2017-05-16 - 15:45
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) seçiminin ikinci turunda; Yaşar Şimşek, Mehmet Ademoğlu, Alp Arslan, Cafer Ergen, Ali Cengiz Köseoğlu, Songül Yazar ve Hamit Kocabey, HSK üyeleri olarak seçildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı.
Hamzaçebi, birleşimi açtıktan sonra yaptığı kısa konuşmada, bugünün, eski CHP Milletvekillerinden Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun ölümünün 3. yılı olduğunu anımsatarak, "Aslanoğlu, Parlamentoda birlikte görev yaptığımız, çok değerli arkadaşımızdı, örnek bir siyasetçiydi. Onun siyaset anlayışını iki kelimeyle iyilik ve hizmet olarak özetleyebiliriz. Kendisini rahmetle anıyorum, mekanı cennet olsun." dedi.
AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, Aile Haftası nedeniyle yaptığı gündemdışı konuşmada, yaklaşık bir yıl önce çalışmasını tamamlayan, kendisinin başkanlığını yaptığı, Aile Bütünlüğünü Olumsuz Etkileyen Unsurlar İle Boşanma Olaylarının Araştırılması ve Aile Kurumunun Güçlendirilmesi İçin Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonunun çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Ailenin yaşadığı sorunların, sadece boşanmanın neden ve sonuçları ile sınırlanamayacağını belirten Keşir, boşanmaların son dönemde azaldığını vurguladı. Ayşe Keşir, konuşmasında aile kavramının önemi üzerinde durdu.
CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi hasta tutuklular; HDP Van Milletvekili Lezgin Botan da Kürt diliyle ilgili gündemdışı konuştu.
TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi, tarihçilikleri kendilerinden menkul birtakım kişilerin Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik saldırılarını şiddetle kınadıklarını belirterek, "Atatürk, Cumhuriyet'i ilan eden, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu değerlerini borçlu olduğumuz önder ve liderdir." dedi.
TBMM Genel Kurulunda milletvekilleri, Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik çirkin ifade ve hakaretlere tepki gösterdi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Atatürk'e yönelik çirkin ifade kullanılmasını kabul edemeyeceklerini belirterek, "Atatürk'e dil uzatan, hakaret ve küfre kadar uzanan, kahpelik ve alçaklığa yeltenenler olsa olsa meczuptur, sapıktır, nankördür. Asıl sorgulanması gereken, bu cüreti nereden aldıklarıdır. İktidar partisinin bu konudaki kimi uygulamalarının, bu tür eylemlere zemin hazırladığının da üzülerek altını çizmek zorundayım. İktidar partisine düşen görev, bu meczuplara bu ortamı sağlamamaktır." diye konuştu.
Altay, "örnek insan, Atatürk ve bayrak sevdalısı, tanıdığı en çalışkan, en dürüst ve en ahlaklı siyaset adamı" olarak nitelendirdiği eski CHP Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nu, ölümünün 3. yılında CHP Grubu olarak özlemle, şükranla ve rahmet andıklarını söyledi.
Cumhuriyet gazetesi internet sitesi yayın yönetmeni Oğuz Güven'in tutuklanmasını, yargı garabeti olarak gördüklerini ifade eden Altay, "Anamuhafelet partisinin genel başkan yardımcısını kasten ve taammüden kurşun sıkmak suretiyle öldürmeye teşebbüs eden bir caninin dün tahliye edildiği düşünüldüğünde demek ki bu ülkede hapse girmek için gazeteci, tahliye olmak için de siyasetçiye kurşun atan olmak gerekiyor. Bunu kabul edemeyiz. Bu, yargının iktidarın sopası haline dönüştüğünün örneğidir. Şiddetle protesto ediyoruz." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs'ta Samsun'a çıkarak, Anadolu ve Rumeli'deki milli mücadale iradesini örgütlediğini ve buradan yeni bir devletin inşasının yolunu açtığını söyleyerek, "Zaman zaman birtakım tuhaf insanların, meczupların kerameti kendinden menkul iddialarla, dedikoduya yaslanan beyan ve hezeyanlarını daha önce de reddettiğimiz gibi şimdi de reddediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Bostancı, Aslanoğlu'nu, ölümünün 3. yılında rahmet ve minnetle andıklarını söyledi.
TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi, tarihçilikleri kendilerinden menkul birtakım kişilerin Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik saldırılarını şiddetle kınadığını söyledi.
