2010-07-21 - 15:03
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan'ın, dün AK Parti Grup Toplantısında yaptığı konuşmayı değerlendirdi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, ''Başbakan,
siyasal mücadele içerisinde idam sehpasına gitmiş olan insanları istismardan geri
kalmadı. Riya, istismar paçalarından akıyordu bunların ama dün gözlerinden aktı''
dedi.
''Başbakan Erdoğan'ın, dün oynanan tiyatronun sulu perdesinin baş aktörü
olduğunu'' ifade eden Vural, ''Dün, şehitler üzerinden siyaset yapan bir
zihniyeti tüm millet görmüş oldu'' dedi.
''Başbakan, siyasal mücadele içerisinde idam sehpasına gitmiş olan
insanları istismardan geri kalmadı'' diyen Vural, şöyle devam etti:
''Ülkücüler, milliyetçiler üzerinden siyaset yapıyorsun ama ağzına
yakışmıyor. Sen ne anlarsın milliyetçilikten, ülkücülükten? Sen siyaset namusunun
ne anlama geldiğini bilir misin ki Pehlivanoğlu'nun mektubunu okuyorsun?
Ülkücüler için, 'kafatasçı', 'ırkçı', 'ellerinde mezura var' diyen sen değil
misin? Bu, 'partim için papaz elbisesi bile giyerim' diyen zihniyetin
yansımasıdır. Bu milletin manevi ve milli değerlerini koruyan insanlar üzerinden
kendine sırça köşklerden koltuk kapma telaşındasın. 30 yıldır neredeydin? Sayın
Başbakan 12 Eylül 1980'de top koşturuyordu, ticaret peşindeydi.''
Başbakan Erdoğan'ın, dünkü konuşmasının, koltuk ve siyaset uğruna nelerin
istismar edilebileceğinin göstergesi olduğunu ifade eden Vural, ''Riya, istismar
paçalarından akıyordu bunların ama dün gözlerinden aktı'' diye konuştu.
Mustafa Pehlivanoğlu'nun ailesine yazdığı mektubu gösteren Vural,
''Erdoğan'ın konuşmasında, milliyetçiliğe atıfta bulunulan cümleleri okumadığını,
sansürlediğini'' öne sürdü. Vural, ''Çünkü, kendisi Türk milliyetçiliğine
karşıdır. Pehlivanloğlu'nun, 'şunu hiçbir zaman unutmasınlar ki Mustafa'lar ölür,
Allah davası ölmez, milliyetçilik yaşar. Kellemi verdiğim bu yolun zaferi
yakındır. Zafer her zaman Allah'a inananlarındır' cümlelerini okumayarak, 12
Eylülcülerle aynı fikirde olduğunu göstermiştir'' dedi.
''Oynanan oyunun, oy oyunu'' olduğunu ifade eden Vural, şunları
kaydetti:
''İdam sehpasına giden bir insanın cümlelerini kesiyor ve siyaset için
kullanıyor. Ülkeyi 36 millete bölmek isteyenlere verilecek bir 'evet' cevabı
olmayacaktır. Başbakan korkmaktadır. Çünkü, başbakan koltuğunu kaybedecektir.
2011 yılındaki seçime kadar bu istismar ve manipülasyon devam edecektir. Siyaset,
namusluca ve mertçe yapılmalıdır. Dün bel altından vuran bir siyaset anlayışı
gördük.''
Vural, cep telefonundan Barış Manço'nun, ''Yüz Bin Kere Hayır'' adlı
şarkısı dinletti ve Başbakan Erdoğan'ın, geçmişte yaptığı konuşmalardaki,
''ırkçı'', ''kafatasçı'' şeklindeki ifadelerini ise izletti.
MHP İstanbul Milletvekili Atila Kaya da Başbakan Erdoğan'ın, siyasette
önlerini açan 12 Eylül darbesiyle hesaplaşma iddiasının söylemden öteye
geçmediğini savundu.
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak ise Erdoğan'ın, politikalarında
çelişkiler olduğunu ileri sürerek, ''Başbakan ay başında hilal, ay ortasında
yarım ay, ay sonunda dolunay gibi. Kendisi şimdi de ülkücülerin avukatlığını
üstlendi. Ülkücüler olarak onun avukatlığına ihtiyacımız yok. Bu camia ona
vekalet vermez'' dedi. (15.03)
siyasal mücadele içerisinde idam sehpasına gitmiş olan insanları istismardan geri
kalmadı. Riya, istismar paçalarından akıyordu bunların ama dün gözlerinden aktı''
dedi.
