletvekili Mustafa Hilmi Dülger, son 15 yılda polisin özlük haklarında gözle görülür iyileştirmeler yapıldığını, 2002'den bugüne polislerin maaşının 6,5 kat arttığını kaydetti.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, polislerin, çok önemli görev üstlendiğini, halkın gözbebeği kurumlardan biri olduğunu vurguladı.
Bostancı, polislerin çalışma şartlarını, teknik donanımlarını daha iyi konuma taşıdıklarını, ek göstergelerini 3 bine çıkardıklarını anımsatarak, "Polislerin çalışma şartları çerçevesinde mali haklara ilişkin iyileştirmeyi elbette yapmak isteriz ama bu imkanlarla ilişkili bir iştir. İnşallah Türkiye daha iyi şartlara kavuşacak. Biz de polislere daha iyi imkanları vereceğiz." ifadesini kullandı.
Daha sonra MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "Türkiye, komşularının toprak bütünlüğü çerçevesinde gerek masada gerek sahada varlığını hissettirmesi gereken bir dönemdedir." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, yerinden söz alan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, emperyalizmin, özellikle son günlerde Türkiye'nin güney sınırlarını tehdit etmeye başladığını, ekonomi silahını da kullandığını bildirdi.
Bir taraftan Suriye'yi bölme planlarının hızlandığını, diğer taraftan Suriye'nin toprak bütünlüğü konusuna vurgu yapan, bu ilke çerçevesinde Suriye'de terör örgütleriyle mücadele eden Türkiye'nin doğrudan ya da dolaylı yoldan tehdit edildiğini ifade etti.
Akçay, "Yaklaşan çatışma ve gerilime karşı hazırlıklı olmamız elzemdir. Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de, Suriye ve Irak'ın kuzeyinde yaşamsal çıkarları bulunmaktadır. Türkiye, komşularının toprak bütünlüğü çerçevesinde gerek masada gerek sahada varlığını hissettirmesi gereken bir dönemdedir." diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Suriye'de bir ateş çemberinin var olduğunu ve bu ateşin gün geçtikçe kızıştığına işaret etti.
Emperyalist güçlerin kendi egemen çıkarlarının doğrultusunda savaşın eşiğine geldiğinin altını çizen Özkoç, şöyle devam etti:
"Türkiye, emperyalist güçlerin egemen çıkarları doğrultusunda çıkacak gibi gözüken savaşın tam ortasında. Bununla ilgili TBMM'ye bugüne kadar bir bilgi verilmedi. TBMM'de bugüne kadar ilgili bakan bu konuyla ilgili tek bir kelime etmedi. TBMM bu konuda bilgilenmek istiyor. Çıkacak gibi gözüken bu savaşın, bu ateş çemberinin neresinde ve nasıl duruyoruz. Kendi ülkemizin menfaatlerini nasıl sağlıyoruz. Bu bilgilendirme talebini özellikle Divandan bekliyoruz."
Özkoç, şuan güvenlik güçlerinden alınan ve Göç İdaresi Başkanlığına devredilen bazı işlemlerin son derece tehlikeli olduğunu belirtti.
Dünya genelinde suça karışan yabancıların işlemlerinin güvenlik güçlerince görüldüğüne değinen Özkoç, "Biz de ise bunların değerlendirilmesi Göç İdaresi Başkanlığına devredildi. Göç İdaresi Başkanlığı terörle mücadeleyi ne bilecek." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Şanlıurfa'nın 98. kurtuluş yıl dönümünü kutladı. Şehirlerin kurtuluş günlerinin iki hususu hatırlattığını aktaran Bostancı, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Birincisi bölge insanının birlik ve dayanışma içinde azim ve kararlılık göstererek kendi geleceklerine sahip çıkmalarını ve bunu millete atfetmelerini, ikincisi ise şehirlerin o hale gelmesindeki muhakemeyi bize anlatır. Biz bir tarafı hüzün ve şüphesiz bir tarafı sevinç olan kurtuluş günlerinde tarihten çıkarılacak olan dersleri gelecek için hatırlatmak isteriz."
