2008-07-02 - 13:53
TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda, 11 Mart 2005 tarihinden önce usulüne uygun olarak koleksiyoncular tarafından bağlı bulundukları müzedeki envanter defterine kaydı yaptırılmış taşınmaz kültür varlıklarının değiştirilemeyeceğini ve satılamayacağını öngören yasa tasarısı kabul edildi.
TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda, 11 Mart 2005 tarihinden önce usulüne uygun olarak koleksiyoncular tarafından bağlı bulundukları müzedeki envanter defterine kaydı yaptırılmış taşınmaz kültür varlıklarının değiştirilemeyeceğini ve satılamayacağını öngören yasa tasarısı kabul edildi.
Komisyon, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda değişiklik yapılmasını öngören yasa tasarısını görüştü. Kabul edilen tasarıya göre, belediyelerin il özel idarelerinin görev alanlarında kalan kültür varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi amacıyla kullanılmak üzere tahakkuk ettirilen emlak vergisinin yüzde 10'u oranında, ''Taşınmaz ve
Kültür Varlıklarının Korunması Katkı Payı'' tahakkuk ettirilecek. Bu,
ilgili belediyece emlak vergisi ile birlikte tahsil edilecek.
Tahsil edilen miktar, il özel idaresi tarafından açılacak özel hesapta
toplanacak. Bu miktar, il özel idaresince ve belediyelerce kültür
varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi amacıyla hazırlanan
projeler kapsamında kamulaştırma, projelendirme, planlama ve uygulama
konularında kullanılmak üzere il özel idaresine ve il sınırları
içerindeki belediyelere vali tarafından aktarılacak. Bu pay, valinin
denetiminde kullanılacak. İl özel idaresince yapılan projeler için
kullanılan miktar, özel hesabın yüzde 30'unu geçemeyecek.
Koruma kurullarının Bakanlıkça ve Yükseköğretim Kurulunca seçilen
üyelerinin görev süresi, 5 yıldan 3 yıla indiriliyor.
Koruma bölge kurullarının teknik ve idari hizmetleri, koruma bölge
kurulu müdürlükleri tarafından yürütülecek. Üçten fazla koruma bölge
kurulu bulunan illerde, kurullar arasında teknik ve idari işlerde
koordinasyonu sağlamak üzere ''Koruma Bölge Kurulları Koordinasyon
Müdürlüğü'' kurulacak. Koruma bölge kurulları müdürlükleri, Koruma Bölge
Kurulları Koordinasyon Müdürlüğüne bağlı olarak çalışacak.
Düzenlemeyle, 11 Mart 2005 tarihinden önce usulüne uygun olarak
koleksiyoncular tarafından bağlı bulundukları müzedeki envanter
defterine kaydı yaptırılmış taşınmaz kültür varlıkları
değiştirilemeyecek, satılamayacak.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanununda değişiklik yapılmasını öngören yasa tasarısı, TBMM Milli
Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edildi.
Tasarı üzerinde konuşan CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce,
''Tasarının içinde bomba var'' diyerek, düzenlemeyi eleştirdi.
Düzenlemeyle taşınmaz kültür varlıklarının parçalarının özel
koleksiyoncuların envanter defterine kaydedilebileceğini belirten İnce,
''Bir taşınmaz kültür varlığının özel koleksiyoncunun elinde veya
envanter defterinde olmasının tek anlamı, tarihi eser kaçakçılığıdır.
Bunda iyiniyet yok. Kimin elinde ne var? Bu aftır, kime af
getiriyorsunuz? 'Usulüne uygun tarihi eser kaçakçılığı yapanlar' demek,
'Usulüne uygun adam öldürenler' demek gibi bir şey...'' diye konuştu.
CHP'li İnce, koruma kurullarında Bakanlık ve YÖK temsilcisinin görev
süresinin 5 yıldan 3 yıla indirilmesini de eleştirerek, şöyle konuştu:
''Koruma kurulları özerk kurullardır. Siz görev süresini düşürürseniz
özerkliğe müdahale etmiş olursunuz. Buna niye ihtiyaç duyuyorsunuz?
