2012-03-30 - 13:35
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, "Türkiye'de milletvekilleri Meclis kürsüsünde dile getirdikleri ve araştırma önergesi verdikleri konulardan dolayı yıllarca hapis cezası alabiliyor. Bu kabul edilemez." dedi.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, "Türkiye'de milletvekilleri Meclis kürsüsünde dile getirdikleri ve araştırma önergesi verdikleri konulardan dolayı yıllarca hapis cezası alabiliyor. Bu kabul edilemez." dedi.
Bir önceki dönemde milletvekili olan Şerafettin Halis'in, Milletvekili dokunulmazlığı kapsamında olması gereken, kürsüde dile getirdiği düşünceleri yüzünden 16 yıl hapse mahkûm edildiğini söyleyen Kaplan, "Özel yetkili mahkemeler, milletvekillerini yargılarken kürsüde ne konuşma yapıp yapmadıklarını araştırmıyorlar. Türkiye'de demokrasi çok ciddi bir tehlike altındadır. Suskun bir toplum yaratılmak isteniyor. Sivas davasının zaman aşımına uğradığı Türkiye'de milletvekilleri Meclis kürsüsünde dile getirdikleri ve araştırma önergesi verdikleri konulardan dolayı yıllarca hapis cezası alabiliyor. Bu kabul edilemez." diye konuştu.
Cizre Belediye Başkanı'nın da iki yıl hapis cezasına çarptırıldığını söyleyen Kaplan, "İktidarla sandıkta boy ölçüşmeye varız; ama muhalefeti susturma yaklaşımını yanlış buluyoruz. Tutuklu milletvekillerinin ve Belediye Başkanları'nın tutukluluk durumları sürüyor. İnsanları 3 yıl tutuklu olarak bırakacaksınız ve buna hak ve adalet diyeceksiniz?" dedi.
Kaplan, BDP'nin gensoru önergesinin Cumartesi günü CHP'nin iki gensoru önergesiyle birlikte görüşülmesini istemediklerini belirterek " Hükümet gensorumuzun Cumartesi günü görüşülmesini planlayarak, gensorumuzu etkisiz hale getirmek istiyor. Bu nedenle gensorumuzu çekip, bizim istediğimiz günde görüşeceğiz." açıklamasında bulundu.
Kaplan, "Dün KESK'e yapılan saldırı, tahammül sınırlarını aşıyor. Hani AB raporları çerçevesinde, gösteri yürüyüşü temel hak ve hürriyetti? Anlaşılan bunların hiçbiri hukuken işlemiyor." diye konuştu.
Bir gazetecinin sorusu üzerine, TBMM Genel Kurulu'nda dün yaşanan tartışmalar ile ilgili olarak Kaplan şu şekilde konuştu:
"Mecliste, çoğunluk diktasını hâkim kılmaya çalışıyorlar. Bu şekilde olursa, parlamentoda rahat çalışma imkânı kalmaz. Dün bir milletvekiline karşı fiili bir saldırı oldu. AKP'li Meclis Başkanvekili, AKP milletvekiline kınama cezası vermedi. AKP'nin bireysel olarak yapılan bir davranışa yönelik olarak kınama cezası vermemesi bu davranışın bütün Grubun yaklaşımı olduğunu gösterir. Mekanizma sadece muhalefete karşı işletiliyor. Saldırıyı yapanın özür dilemesi gerekiyor."
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce'nin "Bakın, buna devam ederseniz, Genel Kurula silahla gireriz başka şansımız kalmıyor" sözüne yönelik olarak Kaplan, silah ve bunun gibi yaklaşımları doğru bulmadıklarını belirtti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'in AK Parti Milletvekillerine yemek verecek olmasının bir kutlama yemeği olarak düşünülüp düşünülemeyeceğine yönelik fikirleri sorulan Kaplan, "Ciddi bir muhalefet karşısında yorgun düştüler. Bunu zafer olarak algılıyorlarsa, bu yanlış bir yaklaşımdır. Bunun dışında yemek mi yerler, havai fişek mi atarlar, bunu kendileri bilir." dedi.
