2006-09-27 - 14:12
AK Parti Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan, bir kitabında Atatürk, Cumhuriyet ve Türk milleti aleyhine yazdığı görüşleriyle ilgili olarak, ''Hangi sebeple olursa olsun, bu kadar uzun geçmişe ait bir metinden kısmi alıntılar yapılarak, başkalarının siyasi veya sosyal yaşamlarını hedef alacak sonuçlar çıkarmanın ahlaki olmadığını düşünüyorum, bu nedenle yapanları kınıyorum'' dedi.
Arslan, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, bugüne kadar basında çıkan ve kendisini ilgilendiren iddia ve dedikodulara itibar etmemeye ve cevap vermemeye gayret gösterdiğini ifade ederek, ''Fakat 15 yıl önce yayınlanmış bir kitaptaki röportajımdan bazı kelime ve cümlelerin cımbızlanarak alıntı yapılması ve o günkü görüşlerimin çarpıtılarak, şahsım üzerinden partimi yıpratmaya yönelik abartılı yayınlar yapılması üzerine açıklama yapma gereği duydum'' diye konuştu.
Aynı haberin, 2005 yılında bir dergide yayınlanması üzerine habere cevap verdiğini belirten Arslan, şunları söyledi:
''Buna rağmen, aynı haberin bugün tekrar sanki yeni bir habermiş gibi tarih verilmeden gündeme getirilmesini iyi niyetle bağdaştırmadığımı belirtmek isterim. Hangi sebeple olursa olsun, bu kadar uzun geçmişe ait bir metinden kısmi alıntılar yapılarak, başkalarının siyasi veya sosyal yaşamlarını hedef alacak sonuçlar çıkarmanın ahlaki olmadığını da düşünüyor, bu nedenle yapanları kınıyorum.
Takdir edersiniz ki hiç değişmeden aynı kalmanın, herhangi bir olayı 40 yıl önce nasıl değerlendirdiyseniz, bugün aynen değerlendirmenin, insanlar için söz konusu olamayacağı kesindir.
Özellikle de eğer göreviniz, toplumsal ve siyasal sorunları teşhis etmek ve bunları çözmek gibi bir sorumluluğu içeriyorsa, yeni edinilen bilgiler ve gelişen olaylar çerçevesinde değişik teşhisler ve değişik çözümler belirlemenin zorunluluğu ortadadır. 25 yaşındayken düşündüklerimi ve yapmak istediklerimi, herhalde 40 yaşındayken aynen tasvip etmem söz konusu değildir.
Ve bugün de şüphesiz 15 yıl önceki yorum ve değerlendirmelerime katılmam benden beklenmemeli. 15 yıl önce düşündüklerime bugün ben katılmazken, başkasının katılmasını da beklemiyorum.''
''ÖNERİLERİMİN MÜHİM BİR KISMINA KATILMIYORUM''
Akranlarının daha başka şeylerle uğraştığı o dönemde, kendisi gibi az sayıda insanın, sorumluluk bilinciyle toplumsal sorunları çözmeye çalışmasının, beraberinde bu gibi riskleri taşımasının normal olduğunu kaydeden Arslan, şöyle devam etti:
''O günkü çözüm önerilerimizi hiç paylaşmayabilirsiniz, -ki bugün ben de mühim bir kısmına katılmıyorum- ama toplumun geçirmekte olduğu o sıkıntılı
günlerde çözüm önerilerinde bulunmamıza karşılık, başkalarına düşen, beni vatan hainliğiyle itham etmek değil, belki önerilerime katılmadığını söylemek ve kendi doğru önerilerini ortaya koymaktır.
Benim üzerimden partimi ve genel başkanımı yıpratma girişimlerini ahlaki bulmadığımı da belirtmek istiyorum. İddia edildiğinin aksine, milletvekili olma
sıfatı dışında Sayın Başbakanımıza danışmanlık yapmıyorum, geçmişte de hiçbir dönemde böyle bir görevim olmadı. 15 yıl önceki yerimde saymadığımı rahatlıkla söylemek isterim.
Bazılarının, değişiyor olmamızdan rahatsız olmalarını ve değiştiğimiz için de bizi suçlamalarını yadırgıyorum. Bizim geçmişteki hatalarımızı fark etmiş
olmamız ve özeleştiri yapabilmemiz, olsa olsa takdir edilecek bir husustur. Başkalarının yanlışta ısrar etmesini istemek, daha büyük yanlışlıktır.''