Hamzaçebi, "Mustafa Kemal Atatürk, dağılan imparatorluğun ardından, imparatorluğun küllerinden Anadolu'da yeni bir devleti, Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmanın mücadelesi olan Kurtuluş Savaşı'nı başlatan, bunu başarıya ulaştıran, Cumhuriyet'i ilan eden, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu değerlerini borçlu olduğumuz bir önderdir ve liderdir." ifadesini kullandı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da konuşmasında, 19 Mayıs 1919'da kurtuluş mücadelesini başlatan Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, milli mücadelenin tüm kahramanlarını rahmet, minnet ve şükranla andığını belirtti. Akçay, eski CHP milletvekillerinden Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nu da ölümünün 3. yılında rahmetle yad ettiğini söyledi.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu ise HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın 194 gündür tutuklu olduğunu ifade etti.
Bugün Genel Kurulda yapılacak HSK seçimlerinin, kendileri ve referandumda hayır oyu verenler için hiçbir değerinin olmadığını iddia eden Kerestecioğlu, Cumhuriyet gazetesi internet sitesi yayın yönetmeni Oğuz Güven'in tutuklanmasının, Türkiye'de ifade ve basın özgürlüğü ile yargının ne durumda olduğunu gösterdiğini savundu.
HDP'nin, Şırnak'ın Silopi ilçesinde, 4 Mayıs'ta zırhlı aracın bir evin duvarını yıkması sonucu meydana gelen ölüm olayının araştırılmasına ilişkinin önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda, partisinin grup önerisi üzerine söz alan HDP Şırnak Milletvekili Aycan İrmez, çocukların yataklarında uyurken bile güvende olmadıklarını savunarak, Muhammet ve Furkan Yıldırım kardeşlerin, zırhlı aracın evlerine girmesi sonucu yaşamlarını yitirdiklerini hatırlattı.
Olayın üstünün örtülmek istendiğini ve olaya karışan polis memurunun kimliğinin gizlendiğini savunan İrmez, zırhlı aracın dar bir sokak olan olay yerinde neden yüksek süratle kullanıldığı sorusuna cevap aradıklarını dile getirdi. İrmez, olayın sorumlularının tespit edilmesinin ve aydınlatılmasının, Meclisin boynunun borcu olduğunu kaydetti.
TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi, olayın aydınlatılmasını yürekten istediğini belirterek, yaşamını yitiren iki kardeşe rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.
AK Parti Konya Milletvekili Abdullah Ağralı ise teknik bir arıza nedeniyle zırhlı aracın kontrolünün kaybedildiğini ve olayın meydana geldiğini aktardı. Olayın, kendilerini son derece üzdüğünü dile getiren Ağralı, şoför polis memurunun alkollü olduğu iddiasının ise gerçeği yansıtmadığını belirtti. Olaya ilişkin adli ve idari soruşturmanın devam ettiğini dile getiren Ağralı, polis memurunun ise tutuklandığını söyledi. Bu acı olay üzerinde siyaset yapmayı doğru bulmadığını belirten Ağralı, burada ailenin acısının paylaşılıp her türlü desteğin verilmesi gerektiğini söyledi.
CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre de Türkiye'de çocuklar açısından belki de en kötü dönemin yaşandığını ileri sürdü. OHAL'in ne zaman biteceğine dair kimsenin bilgi sahibi olmadığını savunan Emre, "gelecekte AK Parti dönemi denilince adaletsizlik ve haksızlığın akla geleceğini" iddia etti.
MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan ise söz konusu olayda yaşamlarını yitiren iki kardeşe Allah'tan rahmet, ailesine sabır dileğinde bulunarak, bir daha böyle olaylar yaşanmamasını temenni ettiklerini söyledi. Zırhlı araç sürücüsü polis memurunun alkollü olmasının düşünülemeyeceğini dile getiren Erdoğan, olayla ilgili olarak Emniyet Genel Müdürlüğünce idari soruşturma başlatıldığını, adli soruşturmanın da sürdüğünü aktardı. Erdoğan, güvenlik güçlerinin, operasyonlar sırasında sivillerin zarar görmemesi konusunda son derece hassas olduğunu kaydetti.
Konuşmaların ardından oylanan HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Atatürk ve ailesine yönelik hakaretlere ilişkin, "Böyle ipe sapa gelmez lafları fazlasıyla ciddiye almayı doğru bulmam. Önemli olan topluma, tartışılan bu konuya ilişkin siyasi partilerin nerede durduğu ve meseleye nasıl baktığına ilişkin bilgi vermektir." dedi.
