2012-04-25 - 12:53
MHP ANKARA MİLLETVEKİLİ YENİÇERİ'NİN BASIN TOPLANTISI...
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Ortadoğu'da tüm liderlerin ve ülkelerin, ABD'nin bölge için öngördüğü projeye ve verdiği role uygun bir biçimde davrandığını belirtti.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Ortadoğu'da tüm liderlerin ve ülkelerin, ABD'nin bölge için öngördüğü projeye ve verdiği role uygun bir biçimde davrandığını belirtti.

Başbakan Erdoğan'ın son on gün içinde Seul'de ABD Başkanı Obama ile, Tahran'da Ahmedinejat ile tatsız görüşmeler yaptığını söyleyen Yeniçeri, Başbakan Erdoğan'ın Suudi Arabistan'ı, daha sonra da Katar'ı ziyaret ettiğini belirtti.

Yeniçeri "Obama, Barzani ile görüşmeden önce Irak Başbakanı El Maliki'yi arayıp "Birleşik Irak"a destek verdiğini" Kürt kökenli Cumhurbaşkanı Celal Talabani'ye de 'rakip partiler arasındaki farklılıkların göderilmesi amacıyla bir ulusal konferans çağrısını' desteklediğini bildirmişti." diye konuştu.
Barzani ve Erdoğan'ın, İstanbul'da MİT ve Dışişleri müsteşarının da katılımı ile görüştüklerini söyleyen Yeniçeri, bütün bu görüşme ve ziyaret trafinin bölgenin ciddi olaylara gebe olduğunu gösterdiğini ifade etti.

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak'ın, Ahmet Türk'ün de bulunacağı bir heyet ile görüşmeler yapmak üzere Washington'a gitmesinin manidar olduğunu söyleyen Yeniçeri, "Irak'ta (Maliki'nin temsil ettiği) Şii Araplarla, Haşimi ve Barzani'nin temsil ettiği Sünni Kürt/Arap gruplarının büyük bir hesaplaşma içinde saflaştığı görülüyor. Irak'ta bir iç savaş ve bölünme kapıdadır." dedi.

Ortadoğu'da her lider ve ülkenin, ABD'nin bölge için öngördüğü projeye ve verdiği role uygun bir biçimde davrandığını söyleyen Yeniçeri, bölgede kartların mezhep çatışmasına uygun bir biçimde yeniden dağıtıldığını, Başbakan Erdoğan'ın da Türkiye'yi, İran-Irak-Suriye ekseninde mezhep çatışmasının tarafı haline getirdiğini iddia etti.

Bölgede esen soğuk savaş rüzgarlarının sıcak savaşa dönüşmesinin an meselesi olduğunu söyleyen Yeniçeri, işin en vahiminin Barzani'nin Türkiye'nin içişleri dahil edilmesi olduğunu belirtti.

Yeniçeri "Başbakan Erdoğan'ın Barzani ile PKK konusunu, Kandil kapsamında görüşmesinin ötesine geçerek, Türkiye'nin Güneydoğu'sunu ve BDP'nin ikna edilmesi konusunu görüşmüş olması Türkiye'nin içişlerine Barzani'nin dahil edilmesi anlamına gelmektedir." şeklinde konuştu.

Yeniçeri, Başbakan Erdoğan'ın ve AKP iktidarının Ortadoğu'da bilinçli, amaçlı ve hedefi belli bir politika yürütmediğini belirtti.

Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Yeniçeri, 12 eylül döneminde ne yaptığına ilişkin soruya şu şekilde cevap verdi:

"12 Eylül öncesini yakından yaşadım. İstiklal ve istikbalimiz tesadüflerin eline terk edildi. Her an bir ölümün kapıda olabileceğini biliyorduk. Sabah namazını kılıp, arkadaşlarımızla helalleşerek okula gidiyorduk. 1-2 kişi eksik geri dönüyorduk. Üzerinden 10 sene geçtikten ve çocuğum olduktan sonra, kefen bezi olarak aldığım bezi, çocuk bezi olarak kullandık.

12 Eylül öncesinde ve sonrasında ne olduğunu da incelemek lazım. 12 Eylül sonrasında kimi insanlar çok zengin yada çok güçlü olmuşlardır. Bunları nedenleri nelerdir bu araştırılmalıdır. Yani bu konunun, siyasal, ekonomik, ahlaki, kültürel ve inanç yönleri vardır.

Yapılması gerekenlerin 3 ayda tamamlanması mümkün değildir. 12 Eylül, 28 Şubat, 12 Mart ciddi fenomenlerdir. Halkın da her kesiminin destek vermesi gerekir. Darbe, kanser gibi, AIDS gibidir. Bunu siyasal kodlarımızdan çıkarmalıyız."

(12.53)