2013-05-10 - 14:35
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Buldan,Türkiye'nin tarihsel bir süreçten geçitiğini ifade ederek, "Neredeyse cumhuriyetle yaşıt bir sorun olan Kürt sorununun demokratik çözümü noktasında başlayan yeni süreç, barışını arayan ülkemizde yediden yetmişe herkesi umutlandırıyor, heyecanlandırıyor, beklentileri arttırıyor." dedi.
Herkesin akan kanın durmasından ve kalıcı bir barış sürecinin başlatılmasından yana olduğunu belirten Buldan. sürece yönelik güçlü bir toplumsal desteğin olduğunu söyledi.
Geçen yıl Türkiye'nin gündeminde acı ve yıkımın olduğunu ifade eden Buldan, "Bugün ise bambaşka bir tabloyla karşı karşıyayız. Ölümlerin kalıcı olarak bu ülkenin gündeminden hızla çıkartılması noktasında oldukça hızlı ve kararlı bir süreç yaşanıyor. Kürt tarafının ortaya koymuş olduğu çözüm ve barış iradesi kararlı ve güçlü adımlarla ilerliyor." diye konuştu.
PKK'nın geri çekilme aşamasının sorunsuz bir biçimde tamamlanması herkesin ortak sorumluluğu olduğunu söyleyen Buldan, "O yüzden herkesin bu sürece sahip çıkması, duyarlı, hassas ve dikkatli olması, yaşanacak kimi provokasyon girişimlerine asla geçit vermemesi gerekir." şeklinde konuştu.
Hükümetin süreçte doğru bir tutum sahibi olması gerektiğini ve özellikle süreçte kullanılan dilin çok önemli olduğunu kaydeden Buldan, sözlerine şöyle devam etti:
"Ne yazık ki dün hükümet cephesinden oldukça tahrik edici bir açıklama geldi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın kullandığı bir ifade var ki, akla ziyandır. Kendisine sorulan bir soru üzerine geri çekilen silahlı güçler için 'Cehennemin dibine gitsinler' ifadesini kullanacak kadar kendisini kaybeden Arınç Kürt halkına hakaret etmiştir. Bu ifadesinden dolayı kendisini kınıyoruz.
Ölümlerin durduğu, gözyaşlarının dindiği bir süreçte, kullanılan bu dil oldukça yaralayıcıdır, aşağılayıcıdır ve ırkçı bir söylemdir. Bu sözler güven duygusunu zedeleyeceği gibi halkımızın da büyük tepkisine yol açacak sözlerdir. Arınç'ın biran önce kendine gelmesi, ne söylediğinin farkına varması ve Kürt halkından derhal özür dilemesi gerekir. Bir halkın evlatlarına karşı böyle bir ifade kullanmak hiç kimsenin haddine değildir.
Bu söylem barışa hizmet edecek bir söylem değildir. Bu söylemin ardında yatan zihniyet asla çözümden ve barıştan yana olamaz. Umuyor ve diliyoruz ki bu söylem hükümetin bakış açısını yansıtmıyordur. Sadece sözün sahibiyle sınırlıdır. Sayın Başbakan'a da bu noktada çağrı yapıyoruz. Lütfen bu süreçte kullanılan dile dikkat edilsin, süreci yaralayacak, provokasyonlara zemin hazırlayacak türden açıklamalara fırsat verilmesin. Unutulmamalıdır ki, cehenneme gitmesi gereken; inkarcı, asimilasyoncu zihniyettir. Yıllardır Kürt halkını aşağılayan, hakaret eden, yok sayan, katliamlardan geçiren, dilini, kimliğini yasaklayan zihniyetin yeridir cehennem."
Buldan, daha sonra bir gazetecinin Yargıtay tarafında CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner'in terör örgütü üyeliği iddiasıyla açılan davaya zorla getirilmesine karar vermesi ile ilgili soruya, " Türkiye'nin ayıbıdır. Halk tarafından seçilmiş bir kişinin mahkemeye zorla getirtilmesi yanlış bir tutumdur" cevabını verdi.