Altında hangi çapanoğlu var? Kurullarda bekleyen kararlar mı, sizin
istediğiniz şekilde geçmeyen kararlar mı var? Dedikodular var, Muğla'da,
anlı şanlı bir işadamı ile ilgili.. Muğla'daki Koruma Kurulunu arayıp,
'Bu şekilde karar istiyoruz' diye Bakanlıktan baskı yapıldığı şeklinde
duyumlarımız var. Siz üyelerin görev süresini düşürerek bir anlamda bu
dedikoduları haklı çıkarmış oluyorsunuz.''
CHP Sinop Milletvekili Engin Altay da koruma kurullarının toplumda
sempatiyle karşılanmadığını belirterek, ''Ya işi abartıyorlar ya da
peşkeş çekiyorlar. Bu kurulların bir endazesi yok'' dedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Necat Birinci ile AK Parti Konya
Milletvekili Sami Güçlü ise kurul üyelerinin görev süresinin 3 yıla
indirilmesi yerine, bugüne kadar olduğu gibi 5 yıl olarak kalmasının
daha yararlı olacağını savundu. Birinci, ''Ahlat'ın Anadolu'nun anahtarı
olduğunu'' belirterek, Bakan Günay'a, ''Eğer burası sizin döneminizde
gerekli kaynak da bulunarak bir fanus içine alınırsa millet 500 yıl size
şükran duyar'' dedi.
AK Parti'li Birinci, belediyelerin tarihi eserlerin korunması ve
restorasyonunda gereken dikkati göstermediğini ve yenilemekten yana
olduklarını söyledi. Birinci, CHP'li Altay'ın ''Tekkeleri onarıp sonra
açalım mı?'' demesine, ''Cemevleriyle, tekkeleri siz açıyorsunuz ve suç
işliyorsunuz'' diye konuştu.
-İNCE İLE GÜNAY'IN TARTIŞMASI-
Komisyonda CHP'li İnce ile Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay Günay
arasında tartışma da yaşandı. Bakanlık Yatırım ve İşletmeler Genel
Müdürü hakkında, ''Görevini kötüye kullanmaktan'' yargı kararı
bulunduğunu söyleyen CHP'li İnce ile Kültür ve Turizm Bakanı Günay
arasında başlayan tartışma, şöyle gelişti:
Günay: Karar kesinleşmiş mi, kesinleşmemiş mi?
İnce: Mahkeme kararı var. Kesinleşmiş mi, kesinleşmemiş mi bilmiyorum.
Günay: Demagoji istemiyorum, bunun yanıtı 'Evet' ya da 'Hayır' dır. Sana
hukuk öğreteyim.
İnce: Bana, 'Sen' diyemezsiniz.
Günay: Haklısınız, düzeltiyorum, 'Siz'... Hukukta, karar kesinleşmedikçe
kimse suçlu değildir.
İnce: Siz de karar kesinleşinceye kadar kendisini görevde
tutmayabilirsiniz.
Günay: Demek ki bir sakınca görmemişim.
İnce: Bu düzenlemeyi, bu bürokratlar yapıyor.
Günay: Bunun konuyla hiç alakası yok. Hakkında konuştuğunuz kişi bir
hanımefendi. Konu bir yolsuzluk değil, teknik konudur.
-''DEVRİM NİTELİĞİNDE BİR ADIM...''-
Bakan Günay, tasarı üzerindeki eleştirileri yanıtlarken, Emlak
Vergisi'nden ayrılan yüzde 10 payın kültür ve tabiat varlıklarının
korunması için harcanmasının, ''Devrim niteliğinde bir adım'' olduğunu
belirterek, 2007 yılı sonu itibarıyla 244 milyon YTL toplandığını, ancak
bunun 90 milyon YTL'sinin belediyeler tarafından kullanıldığını, geri
kalan paranın bankalarda olduğunu söyledi.
''Koruma kurullarında YÖK'ün tasfiye edildiği'' iddialarının doğru
olmadığını belirten Ertuğrul Günay, 31 kurulda YÖK'den 2'şer üye
alındığını hatırlattı. Bakan Günay, ''Yasa gereği kurullara almamız
gereken 62 üyenin dışında, kendi atayacağımız kontenjan için de
üniversitelerden ayrıca 74 üye atadık. Ama 5 yıl uzun bir süre, ya
kuruldaki görev ya da üniversitedeki işi aksayabiliyor'' dedi.