Bostancı, cumhuriyetin kurulmasıyla kadınlara da seçme ve seçilme hakkının verildiğini anımsattı. Atatürk'ün mihmandarlık ettiği son derece önemli bu hamlenin, bugün modern olarak ifade edilen birçok Avrupa ülkesinden önce atılmış bir adım olduğuna dikkati çeken Bostancı, "Bizler de AK Parti olarak 16 yıldır Cumhuriyetin kazanımlarını ve geleceğe yönelik tasavvurla bu ülkeyi kalkındırarak, geliştirerek kadınları kamusal hayatta daha fazla güç ve yetkiyle donattık. Aynı istikamette yol almaya devam ediyoruz." ifadesini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın yargılamasının kamuoyundan saklandığını öne sürdü. Beştaş, Demirtaş'ın savunmasında, "Bu bir siyasi operasyondu ve savcılar buna ortak oldu. Tuzağı hazırlayanlar yargı önüne çıkmayacak mı? Bunun için de biz elimizden gelen gayreti göstereceğiz." değini aktardı.
AK Parti Bayburt Milletvekili Şahap Kavcıoğlu, Türkiye'de bir ilkin gerçekleştiğini belirterek, "Medya patronlarını banka sahibi yapan zihniyetten, medya gruplarını banka müşterisi yapan bir zihniyete doğru geldik. Bu dönüşüm, bizim iktidarımız döneminde oldu." dedi.
HDP, Doğan Medya Grubunun, Ziraat Bankasının verdiği 675 milyon dolarlık krediyle satın alındığı iddialarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.
CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, Türkiye'nin medya tarihinde, iktidarların ve terörün etkili olduğunu ifade etti.
Medyada fiilen çok kanallı tek seslilik yaratılmak istendiğini savunan Balbay, medya gücü değil, güçlerin medyası olduğunu bildirdi. Balbay, en güçlü iktidarın, bütün medya organlarını bünyesine alıp iktidarını güçlü tutmaya çalıştığını savundu. Balbay, "Ne dünyada ne de Türkiye'de medyayı ele geçirip toplumu ele geçiremezsiniz. İktidarın yayın organları da dahil bütün medyada gazeteciler asgari geçim sınırının altında maaş alıyor. Medya patronları, çalışanların alın terini vermemektedir." diye konuştu.
Şeker fabrikalarını desteklemesi gereken Ziraat Bankasının, bu krediyi neden medyaya verdiğini soran Balbay, "Şeker fabrikalarını kapatıp medya açıyoruz. Bu 700 milyon doların hesabını çiftçiye, şeker üreticisine verin." ifadesini kullandı.
AK Parti Bayburt Milletvekili Şahap Kavcıoğlu, kredilerin, firmaların mali durumlarına, nakit akışlarına, ekonomik güçlerine, yapılan incelemeler sonucunda Basel kriterlerine göre oluşturulan reytingler üzerinden verildiğini bildirdi.
Kavcıoğlu, "Türkiye'de bir ilk gerçekleştiriliyor. Medya patronlarını banka sahibi yapan zihniyetten, medya gruplarını banka müşterisi yapan bir zihniyete doğru geldik. Bu dönüşüm, bizim iktidarımız döneminde oldu. Sizler medya gruplarını 28 Şubat sürecinde kullanarak banka sahibi yaptınız." değerlendirmesinde bulundu.
Bütün krizlerde bankaların battığını, dünyanın en büyük krizi olan 2008 krizinde ise Türkiye ekonomisini bankacılık sektörünün kurtardığını belirten Kavcıoğlu, "Bankacılık sektörünün geldiği nokta bizim iktidarımızda dünyanın kıskandığı bir noktadır. Çin'in en büyük bankası, Türkiye'de bankacılık yapma izni aldı." ifadesini kullandı.
Kavcıoğlu, çiftçiye, esnafa en fazla yardım eden bankaların Ziraat ve Halk bankaları olduğunu kaydetti.
Genel Kurulda HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Sağlık Bakanlığı harcamalarına ilişkin gündem dışı söz alan CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, Sağlık Bakanlığının 2017 yılının Ağustos ayında taşındığını ve 8 aylık kirasının 18 milyonun üzerinde olduğunu söyledi.
