2012-09-25 - 15:01
BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Peygamber efendimiz Hz. Muhammed'e yapılan hakaret, 61 Suriyeli mültecinin Ege Denizinde boğulması ve hafta sonunda Bingöl'de meydana gelen olaylar ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Peygamber efendimiz Hz. Muhammed'e yapılan hakaret, 61 Suriyeli mültecinin Ege Denizinde boğulması ve hafta sonunda Bingöl'de meydana gelen olaylar ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, " Peygamber efendimize yapılan hakaret ve saygısızlığı kınıyorum. Biliyorsunuz bu konu ile ilgili dünyanın dört bir köşesinde tepkiler meydana geldi. Ona karşı yapılan her türlü saygısızlık ve her türlü haddi aşan tavır, konuşma ve tepki bizim tarafımızdan da asla kabul edilemez. Onun için tepkiliyiz, öfkeliyiz ve asla sessiz kalmamız düşünülemez ancak bu tepkilerimizi de yine bizi tuzağa düşürmek isteyenlerin oyunlarına alet olmayacak şekilde kendi medeniyetimize ve olgunluğumuza yakışır bir şekilde göstermek durumundayız." dedi
BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan sözlerinde şunları kaydetti:
" Peygamber efendimize yapılan hakaret ve saygısızlığı kınıyorum. Biliyorsunuz bu konu ile ilgili dünyanın dört bir köşesinde tepkiler meydana geldi. Ona karşı yapılan her türlü saygısızlık ve her türlü haddi aşan tavır, konuşma ve tepki bizim tarafımızdan da asla kabul edilemez.
Bu tepkilerin makul seviyede olması lazım. Biliyorsunuz bugün dünyada bir İslamafobi var. Müslümanları dünyaya egemen olan belli çevreler terörist, cahil, medeniyet düşmanı ve toplumdan dışlanılması gereken kişiler olarak lanse etmek istiyorlar. Bunun en önemli senaryolarından biriside 11 Eylül'de ABD'de ikiz kulelerin vurulmasıdır.
ABD'de bugün 17 milyon Müslüman yaşadığı söyleniyor ve bütün dinlerden çok daha hızlı bir şekilde Müslümanlık yayılıyor. Müslümanların eğitimli olmaları, ekonomik yönden durumlarının düzelmesi, sorunlarını çözebilir durumuna gelmeleri ve dünyada geçmişte olduğu gibi medeniyetin parlayan yıldızı olmaları ve ilerlemeleri Siyonistler başta olmak üzere dünyada birçok çevreyi ciddi olarak rahatsız ediyor.
Bu çevreler çok ince siyasetlerle Müslümanları tekrar bu göstermek istedikleri şekle itmek istiyorlar. Bu senaryolara alet olmayacak derecede ve seviyede tepkiler verilmesi gerekir. Aksi halde bu hakaretlere tepkisiz durmak asla mümkün değildir ama bu tepkileri gösterirken de bu senaryoları çizenlerin ekmeğine yağ sürecek şekilde tepki ortaya koymakta bizzat bu komploya hizmet etmek demektir.
Onun için tepkiliyiz, öfkeliyiz ve asla sessiz kalmamız düşünülemez ancak bu tepkilerimizi de yine bizi tuzağa düşürmek isteyenlerin oyunlarına alet olmayacak şekilde kendi medeniyetimize ve olgunluğumuza yakışır bir şekilde göstermek durumundayız.
Bir diğer değinmek istediğim konu ise 61 Suriyeli mültecinin Ege denizinde boğulması konusudur. Bu konu ile ilgili birçok defa basın toplantısı yaptım. Soru önergeleri verdim. Ama maalesef cevap alamadım.
Buna rağmen buradan tekrar soruyorum. Kenya'dan, Somali'den, Suriye'den ve Afganistan'dan gelen mülteciler Türkiye'ye nasıl geliyorlar? Bu mülteciler İstanbul'un göbeğinde Aksaray'da, Sirkeci'de, Taksim'de bu insan kaçakçılığı yapan simsarları buluyorlar ceplerindeki son kuruşlarına kadar bu simsarlara veriyorlar. Peki bizim polisimiz bunları nasıl bulamıyor. Bu insan kaçakçılarını nasıl bulamıyor? Aksaray karakolu ne yapıyor?
Buradan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'e sesleniyorum. Bizim emniyet yetkililerimiz bu simsarları neden bulamıyor? Yıllardır bu trajedi devam ediyor. Bulamıyorsanız bu suça ortaksınız demektir. Bulamıyoruz diyorsanız aynı dakika istifa etmelisiniz. Göz yumuyorsanız da bu kaçakçılığa, bu katliama ortaksınız demektir. Eğer bir katil söz konusu ise sizde katilsiniz. Defalarca bu konuyu gündeme getirdim ve soru önergeleri verdim ama maalesef aldığımız yanıt ve geldiğimiz nokta koskoca bir sıfırdır." dedi
BDP'li Tan, geçtiğimiz günlerde Bingöl'de yaşanan olaylara da değindi. Tan, Cuma namazından sonra halkın kışkırtılarak BDP İl Binası'na saldırtılmak istendiğini iddia ederek ancak halkın provokasyona gelmediğini söyledi.
30-40 kişilik, içinde korucu ve sivil Emniyet mensuplarının olduğu bir çetenin BDP İl Binasına saldırtıldığını iddia eden Tan, parti tabelasının indirildiğini ve Emniyet görevlilerinin binaya girip dışarıdakilere zafer işareti yaptığını söyledi.
