2012-02-23 - 12:25
CHP MİLLETVEKİLİ ÖZTÜRK'ÜN BASIN TOPLANTISI?
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, TBMM'de gerçekleştirdiği basın toplantısında, tutuklu milletvekillerinin yasama haklarının ve yasama görevlerinin kullanımının engellenmesi hakkında değerlendirmelerde bulundu.
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, TBMM'de gerçekleştirdiği basın toplantısında, tutuklu milletvekillerinin yasama haklarının ve yasama görevlerinin kullanımının engellenmesi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Seçimlerden bugüne anayasanın bu vekillere tanıdığı yasama yetkisinin kullandırılmadığını söyleyen Öztürk ulusu temsil etme görevlerinin fiilen engellendiğini vurguladı.

Öztürk sözlerinde şunları kaydetti:
"Sayın Başbakan Özel Cumhuriyet Savcılarının Hakan Fidan ve arkadaşlarının soruşturması ile ilgili geçen gün yaptığı açıklamada çok açıkça dedi ki;" Bizim millet karşısında boynumuz kıldan incedir. Millet iradesinin çiğnenmesine karşıyız. Hiçbir zaman seçilmişleri atanmışlara kul etmeyiz." Demek ki Hakan Fidan ve arkadaşları seçilmişler de bizim haberimiz yok."

Böylece bu kişilerin diğer memurlardan farkı olarak seçilmiş oldukları öğrenmiş olduk'' diyen Öztürk, Başbakan'ın bunu söylerken cezaevinde bulunan milletvekillerinin seçilmiş olduklarını hatırlamak istemediğini iddia ederek şöyle devam etti:

''TBMM, salt çoğunluk partisi AK Parti'nin Meclisi değildir. TBMM, AKP'nin çiftliği değildir. Bu çiftliğin ağası da sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan değildir. Cemil Çiçek de bu çiftliğin kahyası değildir. Çiçek, milli iradenin temsilcisi olan TBMM'nin Başkanıdır ve her partinin başkanıdır, sadece AKP'nin başkanı değildir. Çiçek'in temel görevlerinden birisi, TBMM'de ulusu temsil etmekle görevlendirilen milletvekillerinin hakkını, hukukunu çiğnetmemektir, korumaktır. Hakan Fidan ve arkadaşlarının soruşturmadan kurtarılması için TBMM'de bir gecede hem de anayasaya aykırı olarak yasa çıkarılmasına izin veren TBMM Başkanı Çiçek'in bu meclisin üyesi olan vekillerle ilgili haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklu olması konusunda sessiz kalması düşündürücüdür."

Tutuklu milletvekillerinin özlük haklarının verdikleri dilekçe üzerine zorunlu olarak TBMM Başkanlık Divanı'nda ele alındığını belirten Öztürk, bu milletvekillerinin maaşların ödenmediğini, danışmanlarının işe başlatılmadığını, telefonlarının bile kesildiğini ve bu kesintiden -kendi çabaları ile haberdar olunduğunu kaydetti.

Öztürk, ''Meclisi bu kadar haksız hukuksuz şekilde yönetmeye kimsenin hakkı yoktur. Neden bu güne kadar tutuklu milletvekillerinin özlük hakları verilmedi- Hangi yasaya dayanarak hakları engellendi-'' sorularının altını çizdi.

Öztürk sözlerine şöyle devam etti:

"Terörle Mücadele Kisvesiyle; Düzinelerce aydın, gazeteci, milletvekili yargılanmadan hapislere atıldı. Eşi görülmemiş tutuklamalar, medyaya tehdit iklimi,ülkeyi koca bir cezaevine dönüştürdü. Eskiden katleden zihniyet, bugün mapushanelere atarak susturdu ve siyaseti, toplumu; böyle dizayn etti. Siyasi kültür yoksunu politikacılar kadar, gazetecilik etiğini kaybetmiş, parsadan pay kapmak isteyen bazı besleme gazeteciler de bu iktidarın suçuna ortaktır.
İktidar; hergün yeni yasalar getiriyor. Hergün bir yargı reformu, demokratikleşme adımı ve açılım söylemi geliştiriliyor. Bizse pratiğe bakıyoruz. Milletin kaçmayacağına dair kefalet verdiği Milletvekilleri hala tutsak. Bunca Yıla Rağmen Hala Karartılacak Delil Kaldığını Söylemek Bir Skandal. Cezaevindeki Hasta Milletvekilinin Hasta Olduğuna Dair Rapor Veren Doktorları Bile Cezaevine Atan, Hasta Odalarında Baskın Ve Aramalar Yapan Bir Zihniyetin Kini Hiç Bitmeyecek Gibi. Başbakanın da İtiraf Ettiği Gibi Kinini Sürekli Güncelleyen Bu Kadroların; İntikam Almadan Muhalifleri, Milletvekili arkadaşlarımızı Salıvermeyeceği Ve Ağır Bedeller Ödetmeye Yeminli Olduğu Açıktır. " (12:25)