2016-07-16 - 17:12
TBMM GENEL KURULU OLAĞANÜSTÜ TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanı İsmail Kahraman başkanlığında olağanüstü toplandı.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanı İsmail Kahraman başkanlığında olağanüstü toplandı.

Genel Kurul saygı duruşu ile açıldı. İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, İstiklal Marşı'nı şiir olarak okudu. Milletvekilleri de Kahraman'a eşlik etti.

Genel Kurul'da Başbakan Binali Yıldırım, Başbakan Yardımcıları, bakanlar, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaoğlu da bulunuyor.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar da Genel Kurul'a katıldı.

Olağanüstü toplanan TBMM Genel Kurulu'nda; dinleyici olarak katılanlar arasında Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Yargıtay Başkanı İsmail Hakkı Ciit, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Danıştay Başsavcısı Halil Yılmaz, Askeri yargı mensupları, YÖK Başkanvekili Prof. Dr. Sefa Kapıcıoğlu, bazı üniversitelerin rektörleri ile TOBB, Memur-Sen ve TESK başkanları, yabancı misyon şefleri de bulunuyor.

TBMM Başkanı Kahraman, yaptığı konuşmada, darbe girişiminin ardından millet olarak tekvücut halinde olduklarını vurgulayarak, olağanüstü toplantıya kordiplomatların, yüksek yargı organlarının üyelerinin, akademisyenlerinin, değişik sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin ve çok sayıda vatandaşın katıldığını söyledi ve katılımcılara teşekkür etti.

Türkiye'de dün akşamdan beri çok üzücü, gergin, acı verici, aynı zamanda ibretlik saatler yaşandığını ifade eden Kahraman, "15 Temmuz demokrasi bayramının bir güzel tablosuyla karşı karşıyayız, gönlümüz birlik ve beraberliğimizin aynı şekilde devam etmesinin sağlanmasıdır." diye konuştu.

Kahraman, "Milletimize bu acıyı yaşatanlar elbette müstahak oldukları cezaya çaptırılacaklardır. Bu kalkışmayı, darbe teşebbüsünü, fevri, anlık, Türkiye'de ve dünyada yaşanan diğer gelişmelerden kopuk hareket olarak değerlendirirsek doğru değerlendiremeyiz ve anlayamayız." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin iç meselelerine, kendi halkına, manevi, milli değerlerine, tarihine, medeniyetine, kültürüne sadık kalmaya çalışmasının, Türkiye'yi yönlendirilecek, politikalar dikte edilecek bir kukla ülke olarak görmek isteyen dış güçleri rahatsız ettiğini vurgulayan Kahraman, şöyle devam etti:

"Türkiyemizin dış politikaya ilişkin meselelerde dünya politikasında, uluslararası arenada, tarihine, manevi ve milli değerlerine yakışan bir duruş sergileme çabasında olması ülkemizin gelişmesini, ilerlemesini, kalkınmasını istemeyen birtakım güçleri rahatsız etmektedir. Türkiye'nin ilerleme, kalkınma ve güçlenme yolunda harcayacağı insan kaynaklarını, maddi ve manevi güç ve birikimini, potansiyelini ve müktesebatını iç çekişmeler, kavgalar ve güvenlik sorunlarıyla heba etmesini sağlamak isteyenler vardır.

Ne yazık ki dün akşam bu hedefe dönük bir darbe girişimiyle, kalkışmayla karşılaştık. Ancak siyasi partilerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, devlet kurumları, Türk Silahlı Kuvvetlerinin darbeye prim vermeyen milli ruh sahibi büyük çoğunluğu aziz milletimiz ve Gazi Meclisimiz, milletvekillerimiz vatan hainlerinin darbe teşebbüsüne kararlılıkla, metanetle, azimle, cesaretle ve onurla direnmiş, Cenabı Hakk'ın yardımıyla başarılı olmalarına, bu haytaların başarısına izin vermemiştir."

TBMM Başkanı Kahraman, dün gece yaşanan hadiseler sırasında asilerin birçok resmi görevlilerin ve sivil vatandaşın ölümüne, yaralanmasına sebebiyet verdiğini belirterek, Meclis de dahil olmak üzere birçok kamu binasının saldırıya maruz kaldığını, TBMM'nin bombalandığını hatırlattı.