CHP, Danışma Kurulu toplanamadığı için "Tarihçi, yazar unvanlarıyla Atatürk ve aile bireylerine nefretle saldıranların, üniversite gençlerine yol gösterici olarak konferanslarda ve kamplarda yer almasının" araştırılmasına ilişkin önerisini, Genel Kurul gündemine Grup önerisi olarak getirdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bostancı, bazı kişilerin, insanların dikkatini çekebilecek laflar ederek popüler olabildiğini ifade ederek, "Tarihçiliğin böyle bir boyutu var. Ciddi tarihçiler önemli çalışmalar yaparlar ama ismi zikredilen kişiler tarihçilikle ve onun yöntemiyle alakası olmayan, son derece meczupça, dedikodu ve söylenti kabilinden birtakım tuhaf ve kesinlikle tarihi bilgilerle ters düşen ama kendilerine negatif manada 5 dakika şöhret sağlayacak sözlerle, Atatürk, annesi ve çevresi için bu tür laflar ettiler." diye konuştu.
Bu kişilere karşı başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım olmak üzere, siyasi partilerin genel başkanlarının ve herkesin tepki verdiğini ifade eden Bostancı, savcıların da konuyla ilgili gereken soruşturmayı yaptığını söyledi.
Naci Bostancı, şöyle konuştu:
"Bunun ötesinde, bu işe toplumsal nümayiş karakteri kazandırmak, o kişileri fazla önemsemek ve negatif yönden de onların şöhretlerine katkı sağlamak gibi olumsuz bir etki de doğurabilir diye düşünüyorum. Hakkaniyet ve adalet duygusu çerçevesinde ve bilimsel yöntemleri de esas almak kaydıyla, elbette yakın tarihe ilişkin eleştiri yapılabilir ve insanlar üzerinde konuşulabilir. Ama böyle ipe sapa gelmez lafları fazlasıyla ciddiye almayı doğru bulmam. Önemli olan topluma, tartışılan bu konuya ilişkin siyasi partilerin nerede durduğu ve meseleye nasıl baktığına ilişkin bilgi vermektir. Bu bilgi de verilmiştir."
Grup önerisi aleyhinde söz alan AK Parti Karabük Milletvekili Burhanettin Uysal, Türkiye'nin Avrupa'nın en genç ülkelerinden biri olduğuna işaret etti.
Uysal, gençlerin, insanlığın gelecek umutları olduğunu, gençleri geleceğe hazırlamanın hükümetin en önemli görevi olduğunu söyledi.
Atatürk'e ve ailesine yapılan saldırıyı şiddetle kınadıklarını ifade eden Burhanettin Uysal, şöyle devam etti:
"O gün Kredi Yurtlara davet edilen şahıslar bu suçları işlememişlerdi, suçlu değillerdi. Siz de bir konferans verdireceğiniz zaman birinden temiz kağıdı isteseniz bile o gün için o temiz kağıdını verebilecek konumdaydılar. Bunu AK Parti iktidarının bilinçli şekilde yaptığını söylerseniz haksızlık yapmış olursunuz. Atatürk, ailesi ve kızları sizin sahip çıktığınız kadar bizim de ortak değerimizdir. O yurtlarda yetişen çocuklar sadece sizlerin değil hepimizin çocukları ve geleceğimizdir. İş yargıya intikal etmiştir. Bundan sonra yargı kararıyla bu konferanslara çağrılan kişiler suçlu bulunup, Atatürk aleyhine suç işledikleri tespit edildikten sonra Kredi ve Yurtlar Kurumu, eğer bu şahısları, öğrencileri bilgilendirmek adına davet ediyorsa araştırma önergesini o zaman verirsiniz."
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Atatürk'ün CHP'nin değil herkesin olduğunu dile getirerek, "Ama saygı ayrı bir şeydir. İnsan tanımadığına saygı gösterirken böyle büyük lidere saygısızlığı meşru görmeyi, kararı mahkemeye bırakmayı yüce milletin vicdanına havale ediyorum. Milyonlarca insanın gözüne baka baka biri Atatürk'e küfür edecek, AK Parti milletvekili, 'Yargı karar versin' diyecek. Böyle bir konuda yargı kararına gerek yoktur." ifadelerini kullandı.
CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, tarihleri, kültürleri, bayrakları gibi Atatürk ve ondan önceki liderlerin de kendileri için kutsal değerler olduğunu söyledi.