-''BELKİ KÖTÜ NİYETLE, BELKİ İYİNİYETLE RESMİYET KAZANMIŞ''-
Bakan Günay, Türkiye'de binin üzerinde koleksiyoncu bulunduğunu,
bunların çok önemli bir kısmının saygıdeğer olarak bilindiğini
belirterek, şöyle konuştu:
''Koleksiyonculara sanki tarihi eser kaçakçısı gibi bir ima yapılması
hoş değil. Ellerindeki eserleri kaydettiriyorlar ve bunlar müzenin
kontrolündedir. Son yıllarda kabul etmemez gerekir ki Türkiye'nin yüzünü
ağartan özel müze girişimleri var. Bunlar ülkenin boyutlarını da aşarak
dünya çapında Türkiye'nin tanıtılmasına önemli katkı
yapıyorlar. Bunların çok seçkin elit olanlarıyla dayanışma içinde
yürümek gibi bir dikkatimiz var.
Taşınmazların değil, taşınırların koleksiyonlara dahil edilmesi lazım.
Ama bir kapı kulu, kapının üstündeki bir oymalı pervaz, bir mezar
parçası, bir kolon gibi ürünler taşınır mı taşınmaz mı? Kopmuş olduğu ve
nereye ait olduğu bilinmediği için uzun süre koleksiyonlara kaydedile
gelmiş, 2005 yılına kadar. Bu tarihte bir genelge çıkaran Bakanlık,
'Artık bu olamaz' demiş. Ondan önce belki kötü niyetle, belki iyiniyetle
bir resmiyet kazanmış. Bunları biz biliyoruz, kaçak değil, kayda geçmiş.
Konu yargıya taşınınca, Danıştay, Bakanlık Genelgesi doğrultusunda karar
vermiş.''
Kültür ve Turizm Bakanı Günay, 2005 yılından önce kaydedilmiş olanlar
saklı kalmak kaydıyla bundan sonra taşınmaz parçalarının herhangi bir
koleksiyona kaydedilemeyeceğini, değiştirilemeyeceğini, satılamayacağını
belirterek, ''Kayıtta kalacak. Eğer kişi dışarıya çıkarmak istiyorsa,
ancak bize verecek. koleksiyonculara, 'Hırsız, tarihi eser kaçakçısı'
izlenimi yaratacak ibareler kullanmamak ve böyle bir kavga başlatmamak
bize uygun ve doğru geldi'' diye konuştu.
Bakan Günay, konuyla ilgili bir envanter çalışması yaptıklarına da
işaret ederek, yapılan denetimlerde bugüne kadar 242 koleksiyoncunun
çeşitli nedenlerle izninin iptal edildiğini sözlerine ekledi.
Komisyon, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda değişiklik yapılmasını öngören yasa tasarısını görüştü. Kabul edilen tasarıya göre, belediyelerin il özel idarelerinin görev alanlarında kalan kültür varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi amacıyla kullanılmak üzere tahakkuk ettirilen emlak vergisinin yüzde 10'u oranında, ''Taşınmaz ve
Kültür Varlıklarının Korunması Katkı Payı'' tahakkuk ettirilecek. Bu,
ilgili belediyece emlak vergisi ile birlikte tahsil edilecek.
Tahsil edilen miktar, il özel idaresi tarafından açılacak özel hesapta
toplanacak. Bu miktar, il özel idaresince ve belediyelerce kültür
varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi amacıyla hazırlanan
projeler kapsamında kamulaştırma, projelendirme, planlama ve uygulama
konularında kullanılmak üzere il özel idaresine ve il sınırları
içerindeki belediyelere vali tarafından aktarılacak. Bu pay, valinin
denetiminde kullanılacak. İl özel idaresince yapılan projeler için
kullanılan miktar, özel hesabın yüzde 30'unu geçemeyecek.
Koruma kurullarının Bakanlıkça ve Yükseköğretim Kurulunca seçilen
üyelerinin görev süresi, 5 yıldan 3 yıla indiriliyor.
Koruma bölge kurullarının teknik ve idari hizmetleri, koruma bölge
kurulu müdürlükleri tarafından yürütülecek. Üçten fazla koruma bölge
kurulu bulunan illerde, kurullar arasında teknik ve idari işlerde
koordinasyonu sağlamak üzere ''Koruma Bölge Kurulları Koordinasyon
Müdürlüğü'' kurulacak. Koruma bölge kurulları müdürlükleri, Koruma Bölge
Kurulları Koordinasyon Müdürlüğüne bağlı olarak çalışacak.
