2010-03-18 - 15:26
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı. CHP Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu, MHP Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu ve CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk gündem dışı söz aldı. Daha sonra, Biyogüvenlik Kanunu Tasarısı üzerindeki
görüşmelere geçildi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent
Arınç, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 95. yıldönümünü
kutladı.
2003'ten bugüne kadar bölgeye 40 milyon lira kaynak aktarıldığını
belirten Arınç, ''Bölgeye yatırımlar artarak devam edecek. Çünkü, Çanakkale'nin
imarı, kendi ruh ve düşüncelerimizin de imarı demektir'' dedi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı.
CHP Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu, küçük sanayici ve
esnafın vergi ve sigorta borçlarının yeniden yapılandırılması hakkında gündemdışı
konuşma yaptı.
Aslanoğlu'na yanıt veren Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, esnaf ve
sanayicinin zaman zaman vergi ve sigorta borçlarını ödemede zorlandığının
bilindiğini söyledi. Bunun krizle de doğrudan orantılı olduğunu dile getiren
Yıldırım, bazen borçların affedilmesi ya da ertelenmesinin gündeme gelebildiğini
kaydetti.
Bakan Yıldırım, vergi affının, borçlarını ödeyenler ile bu konuda daha
gevşek davrananlar arasında adaletsizliğe neden olduğunu ifade etti. Maliye
Bakanlığının, borçlunun yazılı talebi üzerine, faizi alınmak suretiyle, amme
alacağını 36 aya kadar yeniden yapılandırabildiğini belirten Yıldırım, Maliye
Bakanlığının bu çerçevede, borçlarını vaktinde ödeyemeyen esnaf, sanayici, küçük
girişimcilere ödemede kolaylık sağlamak üzere bir düzenleme yaptığını söyledi.
Binali Yıldırım, bakanlığın, 1 Eylül 2008 tarihi itibariyle, vadesi
gelmiş olduğu halde ödenmeyen alacakların 18 ayda ödenmesine imkan sağladığını
kaydetti.
MHP Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu, yaptığı gündemdışı
konuşmada, Elazığ'daki depremi gündeme getirdi.
Çanakkale Zaferi'nin 95. yıldönümünü kutlayarak sözlerine başlayan
Serdaroğlu, Elazığ Valisinin, depremden etkilenen bir köye 2 gün yetkili ve
yardım gönderemediğini, ancak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan köye gelmeden hemen
önce yolları asfaltlattığını öne sürdü. ''Elazığ'daki bu küçük depremde acizliği
görülen iktidar, acaba olası bir İstanbul depreminde ne yapacak acaba?'' diye
soran Mehmet Serdaroğlu, iktidarın, dönemin koalisyon Hükümetinin 1999
depremlerine karşı aldığı tedbirleri inceleyerek, olası depremlere
hazırlanabileceğini söyledi.
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk de açlık, işsizlik ve demokrasi
konusunda gündemdışı bir konuşma yaptı. Demokrasinin, açlık ile ilgisinin ne
olduğunun akla gelebileceğine işaret eden Öztürk, ''İnsanları aç olmayan
toplumlar ile çöplükten aş alan toplumlardaki demokrasi şemsiyesi aynı değildir''
dedi. Öztürk, aç insanın özgürlüğünün olamayacağını ifade etti.
Serdaroğlu ve Öztürk'e Hükümet adına yanıt veren, Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, gündemdışı konuşma yapan milletvekillerine
teşekkür etti.
Bugünün, Çanakkale Zaferinin 95. yıldönümü olduğunu, büyük bir coşku ve
heyecanla kutlandığını ifade eden Arınç, ''Böyle özel günlerde yazılı bir kural
olmasa bile, milletvekili arkadaşlarımızdan bu konuda mutlaka söz alan olur ve
coşkumuzu dile getirir. Konulara baktığım zaman bunu görememiştim ama inanıyorum
ki her arkadaşımızın gönlünde Çanakkale Zaferimizin 95. yıldönümü ve buna ilişkin
duygu ve düşüncelerimiz yatmaktadır. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde bu konunun
konuşulduğu, filan ilimizin kurtuluş törenlerinde mutlaka o ilimizden bir
milletvekili arkadaşlarımızın hissiyatlarını dile getirdiği bir Mecliste,
isterdim ki başlı başına 18 Mart Çanakkale Zaferi ile ilgili bir konuşma
yapılabilsin'' dedi.