TBMM'yi, Atatürk'e karşı yapılan saldırıyı araştırmaya, karşı koymaya ve bu saldırıları sonlandırmaya çağıran Özkan, "Eğer yüreği, vicdanı olan ve bu ulusun bugün geldiği yeri şanla, şerefle, gururla taşıyan ve vicdanları olan insanlar o gün ile bugün arasındaki kıyaslamada Mustafa Kemal'i küfür edilecekler, annesini hakaret edilecekler, manevi evlatlarını hakaret edilecekler, çocuklarını, onu karalayacaklar listesine koyuyorlarsa bırakalım gök kubbe yıkılsın, bırakalım biz nefes almayalım, çünkü o zaman bizde vefa yoktur. Vefanın olmadığı yerde vicdan da bulunmaz." şeklinde konuştu.
MHP Osmaniye Milletvekili Ruhi Ersoy da "Türkiye'nin bir bütün halinde, yeniden büyük Türk milleti ailesi olduğunu ve tüm unsurlarıyla beraber öznesinin millet, yükleminin demokrasi, nesnesinin devlet olduğu gerçeğinden rahatsız olanlar Atatürk'ü tartışma zeminine çekerek, bu hakikati örtmeye mi çalışıyorlar?" diye sordu.
Konuşmaların ardından CHP'nin Grup önerisi kabul edilmedi.
Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, yarın TBMM Genel Kurulunda görüşülecek.
Genel Kurulda, AK Parti'nin çalışma saatleri ve gündeme ilişkin grup önerisi görüşüldü.
Partisinin grup önerisi üzerine söz alan İstanbul Milletvekili Mehmet Doğan Kubat, Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin, gündemin birinci sırasına alınmasının önerildiğini aktardı. Kubat, temel kanun olarak görüşülmesini istedikleri teklifin görüşmelerinin yarın tamamlanmasının öngörüldüğünü dile getirdi.
Mehmet Doğan Kubat, grup önerisinde, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyelerinin seçiminin ise bugün yapılmasının önerildiğini söyledi.
HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, kuvvetler ayrılığı yerine, kuvvetlerin iç içe girdiği bir düzenlemenin ilk etkisinin bugünkü HSK üyelerinin seçiminde görüleceğini savundu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, TBMM'nin en temel işi olan denetim işinden koparıldığını ileri sürdü. Ekonominin doğru yönetilmediğini savunan Altay, bu olmadığı için sürekli af çıkarıldığını iddia etti.
Yeni sistemde, Bakanlar Kurulu üyelerinin Mecliste bulunmayacağını anımsatan Altay, hükümet için TBMM'nin bir teferruattan ibaret olduğunu savundu.
Engin Altay, Türkiye'nin Ege'deki bazı adalarının Yunanistan tarafından işgal edildiği iddiası ile Suriye'deki gelişmelere ilişkin Mecliste bilgi verilmesini de talep ettiklerini söyledi.
TBMM FETÖ'nün Darbe Girişimini Araştırma Komisyonunun, çalışmalarını tamamlamasının üzerinden 5 ay geçmesine karşın raporunu hala açıklamadığını da gündeme getiren Altay, HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın tutuklu yargılanmasını da eleştirdi.
İstanbul Valiliğinin, Beşiktaş Belediyesince yapılması öngörülen 19 Mayıs etkinliklerini yasakladığını belirten Altay, İstanbul'da daha önce yapılan birtakım etkinliklerin ise valilikçe yasaklanmadığını söyledi. Altay, "Bu yanlış karardan bir an önce dönülmesini" isteyerek, hükümetin konuya müdahale etmesini istedi. Türkiye'nin kamplaştırılmamasını isteyen Altay, sağduyu çağrısında bulundu.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, Meclis camisinin yıkılmasının gündemde olup olmadığı ve yeniden ibadete açılıp açılmayacağı sorusunu yöneltti.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, siyasi rekabetle kamplaşmanın birbirine karıştırılmaması gerektiğini belirtti.
Konuşmaların ardından oylanan AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, Hakimler ve Savcılar Kuruluna (HSK) üyelik seçimi başladı.
Genel Kurulda gizli yapılacak HSK seçiminde, birinci oylamada üye tam sayısının 3'te 2 çoğunluğu (367) aranacak. Seçimin sonuçlandırılmaması halinde ikinci oylama yapılacak ve bu turda, üye tam sayısının 5'te 3 çoğunluğuna (330) bakılacak.
Bu turda da sonuç alınamaması halinde, üçüncü oylamada yine üye tam sayısının 5'te 3 çoğunluğu (330) aranacak. HSK üyelerinin üçüncü oylamada da belirlenememesi durumunda, bu turda en çok oyu alan 2 aday arasından ad çekme usulüyle üye belirleme işlemi tamamlanacak.
