2026-07-14 - 22:23
ÖĞRENCİ AFFINA VE YÜKSEKÖĞRETİME İLİŞKİN DÜZENLEMELERİ İÇEREN KANUN TEKLİFİ KOMİSYONDA
TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlandı.

Komisyon, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan başkanlığında toplandı.

Gürcan, günümüzde bilgi ve teknolojinin baş döndürücü bir hızla geliştiğini, bu nedenle yükseköğretim sisteminin de değişen şartlara uyum sağlayacak şekilde geliştirilmesi, üniversitelerin uluslararası rekabet gücünün artırılması ve araştırma kapasitesinin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, bunların ülkenin kalkınma hedeflerinin vazgeçilmez unsurları arasında yer aldığını kaydetti.

Yükseköğretimin uygulamada ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda güncellenmesi, değişen şartlara uyum sağlayacak şekilde geliştirilmesi ve uygulamada karşılaşılan sorunlara çözüm üretilmesi gerektiğini belirten Gürcan, şu ifadeleri kullandı:

"Teklifin genel olarak yükseköğretim kurumlarımızın kurumsal işleyişinin güçlendirilmesi, uygulamada ortaya çıkan ihtiyaçların karşılanması, yükseköğretim sisteminin daha etkin ve verimli işlemesinin sağlanması, birtakım nedenlerle üniversiteleriyle ilişkili, ilişiği kesilen öğrencilerin eğitim hakkının korunması, çeşitli alanlarda yaşanan hukuki belirsizliklerin giderilmesi ve Anayasa Mahkemesince geçmişte verilen çeşitli konulara ilişkin iptal kararlarının oluşturduğu hukuki boşluğun doldurulmasına yönelik düzenlemeler içerdiği görülmektedir. Teklif kapsamında yükseköğretim kurumlarımızın araştırma ve yenilik kapasitesini artırmaya yönelik önemli düzenlemelere yer verilmektedir. Özellikle teknoloji transfer mekanizmalarının güçlendirilmesi, üniversite-sanayi işbirliğinin geliştirilmesi, bilimsel bilginin ekonomik değere dönüştürülmesi ve fikri mülkiyet alanındaki süreçlerin desteklenmesi suretiyle ülkemizin araştırma, geliştirme ve inovasyon ekosistemine katkı sağlanması amaçlanmaktadır."

Gürcan, yükseköğretim kurumlarının uluslararasılaşma hedeflerine katkı sunacak düzenlemeler ile çeşitli nedenlerle kayıt hakkını kullanamamış ve öğrenimine devam edememiş öğrencilerin mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik düzenlemelerin de teklif içerisinde yer aldığını kaydetti.

- "Yurt dışı dışında da eğitim ve araştırma faaliyetlerini yürütülebilecek potansiyele sahip"

Teklifin ilk imza sahiplerinden AK Parti Kocaeli Milletvekili Sadettin Hülagü düzenleme hakkında bilgiler paylaştı.

Teklifle yükseköğretim kurumlarının işleyişinde ortaya çıkan sorunları gidermeyi, yargı kararları doğrultusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeleri hayata geçirmeyi hedeflediklerini anlatan Hülagü, üniversitelerin bilimsel ve kurumsal kapasitesini güçlendirmeyi amaçladıklarını vurguladı.

Türkiye'nin son yıllarda yükseköğretim alanında önemli gelişme kaydettiğine işaret eden Hülagü, "Artık üniversitelerimiz sahip oldukları akademik birikim ve öğretim elemanı kapasitesi ile yalnızca ülkemizde değil, yurt dışı dışında da eğitim ve araştırma faaliyetlerini yürütülebilecek bir potansiyele sahiptir. Gelişen uluslararası ilişkiler dost ve akraba ülkelerden yükseköğretim alanındaki işbirliği taleplerini arttırmış, bu kapsamda Balkanlar, Orta Doğu ve Afrika'daki bir kısım ülkelerle işbirliği protokolleri yapılmıştır." diye konuştu.

Hülagü, teklifle uygulamada ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesini, ilişiği kesilen öğrencilere yönelik geçiş hükümleri ile eğitim hakkının korunmasını amaçladıklarını söyledi.

Komisyonda, CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş ve DEM Parti Iğdır Milletvekili Yılmaz Hun'un, kanun teklifinin bazı maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle düzenlemeden çıkarılmasına yönelik önergeleri ayrı ayrı oylandı, önergeler kabul edilmedi. Daha sonra kanun teklifinin tümü üzerinde görüşmelere geçildi.

AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş, Öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren "kanun teklifi, üniversitelerimizin çalışmaları ve üniversitelerimizin kalitesinin artırılması açısından pozitif maddeler içeriyor, pozitif bir içeriğe sahip." dedi.

TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda, Öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri de içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Teklifin tümü üzerine söz alan İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat, hükümetin yasama sürecindeki tutumunu eleştirdi.

