2012-04-06 - 13:15
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.
7 sayfalık Uludere Raporu'nun skandal bir belge olduğunu söyleyen Kaplan, "Milli İstihbaratın zaafının belgesidir. Hükümet, Savcılığın gizlilik kararına sığınarak, MİT'e dayanarak kendini aklayamaz. Yürütme olarak yasamaya kafa tutuyorum diyorlarsa, Meclisi yok sayıyorum diyorsa, çıkıp bunu açıklasın. Uludere Katliamını bir kaza olarak göstermek, bir acizliktir." dedi.
Darbeciler yargılanırken, darbeyi yapanların tutuksuz olarak yargılanmaması gerektiğini belirten Kaplan, dünyanın hiçbir yerinde darbe yapanların tutuksuz yargılanmadığını söyledi.
Kaplan "Bu tiyatroya AKP iktidarı yön veriyor. Şu an 12 Eylül'ün milyon katı beter uygulamalar var. Vicdansızlık, hukuksuzluk almış başını gidiyor." diye konuştu.
Parti kapatmalarının hepsinin siyasi temelli olduğunu belirten Kaplan ayrıca açıklanan teşvik paketi ile ilgili de değerlendirmelerde bulundu.
Kaplan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sene, 1995. Bir 5 Nisan günü, Tansu Çiller Başbakan. Teşvik paketi açıklanıyor. 18 yıl geçiyor. Sene 2012 Recep Tayyip Erdoğan Başbakan. Yine kürsüde teşvik paketi açıklanıyor. Bu teşvikten yararlanmak için o bölgelerin kimliğini taşımak gerekmiyor. AB, Arap ülkeleri gelip yatırım yapacaklar. Bizim bölgemiz petrolün doğalgazın, madenciliğin fazla olduğu bir bölge. 50 milyon sınırını niye koyarsınız? 30 yıldır çatışmaların olduğu bir bölgede, kimin cebinde bu para olabilir. Amaç, o bölge insanını teşvik etmesi değil. Yolsuzluk ve teşvik, AKP hükümetinde birbirinden ayrılmayan iki kavram..."
Bölgesel dengesizliğin giderilmesine karşı olmadıklarını söyleyen Kaplan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Suriye ile ilgili açıklamalarını, "çok tehlikeli bir noktada olduğumuzun işareti olarak nitelendiriyoruz. Adım adım bir savaşın içine gidiyoruz. Biz bu savaşlara şiddetle karşıyız." cümleleriyle değerlendirdi.
(13.15)
7 sayfalık Uludere Raporu'nun skandal bir belge olduğunu söyleyen Kaplan, "Milli İstihbaratın zaafının belgesidir. Hükümet, Savcılığın gizlilik kararına sığınarak, MİT'e dayanarak kendini aklayamaz. Yürütme olarak yasamaya kafa tutuyorum diyorlarsa, Meclisi yok sayıyorum diyorsa, çıkıp bunu açıklasın. Uludere Katliamını bir kaza olarak göstermek, bir acizliktir." dedi.
Darbeciler yargılanırken, darbeyi yapanların tutuksuz olarak yargılanmaması gerektiğini belirten Kaplan, dünyanın hiçbir yerinde darbe yapanların tutuksuz yargılanmadığını söyledi.
Kaplan "Bu tiyatroya AKP iktidarı yön veriyor. Şu an 12 Eylül'ün milyon katı beter uygulamalar var. Vicdansızlık, hukuksuzluk almış başını gidiyor." diye konuştu.
Parti kapatmalarının hepsinin siyasi temelli olduğunu belirten Kaplan ayrıca açıklanan teşvik paketi ile ilgili de değerlendirmelerde bulundu.
Kaplan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sene, 1995. Bir 5 Nisan günü, Tansu Çiller Başbakan. Teşvik paketi açıklanıyor. 18 yıl geçiyor. Sene 2012 Recep Tayyip Erdoğan Başbakan. Yine kürsüde teşvik paketi açıklanıyor. Bu teşvikten yararlanmak için o bölgelerin kimliğini taşımak gerekmiyor. AB, Arap ülkeleri gelip yatırım yapacaklar. Bizim bölgemiz petrolün doğalgazın, madenciliğin fazla olduğu bir bölge. 50 milyon sınırını niye koyarsınız? 30 yıldır çatışmaların olduğu bir bölgede, kimin cebinde bu para olabilir. Amaç, o bölge insanını teşvik etmesi değil. Yolsuzluk ve teşvik, AKP hükümetinde birbirinden ayrılmayan iki kavram..."
Bölgesel dengesizliğin giderilmesine karşı olmadıklarını söyleyen Kaplan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Suriye ile ilgili açıklamalarını, "çok tehlikeli bir noktada olduğumuzun işareti olarak nitelendiriyoruz. Adım adım bir savaşın içine gidiyoruz. Biz bu savaşlara şiddetle karşıyız." cümleleriyle değerlendirdi.
(13.15)