Toplam 13 üyeden oluşacak ve 2 daire halinde çalışacak HSK üyelikleri için, TBMM Anayasa ve Adalet komisyonları üyelerinden kurulu Karma Komisyonda, üyelik için TBMM Başkanlığına başvuran 83 aday adayı arasından 21 aday belirlenmişti.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
Hamzaçebi, birleşimi açtıktan sonra yaptığı kısa konuşmada, bugünün, eski CHP Milletvekillerinden Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun ölümünün 3. yılı olduğunu anımsatarak, "Aslanoğlu, Parlamentoda birlikte görev yaptığımız, çok değerli arkadaşımızdı, örnek bir siyasetçiydi. Onun siyaset anlayışını iki kelimeyle iyilik ve hizmet olarak özetleyebiliriz. Kendisini rahmetle anıyorum, mekanı cennet olsun." dedi.
AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, Aile Haftası nedeniyle yaptığı gündemdışı konuşmada, yaklaşık bir yıl önce çalışmasını tamamlayan, kendisinin başkanlığını yaptığı, Aile Bütünlüğünü Olumsuz Etkileyen Unsurlar İle Boşanma Olaylarının Araştırılması ve Aile Kurumunun Güçlendirilmesi İçin Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonunun çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Ailenin yaşadığı sorunların, sadece boşanmanın neden ve sonuçları ile sınırlanamayacağını belirten Keşir, boşanmaların son dönemde azaldığını vurguladı. Ayşe Keşir, konuşmasında aile kavramının önemi üzerinde durdu.
CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi hasta tutuklular; HDP Van Milletvekili Lezgin Botan da Kürt diliyle ilgili gündemdışı konuştu.
TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi, tarihçilikleri kendilerinden menkul birtakım kişilerin Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik saldırılarını şiddetle kınadıklarını belirterek, "Atatürk, Cumhuriyet'i ilan eden, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu değerlerini borçlu olduğumuz önder ve liderdir." dedi.
TBMM Genel Kurulunda milletvekilleri, Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik çirkin ifade ve hakaretlere tepki gösterdi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Atatürk'e yönelik çirkin ifade kullanılmasını kabul edemeyeceklerini belirterek, "Atatürk'e dil uzatan, hakaret ve küfre kadar uzanan, kahpelik ve alçaklığa yeltenenler olsa olsa meczuptur, sapıktır, nankördür. Asıl sorgulanması gereken, bu cüreti nereden aldıklarıdır. İktidar partisinin bu konudaki kimi uygulamalarının, bu tür eylemlere zemin hazırladığının da üzülerek altını çizmek zorundayım. İktidar partisine düşen görev, bu meczuplara bu ortamı sağlamamaktır." diye konuştu.
Altay, "örnek insan, Atatürk ve bayrak sevdalısı, tanıdığı en çalışkan, en dürüst ve en ahlaklı siyaset adamı" olarak nitelendirdiği eski CHP Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nu, ölümünün 3. yılında CHP Grubu olarak özlemle, şükranla ve rahmet andıklarını söyledi.
Cumhuriyet gazetesi internet sitesi yayın yönetmeni Oğuz Güven'in tutuklanmasını, yargı garabeti olarak gördüklerini ifade eden Altay, "Anamuhafelet partisinin genel başkan yardımcısını kasten ve taammüden kurşun sıkmak suretiyle öldürmeye teşebbüs eden bir caninin dün tahliye edildiği düşünüldüğünde demek ki bu ülkede hapse girmek için gazeteci, tahliye olmak için de siyasetçiye kurşun atan olmak gerekiyor. Bunu kabul edemeyiz. Bu, yargının iktidarın sopası haline dönüştüğünün örneğidir. Şiddetle protesto ediyoruz." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs'ta Samsun'a çıkarak, Anadolu ve Rumeli'deki milli mücadale iradesini örgütlediğini ve buradan yeni bir devletin inşasının yolunu açtığını söyleyerek, "Zaman zaman birtakım tuhaf insanların, meczupların kerameti kendinden menkul iddialarla, dedikoduya yaslanan beyan ve hezeyanlarını daha önce de reddettiğimiz gibi şimdi de reddediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Bostancı, Aslanoğlu'nu, ölümünün 3. yılında rahmet ve minnetle andıklarını söyledi.
TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi, tarihçilikleri kendilerinden menkul birtakım kişilerin Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik saldırılarını şiddetle kınadığını söyledi.
