2016-06-08 - 16:30
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Türkiye Cumhuriyeti ile Belçika Krallığı arasında, gelir üzerinden alınan vergilerde çifte vergilendirmeyi önlemeye yönelik anlaşmanın onaylanmasına ilişkin tasarı, kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.

Genel Kurul'da gündem dışı ilk sözü alan CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, Kahramanmaraş'a kurulacak mülteci kampına karşı eylemlerin valilikçe yasaklandığını belirterek, yasak kararını tanımadıklarını, kampın yapımına sonuna kadar direnileceğini söyledi.

HDP Batman Milletvekili Mehmet Ali Aslan, ABD'li Müslüman boksör Muhammed Ali'nin vefatı nedeniyle gündem dışı söz aldı. Aslan, Muhammed Ali'ye Allah'tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diledi.

AK PARTİ İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, gündem dışı konuşmasında, terörle mücadelede güvenlik güçlerine yönelik bazı basın organlarında karalama yapıldığını belirterek, operasyonlara katılan güvenlik güçlerine desteklerinin devam edeceğini bildirdi.

Kaya, "35 İzmir 35 Proje" başlığıyla seçim bölgesine ilişkin yürütülen çalışmaların devam ettiğini ifade ederek, projelerin engellenmesi için davalar açıldığını, buna rağmen birçok projenin bitirildiğini kaydetti. Kaya, CHP sıralarına dönerek, "İzmir'den başbakan çıkartacağız' demiştiniz, sözünüzü yerde bırakmadık, İzmir'den başbakan çıkarttık." ifadesini kullandı.

AK PARTİ'li Kaya'nın konuşmasının ardından sataşmadan dolayı söz alan CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, terör saldırılarında hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek, şehit cenazelerinin dahi istismar edildiğini öne sürdü.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun katıldığı şehit cenazelerinde devlet eliyle provokasyon yapıldığını iddia eden Gök, "Genel Başkanımızın geldiği sırada polisler tarafından önüne mermi atılıyor. Bu nasıl anlayıştır? Devletin Başbakanının, İçişlerini Bakanının önünde devletin resmi polisleri, Genel Başkanımızın önüne mermi atıyorlar, böyle bir provakasyonu kabul edemeyiz. Şehitlerimize yapılan saygısızlığı kabul edemeyiz. İçişleri Bakanının, Başbakanın bu aymazlığını kabul edemeyiz. Devlet eliyle provokasyon yapılmıştır İstanbul'da. Lanetliyor ve kınıyoruz." diye konuştu.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, CHP'li Gök'e cevap vererek, terörle mücadelenin ortak yürütülmesi gerektiğini, Meclis'in bu konuda gerek bildiriler gerekse yapılan değerlendirmelerde ortaklığı mümkün ölçüde göstermeye çalıştığını belirtti.

Kılıçdaroğlu'nun şehit cenazelerine katılmasından, teröre karşı dayanışma gösterilmesini temsil etmesinden memnun olduklarını vurgulayan Bostancı, şöyle dedi:

"Daha önce yumurta hadisesi oldu, bugün Sayın Gök'ten öğreniyoruz bir mermi atılmasından bahsediliyor. Sayın Gök, polisler bir araya gelerek o kocaman mermiyi Sayın Genel Başkanın önüne atmış olamaz, muhtemel bir kişi yapmış olabilir. Kim yaptı, ne yaptı, niçin yaptı, bu soruşturulması gereken konu. Bir kişinin yapmış olduğu hadiseyi 'polisler yaptı' diyerek, teröre karşı mücadele eden insanlara teşmil etmeniz yanlış. Elinizde hiçbir delil olmaksızın iktidara ihale etmeniz ikinci yanlış."

CHP Grup Başkanvekili Gök, Türkiye'nin birliği, bütünlüğü için mücadele eden bütün emniyet kuvvetlerinin baştacı olduğunu belirterek, emniyet kuvvetleri içinde iktidarın yönlendirmesiyle bir taraf olmayı tercih eden çeşitli güçler bulunabileceğini savundu.

Gök, şunları kaydetti:

"Bizzat Başbakanın, İçişleri Bakanının, İstanbul Emniyet Müdürünün bulunduğu ortamda, orada bulunan kimi emniyet görevlileri tarafından Genel Başkanımıza yönelik ağır sloganla saldırı yapıldı, ardından o grup içinden bir mermi atılmak suretiyle bir başka saldırı gerçekleşmiştir. Bunu ortaya çıkarmak iktidarın görevidir. Hiçbir şeyin arkasına sığınmadan, anamuhalefet partisinin liderinin önüne atılan bir mermiyi sorgulamaycaksa iktidar, gerçekten Türkiye'nin durumu çok vahimdir."