Bülent Arınç, depremle ilgili yaraların sarılması ve bu olay karşısında
hükümet ve parlamento olarak neler yapılabileceği konusunda inceleme ve
araştırmalar yapılması gerektiğini kaydetti. Mecliste, geçmişte depremle ilgili
birçok araştırma komisyonları kurulduğunu ve komisyonların hazırladıkları
raporların Genel Kurulda görüşüldüğünü ifade eden Arınç, ''Bu raporlar maalesef
raflara konuldu. Çünkü bu raporlar icrai nitelikte değil'' diye konuştu.
Bu raporları mutlaka ilgili kurumların takip etmesi, Meclisin de
raporların nasıl takip edildiği konusunda zaman zaman bilgilendirilmesi
gerektiğini anlatan Arınç, konuşmasında 1999 depremine de değindi. Bülent Arınç,
''O depremi ancak akşama doğru haber alabilmiştik. Yani yarım günlük bir gecikme
ile depremin olduğunu ancak duyabilmiştik. Burada kimin kusurunun olduğu hep
tartışılır. Ama deprem ve sonrası, siyasette hep tartışmalı oldu. Buna rağmen, o
ve ondan sonra gelen hükümetlerin de bu depremin yaralarını sarma konusunda
yaptığı çalışmaları her zaman takdirle karşılıyoruz'' dedi.
Arınç, Çanakkale Zaferi ile ilgili de hükümet adına konuşmak istediğini
söyledi.
''Çanakkale Zaferinin 95. yıldönümünü büyük coşkuyla kutlarken, ölümsüz
kahramanlarımızı, aziz şehitlerimizi saygıyla anıyor, şükranlarımızı sunuyoruz''
diyen Arınç, şöyle konuştu:
''Çanakkale Zaferi, milletimizin tarih sayfalarına silinmez harflerle
kazıdığı en parlak zaferlerden birisidir. Çanakkale'de verilen mücadele,
yokluklar ve imkansızlıklar içerisindeki bir milletin, yüksek ruh ve sarsılmaz
inancıyla işgale, sömürüye, yağmaya ve talana karşı vermiş olduğu kutsal bir var
oluş destanıdır. Her türlü modern silahlardan yoksun, ayağı çarıklı, midesi
doymamış Anadolu insanı, dünyanın en donanımlı ordularına karşı yüreklerini
ortaya koyarak savaştı.
Bu savaş yürekteki imanla, eldeki silahın karşı karşıya geldiği bir
savaştır. Bu zafer; Urfa'daki Halil İbrahim'le, Diyarbakırlı Mehmet'in,
Trabzon'daki Temel'le Balkanlar'daki Aliş'in, Manisa'daki Ahmet'in omuz omuza
verdiği, bu milletin yüreklerinin çarpıntısının bir zaferidir. Kısacası, birlik
ve beraberliğin vermiş olduğu gücün zaferidir. Anaların gözünden bile sakındığı
kınalı kuzular Çanakkale'de tarihi yeniden yazmışlar; işgalcilere; yeryüzündeki
hiçbir silahın, vatan ve millet sevgisine karşı zafer kazanamayacağını
göstermişlerdir.
Bu açıdan Çanakkale Zaferi bütün milletler, insanlık için onur
mücadelesinin de sembolü olmuştur. Bütün dünyaya bir toprak parçasının, nasıl
yurt kılındığını, nasıl vatana dönüştürüldüğünü, Çanakkale'deki milletimizin bu
büyük ruh hali gösterilmiştir. Çanakkale'de verilen bu benzersiz mücadele,
şüphesiz ki milletimizin küllerinden doğduğu, İstiklal Savaşımızın ve büyük
zaferimizin de müjdecisi olmuştur. Çanakkale'den ilham alan ecdadımız aynı
destansı mücadeleyi, dört bir yanı işgal eden düşmana bir kez de İstiklal
Savaşında göstermiştir. Bugün, o eşsiz ecdadımızdan devraldığımız ülkemiz,
böylesine sağlam birlik ve beraberlik temelleri üzerine kurulmuştur. Bu birlik ve
beraberlik ruhunun, bizleri ebediyete kadar götüreceğinden de kimsenin kuşkusu
olmasın. Ecdadımızın uğruna can verdiği bu mukaddes topraklar üzerinde, ay
yıldızlı bayrağımız ilelebet dalgalanacaktır. Çanakkale'nin bizlere öğrettiği en
büyük ders ve en büyük miras işte budur: Birlik beraberlik ve kardeşlik ruhu.''