''NEYE MAL OLURSA OLSUN...''
Arslan, ''bugünün'' olarak nitelediği görüşlerini aktarırken de ''İstediğimiz kadar övünelim, biz halen toplumsal ve siyasal sorunlarımızı çözebilmiş bir
toplum değiliz'' diye konuştu.
Sorunların çözümüne yardımcı olacak fikirlerin özgürce ifade edilebileceği, tartışılabileceği bir zeminin de oluşturulamadığını savunan Arslan, şöyle
konuştu:
''Neye mal olursa olsun, toplumsal sorunlarımızı çözmek için her türlü fikrin açıkça ifade edilmesi ve sorunların üzerine cesaretle gidilmesi gerektiği
kanaatindeyim.
Özellikle Kürt meselesinin çözümüne yönelik tartışma ortamının rahatlatılması sürecinin, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne yaptığı katkı
unutulmamalıdır.
Dindarlar dinini rahatça yaşayabilmeli, etnik farklılıklarımız anayasal düzen ve üniter devlet yapısı içinde zenginliğe dönüşebilmeli ve farklı fikirler
kendilerini her zeminde özgürce ifade edebilmelidir.''
''MUHAFAZAKAR DEMOKRAT FELSEFEYİ SAVUNUYORUM''
Her türlü ırkçılığa karşı olduğunu vurgulayan Arslan, siyasi iktidarların her dine eşit mesafede olması gereğine inandığını ve herhangi bir dinin herhangi bir yorumunun siyasette esas alınmasını doğru bulmadığını ifade etti.
Arslan, her türlü fikrin, anayasal kurallar içinde siyasi zemine taşınması ve parlamentoda temsil edilmesi düşüncesinden hareketle, Cumhuriyet rejiminin ve demokratik sistemin savunucusu olduğunu kaydederek, ''Şiddetin her türlüsüne karşıyım. Özellikle bölücü terör olmak üzere, terörün her türlüsünü kimden yana kime karşı hangi niyetle olursa olsun lanetliyorum'' dedi.
İhsan Arslan, aktif siyasete girdiğinden bu yana kendisinin ve ailesinin, kamu kurum ve kuruluşlarıyla hiçbir ticari ilişkisi olmadığını da belirtti.
Arslan, ''Üyesi bulunduğum AK Parti'nin muhafazakar demokrat felsefesini savunduğum gibi, onunla çelişir bir tavır içinde olmadığıma da inanıyorum'' dedi.
SORULAR
Bir gazetecinin, ''15 yıl önceki görüşlerinizin büyüm bölümüne katılmadığınızı söylediniz. Katıldığınız bölümleri açıklar mısınız?'' sorusuna Arslan, ''Katıldığım kısımları, konuşmamın sonuç bölümünde net bir şekilde ifade ettim'' karşılığını verdi.
BOMBA ATMA İDDİASI
AK Parti'li Arslan, bir gazetecinin, geçmişte bir milletvekilinin evine bomba attığı yolundaki haberleri hatırlatması üzerine de ''36 yıl önce
yaptıklarımızla yargılanmamız vicdan içi değil. Ben takdirinize bırakıyorum. O günlerde kimlerin neler yaptığını, neler düşündüğünü, hayallerini, ütopyalarını burada konuşacak değilim'' dedi.
Olayın yargıya intikal ettiğini ve sonuçlanmadığını anlatan Arslan, davanın yargı sürecinde kapandığını söyledi. Olayı tam hatırlamadığını ifade eden Arslan, ''Ben mahkum olmadım. Belki bir af süreci yaşandı tam hatırlamıyorum. 36 yıl önce...'' diye konuştu.
Arslan bir gazetecinin ''Yaptınız mı yapmadınız mı?'' şeklindeki sorusunu da ''Ben hayatım boyunca hiçbir insanın, canlının canına kastetmedim. Ben
Müslümanım...'' diye cevapladı.
''CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ...''
İddiaların neden gündeme getirildiğini soran bir gazeteciyi cevaplandırırken de Arslan, AK Parti'nin performansından rahatsız olanlar bulunduğunu söyledi.