Geçtiğimiz birkaç ayın kirasının ise 8 milyon liranın üzerinde olduğunu iddia eden Biçer, "Tek bir hizmet binasının aylık kirası 2,5 milyon lira. Sağlık Bakanı Demircan, bütçelerinin olmadığını belirtmişti. Kendi hizmet binasını bile yapamayan bir bakanlıktan sağlık hizmeti bekliyoruz. Sağlık Bakanlığı daha ne kadar bu kiraları ödeyecek? Bakanlık bu kiraları döner sermayeden karşılıyor. Bugün görüyoruz ki Sağlık Bakanlığının bütün merkez teşkilatları artık kiralık." ifadelerini kullandı.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Kemalettin Yılmaztekin, Şanlıurfa'nın düşman işgalinden kurtuluş günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, Peygamberler şehri Şanlıurfa'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 98. yıl dönümünü gurur ile kutladıklarını söyledi.
Çanakkale'den Sakarya'ya, Büyük Taarruz'dan 15 Temmuz'a geniş bir yelpazede kaynak sunan şanlı tarihin, en son elde edilen Afrin zaferi ile güncellendiğini vurgulayan Yılmaztekin, "Yeniden dirilişimizi akim kılmak isteyenler ve içerideki iş birlikçileri için artık yolun sonu görünmüştür. Terör örgütlerinin arkasına saklanarak bulunduğumuz coğrafyayı dizayn etmek isteyenler, bölgesinde güçlü bir Türkiye'yi minder dışına itmek için her türlü yolu denemektedir." dedi.
Yılmaztekin, yaşananların, terör örgütleri eliyle Türkiye'yi hizaya getirme gayretinden başka bir şey olmadığını dile getirdi.
Terör örgütlerini destekleyenlerin akan binlerce masumun kanının faili olduğunu belirten Yılmaztekin, "Vakit herkesin aklını başına alması gereken vakittir. 'Bir gece ansızın gelebiliriz' sözünü söylerken ne kadar ciddi olduğumuzu, bunun kuru ve içi boş bir kabadayılık olmadığını herkes görmüştür. Artık herkes bilmelidir ki bu sözün muhatabı Türkiye'nin bekasını hedef alan ve terör faaliyetinde bulunan tüm odaklardır." diye konuştu.
HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Taşdemir ise cezaevlerinde yaşanan sorunlar hakkında söz aldı.
Cezaevlerinde ciddi sorunlar yaşandığını, OHAL'le birlikte cezaevlerindeki sorunların daha ciddi boyuta geldiğini öne süren Taşdemir, "Bugün cezaevlerinde 700'e yakın bebek var. Bebek ve cezaevi kavramlarını yan yana bile getirmek çok acı. Diğer taraftan hasta tutukluların durumu da içler acısı. Cezaevlerinde yaşanan durum sıradan bir uygulama değildir. Cezaevlerine yönelik olumsuz uygulamalardan artık vazgeçilmesi gerektiğini öneriyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Genel Kurulunda, polis teşkilatının sorunları dile getirildi.
MHP, Danışma Kurulunda uzlaşı sağlanamadığı için, polislerin sorunlarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.
MHP Ankara Milletvekili Erkan Haberal, önergenin gerekçesini açıklarken, polis teşkilatının vatandaşın canını, malını, kamu huzurunu koruduğunu ancak kendi can güvenliğinin, oturacak evinin, evinde, ailesinde huzurun olmadığını, yılda 50 polisin intihar ettiğini bildirdi.
Bütün çalışanlara haftalık izin süresi uygulanırken, bunun polise çok görülmesinin adil olmadığını vurgulayan Haberal, "Vatandaşımızın bütün dertlerini çözen polis, insanlarımızın canını, malını, ırzını gözeten polis, bomba, molotofu yiyen de polis. Lojman sırası bekleyen, kiradan kiraya koşan da polis." dedi.
CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, "Kahraman polisimiz diyeceğiz, sırtını sıvazlayacağız ama ekonomik, özlük haklarıyla ilgili sorunlarını çözmeyeceğiz. Terörle mücadeleye göndereceğiz ama aklındaki ekonomik, geçim sıkıntılarını çözmeyeceğiz. Artık 'kahraman polisim, benim polisim' lafları karın doyurmuyor." ifadesini kullandı.
Polislerin, çalışma saatlerinin düzenlenmesini isteyen Özcan, her kamu görevlisinin çalışma saatinin belli olduğunu ancak polislerde mesai mefhumunun bulunmadığını belirtti.
