2008-11-03 - 14:05
MHP İzmir Milletvekili Şenol Bal, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ile birlikte Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, cinsel saldırı ve çocuk istismarının son derece yaygın ve ciddi bir sorun haline geldiğini söyledi.
MHP İzmir Milletvekili Şenol Bal, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ile birlikte TBMM'de düzenlediği
basın toplantısında, cinsel saldırı ve çocuk istismarının son derece yaygın ve ciddi bir sorun haline geldiğini söyledi.
Parti olarak, Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun, yazar Hüseyin Üzmez
davasında bilirkişi ve mahkeme kararına itirazını takdirle karşıladıklarını dile
getiren Bal, AK Parti ve CHP'nin konuyla ilgili verdikleri kanun tekliflerini
desteklediklerini bildirdi. Bal, kısa bir süre sonra daha geniş kapsamlı bir
kanun teklifini TBMM Başkanlığına vereceklerini kaydetti.
Bal, toplumdaki bu ve buna benzer olayların giderek artış göstermesinin
arkasındaki nedenlerin, sosyolog ve psikologlar tarafından araştırılmasını
isteyerek, ''Yine cinsel saldırı ve istismar faillerinin, ruh sağlığı ve
fizyolojik yapıları değerlendirmeli ve toplumdan tecrit edilmeleri sağlanmalıdır.
Cinsel suçlardan ceza alanların, cezalarını çekecekleri cezaevlerinde
oluşturulacak merkezlerde ayrıca tedavi görmelerinin imkanları ortaya
konmalıdır'' dedi.
-''CİNSEL SALDIRILARDA ARTIŞ VAR''-
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da konu ile ilgili yaptığı
değerlendirme, ''kendisini muhafazakar demokrat olarak'' adlandıran AK Parti
Hükümeti döneminde cinsel saldırılar ve çocuk istismarına yönelik suçlarda artış
olduğunu ileri sürdü. Halkın milli ve manevi değerlerinin, ''inanç özgürlüğü''
adı altında sömürüldüğünü iddia eden Vural, ''Muhafazakar demokrat olduğunu
söyleyen bu Hükümet, akli ve ruh bakımından yeterli olmayan ve kamuoyunda 'deli'
diye adlandırdığımız insanlarla cinsel ilişkiyi suç olmaktan çıkarmıştır. Bu gün
geldiğimiz bu noktada, yeni TCK ile AKP'nin ortaya koyduğu muhafazakarlık
anlayışı da budur. Bugün Türkiye'de akıl bakımından yeterli olmayanlarla ilgili
cinsel suçlar suç olmaktan çıkartılmıştır. İnanç hortumculuğunun geldiği bu
noktayı da kamuoyunun huzurunda dile getiriyorum'' diye konuştu.
-''DOĞALGAZ ZAMMI ZULÜMDÜR''-
Vural, gazetecilerin doğalgaz zammına yönelik görüşlerini sorması
üzerine, doğalgaz zammının Türkiye'nin basiretli bir yönetim tarafından
yönetilmediğini bir kez daha ortaya çıkardığını öne sürerek, BOTAŞ'ın tahsil
edemediği paraları vatandaşlardan çıkarmak isteğini söyledi. Vural, Rusya'ya
ödenmesi gereken paraların, ilk defa Ekim ayında ödenmediğini de iddia ederek,
''Bu basiretsiz yönetimin yükünü millet yüklenmektedir. Bu insafsızlık ve
zulümdür'' dedi.
Vural, doğalgaz zammının bir kaç ay sonra düşürüleceği şeklindeki
açıklamaları ise ''takiye'' olarak değerlendirdi.
-GAZETECİLERE YAPILAN SALDIRI-
Hakkari'de Başbakanı izlemeye giden basın mensuplarına yapılan
saldırılarla ilgili soruyu da Vural, ''Polisin, askerin, basının bir yere girmesi
engellenirken Hükümet ne yapıyor? Asayişi korumak, güvenliği sağlamak durumunda
olan Hükümet değil mi? Hükümet, anlaşılan o ki ortaya çıkan şiddet
hareketlerinden beslenme gayreti içine girmiştir. Öyle bir döneme girdik ki bir
tarafta terör örgütünün etkisi ile siyaset yapmak isteyenler, diğer taraftan da
şiddeti kullanarak siyaset yapmak isteyen, siyaseti yönlendirmek isteyen bir
Hükümetle karşı karşıyız'' diye yanıtladı.
York Düşesi Sarah Ferguson'un ITN muhabiri ile Çocuk Esirgeme Kurumunun
bazı yurtlarındaki izlenimlerinin hatırlatılması üzerene de Oktay Vural,
''İngiliz Düşesi oraya nasıl girmiştir? Malatya'da olanlar hepimizin önünde.