Meclis ihtisas komisyonlarının etkisizleştirildiğini savunan Sunat, "Öğretmenleri ilgilendiren bu düzenleme, öğretmen örgütleri dinlenmeden, komisyonunda ayrıntılı biçimde tartışılmadan, torba kanun içine konularak geçirilemez. Bu komisyon milletin eğitim sorunlarının konuşulduğu, çözüm üretildiği ve yürütmenin denetlendiği anayasal bir ihtisas komisyonudur. Sadece yürütmeden gelen tekliflerin görüştürüldüğü bir onay makamı hiç değildir. Sorunları gündeme taşıyan ve kamu adına denetim yapan bir kurumdur." diye konuştu.

DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, öğretmen alımındaki mülakat sistemini eleştirerek, daha önce mülakatın kaldırılacağına ilişkin sözlerin verildiğini ancak bu sözlerin yerine getirilmediğini kaydetti.

CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, Komisyonun eğitim, gençlik ve spor alanındaki sorunları görüşmediğini savunarak, "27 milyon 500 bin yurttaşımız, 65 bin okulda, 207 üniversitede... Hiç konuşmadık bu konuları 2 yıldır. Bu komisyonun bir parçası gençlik. 20,5 milyon genç var. Türkiye'nin yüzde 25'i. Onunla ilgili hiçbir şey konuşmadık bu konuda. Spor alanında 63 federasyon, 100'den fazla örgütlü spor dalı var. 19 milyonu kayıtlı, 5 milyonu faal sporcu var. 9 milyon lisans var. Sporla ilgili hiçbir şey konuşmadık. Bu komisyonun toplanmaması yönünde bir yaklaşım var." ifadesini kullandı.

Ücretli öğretmenlerin sorunlarına da değinen Özçağdaş, şöyle devam etti:

"Ücretli öğretmenle 'asgari ücret' adı altına hapsettiğiniz aynı dersi veren hiçbir güvencesi olmayan insanlar. Ücretli öğretmenlerin yüzde 10'u dört yıllık üniversite mezunu bile değil. Kötü bir şey değil ama öğretmen olamazlar. Yarısından fazlası eğitim fakültesi mezunu değil. 100 bine yakın ücretli öğretmenin seçimi için hiçbir kriter yok. Kimi isterseniz onu atıyorsunuz. Asıl tercih ettiğinizde o zaten. Bunu söylemeyelim mi? Komisyon toplanmasın mı bu konularla ilgili? Bunları söylemeyecek miyiz?"

- "YÖK'ün kontenjanlarla ilgili daraltmaya gitmesi olumlu"

AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş, yükseköğretim kurumlarının ve üniversitelerin çalışmalarının iyileştirilmesini öngören bir kanun teklifi hazırlandığını belirtti.

Her kanun teklifinde tartışılacak, eleştirilecek, müzakere edilecek, daha iyisinin olmasının isteneceği unsurların bulunduğuna işaret eden Maviş, "Ancak genel hatları açısından önümüze gelen kanun teklifi üniversitelerimizin çalışmaları ve üniversitelerimizin kalitesinin artırılması açısından pozitif maddeler içeriyor, pozitif bir içeriğe sahip. Reform beklentilerimiz her zaman olacaktır. Ama her teklif her zaman bir reform olmaz. Teklifler aynı zamanda iyileştirme önerileridir. Dolayısıyla buradaki teklifi de şu ana kadar yürütülen çalışmaların iyileştirilmesi açısından önemli görüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Teklifin içeriğiyle ilgili bilgiler paylaşan Maviş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Teklifte üniversitelerimizdeki bilgi üretimine pozitif katkı sağlayacak birçok husus var. Bunlardan bir tanesi 67 yaş emeklilik sınırı nedeniyle akademide ilişkisi kesilmek zorunda kalan öğretim üyelerimizin üniversitelerimizin ihtiyaç duyması durumunda iki yıllık sözleşmeler marifetiyle akademiyle ilişkilerinin devam etmesini sağlayan, böylelikle bilgi birikimi, tecrübe ve akademik katkısı açısından üniversitelerimize fayda sağlayacağı mülahaza edilen öğretim üyelerimizin öğrencilerle bilgi üretimiyle akademiyle ilişkisinin devam etmesine imkan sağlayan bir düzenleme var. Bunu oldukça kıymetli buluyoruz. Teklife birtakım yeni kısıtlar getirilmek suretiyle istismar, keyfilik ya da başka ilişki ağları nedeniyle sözleşme sürelerinin oluşturulmasını engelleyen maddeler de konulmuş. Bu bir iyileştirme önerisi olarak takdir edilmesi gereken bir husus. Öbür taraftan teknolojik transfer ofisleri ile üniversitelerimiz arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi meselesi de kıymetli."

