2017-06-14 - 16:22
TBMM Genel Kurulu Meclis Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulu Meclis Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı.
AK Parti Grup başkanvekili Mustafa Elitaş, "Anayasa değişikliğine göre, TBMM'nin uyum maddelerini çıkarılması zaruri hale gelmiştir. 16 Nisan'daki Anayasa değişikliğinin mimari olan iki partinin muhakkak ki anayasa değişikliğine uygun bir İçtüzüğü de birlikte yapmalıdır." dedi.
MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, İstanbul'da yaygınlaşan uyuşturucu kullanımının gençler, aileler ve toplum üzerindeki etkilerine ilişkin gündem dışı söz aldı.
Uyuşturucunun, insanlık için ciddi bir tehdit olduğunu vurgulayan Aksu, kullanımdaki artışa ve kullanım yaşındaki düşüşe işaret etti.
Uyuşturucu kullanımı ile mücadelenin daha kapsamlı olarak yürütülmesi gerektiğini anlatan Aksu, bağımlıların rehabilitasyonu ve topluma kazandırılmasının da büyük önem taşıdığını bildirdi.
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya ise Avrupa Kupaları'nda Türkiye'yi temsil ederek, ilk defa yarı final oynayan Göztepe Spor Kulübü'nün kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yaptığı gündem dışı konuşmada, Göztepe Spor'un elde ettiği başarılarla Anadolu'nun gerçek efsanelerinden olduğunu belirtti.
Geçmişten bugüne kulübe emeği geçen isimleri sayan ve teşekkür eden Kaya, aynı zamanda İzmir Milletvekili olan Başbakan Binali Yıldırım'ın da kentin önüne bir vizyon koyduğunu vurgulayarak, şükranlarını sundu.
Muhalefet partilerinin İzmir milletvekillerinin isimlerini de anarak, Göztepe Spor Kulübü'ne verdikleri destekten dolayı teşekkür eden Kaya, "Göztepe Süper Lige çıkmış, Tüm İzmir kazanmıştır." dedi.
Meclis Başkanvekili Hamzaçebi de Kaya'ya herkesi kucaklayan huzur ve sevgi dolu bir konuşma yaptığı için teşekkür ederek, Göztepe Spor Kulübünü kutladı.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise kayısı üreticilerinin sorunlarıyla ilgili gündem dışı söz alarak, kayısının kentin ekonomik ve sosyal hayatındaki önemine değindi.
Malatyalı kayısı üreticilerinin bu yıl da iklim olayları nedeniyle güçlükler yaşadığını aktaran Ağbaba, kayıplarının önlenmesi yönünde gereken desteği alamadıklarını savundu.
Ağbaba, gereken incelemelerin yapılmasını ve Malatyalıların haklı taleplerinin karşılanmasını istedi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay yerinden yaptığı konuşmada, Manisa'da bir TIR'ın karıştığı trafik kazası sonucunda çevreye sülfürik asit döküldüğünü hatırlatarak, bu kazanın sonuçlarına ilişkin yetkilileri duyarlı olmaya ve gerekli önlemleri almaya çağırdı.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım da konuşmasında Diyarbakır'da bu sabah saatlerinde bir askeri aracın yaşlı bir kadına çarparak, ölümüne neden olduğunu belirtti.
Yıldırım, son günlerde bu tür olayların arttığını, iktidarın sorumluların tespiti ve cezalandırılması konusunda duyarsız kaldığını savundu.
Yıldırım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmadaki Meclis İçtüzüğü'ne ilişkin sözlerini de eleştirerek, bu konuda partilerce ortaya konmamış bir çalışma takviminden bahsetmesinin Meclis iradesine saygısızlık olduğunu ileri sürdü.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de Erdoğan'ın, Meclis İçtüzüğü'ne yönelik çalışmayla ilgili sözlerine değindi.
"Olağanüstü hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameleri görüşmek Meclisin öncelikli işidir." diyen Özel, iktidarın bu işten geri durduğunu, bu yaklaşımı anlamanın mümkün olmadığını bildirdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise Erdoğan'ın Meclis İçtüzüğü'ne ilişkin sözlerinin CHP ve HDP'yi neden rahatsız ettiğini anlayamadığını belirtti.
Elitaş, "TBMM İçtüzüğünün muhakkak değişmesi ve kurallara uygun hale getirilmesi gerekir. 16 Nisan'da bir anayasa değişikliği yaptık. Ona anayasa değişikliğine göre, TBMM'nin uyum maddelerini çıkarılması zaruri hale gelmiştir. 16 Nisan'daki Anayasa değişikliğinin mimari olan iki partinin muhakkak ki anayasa değişikliğine uygun bir İçtüzüğü de birlikte yapmalıdır. gönül ister ki CHP ve HDP bu İçtüzük değişikliğine katkı sağlasınlar." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Yıldırım, İçtüzük tartışmalarına değindi.