Hamzaçebi, "Mustafa Kemal Atatürk, dağılan imparatorluğun ardından, imparatorluğun küllerinden Anadolu'da yeni bir devleti, Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmanın mücadelesi olan Kurtuluş Savaşı'nı başlatan, bunu başarıya ulaştıran, Cumhuriyet'i ilan eden, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu değerlerini borçlu olduğumuz bir önderdir ve liderdir." ifadesini kullandı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da konuşmasında, 19 Mayıs 1919'da kurtuluş mücadelesini başlatan Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, milli mücadelenin tüm kahramanlarını rahmet, minnet ve şükranla andığını belirtti. Akçay, eski CHP milletvekillerinden Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nu da ölümünün 3. yılında rahmetle yad ettiğini söyledi.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu ise HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın 194 gündür tutuklu olduğunu ifade etti.
Bugün Genel Kurulda yapılacak HSK seçimlerinin, kendileri ve referandumda hayır oyu verenler için hiçbir değerinin olmadığını iddia eden Kerestecioğlu, Cumhuriyet gazetesi internet sitesi yayın yönetmeni Oğuz Güven'in tutuklanmasının, Türkiye'de ifade ve basın özgürlüğü ile yargının ne durumda olduğunu gösterdiğini savundu.
HDP'nin, Şırnak'ın Silopi ilçesinde, 4 Mayıs'ta zırhlı aracın bir evin duvarını yıkması sonucu meydana gelen ölüm olayının araştırılmasına ilişkinin önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda, partisinin grup önerisi üzerine söz alan HDP Şırnak Milletvekili Aycan İrmez, çocukların yataklarında uyurken bile güvende olmadıklarını savunarak, Muhammet ve Furkan Yıldırım kardeşlerin, zırhlı aracın evlerine girmesi sonucu yaşamlarını yitirdiklerini hatırlattı.
Olayın üstünün örtülmek istendiğini ve olaya karışan polis memurunun kimliğinin gizlendiğini savunan İrmez, zırhlı aracın dar bir sokak olan olay yerinde neden yüksek süratle kullanıldığı sorusuna cevap aradıklarını dile getirdi. İrmez, olayın sorumlularının tespit edilmesinin ve aydınlatılmasının, Meclisin boynunun borcu olduğunu kaydetti.
TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi, olayın aydınlatılmasını yürekten istediğini belirterek, yaşamını yitiren iki kardeşe rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.
AK Parti Konya Milletvekili Abdullah Ağralı ise teknik bir arıza nedeniyle zırhlı aracın kontrolünün kaybedildiğini ve olayın meydana geldiğini aktardı. Olayın, kendilerini son derece üzdüğünü dile getiren Ağralı, şoför polis memurunun alkollü olduğu iddiasının ise gerçeği yansıtmadığını belirtti. Olaya ilişkin adli ve idari soruşturmanın devam ettiğini dile getiren Ağralı, polis memurunun ise tutuklandığını söyledi. Bu acı olay üzerinde siyaset yapmayı doğru bulmadığını belirten Ağralı, burada ailenin acısının paylaşılıp her türlü desteğin verilmesi gerektiğini söyledi.
CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre de Türkiye'de çocuklar açısından belki de en kötü dönemin yaşandığını ileri sürdü. OHAL'in ne zaman biteceğine dair kimsenin bilgi sahibi olmadığını savunan Emre, "gelecekte AK Parti dönemi denilince adaletsizlik ve haksızlığın akla geleceğini" iddia etti.
MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan ise söz konusu olayda yaşamlarını yitiren iki kardeşe Allah'tan rahmet, ailesine sabır dileğinde bulunarak, bir daha böyle olaylar yaşanmamasını temenni ettiklerini söyledi. Zırhlı araç sürücüsü polis memurunun alkollü olmasının düşünülemeyeceğini dile getiren Erdoğan, olayla ilgili olarak Emniyet Genel Müdürlüğünce idari soruşturma başlatıldığını, adli soruşturmanın da sürdüğünü aktardı. Erdoğan, güvenlik güçlerinin, operasyonlar sırasında sivillerin zarar görmemesi konusunda son derece hassas olduğunu kaydetti.
Konuşmaların ardından oylanan HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Atatürk ve ailesine yönelik hakaretlere ilişkin, "Böyle ipe sapa gelmez lafları fazlasıyla ciddiye almayı doğru bulmam. Önemli olan topluma, tartışılan bu konuya ilişkin siyasi partilerin nerede durduğu ve meseleye nasıl baktığına ilişkin bilgi vermektir." dedi.
