2017-10-24 - 17:01
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulunda siyasi partilerin grup başkanvekilleri, Van depreminde yaşamını yitirenleri andı.
TBMM Genel Kurulunda siyasi partilerin grup başkanvekilleri, Van depreminde yaşamını yitirenleri andı.

Genel Kurul, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.

Gündem dışı söz alan CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Kayseri Kitap Fuarı'nda ilahiyatçı yazar İhsan Eliaçık'ın bir grubun saldırısına uğradığını, bunu nefretle kınadığını belirterek, Kayserililer adına Eliaçık'a geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Kayseri'nin böyle bir vandallık ve hoşgörüsüzlük ile gündeme gelmesinden dolayı üzüldüğünü aktaran Arık, anayasa profesörü İbrahim Kaboğlu'nun konuşmasının engellenmesini de eleştirdi.

AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer ise Çetin Arık'ın Kayseri Kitap Fuarı'nda yaşananlara ilişkin gerçekleri saptırdığını söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Kayseri'de yaşanan olayın müessif ve çirkin bir hadise olduğunu kaydederek, "İhsan Eliaçık, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak her yerde serbestçe gidip konuşma ve kitap imzalama hakkına sahiptir." ifadesini kullandı.

Bostancı, yaşanan olayın siyasete taşınarak, buradan bunu AK Parti'ye ihale etme girişimini ise doğru bulmadıklarını belirtti.

AK Parti Nevşehir Milletvekili Ebubekir Gizligider ise 137'nci Parlamentolararası Birlik (PAB) Genel Kurulu'na ilişkin konuşmasında, burada Türkiye'yi hedef almaya çalışan Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Ermenistan ve Suriye'nin ithamlarına karşı TBMM Başkanı İsmail Kahraman tarafından gerekli cevapların verildiğini söyledi.

Son yıllarda Türkiye'nin birçok ülke tarafından merakla izlendiğini belirten Gizligider, bu gibi toplantılarda ülkenin hakkını en iyi şekilde temsil etmeye gayret edeceklerini kaydetti.

MHP Adana Milletvekili Mevlüt Karakaya da 2017 yılında yaşanan doğal afetlerden ötürü mağdur olan üreticilere ilişkin konuşmasında, üreticilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarının faizsiz olarak ertelenmesini istedi.

Çiftçilerin vergi ve prim borçlarının da ertelenmesini talep eden Karakaya, üreticilere faizsiz yeni kredi imkanlarının da sunulmasını önerdi.

MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, Van depreminin 6'ncı yılı olduğunu anımsatarak, hayatını kaybedenlere rahmet, ailelerine başsağlığı diledi.

Teröristlerin saldırıları sonucu şehit olan güvenlik güçlerine rahmet dileyen Usta, uzman çavuş ve erbaşların sivildeyken silahlarının olmamasının büyük bir risk oluşturduğunu belirterek, bunun acilen gündeme alınmasını istedi.

HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, geçen hafta Şırnak'taki kaçak kömür madenindeki göçükte ölenlere rahmet diledi.

Kayseri Kitap Fuarı'ndaki yazar İhsan Eliaçık'a yapılan saldırıyı da kınayan Yıldırım, Van depreminin üzerinden 6 yıl geçmesine karşın hala yaraların sarılmadığını ileri sürdü.

Ahmet Yıldırım, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın 2,5 yıldır kimseyle görüştürülmediğini belirterek, buna ilişkin Adalet Bakanlığından bir açıklama beklediklerini dile getirdi.

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de Van depreminde hayatını kaybedenleri rahmetle andığını belirtti.

Bir ülkenin gelişmişliğinin sanata ve kültüre verdiği değerle ölçüldüğüne dikkati çeken Gök, Türkiye'de Abdülmecit Efendi Konağı'nda ve Kayseri Kitap Fuarı'ndaki olayların ise hiçbir demokratik ülkede yaşanmayacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a "Reis" diye hitap edilmesini de eleştiren Levent Gök, "Reis, kabile yönetimlerinde olur. Biz kabile yönetiminde miyiz? Bir demokratik Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşıyoruz. Cumhuriyetimizin bir Cumhurbaşkanı, Başbakanı vardır." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın aynı zamanda AK Parti Genel Başkanı olduğuna dikkati çekerek, Meclise gelirken uygulanan güvenlik prosedürünün normal bir prosedür olduğunu ve abartılı bir durumun söz konusu olmadığını ifade etti.

Mustafa Kemal Atatürk'e de "reisicumhur" dendiğini anımsatan Bostancı, "Burada 'Reis' kelimesini pejoratif anlamda kullanmak yerine tarihteki karşılığıyla düşünmek hepimiz bakımından daha doğru olur." şeklinde konuştu.

Kaçak kömür ocaklarına devletin ihtiyacının olmadığını dile getiren Naci Bostancı, bunlara göz yumulmasının da asla söz konusu olamayacağını vurguladı.

Terörle mücadelenin de kararlı bir şekilde devam ettiğini ve şehitler verildiğini belirten Bostancı, "Ama bu ülkenin bekası ve varlığı için ödenmesi gereken bir bedel varsa elbette bu ödenir." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, AK Parti'nin, Genel Kurulun gündemi ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisi kabul edildi.

Kabul edilen öneriyle, Helal Akreditasyon Kurumu (HAK) Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı gündemin ilk sırasına alındı.

Ayrıca bazı uluslararası sözleşmeler de gündemin ön sıralarına çekildi.

Genel Kurul, bu hafta ve gelecek hafta gece yarısına kadar çalışacak.