Yıldırım, "Kim bize İçtüzük ile ilgili bir teklif getirdi de biz reddettik. Biz hazır bir metni kabul etmeyeceğimizi ifade etmek istiyoruz. Eğer İçtüzük ile ilgili bir değişiklik ihtiyacı hasıl olmuşsa hiçbir koşul sunulmaksınız gelinsin eşit koşullarda ihtiyaç nedir tartışılsın. AKP Genel Başkanı'nın MHP ile mutabakatı var mıdır, ben öğrenmek istiyorum." değerlendirmesinde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Akçay, kürsüden İçtüzük tartışmalarına ilişkin konuşmasında şu görüşlerini paylaştı:
"Gerek anayasa değişikliğinden sonra çıkacak uyum düzenlemeleri gerekse İçtüzük çalışmaları bakımından yapılaması gerektiği hususu Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli tarafından zaten daha evvel hatta bir kaç defa çeşitli vesilelerle açıkça dile getirilmiş bir husustur. Sayın Cumhurbaşkanının Salı günkü ifadeleri aslında Sayın Genel Başkanımızın bu açıklamalarının teyit eden ifadelerdir."
CHP Grup Başkanvekili Özel ise "Meclis İçtüzüğü'ne zinhar katkı vermeyiz" anlayışı içinde bulunmadıklarını ancak anayasa değişikliğine uyum gerekçesiyle değil, daha demokratik, denetim yollarını açan, şeffaf ve muhalefetin sesini kısmayı amaçlamayan kapsamlı bir çalışma için usulüne uygun yapılacak bir davete grup başkanvekilleri düzeyinde katkı vermekten yana olduklarını anlattı.
AK Parti Grup Başkanvekili Elitaş, Meclis'in bugünkü çalışmalarında bir saat 15 dakikanın geride bırakıldığını, AK Parti temsilcilerinin toplam 15 dakika söz aldıklarını, diğer süreyi muhalefet milletvekillerinin kullandığına işaret ederek, "15 yıldır konuşuyoruz; netice belli, icraat yapıyoruz.15 yıldır konuşuyorsunuz, netice belli." ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Özel ise tekrar söz alarak, Elitaş'ın İçtüzük konusundaki tartışmayı, bu sözlerle ve sataşmayla tamamlamasının centilmenliğe aykırı olduğunu ileri sürerek, "Vatandaş sizin ne olduğunuzu görüyor. Bundan sonra da görecek." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, partisinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun hapis cezasına çarptırılması ve tutuklanmasıyla ilgili, "Bu dava, saray rejiminin kendisine hayır diyen milyonlara karşı yürüttüğü bir davadır. Alınan karar etkin olan faşizmin tescilidir. CHP bu faşizmle tüm tarihi boyunca ettiği mücadeleyi bugünden sonra da gösterecektir." dedi.
CHP'li milletvekilleri Genel Kurula verilen aranın ardından salona toplu halde girdi.
Yerinden söz alan CHP Grup Başkanvekili Özel, partisinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun, MİT tırlarının durdurulmasıyla ilgili davada İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince 25 yıl hapis cezasına çarptırılmasını ve tutuklanmasını değerlendirdi.
Özel, Berberoğlu'nun davasında gerçeklerin, halkın haber alma özgürlüğünün ve gazeteciliğin yargılandığını ve had bildirilmek istendiğini söyledi.
Özel, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Milletvekilimiz Enis Berberoğlu hakkında müebbet hapis cezası verilip daha sonra indirimle 25 yıla çevrilmiş ve kendisi daha temyiz aşaması varken Anayasa'nın milletvekillerinin tutuklanmasıyla ilgili güvenceleri ortadayken tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir.
Bütün dünya kamuoyu ve Türkiye kamuoyu biliyor ki bu davanın savcısı da hakimi de müdahili de müdahale edeni de aynı kişidir. Bu dava saray rejiminin kendisine 'hayır' diyen milyonlara karşı yürüttüğü bir davadır. Alınan karar etkin olan faşizmin tescilidir. CHP bu faşizmle tüm tarihi boyunca ettiği mücadeleyi bugünden sonra de gösterecektir. Enis Berberoğlu da halkın seçtiği vekiller de bu saray rejiminin talanına, baskısına ve zulmüne 'hayır' diyen herkes de emin olsun biz güçlüyüz, biz kazanacağız."
Özel'in konuşmasının ardından CHP milletvekilleri toplu olarak Genel Kurul salonundan ayrıldı.
Bu sırada AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ile bazı CHP milletvekilleri arasında sözlü tartışma yaşandı.
Turan'ın, "Meclis çalışacak. İşimizi yapacağız. Dokunulmazlıkları siz kaldırdınız, destek oldunuz." dediği duyuldu.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun MİT tırlarının durdurulmasıyla ilgili davada tutuklanmasına tepki gösteren CHP milletvekillerinin TBMM Genel Kurulunu terk etmesine ilişkin, "Dokunulmazlıklar kaldırılırken 'Evet' diyeceksiniz ondan sonra Meclisi terk edeceksiniz. Bu samimi bir yaklaşım değildir." dedi.
CHP milletvekillerinin TBMM Genel Kurulunu terk etmesinin ardından, TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi, birleşime ara verdi.
Aradan sonra Hamzaçebi'nin bu haftaki bütün nöbetlerini TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın'a devretmesinden dolayı birleşimi Aydın yönetti.
Yerinden söz alan HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun MİT tırlarının durdurulmasıyla ilgili davada tutuklanmasına tepki göstererek, Türkiye'nin 14 aydır siyasi darbeler üzerine, siyasi darbeler yemekte olduğunu ileri sürdü.
Berberoğlu'nun tutuklanmış olmasını amasız, fakatsız şiddetle kınadıklarını belirten Yıldırım, "Enis Berberoğlu'nun tutuklanmış olması 20 Mayıs ve 4 Kasım siyasi darbelerinin devamı niteliğindedir. Bunu grubumuz adına şiddetle kınıyoruz." dedi.
