2013-03-11 - 12:00
MHP ANKARA MİLLETVEKİLİ YENİÇERİ'NİN BASIN TOPLANTISI?
Özcan Yeniçeri: "Sızan tutanaklar, görüşmelerin tamamı değildir. Malum merkezler tarafından rafine edilmiş, masumlaştırılmış ve makulleştirilmiştir. Erdoğan'ın iddia ettiği gibi silah bıraktırma gibi hayırlı bir iş yapılıyorsa, bundan milletin haberdar olmasından kim, niye korkmaktadır?"? "4.Yargı Paketi hakkında kimse kimseye hikaye anlatmasın. Paket temelde İmralı ile yapılan pazarlıklara endeksli olarak şekillenmiştir. AKP iktidarı, PKK'nın silahla yapamadığını yasaları değiştirerek yapmaya çalışmaktadır."
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, düzenlediği basın toplantısında; gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İmralı ile yapılan görüşme tutanaklarının kimin sızdırdığının önemli olmadığını, içeriğinin tartışılması gerektiğini savunan Yeniçeri, "İmralı'daki caniyle yapılan görüşmeleri meydan okurcasına Türk milletine dayatanların bu sızıntıdan şikayet etme hakları yoktur" dedi.

Yeniçeri sözlerine şöyle devam etti: "Türk milletinin istiklal ve istikbalini etkileyecek böyle bir görüşmeden haberdar olma hakkı engellenemez. Kaldı ki millet adına İmralı'da Erdoğan'ın iddia ettiği gibi silah bıraktırma gibi hayırlı bir iş yapılıyorsa, bundan milletin haberdar olmasından kim, niye korkmaktadır?"

Başbakan'a seslenen Yeniçeri, "Var sayalım ki, bu sızdırılan tutanaklarda İmralı canisi iblis Öcalan'ın 'şu kadar insan kanı döktük, pişmanız. Artık kana doyduk ve insan öldürme makinesi haline gelen teröristlerimizi önce Kuzey Irak'a çekeceğiz, sonra da silah bırakacağız ve hükümetin gösterdiği yoldan yürüyerek militanlarımızı adalete teslim edeceğiz' demiş olduğu yazılı olsaydı, bundan Başbakan Erdoğan rahatsız olur muydu?" diye sordu.

Başbakan Erdoğan'ın sızan tutanaklardan rahatsız olması için haklı gerekçeleri olduğunu savunan Yeniçeri, "Bu tutanaklar, İmralı'daki caniyle yapılan görüşmelerin Başbakan Erdoğan'ın dediği gibi yalnızca teröristlerin silah bırakması ve sınır dışına çekilmesiyle ilgili olmadığını ortaya çıkarmıştır. İmralı'daki caniyle yapılan görüşmelerin, başkanlık sistemi dahil olmak üzere Anayasa, Türkiye'nin idari sistemi, genel af, Anayasa'dan Türk kavramının çıkarılması, yerel yönetimler, Öcalan'ın AKP'ye verdiği destek gibi hususlar vardır" dedi.

"Tutanaklar, İmralı'daki iblis ile görüşme yapanlar Türk milletine karşı "barış süreci" adı altında müşterek bir oyun oynandığını gösteriyor" diyen Yeniçeri, Anayasanın Öcalan ile pazarlık edilmesini 'facia' olarak tanımladı.

"Acaba tutanakların yayınlanmayan kısımlarında neler var?" diyen Yeniçeri, sızan tutanakların görüşmelerin tamamı olmadığını, malum merkezler tarafından rafine edilmiş, masumlaştırılmış ve makulleştirilmiş olduğunu ileri sürdü. Tutanakların yayınlanmayan kısmında, "Kürtler 20 ya da 30 yıl sonra nüfus olarak Türkleri geçecektir. O zaman her şey tamamlanmış olacaktır" anlamına gelen ifadelerin olduğunu savunan Yeniçeri, Başbakan Erdoğan'ın başkalarının bu tutanakların sızdırmasını beklemeden kamuoyuna açıklaması gerektiğini söyledi.

Başbakan Erdoğan'ın, "Irkçılık, kavmiyetcilik şeytan işidir. Irkçılık yaparak şeytan izinden gidenler gitsin, bizim yolumuz rahmanidir. Biz şeytanın izinden gitmeyiz" sözlerini hatırlatan Yeniçeri, "Şeytanın izinden gitmek ne kadar zalim ve yanlışsa şeytanla birlikte gitmek de o kadar yanlıştır. İmralı'daki iblisle sözleşme, anlaşma yapmak doğrudan doğruya şeytanın izinden gitmektir. Ayrıca İmralı'daki iblisle sözleşmek ya da kavilleşmek şeytanla birlikte rahmani olanların yolunu kesmektir" diye konuştu.

Hükümetin dış politikada da yanlışlar yaptığını savunan Yeniçeri, "Komşularla sıfır sorun adlı akıl dışı bir siyaset izleyen AKP hükümeti, süreç içerisinde İran, Irak ve Suriye hükümetleriyle kanlı bıçaklı hale gelmiştir. Daha önce Irak, İran, Suriye ile birlikte terörist çetelere karşı işbirliği yapan iktidar bu ülkelerle arasının bozulmuş olmasından dolayı bu defa terör örgütüyle işbirliği yapmak zorunda kalmıştır. Bugün Türkiye, Suriye olayları nedeniyle ağzına kadar sorunla karşı karşıya gelmiştir. Türkiye'nin İsrail, Kıbrıs Rum kesimi, Ermenistan ile ilişkiler de orta yerdedir" dedi.


4. Yargı paketi ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Yeniçeri, "Ortaya çıkan pakette asker yoktur, uzun tutukluluk süreleri yoktur, PKK terör örgütü vardır" dedi.

Yeniçeri, "4.Yargı Paketi hakkında kimse kimseye hikaye anlatmasın. Paket temelde İmralı ile yapılan pazarlıklara endeksli olarak şekillenmiştir. İmralı - Kandil hattının tavrı son ana kadar beklenmiş, ona göre düzenlemenin boyutlarını şekillendirildiği anlaşılmaktadır. AKP iktidarı PKK'nın silahla yapamadığını yasaları değiştirerek yapmaya çalışmaktadır. TBMM, İmralı'daki görüşmelerde varılan mutabakatların hukuki çerçevesini düzenleyen notere dönüştürülmeye çalışılmaktadır" şeklinde konuştu.


Cumhurbaşkanı Gül'ün "Şimdi karşı tarafın da samimiyetini göstermesi gerekir" sözlerini hayret verici olarak nitelendiren Yeniçeri, "Cumhurbaşkanının sözleri, tam anlamıyla talihsizliktir. Bu sözler bir yanında devletin bulunduğu iki eşit tarafın olduğu, karşılıklı adımlar atılması lazım geldiğini anlamına gelmektedir. Cumhurbaşkanına göre taraflar var; bir taraf yasaları değiştiriyor, adım atıyor, sıra karşı tarafın samimiyetini göstererek buna uygun adım atmasına gelmiş oluyor" dedi. (12:00)

Yeniçeri, bir gazetecinin "Elinizde tutanak mı var bu kadar net konuşuyorsunuz?" sorusuna, "Keşke olsaydı ama bizim onlarla bir bağlantımız yok, bize gelen duyumlar böyle. Ciddi duyumlar var. Orada Türk Kürt nüfusu eşit olacak. Halktan saklanan tutanakların diğer bölümünün de açıklanmasını bekliyoruz. İsmini vermek istemiyorum ama stratejistlerden duyum aldık" cevabını verdi.


Meltem SALİMOĞLU