Kahraman, "Devletimizin ve milletimizin korunması, güvenliğin hak ve hukukun payidar kılınması için ellerine verilmiş silahları, devlete ve millete yöneltmişlerdir. Milletin büyüttüğü, beslediği, eline silah verdiği unsurlar, milletin bağrına silahlarını dayamışlardır. Bir yabancı güce, işgalciye saldırıyormuş gibi halka saldırılmıştır. Bütün milletimize, yetkililerimize ve güvenlik güçlerimize geçmiş olsun diyor, bir daha böyle kara günler yaşanmamasını Cenabı Hakk'tan niyaz ediyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Yaşanan olayların bir tür terör olduğuna dikkati çeken Kahraman, hak, hukuk, milletin kararlılığı, silahlı kuvvetlerin darbecilerle ilgisi olmayan kesiminin basiretli tutumu ve tankların önüne çıkan milletin karşı duruşuyla darbe girişiminin başarılı olamadığını söyledi.

Devletin darbe girişiminin sorumlularının iç ve dış uzantılarının ortaya çıkmasını, layık oldukları mustehak oldukları cezayı almasını sağlayacağını vurgulayan Kahraman, şunları kaydetti:

"Bunu hukuk içinde hak ve hukuka riayet ederek yapacaktır. Suçların şahsiliği gibi temel hukuk prensiplerine bağlı kalarak yapacaktır. Bu kalkışmayı yapanlar küçük bir azınlıktır. Emir ve komuta zincirinin dışına çıkmış, devlete isyan etmişlerdir. Gereken yapılacaktır ve en ağır şekilde cezalandırılacaktır.

Metanetimizi, sükunetimizi, sağduyumuzu koruyarak, kararlılığımızdan hiçbir şey yitirmeden, bu meseleyi kökünden halletmek için çalışma zamanıdır. Birlik ve beraberlik zamanıdır. Yaraları sarma zamanıdır. Bu millet, tarihinde pek çok kötü badireler atlatmış, çok feci nitelikte muhataralı günler yaşamıştır. Bu günler de geçecektir. Biliyoruz ki, 'Zorlukla birlikte kolaylık vardır'. Hoşumuza gitmeyen bazı şeyler hakkımızda hayır olabilir."

Kahraman, dün gece TBMM'de parti ayrımı gözetmeksizin aynı ruh ve duyguyla Adalet ve Kalkınma Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi milletvekilleri, yetkilileri, grup başkanvekillerinin bir araya geldiğini belirterek, Halkların Demokratik Partisi Eş Başkanı Selahattin Demirtaş'ın da kendisini arayarak darbeye karşı olduğunu ifade ettiğini söyledi.

Olağanüstü toplantıda Mecliste grubu bulunan dört siyasi partinin ortak metnini birlikte okuyacağını ve topluma sunacağını ifade eden Kahraman, darbe girişiminde hayatını kaybeden resmi görevli ve sivil vatandaşlara rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.

Kahraman, "Silahlı Kuvvetlerimizin dürüst, vatanına, namusuna ve mukaddes değerlerine bağlı kesimine de darbeye boyun eğmedikleri, başarısız olmasını sağladıkları için takdir ve şükran duygularımı arz ediyorum." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan halka kadar toplumun birçok farklı kesiminin darbe girişimine karşı aynı tavrı ortaya koyduğunu vurgulayan Kahraman, "Bu bir daha böyle bir kalkışmanın olmasının imkansızlığını ispat eden bir davranış olmuştur. İnanıyor, ümit ediyor ve ümit ediyoruz ki bir daha böyle bir gün biiznillah olmayacaktır. Herhangi bir zümreye, herhangi silahlı güce egemenlik ait değildir, duvarımızda yazdığı gibi egemenlik millete aittir. Bunu toplum haykırmıştır, ifade etmiştir, demokrasiyi Türkiye benimsemiştir, özümsemiştir." değerlendirmesinde bulundu.

TBMM Başkanı Kahraman, darbe girişimine karşı emniyet güçleri ve darbenin karşısında bulunan Silahlı Kuvvetler unsurlarının çok büyük fedakarlıklar gösterdiğini ifade ederek, hayatın çok kısa sürede normale döndüğünü, darbe girişiminin geçici bir hadise olarak kaldığını, yaraların da kısa zamanda sarılacağını kaydetti.

Kahraman, "15 Temmuz Demokrasi Bayramınızı kutluyorum." diyerek konuşmasını bitirdi.