Özcan, kamuda fazla mesai yapan memurlara fazla mesai ödendiğini ancak ayda 75 saate varan mesai yapan polislere ödeme yapılmadığını öne sürdü.
Polise 3 bin 600 ek göstergenin verilmesi gerektiğini aktaran Özcan, bunun, polise namus borcu olduğunu bildirdi.
AK Parti Kilis Milletvekili Mustafa Hilmi Dülger, son 15 yılda polisin özlük haklarında gözle görülür iyileştirmeler yapıldığını, 2002'den bugüne polislerin maaşının 6,5 kat arttığını kaydetti.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, polislerin, çok önemli görev üstlendiğini, halkın gözbebeği kurumlardan biri olduğunu vurguladı.
Bostancı, polislerin çalışma şartlarını, teknik donanımlarını daha iyi konuma taşıdıklarını, ek göstergelerini 3 bine çıkardıklarını anımsatarak, "Polislerin çalışma şartları çerçevesinde mali haklara ilişkin iyileştirmeyi elbette yapmak isteriz ama bu imkanlarla ilişkili bir iştir. İnşallah Türkiye daha iyi şartlara kavuşacak. Biz de polislere daha iyi imkanları vereceğiz." ifadesini kullandı.
Daha sonra MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "Türkiye, komşularının toprak bütünlüğü çerçevesinde gerek masada gerek sahada varlığını hissettirmesi gereken bir dönemdedir." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, yerinden söz alan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, emperyalizmin, özellikle son günlerde Türkiye'nin güney sınırlarını tehdit etmeye başladığını, ekonomi silahını da kullandığını bildirdi.
Bir taraftan Suriye'yi bölme planlarının hızlandığını, diğer taraftan Suriye'nin toprak bütünlüğü konusuna vurgu yapan, bu ilke çerçevesinde Suriye'de terör örgütleriyle mücadele eden Türkiye'nin doğrudan ya da dolaylı yoldan tehdit edildiğini ifade etti.
Akçay, "Yaklaşan çatışma ve gerilime karşı hazırlıklı olmamız elzemdir. Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de, Suriye ve Irak'ın kuzeyinde yaşamsal çıkarları bulunmaktadır. Türkiye, komşularının toprak bütünlüğü çerçevesinde gerek masada gerek sahada varlığını hissettirmesi gereken bir dönemdedir." diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Suriye'de bir ateş çemberinin var olduğunu ve bu ateşin gün geçtikçe kızıştığına işaret etti.
Emperyalist güçlerin kendi egemen çıkarlarının doğrultusunda savaşın eşiğine geldiğinin altını çizen Özkoç, şöyle devam etti:
"Türkiye, emperyalist güçlerin egemen çıkarları doğrultusunda çıkacak gibi gözüken savaşın tam ortasında. Bununla ilgili TBMM'ye bugüne kadar bir bilgi verilmedi. TBMM'de bugüne kadar ilgili bakan bu konuyla ilgili tek bir kelime etmedi. TBMM bu konuda bilgilenmek istiyor. Çıkacak gibi gözüken bu savaşın, bu ateş çemberinin neresinde ve nasıl duruyoruz. Kendi ülkemizin menfaatlerini nasıl sağlıyoruz. Bu bilgilendirme talebini özellikle Divandan bekliyoruz."
Özkoç, şuan güvenlik güçlerinden alınan ve Göç İdaresi Başkanlığına devredilen bazı işlemlerin son derece tehlikeli olduğunu belirtti.
Dünya genelinde suça karışan yabancıların işlemlerinin güvenlik güçlerince görüldüğüne değinen Özkoç, "Biz de ise bunların değerlendirilmesi Göç İdaresi Başkanlığına devredildi. Göç İdaresi Başkanlığı terörle mücadeleyi ne bilecek." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Şanlıurfa'nın 98. kurtuluş yıl dönümünü kutladı. Şehirlerin kurtuluş günlerinin iki hususu hatırlattığını aktaran Bostancı, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Birincisi bölge insanının birlik ve dayanışma içinde azim ve kararlılık göstererek kendi geleceklerine sahip çıkmalarını ve bunu millete atfetmelerini, ikincisi ise şehirlerin o hale gelmesindeki muhakemeyi bize anlatır. Biz bir tarafı hüzün ve şüphesiz bir tarafı sevinç olan kurtuluş günlerinde tarihten çıkarılacak olan dersleri gelecek için hatırlatmak isteriz."