HDP, Danışma Kurulu toplanamadığından, İstanbul Sözleşmesi'nin önündeki engeller ve kadına yönelik şiddete karşı alınması gereken önlemlerin belirlenmesine ilişkin araştırma önergesinin gündeme alınması önerisini Genel Kurula taşıdı.
Partisinin grup önerisi üzerine söz alan HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, her yerde kadınların kazanımlarını silmek ve onlar yokmuş gibi davranılmak istendiğini savundu.
Kerestecioğlu, "Bizler, erkekler tarafından yazılan o tarihi de kendimiz ortaya çıkardık. Bütün bu kazanımları kendimiz elde ettik. Çok büyük kazanımlar elde edildi. Bize format atmak, baskı kurmak ve kazanımlarımızı gasp etmek hiçbir zaman kolay olmayacak." diye konuştu.
MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem, kadına yönelik şiddet konusunda atılması gereken adımların daha sağlıklı atması ve yasanın işletilmesiyle sonuç alınabileceğini belirtti.
Erdem, kadın sığınma evine yerleştirilen kadınların meslek edinmeleri ve oradan çıktıktan sonra istihdamlarının sağlanmasına ilişkin önerge verdiklerini ama bunun her zaman olduğu gibi siyasi refleksle reddedildiğini vurguladı.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ise yargının bir kararından yola çıkarak, ana muhalefet partisinin talihsiz bir söylemine ve ardından Meclis'i terk etmesine şahitlik ettiklerini bildirdi.
Her yargı kararından sonra, siyasal rekabete yargının alet edilmesi, yargı merkezli meseleye bakılmasının ve toplumun bu konuda tahrik edilmesinin çok vahim olduğuna işaret eden Turan, "'yüzde 49' diye ifade ettikleri 'hayır' diyen vatandaşlarımız bizim vatandaşlarımız." dedi.
"Bir yargı kararını, beğenirsiniz beğenmezsiniz yüzde 49'a karşı yapılan bir kararmış gibi düşünmek, değerlendirmek siyasi ahlaktan uzak, siyasi söylemin sorunlu olduğu bir ifadedir diye düşünüyorum." diyen Turan, Meclis'i terk etmenin gerekçesi ne olursa olsun, kabul edilebilir bir yaklaşım olmadığını vurguladı.
Bundan bir sene kadar önce dokunulmazlıkların gündeme geldiğini anımsatan Turan, "Bu kürsüye çıkıp parmak sallayıp, bizim grubumuzu itham edip, 'hepsini kaldırın hodri meydan' diyenler CHP'lilerdi. Dokunulmazlıkları kaldırdık. Oy verdiniz. AK Parti'nin tek başına dokunulmazlıkları kaldırmaya imkanı yok." diye konuştu.
Turan, şöyle devam etti:
"Meclisi terk etmek size görev veren millete haksızlık yapmak demektir. Siyasetçi önce ağzına, diline dikkat edecek. Her türlü söylemi ifade edip, sonra bir daha buraya gelirseniz biz de size yan yan bakarız. Burayı terk etmek milletvekili ruhuyla ve milletin bize verdiği güvenle bağdaşan bir yaklaşım olmaz. Dokunulmazlıklar kaldırılırken, 'Evet' diyeceksiniz ondan sonra Meclisi terk edeceksiniz. Bu samimi bir yaklaşım değildir."
AK Parti Isparta Milletvekili Sait Yüce, AK Parti iktidarının kadın, erkek eşitliği ve kadına şiddetle mücadelede çok büyük yollar katettiğini vurguladı.
Kadına yönelik şiddete ilişkin yasal düzenlemelere değinen Yüce, AK Parti olarak kadına yönelik şiddete "dur" dediklerini kaydetti.
Yüce, "Kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla 2002 ile 2016 yılları arasında şiddet önleme merkezlerinden toplam 91 bin 156 kadın, 7 bin 201 erkek, 27 bin 224 çocuk olmak üzere toplam 125 bin 581 kişinin hizmet almıştır." dedi.
HDP Grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, CHP Grubunun Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarına usulsüz şekilde verildiği iddia edilen kamu ihalelerinin araştırılmasına ilişkin önergesinin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.
Danışma Kurulu toplanamadığından Genel Kurulun onayına sunulan öneri üzerinde söz alan MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan, FETÖ'nün mali kaynağının ayrıntılı olarak ortaya konmasının darbe girişiminin aydınlatılmasındaki önemine işaret etti.
Kaynakları istismar eden tek örgütün FETÖ olmadığını da dile getiren Erdoğan, aynı şekilde PKK, DHKP-C ve benzeri örgütlerin de mali kaynaklarının kurutulması gerektiğini söyledi.
AK Parti Ordu Milletvekili Ergün Taşcı da konuşmasında 2002 yılından sonra yapılan düzenlemeler ile ihalelerle ilgili izlenen yasal yolları anlattı.
İhalelerle ilgili ciddi denetimlerin yapıldığının altını çizen Taşcı, kamudaki harcamaların ihale kanunun denetiminden kaçırıldığı yönündeki iddiaların da gerçeği yansıtmadığını ifade etti.
HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, Mecliste kurulan darbeyi araştırma komisyonunun raporunun en zayıf yanının siyasi sorumluluk ayağının atlanması olduğunu belirtti.