Daha sonra TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, Ramazan ayı dolayısıyla düşüncelerini paylaştı.

Buldan, "Bugün Şırnak'ta, Cizre'de, Yüksekova'da, Nusaybin'de ve Sur'da yüzbinlerce insanın ramazan ayını yaşayacağı bir evi, iftar edecek bir sofrası artık yok." değerlendirmesinde bulundu.

AK PARTİ'li Bostancı, Buldan'ın değerlendirmelerine itiraz ederek, Sur, Şırnak, Cizre gibi yerlerde yaşanan olaylara terör örgütünün sebep olduğunu vurguladı. Bostancı, "Meclis'e başkanlık eden birisi olarak bunların müsebbibi olarak terör örgütünü işin öznesine koymanız gerekir. Bu olayların müsebbibi terör örgütüdür." dedi.

Buldan da "Ben kendi görüş ve düşüncelerimi kamuoyu ile paylaştım, o düşünceler size aittir." yanıtını verdi.

Genel Kurulu'da, CHP'nin, terörle mücadele konusunda ihmali olan kamu görevlilerinin araştırılması önergesinin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye Cumhuriyeti ile Belçika Krallığı arasında, gelir üzerinden alınan vergilerde çifte vergilendirmeyi önlemeye yönelik anlaşmanın onaylanmasına ilişkin tasarı, kabul edildi.

Tasarı üzerindeki görüşmelerde söz alan CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, son günlerdeki şehit cenazelerinde şov yapıldığını belirterek, bu davranışları lanetlediğini ifade etti.

Bugün de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun önüne bir mermi atıldığını, çelenginin parçalandığını anlatan Ağbaba, belli grupların karalama kampanyası yaparak, CHP'yi terör örgütüyle, aynı yerde anmaya çalıştıklarını kaydetti.

CHP'nin her türlü teröre karşı olduğunu, her türlü terörü koşulsuz reddettiğini vurgulayan Ağbaba, Kılıçdaroğlu'nun bir televizyon programında, "Biz hapiste yatan PKK'lıya da gittik, DHKP-C'liye de gittik, kendini İslami kesimden tanımlayanlara da gittik, kader mahkumlarına da gittik, hiçbir ayrım yapmadık." şeklindeki ifadesinin, AK PARTİ'li bir belediye başkanı tarafından terör örgütüne destek veriyormuş gibi gösterilerek, billboardlara asılmasını eleştirdi.

CHP milletvekilleri olarak cezaevinde yatan farklı örgütlere, görüşlere mensup tutuklu ve hükümlüleri ziyaret ettiklerini belirten Ağbaba, "İBDA-C'nin lideri olduğu iddia edilen Salih Mirzabeyoğlu'nun, şimdi barışıksınız ama o zaman korkuyordunuz, uğramış olduğu dramı ilk kez bu kürsüde CHP'li milletvekilleri gündeme getirdi. Şimdi ortaksınız, nikahında beraber nikah şahitliği yapıyorsunuz, o Cübbeli Ahmet Hoca'ya ilk giden, onun sorunlarını gündeme getiren yine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu oldu. Biz, ne şu anda Cübbeli Hoca'nın ne İBDA-C'nin, ne de Hizbullah'ın görüşlerini savunuyoruz, değerli arkadaşlar." diye konuştu.

AK PARTİ İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner de cezaevi komisyonu olarak cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlüleri, örgütlerine bakmaksızın ziyaret ettiklerini, sorunlarını çözdüklerini ifade ederek, özellikle hasta tutuklu ve hükümlülerin sorunlarını çözmek için çalıştıklarını bildirdi.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, söz alarak, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na şehit cenazesinde yapılan saldırıyı kınadıklarını belirtti.

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de Kemal Kılıçdaroğlu'nun cezaevinde herkesin ziyaret edildiğine dair sözlerinin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek tarafından çarpıtılarak, billboardlara asıldığını ve bunun ardından Kılıçdaroğlu'nun saldırıya maruz kaldığını vurgulayarak, "Böyle bir tablo ileride diğer parti liderlerinin de saldırıya maruz kalmasına vesile olur, bunu biz asla tasvip etmeyiz." diye konuştu.

HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, uluslararası anlaşmalarda önemli olanın, anlaşma hükümlerinin iç hukukta uygulanması olduğunu belirterek, "Türkiye sözleşmeleri imzalıyor, onaylıyor ama uluslararası sözleşmelerin gereği hatırlatılınca buna karşı kabadayıca bazen tehdit eden, fırça atan üslupla uluslararası arenada herkese meydan okunmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Adana'da kendisini fuhşa zorladığı iddiasıyla kocasını öldüren Çilem Doğan'ın 15 yıl hapse mahkum edildiğini hatırlatan Beştaş, kadınları öldüren erkeklere uygulanan ağır tahrik hükümlerinin Çilem Doğan'a uygulanmadığını öne sürdü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kadınlarla ilgili bazı ifadelerini eleştiren Beştaş, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kadınlara yönelik düşmanca tavrı, kadın haklarını çiğneyen, toplumdaki cinsiyet kodlarını yeniden üreten politikaları sadece kendine has değildir. Bu söylem ve politikalar Hitler'den, Mussolini'den, Arabistan krallarından aşina olduğumuz söylemlerdir. AKP ve IŞİD zihniyetinin buluştuğu en temel göstergelerden birisi de kadına bakış açısıdır." dedi.

HDP'li Beştaş'ın sözleri üzerine söz alan AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, kadın meselesinin polemik konusu yapılacak bir konu olmadığını vurgulayarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve AK PARTİ'nin kadını, kamusal alanda ekonomik özgürlüğünü kazanmış, ailenin temel direği olarak gördüğünü kaydetti.

Bostancı, "(AK PARTİ ile IŞİD'in kadına bakışı aynı) lafını atacağım da tutabileceğim tarafı yok. İnsan eğer realite hükümleri ile kıymet hükümlerini bu ölçüde karıştırırsa, kendi gördüğü rüyayı gerçek zannetmeye başlar, aklına geleni konuşur. Meral Hanım'ın yaptığı gibi... Sizi, sosyolojik realiteler değil, kendi hikayeniz içindeki ideolojik bakış ilgilendiriyor." ifadesini kullandı.

Görüşmelerde, AK PARTİ Malatya Milletvekili Nurettin Yaşar'ın, "Meral Hanım, Duran Kalkan'ın etrafındaki kadınları savunun. Onlar Kürt kadınları, onları savunun. Onlar sizin de kız kardeşiniz olabilir." dedi.

AK PARTİ'li Yaşar, sözlerine HDP sıralarından itiraz gelmesi üzerine, "O kadınlar sizin de kız kardeşiniz olabilir. Ahmet, senin de kız kardeşin olabilir." ifadesini kullandı.

Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, İstanbul'daki saldırıda şehit düşen polislerin cenaze töreninde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik protestoya ilişkin, "Sayın Kılıçdaroğlu'na yapılan girişimi tasvip etmemiz mümkün değil, bunu kınıyoruz. Buna yönelik gereken neyse yapılacaktır, bunun takipçisi olacağız. Bu konuda elbette CHP'ye gereken bilgiyi de vereceğiz." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye ile Belçika Krallığı arasında, gelir üzerinden alınan vergilerde çifte vergilendirmeyi önlemeye yönelik anlaşmanın onaylanmasına ilişkin tasarının maddeleri üzerinde yaptığı konuşmada, "CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na yönelik protestoları ve bir kişi tarafından kurşun kovanı atılmasını" gündeme getirdi.

Şehit polislerin camideki cenaze törenine gitmeden önce Genel Başkan Kılıçdaroğlu ile Haseki Hastanesinde yaralıları ziyaret ettiklerini belirten Altay, şunları söyledi:

"Fatih Camisi'ne yaklaştığımız bir anda korumalarımızdan telefon geldi. 'Burası karışık, Sayın Genel Başkan'ın çelenginin üstündeki ismi yırtılmış, yapıştırılmış bir daha yırtılmış.' Yemin ederek söylüyorum, olay yerine gittik. Çelenklerin olduğu yerde, TRT'nin iki kameramanıyla, yüzlerce polisten ve o çelenkteki (Kılıçdaroğlu) ismini yırtan meczup sapıktan başka kimse varsa, Allah benim canımı alsın, kimse yoktu. Bize gelmememiz telkin edildi."