AK PARTİ Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, TBMM'nin 23 Nisan 1920 sonrasındaki en zor, en uzun ve en sıkıntılı gecesini yaşadığını belirterek, "İşgal kuvvetleri Polatlı'ya kadar gelmişlerdi ama bu Meclis'e dokunamadılar, dokunmadılar. 1960'da darbe yapanlar, milli iradeye, Meclis ruhuna saldırsalar bile Meclis'in bedenine saldıramadılar. 12 Eylül cuntacıları Meclis'i bombalamadılar. 28 Şubat darbecileri Meclis'e dokunmadılar ancak dün gece öyle canice, öyle alçakça, öyle pervasızca bir saldırı gerçekleşti ki millet iradesinin tecelli ettiği Meclis'in hem ruhunu hem de bedenini hedef aldılar. Bunlar asker değil, bunlar asker kılığında teröristlerdir, canilerdir." dedi.

Yıldırım, olağanüstü toplanan TBMM Genel Kurulu'ndaki konuşmasına, İstiklal Marşı'nın "Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal. Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal. Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlal. Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet, hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklal" dizelerini okuyarak başladı.

Dün gece milletin bağımsızlığını, namusunu korumak için sokağa çıkan, tankların önünde birer kahraman olarak dikilen, mübarek kanlarıyla bayrağının hürriyetini, milletinin istiklalini muhafaza eden şehitleri rahmetle, minnetle andığını, mekanlarının cennet olmasını dilediğini belirten Yıldırım, şöyle devam etti:

"Hepsini, bu yüce Meclis'in çatısı altından saygıyla, şükranla selamlıyorum. O kahramanların ailelerine özellikle sesleniyorum, üzülmeyin, hüzünlenmeyin, onlar peygamberlikten sonraki en büyük rütbeye, en büyük payeye, şehitlik mertebesine ulaştılar. O kahramanlar düne kadar sizin evlatlarınızdı ancak bugün milletin, hepimizin evlatları oldular. Türkiye Cumhuriyeti var oldukça o kahramanların isimleri de yaşayacak. Kabirleri nur, mekanları cennet olsun. Yaralı kardeşlerimi buradan selamlıyorum. Hepsine acil şifalar diliyorum. Milli iradeyi teslim almak isteyenler karşısında sokağı teslim alan aziz milletimi buradan, bu yüce Meclis'in çatısı altından yürekten selamlıyor, böyle kahraman bir milletin evladı olmaktan büyük gurur duyuyorum."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a dirayetli, dik duruşundan, siyasi partilere, partilerin genel başkanlarına, Meclis gruplarına dayanışmalarından dolayı teşekkür eden Yıldırım, "Emniyet teşkilatımıza her biri Alparslan, her biri birer Fatih, her biri birer Selahaddin Eyyubi olan polislerimin alnından öpüyorum. Peygamber ocağı Türk Silahlı Kuvvetlerinin vatanını, milletini, bayrağını seven, demokrasiye gönülden bağlı, her subayının, her astsubayının, uzman er, erbaş ve erlerin alınlarından öpüyorum." dedi.

Yıldırım, darbe karşısında dünyaya örnek olacak bir duruş sergileyen basın yayın organlarına, medya temsilcilerine, sivil toplum örgütlerine de teşekkür ederek, "Sabaha kadar kesintisiz ezan ve sala okuyan imamlarımıza, seccadelerinin başında dua eden kardeşlerime teşekkür ediyorum. Dünyanın her yerinde bayraklarını alıp, sokağa çıkan vatandaşlarımıza, soydaşlarımıza, dost ve kardeş ülkelere teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

Milletvekillerinin, dün gece barikatları aşarak tankları geçerek kurşunları savuşturarak TBMM'ye geldiğini, Genel Kurulu açtıklarını hatırlatan Yıldırım, milletvekillerine şöyle seslendi:

"Ya demokrasi ya ölüm diyerek bu salonda dimdik durdunuz. Milletin meclisinin üzerine bombalar yağdırmaya başladılar, silahlarla taradılar, bir tek geri adım atmadınız. Her birinizin ölümü yanı başında hissettiğinizi biliyorum. Dünya parlamentolarına, dünya demokrasilerine örnek bir durum sergilediniz. Millet sokakta istiklaline sahip çıkarken siz de milletin vekilleri olarak burada istiklalinize, demokrasiye, milli iradeye sımsıkı sarıldınız. Bu tavrınızla tarih bu yüce Meclis'i bir daha yazdı. Bu tavrınızla Türkiye'nin tarihini değiştirdiniz, yüzlerce yıl unutulmayacak bir dayanışma, bir kardeşlik, iş birliği sergilediniz. Milletimizden sonra en büyük övgüyü tabii ki bu Gazi Meclis hak ediyor, sizler hak ediyorsunuz. Parti ayrımı yapmaksızın, bu yüce Meclis'in her bir üyesini, her bir milletvekilimizi selamlıyorum. Milletimin adına sizlere şükranlarımı sunuyorum, sizleri büyük bir heyecanla alkışlıyorum."