Düzenlemeyle, 11 Mart 2005 tarihinden önce usulüne uygun olarak
koleksiyoncular tarafından bağlı bulundukları müzedeki envanter
defterine kaydı yaptırılmış taşınmaz kültür varlıkları
değiştirilemeyecek, satılamayacak.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanununda değişiklik yapılmasını öngören yasa tasarısı, TBMM Milli
Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edildi.
Tasarı üzerinde konuşan CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce,
''Tasarının içinde bomba var'' diyerek, düzenlemeyi eleştirdi.
Düzenlemeyle taşınmaz kültür varlıklarının parçalarının özel
koleksiyoncuların envanter defterine kaydedilebileceğini belirten İnce,
''Bir taşınmaz kültür varlığının özel koleksiyoncunun elinde veya
envanter defterinde olmasının tek anlamı, tarihi eser kaçakçılığıdır.
Bunda iyiniyet yok. Kimin elinde ne var? Bu aftır, kime af
getiriyorsunuz? 'Usulüne uygun tarihi eser kaçakçılığı yapanlar' demek,
'Usulüne uygun adam öldürenler' demek gibi bir şey...'' diye konuştu.
CHP'li İnce, koruma kurullarında Bakanlık ve YÖK temsilcisinin görev
süresinin 5 yıldan 3 yıla indirilmesini de eleştirerek, şöyle konuştu:
''Koruma kurulları özerk kurullardır. Siz görev süresini düşürürseniz
özerkliğe müdahale etmiş olursunuz. Buna niye ihtiyaç duyuyorsunuz?
Altında hangi çapanoğlu var? Kurullarda bekleyen kararlar mı, sizin
istediğiniz şekilde geçmeyen kararlar mı var? Dedikodular var, Muğla'da,
anlı şanlı bir işadamı ile ilgili.. Muğla'daki Koruma Kurulunu arayıp,
'Bu şekilde karar istiyoruz' diye Bakanlıktan baskı yapıldığı şeklinde
duyumlarımız var. Siz üyelerin görev süresini düşürerek bir anlamda bu
dedikoduları haklı çıkarmış oluyorsunuz.''
CHP Sinop Milletvekili Engin Altay da koruma kurullarının toplumda
sempatiyle karşılanmadığını belirterek, ''Ya işi abartıyorlar ya da
peşkeş çekiyorlar. Bu kurulların bir endazesi yok'' dedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Necat Birinci ile AK Parti Konya
Milletvekili Sami Güçlü ise kurul üyelerinin görev süresinin 3 yıla
indirilmesi yerine, bugüne kadar olduğu gibi 5 yıl olarak kalmasının
daha yararlı olacağını savundu. Birinci, ''Ahlat'ın Anadolu'nun anahtarı
olduğunu'' belirterek, Bakan Günay'a, ''Eğer burası sizin döneminizde
gerekli kaynak da bulunarak bir fanus içine alınırsa millet 500 yıl size
şükran duyar'' dedi.
AK Parti'li Birinci, belediyelerin tarihi eserlerin korunması ve
restorasyonunda gereken dikkati göstermediğini ve yenilemekten yana
olduklarını söyledi. Birinci, CHP'li Altay'ın ''Tekkeleri onarıp sonra
açalım mı?'' demesine, ''Cemevleriyle, tekkeleri siz açıyorsunuz ve suç
işliyorsunuz'' diye konuştu.
-İNCE İLE GÜNAY'IN TARTIŞMASI-
Komisyonda CHP'li İnce ile Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay Günay
arasında tartışma da yaşandı. Bakanlık Yatırım ve İşletmeler Genel
Müdürü hakkında, ''Görevini kötüye kullanmaktan'' yargı kararı
bulunduğunu söyleyen CHP'li İnce ile Kültür ve Turizm Bakanı Günay
arasında başlayan tartışma, şöyle gelişti:
Günay: Karar kesinleşmiş mi, kesinleşmemiş mi?
İnce: Mahkeme kararı var. Kesinleşmiş mi, kesinleşmemiş mi bilmiyorum.
Günay: Demagoji istemiyorum, bunun yanıtı 'Evet' ya da 'Hayır' dır. Sana
hukuk öğreteyim.
İnce: Bana, 'Sen' diyemezsiniz.