Rapordaki geçiştirmenin haklı soruların ortaya çıkmasını engelleyemeyeceğini dile getiren Sancar, "Açığa alınan ve tutuklanan emniyet mensuplarının, yargı mensuplarının yüzde kaçı hangi iktidar döneminde işe alındı, hangi iktidar döneminde yükseldi, nasıl teşvik gördü?" diye sordu.
Sancar, bu sorular cevaplandırılmadıkça AK Parti iktidarının kendileriyle ilgili ortaya atılan iddialardan kurtulamayacağını söyledi.
AK Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora ise geçmişte FETÖ'nün çeşitli kumpaslarla bazı işadamlarını devre dışı bıraktığını, yerlerine örgüt mensuplarının önünün açılmasını sağladığını kaydetti.
FETÖ ile ilgili yargılama süreçlerinin devam ettiğini hatırlatan Cora, hükümetin terör örgütlerinin mali ayaklarıyla da gerekli mücadeleyi kararlı şekilde sürdürdüğünü vurguladı.
Görüşmelerinin tamamlanmasının ardından oylanan CHP Grup önerisi reddedildi.
TBMM Genel Kurulunda Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde (KHK) Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın birinci bölümü kabul edildi.
Birinci bölümde kabul edilen maddelere göre, sanayi işletmelerinin, her yıl hafta tatillerinde çalışabilmek için belediyelerden hafta sonu çalışma ruhsatı alma zorunluluğu kalkacak.
Sanayi Sicili Kanunu'ndaki sanayici tanımı yeniden yapılarak, bilişim teknolojisi ve yazılım üreten işletmeler de bu kanun kapsamına alınıyor.
Yeni kurulan sanayi işletmelerinin takibi ve üretim faaliyetine başlamadan önce yükümlülükleri konusunda bilgilendirilmesi amacıyla ön kayıt sistemi getiriliyor.
Sanayi işletmeleri, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında tutulacak sanayi siciline kaydedilecek, üretim faaliyetine başlamadan önce sanayi siciline ön kayıt yaptıracak. Kayıt işlemleri, elektronik ortamda olacak, beyannamelerin elden veya posta ile gönderme zorunluluğu kaldırılacak.
Sanayi sicilinde kaydı olmadığı tespit edilen sanayi işletmelerine, süresinde sanayi siciline tescil ettirmeyenler için verilen idari para cezası kesilecek.
Sanayi işletmelerinden, faaliyette olup olmadığına bakılmaksızın sanayi siciline kaydolmayıp, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde sanayi siciline kaydolup sanayi sicil belgesi alanlar hariç, bu tarihe kadar kaydolmayanlar hakkında idari para cezası uygulanacak.
İşletmesinde meydana gelen değişiklikleri, verilmesi gereken beyannameleri ve senelik işletme cetvellerini, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce süresi içinde vermeyenlere idari para cezası uygulanmayacak.
İşletmelerin organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yapacakları yatırımlarda yatırım maliyetinin azaltılması amacıyla bu bölgelerde bulunan arsaların tahsisine ilişkin sözleşme ve taahhütnamelerden damga vergisi alınmayacak.
Yine bu bölgelerde bulunan arsaların tahsisi nedeniyle şerhi gerektiren işlemleri, bu arsa ve üzerine inşa edilen binaların tahsis sözleşmeleri uyarınca tahsis edilenlere devir ve tescil işlemleri, bu arsa üzerine inşa edilen binaların cins değişikliği işlemleri, harçlardan muaf olacak.
İşletmelerin bu alanlardaki binaları, emlak vergisinden istisna tutulacak.
Organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binalara daimi olarak emlak vergisi muafiyeti getirildiği için kanunda yer alan benzer mahiyetteki geçici muafiyetler kaldırılacak.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversitelerin ihtisaslaşmasına yönelik çalışmalar yapacak ve bu konuda karar verecek.
Yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş olup sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan yükseköğretim kurumlarınca belirlenen bölüm ve programlarda görevlerinde kalmalarında fayda görülenler, yükseköğretim kurumunun teklifi ve Yükseköğretim Kurulunun onayı ile emeklilik yaş hadlerini doldurdukları tarihten itibaren 75 yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar birer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Sigortalık veya iştirakçilik ilişkisi önceki kadro unvanları esas alınmak suretiyle devam edecek.
Öğretim üyelerinin tabi olduğu yasak, ödev ve sorumluluklar ile disipline ilişkin hükümler bu şekilde çalıştırılanlar hakkında da uygulanacak. Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine YÖK tarafından belirlenecek.
Organize sanayi bölgelerinde kurulan meslek yüksekokullarında öğrenim gören her bir öğrenci için YÖK bütçesine bu amaçla tahsis edilen ödenekten eğitim desteği verilecek.
Bilimsel araştırma projelerine ilişkin ödeneklerin kullandırılmasında, proje kapsamında görevlendirilecek tezli yüksek lisans ve doktora programlarındaki öğrencilere, Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs, Kredi Verilmesine İlişkin Kanun hükümlerine tabi olmaksızın belirlenecek miktarlarda burs verilecek.
Akademisyen milletvekillerinin, milletvekilliğinin sona ermesinin ardından üniversitelerde görev yapmaları halinde özlük haklarına ilişkin düzenleme yapıldı.