Halk ozanı Neşet Ertaş'ın vefatı dolayısıyla da üzüntüsünü de dile getiren Tan, ''Allah'tan rahmet diliyorum. Gerçek bin halk ozanıydı. Gerçek bir emekçiydi." dedi
Alper Durmaz
BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, " Peygamber efendimize yapılan hakaret ve saygısızlığı kınıyorum. Biliyorsunuz bu konu ile ilgili dünyanın dört bir köşesinde tepkiler meydana geldi. Ona karşı yapılan her türlü saygısızlık ve her türlü haddi aşan tavır, konuşma ve tepki bizim tarafımızdan da asla kabul edilemez. Onun için tepkiliyiz, öfkeliyiz ve asla sessiz kalmamız düşünülemez ancak bu tepkilerimizi de yine bizi tuzağa düşürmek isteyenlerin oyunlarına alet olmayacak şekilde kendi medeniyetimize ve olgunluğumuza yakışır bir şekilde göstermek durumundayız." dedi
BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan sözlerinde şunları kaydetti:
" Peygamber efendimize yapılan hakaret ve saygısızlığı kınıyorum. Biliyorsunuz bu konu ile ilgili dünyanın dört bir köşesinde tepkiler meydana geldi. Ona karşı yapılan her türlü saygısızlık ve her türlü haddi aşan tavır, konuşma ve tepki bizim tarafımızdan da asla kabul edilemez.
Bu tepkilerin makul seviyede olması lazım. Biliyorsunuz bugün dünyada bir İslamafobi var. Müslümanları dünyaya egemen olan belli çevreler terörist, cahil, medeniyet düşmanı ve toplumdan dışlanılması gereken kişiler olarak lanse etmek istiyorlar. Bunun en önemli senaryolarından biriside 11 Eylül'de ABD'de ikiz kulelerin vurulmasıdır.
ABD'de bugün 17 milyon Müslüman yaşadığı söyleniyor ve bütün dinlerden çok daha hızlı bir şekilde Müslümanlık yayılıyor. Müslümanların eğitimli olmaları, ekonomik yönden durumlarının düzelmesi, sorunlarını çözebilir durumuna gelmeleri ve dünyada geçmişte olduğu gibi medeniyetin parlayan yıldızı olmaları ve ilerlemeleri Siyonistler başta olmak üzere dünyada birçok çevreyi ciddi olarak rahatsız ediyor.
Bu çevreler çok ince siyasetlerle Müslümanları tekrar bu göstermek istedikleri şekle itmek istiyorlar. Bu senaryolara alet olmayacak derecede ve seviyede tepkiler verilmesi gerekir. Aksi halde bu hakaretlere tepkisiz durmak asla mümkün değildir ama bu tepkileri gösterirken de bu senaryoları çizenlerin ekmeğine yağ sürecek şekilde tepki ortaya koymakta bizzat bu komploya hizmet etmek demektir.
Onun için tepkiliyiz, öfkeliyiz ve asla sessiz kalmamız düşünülemez ancak bu tepkilerimizi de yine bizi tuzağa düşürmek isteyenlerin oyunlarına alet olmayacak şekilde kendi medeniyetimize ve olgunluğumuza yakışır bir şekilde göstermek durumundayız.
Bir diğer değinmek istediğim konu ise 61 Suriyeli mültecinin Ege denizinde boğulması konusudur. Bu konu ile ilgili birçok defa basın toplantısı yaptım. Soru önergeleri verdim. Ama maalesef cevap alamadım.
Buna rağmen buradan tekrar soruyorum. Kenya'dan, Somali'den, Suriye'den ve Afganistan'dan gelen mülteciler Türkiye'ye nasıl geliyorlar? Bu mülteciler İstanbul'un göbeğinde Aksaray'da, Sirkeci'de, Taksim'de bu insan kaçakçılığı yapan simsarları buluyorlar ceplerindeki son kuruşlarına kadar bu simsarlara veriyorlar. Peki bizim polisimiz bunları nasıl bulamıyor. Bu insan kaçakçılarını nasıl bulamıyor? Aksaray karakolu ne yapıyor?
Buradan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'e sesleniyorum. Bizim emniyet yetkililerimiz bu simsarları neden bulamıyor? Yıllardır bu trajedi devam ediyor. Bulamıyorsanız bu suça ortaksınız demektir. Bulamıyoruz diyorsanız aynı dakika istifa etmelisiniz. Göz yumuyorsanız da bu kaçakçılığa, bu katliama ortaksınız demektir. Eğer bir katil söz konusu ise sizde katilsiniz. Defalarca bu konuyu gündeme getirdim ve soru önergeleri verdim ama maalesef aldığımız yanıt ve geldiğimiz nokta koskoca bir sıfırdır." dedi
BDP'li Tan, geçtiğimiz günlerde Bingöl'de yaşanan olaylara da değindi. Tan, Cuma namazından sonra halkın kışkırtılarak BDP İl Binası'na saldırtılmak istendiğini iddia ederek ancak halkın provokasyona gelmediğini söyledi.
30-40 kişilik, içinde korucu ve sivil Emniyet mensuplarının olduğu bir çetenin BDP İl Binasına saldırtıldığını iddia eden Tan, parti tabelasının indirildiğini ve Emniyet görevlilerinin binaya girip dışarıdakilere zafer işareti yaptığını söyledi.
Halk ozanı Neşet Ertaş'ın vefatı dolayısıyla da üzüntüsünü de dile getiren Tan, ''Allah'tan rahmet diliyorum. Gerçek bin halk ozanıydı. Gerçek bir emekçiydi." dedi
Alper Durmaz