Atanamayan öğretmenler tartışmasına da değinen Maviş, ihtiyaç odaklı kontenjan yaklaşımının politikalarının merkezinde bulunduğunu aktardı.

Atanamayan öğretmenler meselesinin arkasında da böyle bir nedenin yer aldığını dile getiren Maviş, "Milli Eğitim Bakanlığının ihtiyaçlarıyla eğitim fakültelerimizin kontenjanları arasında bir korelasyon sağlanamadığı takdirde karşımıza başka semptomlar, sorun alanları çıkıyor. Bu açıdan YÖK'ün kontenjanlarla ilgili daraltmaya gitmesini olumlu karşılıyorum. Bunun vazgeçilmemesi gereken bir konu olarak değerlendiriyorum." görüşünü paylaştı.

Yeni Yol Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, komisyonun çalışma usullerini eleştirdi. Komisyonun yasama faaliyetlerinin fiilen durma noktasına geldiğini savunan Karaman, içtüzüğün öngördüğü şekilde üyelerin üçte birinin çağrısıyla yapılması gereken toplantıların gerçekleşmediğini vurguladı.

MHP Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, bilimin ve felsefenin temelinin dil olduğunu, bu nedenle dili Türkçe olmayan hiçbir kurumun ne makale yazabileceğini ne de bir gelecek kurabileceğini söyledi.

Özel okullarda çalışan öğretmenlerin sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Topsakal, "Özel okul öğretmenlerinin problemi ne biliyor musunuz? Özel okullar ticarethaneye dönüşmüş. Dolayısıyla ticarethane böyle yapar, yani insanlarını sömürür." diye konuştu.

Özel okullarla ilgili güzel kanunlar yapıldığını, belli standartlar getirildiğini dile getiren Topsakal, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu sene Milli Eğitim Bakanlığının özel okullara kestiği cezanın haddi hesabı yok. Hiçbirisi kurala uymuyor. Normal toplumda yaşanan kurallara, kanuna, anayasaya uymama durumu özel okullarımızda da devam ediyor, bu kadar basit. Demek ki burada bir eksikliğimiz var. Bakın vakıf özel okullarında öğretmen maaşları devlet okullarından daha iyi. Orada hiçbir problem olmuyor. Neden bu tarafta oluyor? Çünkü o okullar normal okul değil, apartman bir okul, bahçesi yok, hiçbir şey yok. Çocuklar oraya sadece gidip geliyor."

- "İlk defa 'siz bunu yapamazsınız' diyeceğiz"

YÖK Başkanı Erol Özvar da kanun teklifinin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından söz aldı.

Türkiye'de çok sayıda köklü üniversite bulunduğuna işaret eden Özvar, tartışmaların üniversitelerin saygınlığına halel getirmeden yapılmasını istedi.

Üniversitelerin uluslararası bağımsız kuruluşların yayınladığı listelerde daha görünür hale geldiğini aktaran Özvar, "Bugün Türkiye, Avrupa'da İngiltere'den sonra dünyada ilk 1000'de en fazla üniversite temsil eden ülkedir. Hepimizin bununla gurur duyması lazım. İlk 500'de tarihimizde ilk kez 6 üniversitemiz sıralamaya girmiş vaziyette. Bunlar üniversitemizin değil ülkemizin, milletimizin başarısıdır." dedi.

Kanun teklifinin yükseköğretim kurumlarını işleyişteki sorunlara karşı güçlendirmeyi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının getirdiği zaruretleri gidermeyi amaçladığını belirten Özvar, yurt dışı menşeli kurumlara yönelik düzenlemeye ilişkin ise "Şu madde gelene kadar Türkiye'de yurt dışında özel bir grup gelse üniversite eğitimi verse, biz buna 'Sen buna niye burada eğitim verebiliyorsun' diyemiyor idik. İlk defa şimdi bu sizlerin katkısıyla 'Bir dakika durun. Siz bunu yapamazsınız' diyeceğiz." ifadesini kullandı.

Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahim Alkış hakkındaki iddialara tepki gösteren Özvar, Alkış'ın defaatle basına açıklama yaptığını ve 4 kez savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu hatırlattı.

YÖK Başkanı Özvar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ben kendi adıma kul hakkına hayatım boyunca dikkat etmeye çalışmış bir insan olmak istiyorum. Diyor ki, 'Üç tane akrabam Şırnak'ta. Ben rektör değilken memur, ben yokken üniversiteye girmiş. Benden sonra ise iki tane akraba becayiş usulüyle üniversiteye gelmiş vaziyette'. Bunu açıkça kamuoyuna deklare ediyor. O gazeteci diyor ki 'Facebook'unda bunlar yazılı'. Ya 5 bin takipçisi var. 5 bin kişi göremiyor da bir adam mı görüyor Facebook'ta? Yazıktır günahtır. Yani şu kul hakkı meselesine dikkat etmek lazım."

Komisyonda, teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelerin görüşülmesine geçildi.