Tasarının görüşmeleri ikinci bölüm üzerinden devam ediyor.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
AK Parti Grup başkanvekili Mustafa Elitaş, "Anayasa değişikliğine göre, TBMM'nin uyum maddelerini çıkarılması zaruri hale gelmiştir. 16 Nisan'daki Anayasa değişikliğinin mimari olan iki partinin muhakkak ki anayasa değişikliğine uygun bir İçtüzüğü de birlikte yapmalıdır." dedi.
MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, İstanbul'da yaygınlaşan uyuşturucu kullanımının gençler, aileler ve toplum üzerindeki etkilerine ilişkin gündem dışı söz aldı.
Uyuşturucunun, insanlık için ciddi bir tehdit olduğunu vurgulayan Aksu, kullanımdaki artışa ve kullanım yaşındaki düşüşe işaret etti.
Uyuşturucu kullanımı ile mücadelenin daha kapsamlı olarak yürütülmesi gerektiğini anlatan Aksu, bağımlıların rehabilitasyonu ve topluma kazandırılmasının da büyük önem taşıdığını bildirdi.
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya ise Avrupa Kupaları'nda Türkiye'yi temsil ederek, ilk defa yarı final oynayan Göztepe Spor Kulübü'nün kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yaptığı gündem dışı konuşmada, Göztepe Spor'un elde ettiği başarılarla Anadolu'nun gerçek efsanelerinden olduğunu belirtti.
Geçmişten bugüne kulübe emeği geçen isimleri sayan ve teşekkür eden Kaya, aynı zamanda İzmir Milletvekili olan Başbakan Binali Yıldırım'ın da kentin önüne bir vizyon koyduğunu vurgulayarak, şükranlarını sundu.
Muhalefet partilerinin İzmir milletvekillerinin isimlerini de anarak, Göztepe Spor Kulübü'ne verdikleri destekten dolayı teşekkür eden Kaya, "Göztepe Süper Lige çıkmış, Tüm İzmir kazanmıştır." dedi.
Meclis Başkanvekili Hamzaçebi de Kaya'ya herkesi kucaklayan huzur ve sevgi dolu bir konuşma yaptığı için teşekkür ederek, Göztepe Spor Kulübünü kutladı.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise kayısı üreticilerinin sorunlarıyla ilgili gündem dışı söz alarak, kayısının kentin ekonomik ve sosyal hayatındaki önemine değindi.
Malatyalı kayısı üreticilerinin bu yıl da iklim olayları nedeniyle güçlükler yaşadığını aktaran Ağbaba, kayıplarının önlenmesi yönünde gereken desteği alamadıklarını savundu.
Ağbaba, gereken incelemelerin yapılmasını ve Malatyalıların haklı taleplerinin karşılanmasını istedi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay yerinden yaptığı konuşmada, Manisa'da bir TIR'ın karıştığı trafik kazası sonucunda çevreye sülfürik asit döküldüğünü hatırlatarak, bu kazanın sonuçlarına ilişkin yetkilileri duyarlı olmaya ve gerekli önlemleri almaya çağırdı.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım da konuşmasında Diyarbakır'da bu sabah saatlerinde bir askeri aracın yaşlı bir kadına çarparak, ölümüne neden olduğunu belirtti.
Yıldırım, son günlerde bu tür olayların arttığını, iktidarın sorumluların tespiti ve cezalandırılması konusunda duyarsız kaldığını savundu.
Yıldırım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmadaki Meclis İçtüzüğü'ne ilişkin sözlerini de eleştirerek, bu konuda partilerce ortaya konmamış bir çalışma takviminden bahsetmesinin Meclis iradesine saygısızlık olduğunu ileri sürdü.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de Erdoğan'ın, Meclis İçtüzüğü'ne yönelik çalışmayla ilgili sözlerine değindi.
"Olağanüstü hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameleri görüşmek Meclisin öncelikli işidir." diyen Özel, iktidarın bu işten geri durduğunu, bu yaklaşımı anlamanın mümkün olmadığını bildirdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise Erdoğan'ın Meclis İçtüzüğü'ne ilişkin sözlerinin CHP ve HDP'yi neden rahatsız ettiğini anlayamadığını belirtti.
Elitaş, "TBMM İçtüzüğünün muhakkak değişmesi ve kurallara uygun hale getirilmesi gerekir. 16 Nisan'da bir anayasa değişikliği yaptık. Ona anayasa değişikliğine göre, TBMM'nin uyum maddelerini çıkarılması zaruri hale gelmiştir. 16 Nisan'daki Anayasa değişikliğinin mimari olan iki partinin muhakkak ki anayasa değişikliğine uygun bir İçtüzüğü de birlikte yapmalıdır. gönül ister ki CHP ve HDP bu İçtüzük değişikliğine katkı sağlasınlar." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Yıldırım, İçtüzük tartışmalarına değindi.
