2010-04-23 - 16:27
DSP İstanbul Milletvekili Hasan Macit, bir ülkede çok partili sistem olabileceğini, ancak bunun demokrasinin var olduğu anlamını taşımayacağını söyledi. Türkiye Partisi Yozgat Milletvekili Mehmet Yaşar Öztürk de iyiye ve doğruya, soğuk savaş dönemi siyaset tarzıyla ulaşmanın mümkün olmadığını belirterek,''Yıllardır TBMM çatısı altında, siyaset adına yapılan hakaretler, kavgalar, kin ve nefret duyguları yer aldı. Bunlar, halk arasında ayrıştırmayı derinleştirdi ve bu siyaset tarzı halkın hiç bir sorununu çözemedi'' dedi.
DSP İstanbul Milletvekili Hasan Macit, bir ülkede çok partili sistem olabileceğini,
ancak bunun demokrasinin var olduğu anlamını taşımayacağını söyledi.
Macit, partisi adına 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
dolayısıyla özel gündemle toplanan TBMM Genel kurulunda yaptığı konuşmada,
Meclisin 90. yıldönümünün kutlandığı bu günde, milli iradenin temsili konusunda
önemli sorunlar yaşandığını belirterek, ''Bu durum, ilk Meclisin inançlarına ve
anlayışına ters istikamette bir gelişmedir'' dedi.
Siyasi partiler ve seçim yasasındaki çarpıklıklar nedeniyle, millet
iradesinin TBMM'ye eksik ve adaletsiz şekilde yansıdığını savunan Macit, şunları
kaydetti:
''Bugünkü yapıda çok partili sistem, tam olarak demokrasiyi yansıtmıyor.
Yani bir ülkede çok partili sistem olabilir fakat demokrasi olmayabilir.
Demokrasinin olması için, çok partili sistemin yanısıra bazı temel kurumların da
bulunması gerekir. Demokrasi, kurumlar ve kurallar rejimidir. Hukukun üstünlüğü
olmadan demokrasiden söz edilemez.
Demokrasinin bir ayağı hukukun üstünlüğü, bir ayağı da erkler
ayrılığıdır. Demokrasi azınlığın çoğunluğa karşı korunduğu mutabakat rejimidir.
Demokrasilerde yüzde 40-50 oy almış bir partinin kendisine oy vermemiş olan diğer
yurttaşları hiçe sayarak 'ben her istediğimi yaparım 'deme hakkı yoktur.''
Macit, bugün gelinen noktada ülkenin büyük bir çalkantıdan geçtiğini
ileri sürerek, Cumhurbaşkanlığı, Hükümet ve Meclisin tek bir partinin elinde
olduğunu kaydetti.
''Yüzde 10 barajı bugün halkın iradesinin gerçekleşmesinde en büyük
engeldir. Temelde adaleti sağlamanın en büyük engellerinden biri olan barajın
düşürülmesi zorunludur'' diyen Macit, diğer engelleri de lider, parti içi
demokrasi ve ön seçim uygulanmaması olarak gösterdi.
Türkiye Partisi Yozgat Milletvekili Mehmet Yaşar Öztürk de iyiye ve
doğruya, soğuk savaş dönemi siyaset tarzıyla ulaşmanın mümkün olmadığını
belirterek,''Yıllardır TBMM çatısı altında, siyaset adına yapılan hakaretler,
kavgalar, kin ve nefret duyguları yer aldı. Bunlar, halk arasında ayrıştırmayı
derinleştirdi ve bu siyaset tarzı halkın hiç bir sorununu çözemedi'' dedi.
Öztürk, partilerin halk adına, parti organlarının parti adına hem
düşündüğü hem konuştuğu hem de karar verdiği bir Meclisin, Türkiye'yi aydınlık
geleceğe taşıyamayacağını, halkın sorunlarını çözemeyeceğini, egemenliğin
kayıtsız şartsız millete ait olduğunu gösteremeyeceğini kaydetti.
Yaşar Öztürk, '' Bu ülkenin barışa ihtiyacı var, huzura ihtiyacı var,
siyasetin uzlaşmaya ve işbirliğine ihtiyacı var. Kavgaya, kine, nefrete,
ayrışmaya ihtiyacı yok'' diye konuştu.
(16.27)
ancak bunun demokrasinin var olduğu anlamını taşımayacağını söyledi.
Macit, partisi adına 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
dolayısıyla özel gündemle toplanan TBMM Genel kurulunda yaptığı konuşmada,
Meclisin 90. yıldönümünün kutlandığı bu günde, milli iradenin temsili konusunda
önemli sorunlar yaşandığını belirterek, ''Bu durum, ilk Meclisin inançlarına ve
anlayışına ters istikamette bir gelişmedir'' dedi.
Siyasi partiler ve seçim yasasındaki çarpıklıklar nedeniyle, millet
iradesinin TBMM'ye eksik ve adaletsiz şekilde yansıdığını savunan Macit, şunları
kaydetti:
''Bugünkü yapıda çok partili sistem, tam olarak demokrasiyi yansıtmıyor.
Yani bir ülkede çok partili sistem olabilir fakat demokrasi olmayabilir.
Demokrasinin olması için, çok partili sistemin yanısıra bazı temel kurumların da
bulunması gerekir. Demokrasi, kurumlar ve kurallar rejimidir. Hukukun üstünlüğü
olmadan demokrasiden söz edilemez.
Demokrasinin bir ayağı hukukun üstünlüğü, bir ayağı da erkler
ayrılığıdır. Demokrasi azınlığın çoğunluğa karşı korunduğu mutabakat rejimidir.
Demokrasilerde yüzde 40-50 oy almış bir partinin kendisine oy vermemiş olan diğer
yurttaşları hiçe sayarak 'ben her istediğimi yaparım 'deme hakkı yoktur.''
Macit, bugün gelinen noktada ülkenin büyük bir çalkantıdan geçtiğini
ileri sürerek, Cumhurbaşkanlığı, Hükümet ve Meclisin tek bir partinin elinde
olduğunu kaydetti.
''Yüzde 10 barajı bugün halkın iradesinin gerçekleşmesinde en büyük
engeldir. Temelde adaleti sağlamanın en büyük engellerinden biri olan barajın
düşürülmesi zorunludur'' diyen Macit, diğer engelleri de lider, parti içi
demokrasi ve ön seçim uygulanmaması olarak gösterdi.
Türkiye Partisi Yozgat Milletvekili Mehmet Yaşar Öztürk de iyiye ve
doğruya, soğuk savaş dönemi siyaset tarzıyla ulaşmanın mümkün olmadığını
belirterek,''Yıllardır TBMM çatısı altında, siyaset adına yapılan hakaretler,
kavgalar, kin ve nefret duyguları yer aldı. Bunlar, halk arasında ayrıştırmayı
derinleştirdi ve bu siyaset tarzı halkın hiç bir sorununu çözemedi'' dedi.
Öztürk, partilerin halk adına, parti organlarının parti adına hem
düşündüğü hem konuştuğu hem de karar verdiği bir Meclisin, Türkiye'yi aydınlık
geleceğe taşıyamayacağını, halkın sorunlarını çözemeyeceğini, egemenliğin
kayıtsız şartsız millete ait olduğunu gösteremeyeceğini kaydetti.
Yaşar Öztürk, '' Bu ülkenin barışa ihtiyacı var, huzura ihtiyacı var,
siyasetin uzlaşmaya ve işbirliğine ihtiyacı var. Kavgaya, kine, nefrete,
ayrışmaya ihtiyacı yok'' diye konuştu.
(16.27)