Arslan, özetle şöyle konuştu:
''Biz bu değişimi, gerçekten bir zat ve grup olarak azami özveride bulunarak ve gerekirse bedellerini ödemeye razı olarak çaba göstererek gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Asıl mesele; statüko ile değişim yanlısı grupların Türkiye'de mücadele içinde olmasıdır. Zaten bu değişim, istesek de istemesek de devam ediyor. Statükonun değişimi, bundan nemalanan çevrelerin çıkarlarına ters düşüyor.
Gelecek seçimler, Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaştıkça, bu sürenin biraz sıkıntılı geçeceği ve aleyhimize karalama kampanyasının gündeme geleceği söyleniyor. Bunu bekliyorduk.''
Aynı haberin, 2005 yılında bir dergide yayınlanması üzerine habere cevap verdiğini belirten Arslan, şunları söyledi:
''Buna rağmen, aynı haberin bugün tekrar sanki yeni bir habermiş gibi tarih verilmeden gündeme getirilmesini iyi niyetle bağdaştırmadığımı belirtmek isterim. Hangi sebeple olursa olsun, bu kadar uzun geçmişe ait bir metinden kısmi alıntılar yapılarak, başkalarının siyasi veya sosyal yaşamlarını hedef alacak sonuçlar çıkarmanın ahlaki olmadığını da düşünüyor, bu nedenle yapanları kınıyorum.
Takdir edersiniz ki hiç değişmeden aynı kalmanın, herhangi bir olayı 40 yıl önce nasıl değerlendirdiyseniz, bugün aynen değerlendirmenin, insanlar için söz konusu olamayacağı kesindir.
Özellikle de eğer göreviniz, toplumsal ve siyasal sorunları teşhis etmek ve bunları çözmek gibi bir sorumluluğu içeriyorsa, yeni edinilen bilgiler ve gelişen olaylar çerçevesinde değişik teşhisler ve değişik çözümler belirlemenin zorunluluğu ortadadır. 25 yaşındayken düşündüklerimi ve yapmak istediklerimi, herhalde 40 yaşındayken aynen tasvip etmem söz konusu değildir.
Ve bugün de şüphesiz 15 yıl önceki yorum ve değerlendirmelerime katılmam benden beklenmemeli. 15 yıl önce düşündüklerime bugün ben katılmazken, başkasının katılmasını da beklemiyorum.''
''ÖNERİLERİMİN MÜHİM BİR KISMINA KATILMIYORUM''
Akranlarının daha başka şeylerle uğraştığı o dönemde, kendisi gibi az sayıda insanın, sorumluluk bilinciyle toplumsal sorunları çözmeye çalışmasının, beraberinde bu gibi riskleri taşımasının normal olduğunu kaydeden Arslan, şöyle devam etti:
''O günkü çözüm önerilerimizi hiç paylaşmayabilirsiniz, -ki bugün ben de mühim bir kısmına katılmıyorum- ama toplumun geçirmekte olduğu o sıkıntılı
günlerde çözüm önerilerinde bulunmamıza karşılık, başkalarına düşen, beni vatan hainliğiyle itham etmek değil, belki önerilerime katılmadığını söylemek ve kendi doğru önerilerini ortaya koymaktır.
Benim üzerimden partimi ve genel başkanımı yıpratma girişimlerini ahlaki bulmadığımı da belirtmek istiyorum. İddia edildiğinin aksine, milletvekili olma
sıfatı dışında Sayın Başbakanımıza danışmanlık yapmıyorum, geçmişte de hiçbir dönemde böyle bir görevim olmadı. 15 yıl önceki yerimde saymadığımı rahatlıkla söylemek isterim.
Bazılarının, değişiyor olmamızdan rahatsız olmalarını ve değiştiğimiz için de bizi suçlamalarını yadırgıyorum. Bizim geçmişteki hatalarımızı fark etmiş
olmamız ve özeleştiri yapabilmemiz, olsa olsa takdir edilecek bir husustur. Başkalarının yanlışta ısrar etmesini istemek, daha büyük yanlışlıktır.''
''NEYE MAL OLURSA OLSUN...''
Arslan, ''bugünün'' olarak nitelediği görüşlerini aktarırken de ''İstediğimiz kadar övünelim, biz halen toplumsal ve siyasal sorunlarımızı çözebilmiş bir
toplum değiliz'' diye konuştu.