Yıldırım, "Kim bize İçtüzük ile ilgili bir teklif getirdi de biz reddettik. Biz hazır bir metni kabul etmeyeceğimizi ifade etmek istiyoruz. Eğer İçtüzük ile ilgili bir değişiklik ihtiyacı hasıl olmuşsa hiçbir koşul sunulmaksınız gelinsin eşit koşullarda ihtiyaç nedir tartışılsın. AKP Genel Başkanı'nın MHP ile mutabakatı var mıdır, ben öğrenmek istiyorum." değerlendirmesinde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Akçay, kürsüden İçtüzük tartışmalarına ilişkin konuşmasında şu görüşlerini paylaştı:
"Gerek anayasa değişikliğinden sonra çıkacak uyum düzenlemeleri gerekse İçtüzük çalışmaları bakımından yapılaması gerektiği hususu Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli tarafından zaten daha evvel hatta bir kaç defa çeşitli vesilelerle açıkça dile getirilmiş bir husustur. Sayın Cumhurbaşkanının Salı günkü ifadeleri aslında Sayın Genel Başkanımızın bu açıklamalarının teyit eden ifadelerdir."
CHP Grup Başkanvekili Özel ise "Meclis İçtüzüğü'ne zinhar katkı vermeyiz" anlayışı içinde bulunmadıklarını ancak anayasa değişikliğine uyum gerekçesiyle değil, daha demokratik, denetim yollarını açan, şeffaf ve muhalefetin sesini kısmayı amaçlamayan kapsamlı bir çalışma için usulüne uygun yapılacak bir davete grup başkanvekilleri düzeyinde katkı vermekten yana olduklarını anlattı.
AK Parti Grup Başkanvekili Elitaş, Meclis'in bugünkü çalışmalarında bir saat 15 dakikanın geride bırakıldığını, AK Parti temsilcilerinin toplam 15 dakika söz aldıklarını, diğer süreyi muhalefet milletvekillerinin kullandığına işaret ederek, "15 yıldır konuşuyoruz; netice belli, icraat yapıyoruz.15 yıldır konuşuyorsunuz, netice belli." ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Özel ise tekrar söz alarak, Elitaş'ın İçtüzük konusundaki tartışmayı, bu sözlerle ve sataşmayla tamamlamasının centilmenliğe aykırı olduğunu ileri sürerek, "Vatandaş sizin ne olduğunuzu görüyor. Bundan sonra da görecek." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, partisinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun hapis cezasına çarptırılması ve tutuklanmasıyla ilgili, "Bu dava, saray rejiminin kendisine hayır diyen milyonlara karşı yürüttüğü bir davadır. Alınan karar etkin olan faşizmin tescilidir. CHP bu faşizmle tüm tarihi boyunca ettiği mücadeleyi bugünden sonra da gösterecektir." dedi.
CHP'li milletvekilleri Genel Kurula verilen aranın ardından salona toplu halde girdi.
Yerinden söz alan CHP Grup Başkanvekili Özel, partisinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun, MİT tırlarının durdurulmasıyla ilgili davada İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince 25 yıl hapis cezasına çarptırılmasını ve tutuklanmasını değerlendirdi.
Özel, Berberoğlu'nun davasında gerçeklerin, halkın haber alma özgürlüğünün ve gazeteciliğin yargılandığını ve had bildirilmek istendiğini söyledi.
Özel, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Milletvekilimiz Enis Berberoğlu hakkında müebbet hapis cezası verilip daha sonra indirimle 25 yıla çevrilmiş ve kendisi daha temyiz aşaması varken Anayasa'nın milletvekillerinin tutuklanmasıyla ilgili güvenceleri ortadayken tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir.
Bütün dünya kamuoyu ve Türkiye kamuoyu biliyor ki bu davanın savcısı da hakimi de müdahili de müdahale edeni de aynı kişidir. Bu dava saray rejiminin kendisine 'hayır' diyen milyonlara karşı yürüttüğü bir davadır. Alınan karar etkin olan faşizmin tescilidir. CHP bu faşizmle tüm tarihi boyunca ettiği mücadeleyi bugünden sonra de gösterecektir. Enis Berberoğlu da halkın seçtiği vekiller de bu saray rejiminin talanına, baskısına ve zulmüne 'hayır' diyen herkes de emin olsun biz güçlüyüz, biz kazanacağız."
Özel'in konuşmasının ardından CHP milletvekilleri toplu olarak Genel Kurul salonundan ayrıldı.
Bu sırada AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ile bazı CHP milletvekilleri arasında sözlü tartışma yaşandı.
Turan'ın, "Meclis çalışacak. İşimizi yapacağız. Dokunulmazlıkları siz kaldırdınız, destek oldunuz." dediği duyuldu.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun MİT tırlarının durdurulmasıyla ilgili davada tutuklanmasına tepki gösteren CHP milletvekillerinin TBMM Genel Kurulunu terk etmesine ilişkin, "Dokunulmazlıklar kaldırılırken 'Evet' diyeceksiniz ondan sonra Meclisi terk edeceksiniz. Bu samimi bir yaklaşım değildir." dedi.
CHP milletvekillerinin TBMM Genel Kurulunu terk etmesinin ardından, TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi, birleşime ara verdi.
Aradan sonra Hamzaçebi'nin bu haftaki bütün nöbetlerini TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın'a devretmesinden dolayı birleşimi Aydın yönetti.
Yerinden söz alan HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun MİT tırlarının durdurulmasıyla ilgili davada tutuklanmasına tepki göstererek, Türkiye'nin 14 aydır siyasi darbeler üzerine, siyasi darbeler yemekte olduğunu ileri sürdü.
Berberoğlu'nun tutuklanmış olmasını amasız, fakatsız şiddetle kınadıklarını belirten Yıldırım, "Enis Berberoğlu'nun tutuklanmış olması 20 Mayıs ve 4 Kasım siyasi darbelerinin devamı niteliğindedir. Bunu grubumuz adına şiddetle kınıyoruz." dedi.