İran dönüşü Meclis'e gelen Başbakan Erdoğan'ın iktidar kulisinde bulunan BDP'li milletvekilleri ile çay içmesiyle ilgili olarak "Son derece insani bir durum. Birlikte oturmaya ihtiyaç var. Bunu muhalefet kulisinde de zaman zaman yapmaya çalışıyoruz. Sorunlar konuşarak çözülür, çatışarak değil." diye konuştu.
(13.35)
Bir önceki dönemde milletvekili olan Şerafettin Halis'in, Milletvekili dokunulmazlığı kapsamında olması gereken, kürsüde dile getirdiği düşünceleri yüzünden 16 yıl hapse mahkûm edildiğini söyleyen Kaplan, "Özel yetkili mahkemeler, milletvekillerini yargılarken kürsüde ne konuşma yapıp yapmadıklarını araştırmıyorlar. Türkiye'de demokrasi çok ciddi bir tehlike altındadır. Suskun bir toplum yaratılmak isteniyor. Sivas davasının zaman aşımına uğradığı Türkiye'de milletvekilleri Meclis kürsüsünde dile getirdikleri ve araştırma önergesi verdikleri konulardan dolayı yıllarca hapis cezası alabiliyor. Bu kabul edilemez." diye konuştu.
Cizre Belediye Başkanı'nın da iki yıl hapis cezasına çarptırıldığını söyleyen Kaplan, "İktidarla sandıkta boy ölçüşmeye varız; ama muhalefeti susturma yaklaşımını yanlış buluyoruz. Tutuklu milletvekillerinin ve Belediye Başkanları'nın tutukluluk durumları sürüyor. İnsanları 3 yıl tutuklu olarak bırakacaksınız ve buna hak ve adalet diyeceksiniz?" dedi.
Kaplan, BDP'nin gensoru önergesinin Cumartesi günü CHP'nin iki gensoru önergesiyle birlikte görüşülmesini istemediklerini belirterek " Hükümet gensorumuzun Cumartesi günü görüşülmesini planlayarak, gensorumuzu etkisiz hale getirmek istiyor. Bu nedenle gensorumuzu çekip, bizim istediğimiz günde görüşeceğiz." açıklamasında bulundu.
Kaplan, "Dün KESK'e yapılan saldırı, tahammül sınırlarını aşıyor. Hani AB raporları çerçevesinde, gösteri yürüyüşü temel hak ve hürriyetti? Anlaşılan bunların hiçbiri hukuken işlemiyor." diye konuştu.
Bir gazetecinin sorusu üzerine, TBMM Genel Kurulu'nda dün yaşanan tartışmalar ile ilgili olarak Kaplan şu şekilde konuştu:
"Mecliste, çoğunluk diktasını hâkim kılmaya çalışıyorlar. Bu şekilde olursa, parlamentoda rahat çalışma imkânı kalmaz. Dün bir milletvekiline karşı fiili bir saldırı oldu. AKP'li Meclis Başkanvekili, AKP milletvekiline kınama cezası vermedi. AKP'nin bireysel olarak yapılan bir davranışa yönelik olarak kınama cezası vermemesi bu davranışın bütün Grubun yaklaşımı olduğunu gösterir. Mekanizma sadece muhalefete karşı işletiliyor. Saldırıyı yapanın özür dilemesi gerekiyor."
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce'nin "Bakın, buna devam ederseniz, Genel Kurula silahla gireriz başka şansımız kalmıyor" sözüne yönelik olarak Kaplan, silah ve bunun gibi yaklaşımları doğru bulmadıklarını belirtti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'in AK Parti Milletvekillerine yemek verecek olmasının bir kutlama yemeği olarak düşünülüp düşünülemeyeceğine yönelik fikirleri sorulan Kaplan, "Ciddi bir muhalefet karşısında yorgun düştüler. Bunu zafer olarak algılıyorlarsa, bu yanlış bir yaklaşımdır. Bunun dışında yemek mi yerler, havai fişek mi atarlar, bunu kendileri bilir." dedi.
İran dönüşü Meclis'e gelen Başbakan Erdoğan'ın iktidar kulisinde bulunan BDP'li milletvekilleri ile çay içmesiyle ilgili olarak "Son derece insani bir durum. Birlikte oturmaya ihtiyaç var. Bunu muhalefet kulisinde de zaman zaman yapmaya çalışıyoruz. Sorunlar konuşarak çözülür, çatışarak değil." diye konuştu.
(13.35)