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Arınç, hükümet olarak, bu ruhun
yaşatılması, insanın bundan yararlanması için iktidara geldikleri günden bugüne,
bu destansı kahramanlığın verildiği Çanakkale ve çevresinde bir dizi faaliyette
bulunduklarını söyledi.
Çocuklar ve gençlerin, ecdadının verdiği kahramanlık hikayesine yakından
şahitlik etmeleri için Çanakkale'yi açık hava müzesine dönüştürmek istediklerini
ifade eden Arınç, Milli Eğitim Bakanlığının bu amaçla 2004'ten itibaren, ''18
Mart Çanakkale Eğitim Gezileri'' başlattığını kaydetti. Arınç, bu gezilere 2004
yılından bu yana 58 bin 671 öğrenci ve 2 bin 987 öğretmenin katıldığını
bildirdi.
Arınç, bu kutlamaların geçen yıl daha da ileri bir boyuta taşındığını,
Gürcistan, Romanya, Libya, Azerbaycan ve KKTC'den dedeleri Çanakkale'de şehit
düşen öğrencilerin 18 Mart'ta şehitliği ziyaret ettiğini ifade etti.
2003'ten bugüne kadar bölgeye 40 milyon lira kaynak aktarıldığını
belirten Bülent Arınç, bu parayla; şehitliklerin ve anıtların restorasyonun yanı
sıra yeni müze onarımları, yolların açılması ve mevcut yolların asfaltlanması
çalışmalarının yapıldığını bildirdi.
Arınç, ''İstanbul 1453 Panorama 1453'' adıyla yaptırılan ve açık hava
müzesi diye nitelendirilebilecek gösteri yerini şimdi ''Panorama 1915'' ismiyle o
bölgeye yaptırdıklarını kaydederek, Vakıflar Genel Müdürlüğünün bölgeye 6,5
milyon liralık harcama yaparak, onlarca tarihi eseri restore ettirdiğini ifade
etti. Bu bölgeye yatırımların artarak devam edeceğini ifade eden Arınç, ''Çünkü,
Çanakkale'nin imarı, kendi ruh ve düşüncelerimizin de imarı demektir'' dedi.
Yerinden söz alan bazı milletvekilleri de Çanakkale Zaferi'nin 95.
yıldönümünü kutladı.
Genel Kurul'da, daha sonra, Biyogüvenlik Kanunu Tasarısı üzerindeki
görüşmelere geçildi. (15:26)
Arınç, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 95. yıldönümünü
kutladı.
2003'ten bugüne kadar bölgeye 40 milyon lira kaynak aktarıldığını
belirten Arınç, ''Bölgeye yatırımlar artarak devam edecek. Çünkü, Çanakkale'nin
imarı, kendi ruh ve düşüncelerimizin de imarı demektir'' dedi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı.
CHP Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu, küçük sanayici ve
esnafın vergi ve sigorta borçlarının yeniden yapılandırılması hakkında gündemdışı
konuşma yaptı.
Aslanoğlu'na yanıt veren Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, esnaf ve
sanayicinin zaman zaman vergi ve sigorta borçlarını ödemede zorlandığının
bilindiğini söyledi. Bunun krizle de doğrudan orantılı olduğunu dile getiren
Yıldırım, bazen borçların affedilmesi ya da ertelenmesinin gündeme gelebildiğini
kaydetti.
Bakan Yıldırım, vergi affının, borçlarını ödeyenler ile bu konuda daha
gevşek davrananlar arasında adaletsizliğe neden olduğunu ifade etti. Maliye
Bakanlığının, borçlunun yazılı talebi üzerine, faizi alınmak suretiyle, amme
alacağını 36 aya kadar yeniden yapılandırabildiğini belirten Yıldırım, Maliye
Bakanlığının bu çerçevede, borçlarını vaktinde ödeyemeyen esnaf, sanayici, küçük
girişimcilere ödemede kolaylık sağlamak üzere bir düzenleme yaptığını söyledi.
Binali Yıldırım, bakanlığın, 1 Eylül 2008 tarihi itibariyle, vadesi
gelmiş olduğu halde ödenmeyen alacakların 18 ayda ödenmesine imkan sağladığını
kaydetti.
MHP Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu, yaptığı gündemdışı
konuşmada, Elazığ'daki depremi gündeme getirdi.