HDP, Danışma Kurulu toplanamadığından, İstanbul Sözleşmesi'nin önündeki engeller ve kadına yönelik şiddete karşı alınması gereken önlemlerin belirlenmesine ilişkin araştırma önergesinin gündeme alınması önerisini Genel Kurula taşıdı.
Partisinin grup önerisi üzerine söz alan HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, her yerde kadınların kazanımlarını silmek ve onlar yokmuş gibi davranılmak istendiğini savundu.
Kerestecioğlu, "Bizler, erkekler tarafından yazılan o tarihi de kendimiz ortaya çıkardık. Bütün bu kazanımları kendimiz elde ettik. Çok büyük kazanımlar elde edildi. Bize format atmak, baskı kurmak ve kazanımlarımızı gasp etmek hiçbir zaman kolay olmayacak." diye konuştu.
MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem, kadına yönelik şiddet konusunda atılması gereken adımların daha sağlıklı atması ve yasanın işletilmesiyle sonuç alınabileceğini belirtti.
Erdem, kadın sığınma evine yerleştirilen kadınların meslek edinmeleri ve oradan çıktıktan sonra istihdamlarının sağlanmasına ilişkin önerge verdiklerini ama bunun her zaman olduğu gibi siyasi refleksle reddedildiğini vurguladı.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ise yargının bir kararından yola çıkarak, ana muhalefet partisinin talihsiz bir söylemine ve ardından Meclis'i terk etmesine şahitlik ettiklerini bildirdi.
Her yargı kararından sonra, siyasal rekabete yargının alet edilmesi, yargı merkezli meseleye bakılmasının ve toplumun bu konuda tahrik edilmesinin çok vahim olduğuna işaret eden Turan, "'yüzde 49' diye ifade ettikleri 'hayır' diyen vatandaşlarımız bizim vatandaşlarımız." dedi.
"Bir yargı kararını, beğenirsiniz beğenmezsiniz yüzde 49'a karşı yapılan bir kararmış gibi düşünmek, değerlendirmek siyasi ahlaktan uzak, siyasi söylemin sorunlu olduğu bir ifadedir diye düşünüyorum." diyen Turan, Meclis'i terk etmenin gerekçesi ne olursa olsun, kabul edilebilir bir yaklaşım olmadığını vurguladı.
Bundan bir sene kadar önce dokunulmazlıkların gündeme geldiğini anımsatan Turan, "Bu kürsüye çıkıp parmak sallayıp, bizim grubumuzu itham edip, 'hepsini kaldırın hodri meydan' diyenler CHP'lilerdi. Dokunulmazlıkları kaldırdık. Oy verdiniz. AK Parti'nin tek başına dokunulmazlıkları kaldırmaya imkanı yok." diye konuştu.
Turan, şöyle devam etti:
"Meclisi terk etmek size görev veren millete haksızlık yapmak demektir. Siyasetçi önce ağzına, diline dikkat edecek. Her türlü söylemi ifade edip, sonra bir daha buraya gelirseniz biz de size yan yan bakarız. Burayı terk etmek milletvekili ruhuyla ve milletin bize verdiği güvenle bağdaşan bir yaklaşım olmaz. Dokunulmazlıklar kaldırılırken, 'Evet' diyeceksiniz ondan sonra Meclisi terk edeceksiniz. Bu samimi bir yaklaşım değildir."
AK Parti Isparta Milletvekili Sait Yüce, AK Parti iktidarının kadın, erkek eşitliği ve kadına şiddetle mücadelede çok büyük yollar katettiğini vurguladı.
Kadına yönelik şiddete ilişkin yasal düzenlemelere değinen Yüce, AK Parti olarak kadına yönelik şiddete "dur" dediklerini kaydetti.
Yüce, "Kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla 2002 ile 2016 yılları arasında şiddet önleme merkezlerinden toplam 91 bin 156 kadın, 7 bin 201 erkek, 27 bin 224 çocuk olmak üzere toplam 125 bin 581 kişinin hizmet almıştır." dedi.
HDP Grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, CHP Grubunun Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarına usulsüz şekilde verildiği iddia edilen kamu ihalelerinin araştırılmasına ilişkin önergesinin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.
Danışma Kurulu toplanamadığından Genel Kurulun onayına sunulan öneri üzerinde söz alan MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan, FETÖ'nün mali kaynağının ayrıntılı olarak ortaya konmasının darbe girişiminin aydınlatılmasındaki önemine işaret etti.
Kaynakları istismar eden tek örgütün FETÖ olmadığını da dile getiren Erdoğan, aynı şekilde PKK, DHKP-C ve benzeri örgütlerin de mali kaynaklarının kurutulması gerektiğini söyledi.
AK Parti Ordu Milletvekili Ergün Taşcı da konuşmasında 2002 yılından sonra yapılan düzenlemeler ile ihalelerle ilgili izlenen yasal yolları anlattı.
İhalelerle ilgili ciddi denetimlerin yapıldığının altını çizen Taşcı, kamudaki harcamaların ihale kanunun denetiminden kaçırıldığı yönündeki iddiaların da gerçeği yansıtmadığını ifade etti.
HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, Mecliste kurulan darbeyi araştırma komisyonunun raporunun en zayıf yanının siyasi sorumluluk ayağının atlanması olduğunu belirtti.