Bizim basın mensuplarımız da çocuk yuvalarında olan bitenleri ortaya koydular. Bu
konuda gerçekten çok sağlıklı bir idari yapılanmaya, cezai ve hukuku tedbirlere
ihtiyaç duyduğumuz açık' dedi.
basın toplantısında, cinsel saldırı ve çocuk istismarının son derece yaygın ve ciddi bir sorun haline geldiğini söyledi.
Parti olarak, Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun, yazar Hüseyin Üzmez
davasında bilirkişi ve mahkeme kararına itirazını takdirle karşıladıklarını dile
getiren Bal, AK Parti ve CHP'nin konuyla ilgili verdikleri kanun tekliflerini
desteklediklerini bildirdi. Bal, kısa bir süre sonra daha geniş kapsamlı bir
kanun teklifini TBMM Başkanlığına vereceklerini kaydetti.
Bal, toplumdaki bu ve buna benzer olayların giderek artış göstermesinin
arkasındaki nedenlerin, sosyolog ve psikologlar tarafından araştırılmasını
isteyerek, ''Yine cinsel saldırı ve istismar faillerinin, ruh sağlığı ve
fizyolojik yapıları değerlendirmeli ve toplumdan tecrit edilmeleri sağlanmalıdır.
Cinsel suçlardan ceza alanların, cezalarını çekecekleri cezaevlerinde
oluşturulacak merkezlerde ayrıca tedavi görmelerinin imkanları ortaya
konmalıdır'' dedi.
-''CİNSEL SALDIRILARDA ARTIŞ VAR''-
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da konu ile ilgili yaptığı
değerlendirme, ''kendisini muhafazakar demokrat olarak'' adlandıran AK Parti
Hükümeti döneminde cinsel saldırılar ve çocuk istismarına yönelik suçlarda artış
olduğunu ileri sürdü. Halkın milli ve manevi değerlerinin, ''inanç özgürlüğü''
adı altında sömürüldüğünü iddia eden Vural, ''Muhafazakar demokrat olduğunu
söyleyen bu Hükümet, akli ve ruh bakımından yeterli olmayan ve kamuoyunda 'deli'
diye adlandırdığımız insanlarla cinsel ilişkiyi suç olmaktan çıkarmıştır. Bu gün
geldiğimiz bu noktada, yeni TCK ile AKP'nin ortaya koyduğu muhafazakarlık
anlayışı da budur. Bugün Türkiye'de akıl bakımından yeterli olmayanlarla ilgili
cinsel suçlar suç olmaktan çıkartılmıştır. İnanç hortumculuğunun geldiği bu
noktayı da kamuoyunun huzurunda dile getiriyorum'' diye konuştu.
-''DOĞALGAZ ZAMMI ZULÜMDÜR''-
Vural, gazetecilerin doğalgaz zammına yönelik görüşlerini sorması
üzerine, doğalgaz zammının Türkiye'nin basiretli bir yönetim tarafından
yönetilmediğini bir kez daha ortaya çıkardığını öne sürerek, BOTAŞ'ın tahsil
edemediği paraları vatandaşlardan çıkarmak isteğini söyledi. Vural, Rusya'ya
ödenmesi gereken paraların, ilk defa Ekim ayında ödenmediğini de iddia ederek,
''Bu basiretsiz yönetimin yükünü millet yüklenmektedir. Bu insafsızlık ve
zulümdür'' dedi.
Vural, doğalgaz zammının bir kaç ay sonra düşürüleceği şeklindeki
açıklamaları ise ''takiye'' olarak değerlendirdi.
-GAZETECİLERE YAPILAN SALDIRI-
Hakkari'de Başbakanı izlemeye giden basın mensuplarına yapılan
saldırılarla ilgili soruyu da Vural, ''Polisin, askerin, basının bir yere girmesi
engellenirken Hükümet ne yapıyor? Asayişi korumak, güvenliği sağlamak durumunda
olan Hükümet değil mi? Hükümet, anlaşılan o ki ortaya çıkan şiddet
hareketlerinden beslenme gayreti içine girmiştir. Öyle bir döneme girdik ki bir
tarafta terör örgütünün etkisi ile siyaset yapmak isteyenler, diğer taraftan da
şiddeti kullanarak siyaset yapmak isteyen, siyaseti yönlendirmek isteyen bir
Hükümetle karşı karşıyız'' diye yanıtladı.
York Düşesi Sarah Ferguson'un ITN muhabiri ile Çocuk Esirgeme Kurumunun
bazı yurtlarındaki izlenimlerinin hatırlatılması üzerene de Oktay Vural,
''İngiliz Düşesi oraya nasıl girmiştir? Malatya'da olanlar hepimizin önünde.
Bizim basın mensuplarımız da çocuk yuvalarında olan bitenleri ortaya koydular. Bu
konuda gerçekten çok sağlıklı bir idari yapılanmaya, cezai ve hukuku tedbirlere
ihtiyaç duyduğumuz açık' dedi.