Çanakkale Zaferi'nin 95. yıldönümünü kutlayarak sözlerine başlayan
Serdaroğlu, Elazığ Valisinin, depremden etkilenen bir köye 2 gün yetkili ve
yardım gönderemediğini, ancak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan köye gelmeden hemen
önce yolları asfaltlattığını öne sürdü. ''Elazığ'daki bu küçük depremde acizliği
görülen iktidar, acaba olası bir İstanbul depreminde ne yapacak acaba?'' diye
soran Mehmet Serdaroğlu, iktidarın, dönemin koalisyon Hükümetinin 1999
depremlerine karşı aldığı tedbirleri inceleyerek, olası depremlere
hazırlanabileceğini söyledi.
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk de açlık, işsizlik ve demokrasi
konusunda gündemdışı bir konuşma yaptı. Demokrasinin, açlık ile ilgisinin ne
olduğunun akla gelebileceğine işaret eden Öztürk, ''İnsanları aç olmayan
toplumlar ile çöplükten aş alan toplumlardaki demokrasi şemsiyesi aynı değildir''
dedi. Öztürk, aç insanın özgürlüğünün olamayacağını ifade etti.
Serdaroğlu ve Öztürk'e Hükümet adına yanıt veren, Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, gündemdışı konuşma yapan milletvekillerine
teşekkür etti.
Bugünün, Çanakkale Zaferinin 95. yıldönümü olduğunu, büyük bir coşku ve
heyecanla kutlandığını ifade eden Arınç, ''Böyle özel günlerde yazılı bir kural
olmasa bile, milletvekili arkadaşlarımızdan bu konuda mutlaka söz alan olur ve
coşkumuzu dile getirir. Konulara baktığım zaman bunu görememiştim ama inanıyorum
ki her arkadaşımızın gönlünde Çanakkale Zaferimizin 95. yıldönümü ve buna ilişkin
duygu ve düşüncelerimiz yatmaktadır. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde bu konunun
konuşulduğu, filan ilimizin kurtuluş törenlerinde mutlaka o ilimizden bir
milletvekili arkadaşlarımızın hissiyatlarını dile getirdiği bir Mecliste,
isterdim ki başlı başına 18 Mart Çanakkale Zaferi ile ilgili bir konuşma
yapılabilsin'' dedi.
Bülent Arınç, depremle ilgili yaraların sarılması ve bu olay karşısında
hükümet ve parlamento olarak neler yapılabileceği konusunda inceleme ve
araştırmalar yapılması gerektiğini kaydetti. Mecliste, geçmişte depremle ilgili
birçok araştırma komisyonları kurulduğunu ve komisyonların hazırladıkları
raporların Genel Kurulda görüşüldüğünü ifade eden Arınç, ''Bu raporlar maalesef
raflara konuldu. Çünkü bu raporlar icrai nitelikte değil'' diye konuştu.
Bu raporları mutlaka ilgili kurumların takip etmesi, Meclisin de
raporların nasıl takip edildiği konusunda zaman zaman bilgilendirilmesi
gerektiğini anlatan Arınç, konuşmasında 1999 depremine de değindi. Bülent Arınç,
''O depremi ancak akşama doğru haber alabilmiştik. Yani yarım günlük bir gecikme
ile depremin olduğunu ancak duyabilmiştik. Burada kimin kusurunun olduğu hep
tartışılır. Ama deprem ve sonrası, siyasette hep tartışmalı oldu. Buna rağmen, o
ve ondan sonra gelen hükümetlerin de bu depremin yaralarını sarma konusunda
yaptığı çalışmaları her zaman takdirle karşılıyoruz'' dedi.
Arınç, Çanakkale Zaferi ile ilgili de hükümet adına konuşmak istediğini
söyledi.
''Çanakkale Zaferinin 95. yıldönümünü büyük coşkuyla kutlarken, ölümsüz
kahramanlarımızı, aziz şehitlerimizi saygıyla anıyor, şükranlarımızı sunuyoruz''
diyen Arınç, şöyle konuştu:
''Çanakkale Zaferi, milletimizin tarih sayfalarına silinmez harflerle
kazıdığı en parlak zaferlerden birisidir. Çanakkale'de verilen mücadele,
yokluklar ve imkansızlıklar içerisindeki bir milletin, yüksek ruh ve sarsılmaz
inancıyla işgale, sömürüye, yağmaya ve talana karşı vermiş olduğu kutsal bir var
oluş destanıdır. Her türlü modern silahlardan yoksun, ayağı çarıklı, midesi
doymamış Anadolu insanı, dünyanın en donanımlı ordularına karşı yüreklerini
ortaya koyarak savaştı.