Günay: Haklısınız, düzeltiyorum, 'Siz'... Hukukta, karar kesinleşmedikçe
kimse suçlu değildir.
İnce: Siz de karar kesinleşinceye kadar kendisini görevde
tutmayabilirsiniz.
Günay: Demek ki bir sakınca görmemişim.
İnce: Bu düzenlemeyi, bu bürokratlar yapıyor.
Günay: Bunun konuyla hiç alakası yok. Hakkında konuştuğunuz kişi bir
hanımefendi. Konu bir yolsuzluk değil, teknik konudur.
-''DEVRİM NİTELİĞİNDE BİR ADIM...''-
Bakan Günay, tasarı üzerindeki eleştirileri yanıtlarken, Emlak
Vergisi'nden ayrılan yüzde 10 payın kültür ve tabiat varlıklarının
korunması için harcanmasının, ''Devrim niteliğinde bir adım'' olduğunu
belirterek, 2007 yılı sonu itibarıyla 244 milyon YTL toplandığını, ancak
bunun 90 milyon YTL'sinin belediyeler tarafından kullanıldığını, geri
kalan paranın bankalarda olduğunu söyledi.
''Koruma kurullarında YÖK'ün tasfiye edildiği'' iddialarının doğru
olmadığını belirten Ertuğrul Günay, 31 kurulda YÖK'den 2'şer üye
alındığını hatırlattı. Bakan Günay, ''Yasa gereği kurullara almamız
gereken 62 üyenin dışında, kendi atayacağımız kontenjan için de
üniversitelerden ayrıca 74 üye atadık. Ama 5 yıl uzun bir süre, ya
kuruldaki görev ya da üniversitedeki işi aksayabiliyor'' dedi.
-''BELKİ KÖTÜ NİYETLE, BELKİ İYİNİYETLE RESMİYET KAZANMIŞ''-
Bakan Günay, Türkiye'de binin üzerinde koleksiyoncu bulunduğunu,
bunların çok önemli bir kısmının saygıdeğer olarak bilindiğini
belirterek, şöyle konuştu:
''Koleksiyonculara sanki tarihi eser kaçakçısı gibi bir ima yapılması
hoş değil. Ellerindeki eserleri kaydettiriyorlar ve bunlar müzenin
kontrolündedir. Son yıllarda kabul etmemez gerekir ki Türkiye'nin yüzünü
ağartan özel müze girişimleri var. Bunlar ülkenin boyutlarını da aşarak
dünya çapında Türkiye'nin tanıtılmasına önemli katkı
yapıyorlar. Bunların çok seçkin elit olanlarıyla dayanışma içinde
yürümek gibi bir dikkatimiz var.
Taşınmazların değil, taşınırların koleksiyonlara dahil edilmesi lazım.
Ama bir kapı kulu, kapının üstündeki bir oymalı pervaz, bir mezar
parçası, bir kolon gibi ürünler taşınır mı taşınmaz mı? Kopmuş olduğu ve
nereye ait olduğu bilinmediği için uzun süre koleksiyonlara kaydedile
gelmiş, 2005 yılına kadar. Bu tarihte bir genelge çıkaran Bakanlık,
'Artık bu olamaz' demiş. Ondan önce belki kötü niyetle, belki iyiniyetle
bir resmiyet kazanmış. Bunları biz biliyoruz, kaçak değil, kayda geçmiş.
Konu yargıya taşınınca, Danıştay, Bakanlık Genelgesi doğrultusunda karar
vermiş.''
Kültür ve Turizm Bakanı Günay, 2005 yılından önce kaydedilmiş olanlar
saklı kalmak kaydıyla bundan sonra taşınmaz parçalarının herhangi bir
koleksiyona kaydedilemeyeceğini, değiştirilemeyeceğini, satılamayacağını
belirterek, ''Kayıtta kalacak. Eğer kişi dışarıya çıkarmak istiyorsa,
ancak bize verecek. koleksiyonculara, 'Hırsız, tarihi eser kaçakçısı'
izlenimi yaratacak ibareler kullanmamak ve böyle bir kavga başlatmamak
bize uygun ve doğru geldi'' diye konuştu.
Bakan Günay, konuyla ilgili bir envanter çalışması yaptıklarına da
işaret ederek, yapılan denetimlerde bugüne kadar 242 koleksiyoncunun
çeşitli nedenlerle izninin iptal edildiğini sözlerine ekledi.