CHP, Danışma Kurulu toplanamadığı için "Tarihçi, yazar unvanlarıyla Atatürk ve aile bireylerine nefretle saldıranların, üniversite gençlerine yol gösterici olarak konferanslarda ve kamplarda yer almasının" araştırılmasına ilişkin önerisini, Genel Kurul gündemine Grup önerisi olarak getirdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bostancı, bazı kişilerin, insanların dikkatini çekebilecek laflar ederek popüler olabildiğini ifade ederek, "Tarihçiliğin böyle bir boyutu var. Ciddi tarihçiler önemli çalışmalar yaparlar ama ismi zikredilen kişiler tarihçilikle ve onun yöntemiyle alakası olmayan, son derece meczupça, dedikodu ve söylenti kabilinden birtakım tuhaf ve kesinlikle tarihi bilgilerle ters düşen ama kendilerine negatif manada 5 dakika şöhret sağlayacak sözlerle, Atatürk, annesi ve çevresi için bu tür laflar ettiler." diye konuştu.
Bu kişilere karşı başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım olmak üzere, siyasi partilerin genel başkanlarının ve herkesin tepki verdiğini ifade eden Bostancı, savcıların da konuyla ilgili gereken soruşturmayı yaptığını söyledi.
Naci Bostancı, şöyle konuştu:
"Bunun ötesinde, bu işe toplumsal nümayiş karakteri kazandırmak, o kişileri fazla önemsemek ve negatif yönden de onların şöhretlerine katkı sağlamak gibi olumsuz bir etki de doğurabilir diye düşünüyorum. Hakkaniyet ve adalet duygusu çerçevesinde ve bilimsel yöntemleri de esas almak kaydıyla, elbette yakın tarihe ilişkin eleştiri yapılabilir ve insanlar üzerinde konuşulabilir. Ama böyle ipe sapa gelmez lafları fazlasıyla ciddiye almayı doğru bulmam. Önemli olan topluma, tartışılan bu konuya ilişkin siyasi partilerin nerede durduğu ve meseleye nasıl baktığına ilişkin bilgi vermektir. Bu bilgi de verilmiştir."
Grup önerisi aleyhinde söz alan AK Parti Karabük Milletvekili Burhanettin Uysal, Türkiye'nin Avrupa'nın en genç ülkelerinden biri olduğuna işaret etti.
Uysal, gençlerin, insanlığın gelecek umutları olduğunu, gençleri geleceğe hazırlamanın hükümetin en önemli görevi olduğunu söyledi.
Atatürk'e ve ailesine yapılan saldırıyı şiddetle kınadıklarını ifade eden Burhanettin Uysal, şöyle devam etti:
"O gün Kredi Yurtlara davet edilen şahıslar bu suçları işlememişlerdi, suçlu değillerdi. Siz de bir konferans verdireceğiniz zaman birinden temiz kağıdı isteseniz bile o gün için o temiz kağıdını verebilecek konumdaydılar. Bunu AK Parti iktidarının bilinçli şekilde yaptığını söylerseniz haksızlık yapmış olursunuz. Atatürk, ailesi ve kızları sizin sahip çıktığınız kadar bizim de ortak değerimizdir. O yurtlarda yetişen çocuklar sadece sizlerin değil hepimizin çocukları ve geleceğimizdir. İş yargıya intikal etmiştir. Bundan sonra yargı kararıyla bu konferanslara çağrılan kişiler suçlu bulunup, Atatürk aleyhine suç işledikleri tespit edildikten sonra Kredi ve Yurtlar Kurumu, eğer bu şahısları, öğrencileri bilgilendirmek adına davet ediyorsa araştırma önergesini o zaman verirsiniz."
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Atatürk'ün CHP'nin değil herkesin olduğunu dile getirerek, "Ama saygı ayrı bir şeydir. İnsan tanımadığına saygı gösterirken böyle büyük lidere saygısızlığı meşru görmeyi, kararı mahkemeye bırakmayı yüce milletin vicdanına havale ediyorum. Milyonlarca insanın gözüne baka baka biri Atatürk'e küfür edecek, AK Parti milletvekili, 'Yargı karar versin' diyecek. Böyle bir konuda yargı kararına gerek yoktur." ifadelerini kullandı.
CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, tarihleri, kültürleri, bayrakları gibi Atatürk ve ondan önceki liderlerin de kendileri için kutsal değerler olduğunu söyledi.
TBMM'yi, Atatürk'e karşı yapılan saldırıyı araştırmaya, karşı koymaya ve bu saldırıları sonlandırmaya çağıran Özkan, "Eğer yüreği, vicdanı olan ve bu ulusun bugün geldiği yeri şanla, şerefle, gururla taşıyan ve vicdanları olan insanlar o gün ile bugün arasındaki kıyaslamada Mustafa Kemal'i küfür edilecekler, annesini hakaret edilecekler, manevi evlatlarını hakaret edilecekler, çocuklarını, onu karalayacaklar listesine koyuyorlarsa bırakalım gök kubbe yıkılsın, bırakalım biz nefes almayalım, çünkü o zaman bizde vefa yoktur. Vefanın olmadığı yerde vicdan da bulunmaz." şeklinde konuştu.