Rapordaki geçiştirmenin haklı soruların ortaya çıkmasını engelleyemeyeceğini dile getiren Sancar, "Açığa alınan ve tutuklanan emniyet mensuplarının, yargı mensuplarının yüzde kaçı hangi iktidar döneminde işe alındı, hangi iktidar döneminde yükseldi, nasıl teşvik gördü?" diye sordu.
Sancar, bu sorular cevaplandırılmadıkça AK Parti iktidarının kendileriyle ilgili ortaya atılan iddialardan kurtulamayacağını söyledi.
AK Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora ise geçmişte FETÖ'nün çeşitli kumpaslarla bazı işadamlarını devre dışı bıraktığını, yerlerine örgüt mensuplarının önünün açılmasını sağladığını kaydetti.
FETÖ ile ilgili yargılama süreçlerinin devam ettiğini hatırlatan Cora, hükümetin terör örgütlerinin mali ayaklarıyla da gerekli mücadeleyi kararlı şekilde sürdürdüğünü vurguladı.
Görüşmelerinin tamamlanmasının ardından oylanan CHP Grup önerisi reddedildi.
TBMM Genel Kurulunda Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde (KHK) Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın birinci bölümü kabul edildi.
Birinci bölümde kabul edilen maddelere göre, sanayi işletmelerinin, her yıl hafta tatillerinde çalışabilmek için belediyelerden hafta sonu çalışma ruhsatı alma zorunluluğu kalkacak.
Sanayi Sicili Kanunu'ndaki sanayici tanımı yeniden yapılarak, bilişim teknolojisi ve yazılım üreten işletmeler de bu kanun kapsamına alınıyor.
Yeni kurulan sanayi işletmelerinin takibi ve üretim faaliyetine başlamadan önce yükümlülükleri konusunda bilgilendirilmesi amacıyla ön kayıt sistemi getiriliyor.
Sanayi işletmeleri, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında tutulacak sanayi siciline kaydedilecek, üretim faaliyetine başlamadan önce sanayi siciline ön kayıt yaptıracak. Kayıt işlemleri, elektronik ortamda olacak, beyannamelerin elden veya posta ile gönderme zorunluluğu kaldırılacak.
Sanayi sicilinde kaydı olmadığı tespit edilen sanayi işletmelerine, süresinde sanayi siciline tescil ettirmeyenler için verilen idari para cezası kesilecek.
Sanayi işletmelerinden, faaliyette olup olmadığına bakılmaksızın sanayi siciline kaydolmayıp, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde sanayi siciline kaydolup sanayi sicil belgesi alanlar hariç, bu tarihe kadar kaydolmayanlar hakkında idari para cezası uygulanacak.
İşletmesinde meydana gelen değişiklikleri, verilmesi gereken beyannameleri ve senelik işletme cetvellerini, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce süresi içinde vermeyenlere idari para cezası uygulanmayacak.
İşletmelerin organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yapacakları yatırımlarda yatırım maliyetinin azaltılması amacıyla bu bölgelerde bulunan arsaların tahsisine ilişkin sözleşme ve taahhütnamelerden damga vergisi alınmayacak.
Yine bu bölgelerde bulunan arsaların tahsisi nedeniyle şerhi gerektiren işlemleri, bu arsa ve üzerine inşa edilen binaların tahsis sözleşmeleri uyarınca tahsis edilenlere devir ve tescil işlemleri, bu arsa üzerine inşa edilen binaların cins değişikliği işlemleri, harçlardan muaf olacak.
İşletmelerin bu alanlardaki binaları, emlak vergisinden istisna tutulacak.
Organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binalara daimi olarak emlak vergisi muafiyeti getirildiği için kanunda yer alan benzer mahiyetteki geçici muafiyetler kaldırılacak.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversitelerin ihtisaslaşmasına yönelik çalışmalar yapacak ve bu konuda karar verecek.
Yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş olup sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan yükseköğretim kurumlarınca belirlenen bölüm ve programlarda görevlerinde kalmalarında fayda görülenler, yükseköğretim kurumunun teklifi ve Yükseköğretim Kurulunun onayı ile emeklilik yaş hadlerini doldurdukları tarihten itibaren 75 yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar birer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Sigortalık veya iştirakçilik ilişkisi önceki kadro unvanları esas alınmak suretiyle devam edecek.
Öğretim üyelerinin tabi olduğu yasak, ödev ve sorumluluklar ile disipline ilişkin hükümler bu şekilde çalıştırılanlar hakkında da uygulanacak. Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine YÖK tarafından belirlenecek.
Organize sanayi bölgelerinde kurulan meslek yüksekokullarında öğrenim gören her bir öğrenci için YÖK bütçesine bu amaçla tahsis edilen ödenekten eğitim desteği verilecek.
Bilimsel araştırma projelerine ilişkin ödeneklerin kullandırılmasında, proje kapsamında görevlendirilecek tezli yüksek lisans ve doktora programlarındaki öğrencilere, Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs, Kredi Verilmesine İlişkin Kanun hükümlerine tabi olmaksızın belirlenecek miktarlarda burs verilecek.
Akademisyen milletvekillerinin, milletvekilliğinin sona ermesinin ardından üniversitelerde görev yapmaları halinde özlük haklarına ilişkin düzenleme yapıldı.
Tasarının görüşmeleri ikinci bölüm üzerinden devam ediyor.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