MHP'nin kayıtdışı istihdam, CHP ve HDP'nin ise Şırnak Cizre'deki maden ocağında meydana gelen göçüğe ilişkin araştırma önergelerinin bugün gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.

Öte yandan, TBMM Genel Kurulunda, AK Parti Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun'un, Kültür Bakanlığı Döner Sermaye Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin gündeme alınması önerisi de kabul edilmedi.

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Ercoşkun'un önerisinin AK Partili milletvekillerinin oylarıyla kabul edilmemesine anlam veremediğini söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı da "Biz teklifi reddetmedik. Gündeme alınmasını kabul etmedik." diyerek, bu tür tekliflerin ilgili komisyonlarda görüşülmesini uygun gördüklerini dile getirdi.

Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, "Sağlıkta şiddeti asla kabul etmiyoruz, kınıyoruz. Orada sağlık çalışanına kalkan eli, uygulanan şiddeti kendimize yapılmış addediyoruz." dedi.

Demircan, Türkiye ile Sırbistan Arasında Cezai Konularda Karşılıklı Adli Yardımlaşma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın Genel Kurulda görüşülmesi sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Bakan Demircan, Pamukkale Üniversitesi Hastanesindeki yemek ihalesine ilişkin bilgileri adeta ihbar kabul edeceğini ve bu konuyla ilgili çalışma yapılacağını söyledi.

Türkiye'de tüm bakanlıklarda kadro sorunu bulunduğunu belirten Demircan, Sağlık Bakanlığında da kadro tahsis edildikçe atamaların gerçekleştirildiğini aktardı.

Yeni göreve getirilenler için güvenlik soruşturmaları yapılması gerektiğini dile getiren Demircan, ilgili yerlerden gelen bilgilerin değerlendirmeye alınmasının ardından atamaların yapıldığını ifade etti.

Demircan, "Yarın itibarıyla 10 bin yeni atamamız olacak, uzman hekim ve pratisyen arkadaşlarımızın. Onların hemen listesini gönderdik. Güvenlik soruşturmasıyla ilgili çalışmaları devam ediyor. Bize güvenlik soruşturması gelmiş olanları geciktirmeden değerlendirip atanmaları noktasında bekletmiyoruz." dedi.

Sağlıkta dijital dönemi başlattıklarını ve bunu giderek geliştirdiklerini vurgulayan Demircan, e-Nabız sistemi üzerinden vatandaşların almış olduğu tedavi ve yapılmış olan tetkiklerin hepsinin ilgili yerlerden doğrudan görülebileceğini bildirdi.

Böylece mükerrer ve lüzumsuz tetkiklerin yapılmayacağına işaret eden Demircan, bunun sağlıkta israfın önüne geçecek bir çalışma olduğunu anlattı.

Türkiye'de sağlık hizmeti veren hastanelerde ve diğer yerlerde sağlık çalışanlarının şiddete maruz kaldığını belirten Demircan, Bakanlık olarak şiddete uğrayan hekimler ve sağlık çalışanlarına hukuki destek verdiklerini aktardı. Demircan, yeni bir yasal düzenlemeyle bu desteğin özel alanda hizmet veren sağlıkçılara verilmesini de sağlayacaklarını ifade etti.

Demircan, "Sağlıkta şiddet konusu kabul edilebilir bir şey değil. İnsanlara şifa dağıtan ellere el kalkmaması lazım. İnsanların derdiyle ilgilenen ve onları tedavi eden kişilere şiddet uygulanması önemli bir zaaf ve kayıp." diye konuştu.

Bu konuda çalışma başlattıklarını ifade eden Demircan, bu çalışmalarda bunun sebepleri üzerinde durduklarını söyledi.

Herkes için hastasının "acil hasta" olduğunu dile getiren Demircan, hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının da vatandaşın gerilimine neden olacak kusurların içerisine girmemesi hususunda gerekli eğitim çalışmalarını yaptıklarını aktardı.

Demircan, "Sağlıkta şiddeti asla kabul etmiyoruz, kınıyoruz. Orada sağlık çalışanına kalkan eli, uygulanan şiddeti kendimize yapılmış addediyoruz." değerlendirmesini yaptı.

Yoğun bakım ünitelerinin çok önemli olduğunu ve Türkiye'nin 15 yılda bu konuda çok büyük mesafeler kat ettiğini anlatan Demircan, ancak bazı yerlerde yoğun bakım üniteleri ve yataklarının süre olarak normalden fazla işgal edildiğine şahit olduklarını belirtti.

Bunların önüne geçecek tedbirleri almak için gayret sarf ettiklerine işaret eden Demircan, yoğun bakım ünite sayısını artırdıklarını, yeni ve mevcut hastanelerde bu konuda çalışmalarının bulunduğunu vurguladı.

Şehir hastanelerinin Türkiye'de yeni bir vizyonun başlangıcı olduğunu bildiren Demircan, şunları kaydetti:

"Gerçekten meseleyi sadece bir bina olarak görmeyelim. Türkiye, sağlık hizmetleri noktasında dünya ortalamasının önünde bir seviyede ve sahip olduğumuz gayrisafi milli hasılanın üzerinde bir sağlık hizmetini vatandaşımıza sunuyoruz. Şehir hastaneleri, vatandaşımıza layık olduğunun en güzelini sunacak hastanelerdir. Onların gelişmesi bittiğinde, hizmetlerin kalitesinin artışını da birlikte izleyeceğiz."

Türkiye ile Sırbistan Arasında Cezai Konularda Karşılıklı Adli Yardımlaşma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.

TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, verdiği aranın ardından sıradaki tasarı ve teklifler için komisyon ve hükümet yerine oturmayınca birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.