M. Fatih Kılıç
Buldan,Türkiye'nin tarihsel bir süreçten geçitiğini ifade ederek, "Neredeyse cumhuriyetle yaşıt bir sorun olan Kürt sorununun demokratik çözümü noktasında başlayan yeni süreç, barışını arayan ülkemizde yediden yetmişe herkesi umutlandırıyor, heyecanlandırıyor, beklentileri arttırıyor." dedi.
Herkesin akan kanın durmasından ve kalıcı bir barış sürecinin başlatılmasından yana olduğunu belirten Buldan. sürece yönelik güçlü bir toplumsal desteğin olduğunu söyledi.
Geçen yıl Türkiye'nin gündeminde acı ve yıkımın olduğunu ifade eden Buldan, "Bugün ise bambaşka bir tabloyla karşı karşıyayız. Ölümlerin kalıcı olarak bu ülkenin gündeminden hızla çıkartılması noktasında oldukça hızlı ve kararlı bir süreç yaşanıyor. Kürt tarafının ortaya koymuş olduğu çözüm ve barış iradesi kararlı ve güçlü adımlarla ilerliyor." diye konuştu.
PKK'nın geri çekilme aşamasının sorunsuz bir biçimde tamamlanması herkesin ortak sorumluluğu olduğunu söyleyen Buldan, "O yüzden herkesin bu sürece sahip çıkması, duyarlı, hassas ve dikkatli olması, yaşanacak kimi provokasyon girişimlerine asla geçit vermemesi gerekir." şeklinde konuştu.
Hükümetin süreçte doğru bir tutum sahibi olması gerektiğini ve özellikle süreçte kullanılan dilin çok önemli olduğunu kaydeden Buldan, sözlerine şöyle devam etti:
"Ne yazık ki dün hükümet cephesinden oldukça tahrik edici bir açıklama geldi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın kullandığı bir ifade var ki, akla ziyandır. Kendisine sorulan bir soru üzerine geri çekilen silahlı güçler için 'Cehennemin dibine gitsinler' ifadesini kullanacak kadar kendisini kaybeden Arınç Kürt halkına hakaret etmiştir. Bu ifadesinden dolayı kendisini kınıyoruz.
Ölümlerin durduğu, gözyaşlarının dindiği bir süreçte, kullanılan bu dil oldukça yaralayıcıdır, aşağılayıcıdır ve ırkçı bir söylemdir. Bu sözler güven duygusunu zedeleyeceği gibi halkımızın da büyük tepkisine yol açacak sözlerdir. Arınç'ın biran önce kendine gelmesi, ne söylediğinin farkına varması ve Kürt halkından derhal özür dilemesi gerekir. Bir halkın evlatlarına karşı böyle bir ifade kullanmak hiç kimsenin haddine değildir.
Bu söylem barışa hizmet edecek bir söylem değildir. Bu söylemin ardında yatan zihniyet asla çözümden ve barıştan yana olamaz. Umuyor ve diliyoruz ki bu söylem hükümetin bakış açısını yansıtmıyordur. Sadece sözün sahibiyle sınırlıdır. Sayın Başbakan'a da bu noktada çağrı yapıyoruz. Lütfen bu süreçte kullanılan dile dikkat edilsin, süreci yaralayacak, provokasyonlara zemin hazırlayacak türden açıklamalara fırsat verilmesin. Unutulmamalıdır ki, cehenneme gitmesi gereken; inkarcı, asimilasyoncu zihniyettir. Yıllardır Kürt halkını aşağılayan, hakaret eden, yok sayan, katliamlardan geçiren, dilini, kimliğini yasaklayan zihniyetin yeridir cehennem."
Buldan, daha sonra bir gazetecinin Yargıtay tarafında CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner'in terör örgütü üyeliği iddiasıyla açılan davaya zorla getirilmesine karar vermesi ile ilgili soruya, " Türkiye'nin ayıbıdır. Halk tarafından seçilmiş bir kişinin mahkemeye zorla getirtilmesi yanlış bir tutumdur" cevabını verdi.
M. Fatih Kılıç