Sorunların çözümüne yardımcı olacak fikirlerin özgürce ifade edilebileceği, tartışılabileceği bir zeminin de oluşturulamadığını savunan Arslan, şöyle
konuştu:
''Neye mal olursa olsun, toplumsal sorunlarımızı çözmek için her türlü fikrin açıkça ifade edilmesi ve sorunların üzerine cesaretle gidilmesi gerektiği
kanaatindeyim.
Özellikle Kürt meselesinin çözümüne yönelik tartışma ortamının rahatlatılması sürecinin, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne yaptığı katkı
unutulmamalıdır.
Dindarlar dinini rahatça yaşayabilmeli, etnik farklılıklarımız anayasal düzen ve üniter devlet yapısı içinde zenginliğe dönüşebilmeli ve farklı fikirler
kendilerini her zeminde özgürce ifade edebilmelidir.''
''MUHAFAZAKAR DEMOKRAT FELSEFEYİ SAVUNUYORUM''
Her türlü ırkçılığa karşı olduğunu vurgulayan Arslan, siyasi iktidarların her dine eşit mesafede olması gereğine inandığını ve herhangi bir dinin herhangi bir yorumunun siyasette esas alınmasını doğru bulmadığını ifade etti.
Arslan, her türlü fikrin, anayasal kurallar içinde siyasi zemine taşınması ve parlamentoda temsil edilmesi düşüncesinden hareketle, Cumhuriyet rejiminin ve demokratik sistemin savunucusu olduğunu kaydederek, ''Şiddetin her türlüsüne karşıyım. Özellikle bölücü terör olmak üzere, terörün her türlüsünü kimden yana kime karşı hangi niyetle olursa olsun lanetliyorum'' dedi.
İhsan Arslan, aktif siyasete girdiğinden bu yana kendisinin ve ailesinin, kamu kurum ve kuruluşlarıyla hiçbir ticari ilişkisi olmadığını da belirtti.
Arslan, ''Üyesi bulunduğum AK Parti'nin muhafazakar demokrat felsefesini savunduğum gibi, onunla çelişir bir tavır içinde olmadığıma da inanıyorum'' dedi.
SORULAR
Bir gazetecinin, ''15 yıl önceki görüşlerinizin büyüm bölümüne katılmadığınızı söylediniz. Katıldığınız bölümleri açıklar mısınız?'' sorusuna Arslan, ''Katıldığım kısımları, konuşmamın sonuç bölümünde net bir şekilde ifade ettim'' karşılığını verdi.
BOMBA ATMA İDDİASI
AK Parti'li Arslan, bir gazetecinin, geçmişte bir milletvekilinin evine bomba attığı yolundaki haberleri hatırlatması üzerine de ''36 yıl önce
yaptıklarımızla yargılanmamız vicdan içi değil. Ben takdirinize bırakıyorum. O günlerde kimlerin neler yaptığını, neler düşündüğünü, hayallerini, ütopyalarını burada konuşacak değilim'' dedi.
Olayın yargıya intikal ettiğini ve sonuçlanmadığını anlatan Arslan, davanın yargı sürecinde kapandığını söyledi. Olayı tam hatırlamadığını ifade eden Arslan, ''Ben mahkum olmadım. Belki bir af süreci yaşandı tam hatırlamıyorum. 36 yıl önce...'' diye konuştu.
Arslan bir gazetecinin ''Yaptınız mı yapmadınız mı?'' şeklindeki sorusunu da ''Ben hayatım boyunca hiçbir insanın, canlının canına kastetmedim. Ben
Müslümanım...'' diye cevapladı.
''CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ...''
İddiaların neden gündeme getirildiğini soran bir gazeteciyi cevaplandırırken de Arslan, AK Parti'nin performansından rahatsız olanlar bulunduğunu söyledi.
Arslan, özetle şöyle konuştu:
''Biz bu değişimi, gerçekten bir zat ve grup olarak azami özveride bulunarak ve gerekirse bedellerini ödemeye razı olarak çaba göstererek gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Asıl mesele; statüko ile değişim yanlısı grupların Türkiye'de mücadele içinde olmasıdır. Zaten bu değişim, istesek de istemesek de devam ediyor. Statükonun değişimi, bundan nemalanan çevrelerin çıkarlarına ters düşüyor.
Gelecek seçimler, Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaştıkça, bu sürenin biraz sıkıntılı geçeceği ve aleyhimize karalama kampanyasının gündeme geleceği söyleniyor. Bunu bekliyorduk.''