TBMM'nin, Gazi Meclisin, 23 Nisan 1920 sonrasındaki en zor, en uzun, en sıkıntılı gecesini yaşadığına dikkati çeken Yıldırım, şunları kaydetti:

"İşgal kuvvetleri Polatlı'ya kadar gelmişlerdi ama bu Meclis'e dokunamadılar, dokunmadılar. 1960'da darbe yapanlar, milli iradeye Meclis ruhuna saldırsalar bile Meclis'in bedenine saldıramadılar. 12 Eylül cuntacıları Meclis'i bombalamadılar. 28 Şubat darbecileri Meclis'e dokunmadılar ancak dün gece öyle canice, öyle alçakça, öyle pervasızca bir saldırı gerçekleşti ki millet iradesinin tecelli ettiği Meclis'in hem ruhunu, hem de bedenini hedef aldılar. Bunlar asker değil, bunlar asker kılığında teröristlerdir, canilerdir. Gözleri dönmüştü, gözlerini kan bürümüştü, cinnet halindeydiler, ihanet ve haşhaş akıllarını teslim almıştı ancak bilmedikleri şuydu, milletin evine dokunanın eli yanar, milletin evine el uzatanın o eli kırılır, milletin evine saldıranın ocağı söner. İşte daha 24 saat geçmeden elleri yandı, o bombalara, o tetiklere basan elleri kırıldı. İnşallah ocakları da ebediyen söndü."

Başbakan Yıldırım, Genel Kurul'da yaptığı konuşmada, tarihe bir not düşmek istediğini belirterek, "Bundan sonra 50 yıl, 100 yıl, 1000 yıl bu milletin evine, milli iradenin tecelli ettiği bu meclise, kim el uzatırsa akıbeti aynı olacaktır. Hiçbir darbe, hiçbir darbe girişimi yapanların yanına kar kalmadı, bundan sonra da kalmayacak inşallah." diye konuştu.

Bugünden itibaren hiç kimsenin, milletin evine ve milletin iradesine el uzatmayı aklından geçiremeyeceğini vurgulayan Yıldırım, "Ama geçiren de olursa gözünün önüne bugün hayatları sönmüş darbeciler gelecek ve buna asla yeltenemeyeceklerdir. Bugün yeni bir gün, bugün büyük bir badirenin altından 79 milyonun tek yürek olduğu gündür. Bugün AK Partinin, Cumhuriyet Halk Partisinin, Milliyetçi Hareket Partisinin, Halkın Demokrasi Partisinin, Meclis dışındaki tüm siyasi partilerin ortak bir sesle 'darbeye hayır' dedikleri, demokrasiye birlikte sahip çıktıkları gündür. Milletimize, istiklalimize, bayrağımıza, devletimize ve Meclisimize yönelik bir saldırıda nasıl bir araya geldiğimizi, nasıl kenetlenebildiğimizi bütün dünyaya bugün gösterdik." ifadesini kullandı.

Yıldırım, bugünün bir 'milat' olduğunun altını çizerek, gece boyunca ve bugün sergilenen dayanışmanın, yeni bir sürecin de başlangıcı olduğuna inandığını dile getirdi. "Bu ruhla terörü de yeneriz, bu ruhla yaralarımızı da sararız. Bu birliktelik ruhuyla Allahın izniyle, Türkiye'yi Gazi Mustafa Kemal'in işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine de çıkarırız" diyen Yıldırım, bugünün acı bir hadisenin ardından çoğalan umutların günü olduğunu söyledi.

AK PARTİ Genel Başkanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı olarak Meclis'te bugün oluşan birliktelik ruhuna, sımsıkı sahip çıkacaklarının sözünü verdiklerini kaydeden Yıldırım, "Vatan Caddesi'nde, Kızılay Meydanı'nda, havaalanlarında, 81 vilayetin her köşesinde AK Partililer, CHP'liler, HDP'liler, MHP'liler el ele verdiler, tek yürek oldular, tek ortak eylem yaptılar. Milletin bu mesajını 'anladık' dediler, milletin kenetlenen mesajını 'okuduk' dediler." şeklinde konuştu.