''Başbakan Erdoğan'ın, dün oynanan tiyatronun sulu perdesinin baş aktörü
olduğunu'' ifade eden Vural, ''Dün, şehitler üzerinden siyaset yapan bir
zihniyeti tüm millet görmüş oldu'' dedi.
''Başbakan, siyasal mücadele içerisinde idam sehpasına gitmiş olan
insanları istismardan geri kalmadı'' diyen Vural, şöyle devam etti:
''Ülkücüler, milliyetçiler üzerinden siyaset yapıyorsun ama ağzına
yakışmıyor. Sen ne anlarsın milliyetçilikten, ülkücülükten? Sen siyaset namusunun
ne anlama geldiğini bilir misin ki Pehlivanoğlu'nun mektubunu okuyorsun?
Ülkücüler için, 'kafatasçı', 'ırkçı', 'ellerinde mezura var' diyen sen değil
misin? Bu, 'partim için papaz elbisesi bile giyerim' diyen zihniyetin
yansımasıdır. Bu milletin manevi ve milli değerlerini koruyan insanlar üzerinden
kendine sırça köşklerden koltuk kapma telaşındasın. 30 yıldır neredeydin? Sayın
Başbakan 12 Eylül 1980'de top koşturuyordu, ticaret peşindeydi.''
Başbakan Erdoğan'ın, dünkü konuşmasının, koltuk ve siyaset uğruna nelerin
istismar edilebileceğinin göstergesi olduğunu ifade eden Vural, ''Riya, istismar
paçalarından akıyordu bunların ama dün gözlerinden aktı'' diye konuştu.
Mustafa Pehlivanoğlu'nun ailesine yazdığı mektubu gösteren Vural,
''Erdoğan'ın konuşmasında, milliyetçiliğe atıfta bulunulan cümleleri okumadığını,
sansürlediğini'' öne sürdü. Vural, ''Çünkü, kendisi Türk milliyetçiliğine
karşıdır. Pehlivanloğlu'nun, 'şunu hiçbir zaman unutmasınlar ki Mustafa'lar ölür,
Allah davası ölmez, milliyetçilik yaşar. Kellemi verdiğim bu yolun zaferi
yakındır. Zafer her zaman Allah'a inananlarındır' cümlelerini okumayarak, 12
Eylülcülerle aynı fikirde olduğunu göstermiştir'' dedi.
''Oynanan oyunun, oy oyunu'' olduğunu ifade eden Vural, şunları
kaydetti:
''İdam sehpasına giden bir insanın cümlelerini kesiyor ve siyaset için
kullanıyor. Ülkeyi 36 millete bölmek isteyenlere verilecek bir 'evet' cevabı
olmayacaktır. Başbakan korkmaktadır. Çünkü, başbakan koltuğunu kaybedecektir.
2011 yılındaki seçime kadar bu istismar ve manipülasyon devam edecektir. Siyaset,
namusluca ve mertçe yapılmalıdır. Dün bel altından vuran bir siyaset anlayışı
gördük.''
Vural, cep telefonundan Barış Manço'nun, ''Yüz Bin Kere Hayır'' adlı
şarkısı dinletti ve Başbakan Erdoğan'ın, geçmişte yaptığı konuşmalardaki,
''ırkçı'', ''kafatasçı'' şeklindeki ifadelerini ise izletti.
MHP İstanbul Milletvekili Atila Kaya da Başbakan Erdoğan'ın, siyasette
önlerini açan 12 Eylül darbesiyle hesaplaşma iddiasının söylemden öteye
geçmediğini savundu.
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak ise Erdoğan'ın, politikalarında
çelişkiler olduğunu ileri sürerek, ''Başbakan ay başında hilal, ay ortasında
yarım ay, ay sonunda dolunay gibi. Kendisi şimdi de ülkücülerin avukatlığını
üstlendi. Ülkücüler olarak onun avukatlığına ihtiyacımız yok. Bu camia ona
vekalet vermez'' dedi. (15.03)