Bu savaş yürekteki imanla, eldeki silahın karşı karşıya geldiği bir
savaştır. Bu zafer; Urfa'daki Halil İbrahim'le, Diyarbakırlı Mehmet'in,
Trabzon'daki Temel'le Balkanlar'daki Aliş'in, Manisa'daki Ahmet'in omuz omuza
verdiği, bu milletin yüreklerinin çarpıntısının bir zaferidir. Kısacası, birlik
ve beraberliğin vermiş olduğu gücün zaferidir. Anaların gözünden bile sakındığı
kınalı kuzular Çanakkale'de tarihi yeniden yazmışlar; işgalcilere; yeryüzündeki
hiçbir silahın, vatan ve millet sevgisine karşı zafer kazanamayacağını
göstermişlerdir.
Bu açıdan Çanakkale Zaferi bütün milletler, insanlık için onur
mücadelesinin de sembolü olmuştur. Bütün dünyaya bir toprak parçasının, nasıl
yurt kılındığını, nasıl vatana dönüştürüldüğünü, Çanakkale'deki milletimizin bu
büyük ruh hali gösterilmiştir. Çanakkale'de verilen bu benzersiz mücadele,
şüphesiz ki milletimizin küllerinden doğduğu, İstiklal Savaşımızın ve büyük
zaferimizin de müjdecisi olmuştur. Çanakkale'den ilham alan ecdadımız aynı
destansı mücadeleyi, dört bir yanı işgal eden düşmana bir kez de İstiklal
Savaşında göstermiştir. Bugün, o eşsiz ecdadımızdan devraldığımız ülkemiz,
böylesine sağlam birlik ve beraberlik temelleri üzerine kurulmuştur. Bu birlik ve
beraberlik ruhunun, bizleri ebediyete kadar götüreceğinden de kimsenin kuşkusu
olmasın. Ecdadımızın uğruna can verdiği bu mukaddes topraklar üzerinde, ay
yıldızlı bayrağımız ilelebet dalgalanacaktır. Çanakkale'nin bizlere öğrettiği en
büyük ders ve en büyük miras işte budur: Birlik beraberlik ve kardeşlik ruhu.''
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Arınç, hükümet olarak, bu ruhun
yaşatılması, insanın bundan yararlanması için iktidara geldikleri günden bugüne,
bu destansı kahramanlığın verildiği Çanakkale ve çevresinde bir dizi faaliyette
bulunduklarını söyledi.
Çocuklar ve gençlerin, ecdadının verdiği kahramanlık hikayesine yakından
şahitlik etmeleri için Çanakkale'yi açık hava müzesine dönüştürmek istediklerini
ifade eden Arınç, Milli Eğitim Bakanlığının bu amaçla 2004'ten itibaren, ''18
Mart Çanakkale Eğitim Gezileri'' başlattığını kaydetti. Arınç, bu gezilere 2004
yılından bu yana 58 bin 671 öğrenci ve 2 bin 987 öğretmenin katıldığını
bildirdi.
Arınç, bu kutlamaların geçen yıl daha da ileri bir boyuta taşındığını,
Gürcistan, Romanya, Libya, Azerbaycan ve KKTC'den dedeleri Çanakkale'de şehit
düşen öğrencilerin 18 Mart'ta şehitliği ziyaret ettiğini ifade etti.
2003'ten bugüne kadar bölgeye 40 milyon lira kaynak aktarıldığını
belirten Bülent Arınç, bu parayla; şehitliklerin ve anıtların restorasyonun yanı
sıra yeni müze onarımları, yolların açılması ve mevcut yolların asfaltlanması
çalışmalarının yapıldığını bildirdi.
Arınç, ''İstanbul 1453 Panorama 1453'' adıyla yaptırılan ve açık hava
müzesi diye nitelendirilebilecek gösteri yerini şimdi ''Panorama 1915'' ismiyle o
bölgeye yaptırdıklarını kaydederek, Vakıflar Genel Müdürlüğünün bölgeye 6,5
milyon liralık harcama yaparak, onlarca tarihi eseri restore ettirdiğini ifade
etti. Bu bölgeye yatırımların artarak devam edeceğini ifade eden Arınç, ''Çünkü,
Çanakkale'nin imarı, kendi ruh ve düşüncelerimizin de imarı demektir'' dedi.
Yerinden söz alan bazı milletvekilleri de Çanakkale Zaferi'nin 95.
yıldönümünü kutladı.
Genel Kurul'da, daha sonra, Biyogüvenlik Kanunu Tasarısı üzerindeki
görüşmelere geçildi. (15:26)
