2012-12-17 - 13:35
BDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Bursa'da bir grup BDP'linin 'cezaevlerindeki açlık grevlerine destek vermek amacıyla' AK Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı'na yürümesi üzerine çıkan olaylar ile ilgili BDP PM üyesi Ayla Yıldırım, BDP Bursa İl Başkanı Mehmet Dilek ile il yöneticileri Halit Bozbey ve Nuri Baygındır'ın olayla ilgili olarak ifadeye çağrılmasını, partilerine karşı uygulanmakta olan siyasi operasyonların bir parçası olarak gördüğünü söyledi.
BDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Bursa'da bir grup BDP'linin 'cezaevlerindeki açlık grevlerine destek vermek amacıyla' AK Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı'na yürümesi üzerine çıkan olaylar ile ilgili BDP PM üyesi Ayla Yıldırım, BDP Bursa İl Başkanı Mehmet Dilek ile il yöneticileri Halit Bozbey ve Nuri Baygındır'ın olayla ilgili olarak ifadeye çağrılmasını, partilerine karşı uygulanmakta olan siyasi operasyonların bir parçası olarak gördüğünü söyledi.
Binici, Bursa BDP İl Örgütünün cezaevlerindeki açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla, 28 Ekim 2012 tarihinde AKP Yıldırım İlçe Başkanlığına siyah çelenk bırakarak basın açıklaması yapmak istemesi üzerine bir grubun saldırısına uğradığını söyledi.
Bu olaydan sonra Bursa'da çoğunlukla Kürt yurttaşların bulunduğu mahalleye yapılan baskınlar sonucunda çatışmalar yaşandığını söyleyen Binici, "Bu olayların neticesinde çoğunluğunu partililerimizin oluşturduğu 50'yı aşkın kişi, sopa, bıçak, taş ve ateşli silahla yaralanmış, baskın yapan grupta bulunan ve başına mermi isabet eden 1 kişide maalesef tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti." diye konuştu.
Yaşanan olaylarla ilgili 10 parti yöneticisi olmak üzere 16 kişinin tutuklandığını belirten Binici, "Dikkat ederseniz tutuklu olanların içerisinde saldırıya geçerek bu olayların çıkmasına neden olan karşı gruptan tek bir kişi bile bulunmamaktadır." dedi.
Binici sözlerine şöyle devam etti:
"Olayların başlamasıyla birlikte BDP olarak Bursa'da yaşanan olayların yerinde incelenmesi amacıyla benimde içinde yer aldığım bir heyet oluşturulması kararlaştırılmıştı. Oluşturulan heyetle birlikte olayların yaşandığı Bursa'nın merkez Yıldırım ilçesinde 2 gün süreyle incelemelerde bulunmuştuk.Bursa İl örgütümüz tarafından yapılması planlanan siyah çelenk bırakma ve basın açıklaması eylemi, 3 gün öncesinden Bursa İli Siyasi Partiler masasında görevli komisere iletiliyor.
Eylemin yapılacağı 28 Ekim Pazar günü BDP Yıldırım ilçe binası önünde toplanılmaya başlanmasının ardından, içlerinde Emniyet Müdür Yardımcısı ve Güvenlik Şube Müdürünün de bulunduğu bir grup güvenlik yetkilisi, ilçe binamıza gelerek risk olabileceği gerekçesiyle eylemden vazgeçilmesini talep ediyor.
Ancak yönetici arkadaşlarımız tarafından; siyasi parti olarak açıklama yapmanın demokratik bir hak ve bu hakkın kullanılması noktasında güvenliğin sağlanmasının da Emniyet güçlerinin asli görevlerinden olduğu yetkililere hatırlatılıyor.
Bunun üzerine, Emniyet Müdür yardımcısı durumu Emniyet Müdürüne ileteceğini ve sonucu Parti yöneticilerimize bildireceğini ifade ediyor. Kitleden biraz uzaklaşarak yaptığı telefon görüşmesi neticesinde yürüyüşe izin veriliyor. İznin verilmesiyle birlikte yaklaşık olarak 500 kişilik bir kitle, daha önce Emniyete bildirilen istikamete doğru yürüyüşe geçiyor.
Kitle herhangi bir sıkıntı yaşamadan, Yavuz Selim Caddesi İle 11 Eylül Bulvarının kesiştiği noktaya kadar geliyor. Gelinen o noktada, panzerler ve çevik kuvvet tarafından yolları kesiliyor. Panzer ve polislerin hemen arkasında ise aleni olarak taşıdıkları taş ve sopalarla saldırı amaç toplandıkları gün gibi açık olan ve yürüyen kitleden çok daha büyük bir kalabalık, küfürler ve tahrik edici sloganlar atmaya başlıyor.
Emniyet güçleri, saldırmak amacıyla toplanan kalabalığı dağıtmak ve engellemek yerine, Parti grubumuza kontrolü sağlayamayacağını ve dağılmalarını söylüyor. Durumu değerlendirmek üzere kendi aralarında toplanan yönetici arkadaşlarımız, kitlenin oturma eylemi için geri çekilmesini ve çelengi, İl Yöneticilerinin götürmesini kararlaştırıyor.
Yönetici arkadaşlarımız, aldıkları bu kararı emniyet güçlerine iletmek üzere yetkililerin yanına doğru ilerlerken, çevik kuvvetin arkasında toplanmış olan saldırganlardan üzerine taşlar yağmaya başlıyor. Ardından da polisler, yürüyüşe katılanlara tazyikli su ve gazla müdahaleye başlıyor.
Kitle dağılarak geri çekilirken Yavuz Selim Mahalle Muhtarı Arslan Ali Yıldız evinin balkonundan kontrolsüz bir şekilde kitle üzerine ve sağa sola silahla ateş açıyor. Bu şahsa da emniyet güçlerince hiçbir müdahalede bulunulmuyor. Sonrasında da sokak arasında devam döner bıçaklı, taşlı, sopalı, gazlı ve sulu sürek avı başlıyor ve olaylar 4 gün ve dört gece devam ediyor.
Netice itibariyle de 50'yi aşkın yaralı ve başına aldığı kurşun yarasından dolayı hayatını yitiren genç bir insan."
Bursa'da BDP'ye karşı ırkçı ve faşist saldırıların başlatıldığı söyleyen Binici, "Geldiğimiz bu noktanın müsebbibi tek kelimeyle bu hükümettir. Son seçimlerde Bursa'dan aday olan, Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç dâhil olmak üzere AKP milletvekillerinin, Bursa'da yaşanan olaylar karşısında sessizliğe bürünmeleri de oldukça düşündürücüdür. PM Üyemiz Ayla Yıldırım, Bursa İl Başkanımız Mehmet Dilek, il yöneticimiz Halit Bozbey ve Yıldırım İlçe Başkanımız Nuri Baygındır'ın bu olayla ilgili olarak, suçlanırcasına ifadeye çağrılmasını, Partimize karşı uygulanmakta olan siyasi operasyonların bir parçası olarak gördüğümüzü belirtiyor, katılımınız için hepinize teşekkür ediyorum." diye konuştu.
M. Fatih Kılıç (13.35)