Bostancı, cumhuriyetin kurulmasıyla kadınlara da seçme ve seçilme hakkının verildiğini anımsattı. Atatürk'ün mihmandarlık ettiği son derece önemli bu hamlenin, bugün modern olarak ifade edilen birçok Avrupa ülkesinden önce atılmış bir adım olduğuna dikkati çeken Bostancı, "Bizler de AK Parti olarak 16 yıldır Cumhuriyetin kazanımlarını ve geleceğe yönelik tasavvurla bu ülkeyi kalkındırarak, geliştirerek kadınları kamusal hayatta daha fazla güç ve yetkiyle donattık. Aynı istikamette yol almaya devam ediyoruz." ifadesini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın yargılamasının kamuoyundan saklandığını öne sürdü. Beştaş, Demirtaş'ın savunmasında, "Bu bir siyasi operasyondu ve savcılar buna ortak oldu. Tuzağı hazırlayanlar yargı önüne çıkmayacak mı? Bunun için de biz elimizden gelen gayreti göstereceğiz." değini aktardı.
AK Parti Bayburt Milletvekili Şahap Kavcıoğlu, Türkiye'de bir ilkin gerçekleştiğini belirterek, "Medya patronlarını banka sahibi yapan zihniyetten, medya gruplarını banka müşterisi yapan bir zihniyete doğru geldik. Bu dönüşüm, bizim iktidarımız döneminde oldu." dedi.
HDP, Doğan Medya Grubunun, Ziraat Bankasının verdiği 675 milyon dolarlık krediyle satın alındığı iddialarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.
CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, Türkiye'nin medya tarihinde, iktidarların ve terörün etkili olduğunu ifade etti.
Medyada fiilen çok kanallı tek seslilik yaratılmak istendiğini savunan Balbay, medya gücü değil, güçlerin medyası olduğunu bildirdi. Balbay, en güçlü iktidarın, bütün medya organlarını bünyesine alıp iktidarını güçlü tutmaya çalıştığını savundu. Balbay, "Ne dünyada ne de Türkiye'de medyayı ele geçirip toplumu ele geçiremezsiniz. İktidarın yayın organları da dahil bütün medyada gazeteciler asgari geçim sınırının altında maaş alıyor. Medya patronları, çalışanların alın terini vermemektedir." diye konuştu.
Şeker fabrikalarını desteklemesi gereken Ziraat Bankasının, bu krediyi neden medyaya verdiğini soran Balbay, "Şeker fabrikalarını kapatıp medya açıyoruz. Bu 700 milyon doların hesabını çiftçiye, şeker üreticisine verin." ifadesini kullandı.
AK Parti Bayburt Milletvekili Şahap Kavcıoğlu, kredilerin, firmaların mali durumlarına, nakit akışlarına, ekonomik güçlerine, yapılan incelemeler sonucunda Basel kriterlerine göre oluşturulan reytingler üzerinden verildiğini bildirdi.
Kavcıoğlu, "Türkiye'de bir ilk gerçekleştiriliyor. Medya patronlarını banka sahibi yapan zihniyetten, medya gruplarını banka müşterisi yapan bir zihniyete doğru geldik. Bu dönüşüm, bizim iktidarımız döneminde oldu. Sizler medya gruplarını 28 Şubat sürecinde kullanarak banka sahibi yaptınız." değerlendirmesinde bulundu.
Bütün krizlerde bankaların battığını, dünyanın en büyük krizi olan 2008 krizinde ise Türkiye ekonomisini bankacılık sektörünün kurtardığını belirten Kavcıoğlu, "Bankacılık sektörünün geldiği nokta bizim iktidarımızda dünyanın kıskandığı bir noktadır. Çin'in en büyük bankası, Türkiye'de bankacılık yapma izni aldı." ifadesini kullandı.
Kavcıoğlu, çiftçiye, esnafa en fazla yardım eden bankaların Ziraat ve Halk bankaları olduğunu kaydetti.
Genel Kurulda HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