Yıldırım, ihanet ve terör karşısında sarsılmaz birliktelik içersinde olma talimatını milletten aldıklarına işaret etti. Bu tarihi dayanışmayı geleceğe de taşıyacaklarını vurgulayan Yıldırım, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Darbe karşısında kahramanca duran milletime şükranlarımı sunuyorum, şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Bir kez daha partilerimizin genel başkanlarına, grup başkanvekillerine, bütün milletvekillerine teşekkür ediyorum. Diyorum ki, inadına demokrasi, inadına milli irade, inadına barış, inadına kardeşlik. Millette darbe yapmaya kalkanlar, darbe yemiştir, darbeyi kendileri yemiştir. 15 Temmuz artık demokrasi nöbetinin tutulduğu gündür, bugünün yıldönümüdür, demokrasi bayramı günüdür. Hayırlı, uğurlu olsun. Sağolun, varolun, Allah'a emanet olun."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Dün yaşadığımız olay doğrudan bir darbe girişimidir. Cumhuriyetimize, demokrasimize, tarihsel birikimimize yapılmış açık bir saldırıdır. Demokrasiye yapılan saldırıyı açık yüreklilikle grubum adına, bize oy veren bütün kitleler adına, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları adına açıkça lanetliyoruz" dedi.

Kılıçdaroğlu, TBMM Genel Kurulu'nun olağanüstü toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti'nin milletine altın tabak içinde sunulmadığını, Türkiye Cumhuriyeti'nin acıyla, kanla, gözyaşı ile kurulduğunu belirtti.

Yeniden bir devlet kurmak için verilen mücadelenin bütün dünyanın saygısını kazandığını ve mazlum milletlere örnek bir devletin kurulduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırmanın da cumhuriyeti kuranların çocuklarına vasiyeti olduğunun altını çizdi.

Demokrasiyi oluşturmanın, geliştirmenin ve derinleştirmenin kolay olmadığını, bunun tarihin her evresinde görüldüğünü vurgulayan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz de demokrasi adına ağır bedeller ödedik. Hatırlayınız; bu ağır bedeller hep darbe dönemlerinden sonra olmuştur. Açıkça söyleyelim, dün yaşadığımız olay doğrudan bir darbe girişimidir. Cumhuriyetimize, demokrasimize, tarihsel birikimimize yapılmış açık bir saldırıdır. Oysa biz demokrasimizi güçlendirmek ve baki kılmak için anayasamıza öyle maddeler koyduk ki değiştirilmesi dahi teklif edilemez. Nedir bunlar? Örneğin; Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir, diyoruz. İşin anahtarı da aslında buradadır. Her koşulda demokrasiyi savunmak, hukukun üstünlüğünü savunmak, laikliği savunmak hepimizin ortak görevi ve ortak paydası olmalıdır. Kuşkusuz dün demokrasiye yapılan saldırıyı açık yüreklilikle grubum adına, bize oy veren bütün kitleler adına, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları adına açıkça lanetliyoruz."

Olayın herkeste derin üzüntü yarattığını ancak bu sürecin siyasette başından beri olması gereken, bir ortak paydada birleşmeyi sağladığını dile getiren Kılıçdaroğlu, bu ortak paydanın cumhuriyet ve demokrasiye bağlılık olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, "Demokrasiyi geliştirmek ve derinleştirmek hepimizin ortak paydası oldu. Bu bize gurur ve onur veriyor. Ancak bunu sadece dilimizle değil, yüreğimizle de söylemeye devam edeceğiz" dedi.

Demokrasinin üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü, anayasa ve edilen yemine bağlılık, düşünce ve medya özgürlüğü, tarafsız ve bağımsız yargı, güçler ayrılığı, din ve vicdan özgürlüğü anlamına geldiğini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Demokrasi aynı zamanda hukuku ve demokrasiyi katledenlere karşı direnme hakkı demektir. Dün halkımız meydanlara çıktı, darbeye karşı direnme hakkını kullandı. Hukukun çiğnendiği, hukukun üstünlüğünün reddedildiği hallerde, mesela demokrasinin darbe ile yok edilmesinin istenmesi halinde direnme hakkının ne kadar meşru olduğunu dün gördük. Direnme hakkına bundan daha güzel bir örnek verilemez. Şunu hiç kimse unutmasın; bu Meclis sonuna kadar demokrasiyi savunacaktır. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın. Bu Meclis cumhuriyetin değerlerini de sonuna kadar savunacaktır. Bundan da kimsenin endişesi olmasın."

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***