Altay, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"İstanbul Emniyet Müdürlüğü yetkilileri ile görüştük, 'Biz oraya geliyoruz, siz bizim güvenliğimizi temin edemiyorsanız, biz kendi güvenliğimizi temin ederiz' dedik. Gittik. Hiçbir ilçe başkanımız, il yöneticimiz protokole ayrılan bölüme alınmadı. Fatih İlçe Başkanımız, Fatih Camisi'nin avlusuna giremiyor ama o çelengi yırtan ve kurşunu atan sapık, protokole alınıyor. O sapık protokole alınıyorsa, bunda hükümetin vebali vardır. Cemaate teşekkür ediyoruz, ilgi beklemiyoruz ama Sayın Genel Başkanımıza ilgi de gösterildi. 5-6 tane aktif provokatör, 20-30 tane de pasif provokatör, mırıldanmalar, uğultular, hakaretler... Protokole ayrılan yerde protokol mensupları olur. Protokole Anamuhalefet Partisi'nin Fatih İlçe Başkanı giremiyor da oraya Osmanlı Ocaklarının militanları giriyorsa bu, hükümet açısından terbiyesizliktir."

Altay, cep telefonundan bir görüntüye işaret ederek, "Genel Başkanımıza kurşun atılmadan 3 dakika önce Sayın Başbakan'la kucaklaşma anıdır. Bu sapık, kucaklaşmadan 3 dakika sonra, Genel Başkanımızın önüne gelerek, eliyle kurşunu attı." iddiasında bulundu.

Bostancı ise AK PARTİ'nin Osmanlı Ocakları ile hiçbir ilişkisi ve bağlantısının olmadığını belirtti.

Olayla ilgili dört kişinin gözaltına alındığını kaydeden Bostancı, "Soruşturuluyor ve araştırılıyor, ayıp bir hadise. Acıyı paylaşmak için oraya giden Kılıçdaroğlu'na yönelik terbiyesizce bir davranış. Bunu bizim, 'oh oldu, iyi oldu' gibi görmemiz asla mümkün olmaz." dedi.

Naci Bostancı, Altay'a yönelik, "Siz de ben de birçok cenazeye katıldık. Birçok insan geliyor, kucaklıyorsunuz, kiminle kucaklaştığını bile bilemezsin. 'Sayın Başbakan ile kucaklaştı, geldi mermiyi fırlattı.' dediniz. Siz kucaklaştığınız her bir insanın kim olduğunu, ne olduğunu biliyor musunuz? Hayır. Buradan bir ima yapmanız kesinlikle yanlış, olayı kınıyoruz." diye konuştu.

Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan ise Engin Altay'ın, hükümete yönelik "terbiyesiz" şeklinde bir ifade kullandığını hatırlatarak, milletvekillerinin, konuşmalarında üsluba ve ağzından çıkan sözlere dikkat etmesi gerektiğini düşündüğünü bildirdi.

Elvan, şöyle konuştu:

"Elbette bir yanlış yapılmışsa, o yanlışın üzerine gidilecektir. Onun takipçisi olacağız ama hükümetimizi terbiyesizlikle suçlamak son derece yakışıksız bir ifade. Elbette Sayın Kılıçdaroğlu'na yapılan girişimi tasvip etmemiz mümkün değil, bunu da kınıyoruz. Buna yönelik gereken neyse yapılacaktır, bunun da takipçisi olacağız. Bu konuda elbette, CHP'ye gereken bilgiyi de vereceğiz."

CHP'li Altay, hükümete terbiyesiz denilmeyeceğini ifade ederek, "(Etik olmayan tutum) içinde demişimdir, etik dışı davrandığını ima etmişimdir." dedi.

Altay, "Ben, Başbakan adamın kulağına eğilip de (şu Kılıçdaroğlu'na kurşun fırlat dedi) demedim. Başbakan'a da atabilirdi. Kılıçdaroğlu'na atar, Başbakan'a sıkabilirdi de. Böyle devlet yönetilir mi? Ben bunu söylüyorum. Bunu eleştirmeyeceğiz de aferin mi diyeceğiz? Size 'aferin' demek yerine, sizi her gün on posta dövmek lazım aslında siyaseten, yaptıklarınıza bakınca." diye konuştu.

TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, birleşime ara verdi.

Buldan, aranın ardından komisyon ve hükümetin yerini almaması üzerine, birleşimi yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.