MHP Osmaniye Milletvekili Ruhi Ersoy da "Türkiye'nin bir bütün halinde, yeniden büyük Türk milleti ailesi olduğunu ve tüm unsurlarıyla beraber öznesinin millet, yükleminin demokrasi, nesnesinin devlet olduğu gerçeğinden rahatsız olanlar Atatürk'ü tartışma zeminine çekerek, bu hakikati örtmeye mi çalışıyorlar?" diye sordu.
Konuşmaların ardından CHP'nin Grup önerisi kabul edilmedi.
Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, yarın TBMM Genel Kurulunda görüşülecek.
Genel Kurulda, AK Parti'nin çalışma saatleri ve gündeme ilişkin grup önerisi görüşüldü.
Partisinin grup önerisi üzerine söz alan İstanbul Milletvekili Mehmet Doğan Kubat, Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin, gündemin birinci sırasına alınmasının önerildiğini aktardı. Kubat, temel kanun olarak görüşülmesini istedikleri teklifin görüşmelerinin yarın tamamlanmasının öngörüldüğünü dile getirdi.
Mehmet Doğan Kubat, grup önerisinde, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyelerinin seçiminin ise bugün yapılmasının önerildiğini söyledi.
HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, kuvvetler ayrılığı yerine, kuvvetlerin iç içe girdiği bir düzenlemenin ilk etkisinin bugünkü HSK üyelerinin seçiminde görüleceğini savundu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, TBMM'nin en temel işi olan denetim işinden koparıldığını ileri sürdü. Ekonominin doğru yönetilmediğini savunan Altay, bu olmadığı için sürekli af çıkarıldığını iddia etti.
Yeni sistemde, Bakanlar Kurulu üyelerinin Mecliste bulunmayacağını anımsatan Altay, hükümet için TBMM'nin bir teferruattan ibaret olduğunu savundu.
Engin Altay, Türkiye'nin Ege'deki bazı adalarının Yunanistan tarafından işgal edildiği iddiası ile Suriye'deki gelişmelere ilişkin Mecliste bilgi verilmesini de talep ettiklerini söyledi.
TBMM FETÖ'nün Darbe Girişimini Araştırma Komisyonunun, çalışmalarını tamamlamasının üzerinden 5 ay geçmesine karşın raporunu hala açıklamadığını da gündeme getiren Altay, HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın tutuklu yargılanmasını da eleştirdi.
İstanbul Valiliğinin, Beşiktaş Belediyesince yapılması öngörülen 19 Mayıs etkinliklerini yasakladığını belirten Altay, İstanbul'da daha önce yapılan birtakım etkinliklerin ise valilikçe yasaklanmadığını söyledi. Altay, "Bu yanlış karardan bir an önce dönülmesini" isteyerek, hükümetin konuya müdahale etmesini istedi. Türkiye'nin kamplaştırılmamasını isteyen Altay, sağduyu çağrısında bulundu.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, Meclis camisinin yıkılmasının gündemde olup olmadığı ve yeniden ibadete açılıp açılmayacağı sorusunu yöneltti.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, siyasi rekabetle kamplaşmanın birbirine karıştırılmaması gerektiğini belirtti.
Konuşmaların ardından oylanan AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, Hakimler ve Savcılar Kuruluna (HSK) üyelik seçimi başladı.
Genel Kurulda gizli yapılacak HSK seçiminde, birinci oylamada üye tam sayısının 3'te 2 çoğunluğu (367) aranacak. Seçimin sonuçlandırılmaması halinde ikinci oylama yapılacak ve bu turda, üye tam sayısının 5'te 3 çoğunluğuna (330) bakılacak.
Bu turda da sonuç alınamaması halinde, üçüncü oylamada yine üye tam sayısının 5'te 3 çoğunluğu (330) aranacak. HSK üyelerinin üçüncü oylamada da belirlenememesi durumunda, bu turda en çok oyu alan 2 aday arasından ad çekme usulüyle üye belirleme işlemi tamamlanacak.
Toplam 13 üyeden oluşacak ve 2 daire halinde çalışacak HSK üyelikleri için, TBMM Anayasa ve Adalet komisyonları üyelerinden kurulu Karma Komisyonda, üyelik için TBMM Başkanlığına başvuran 83 aday adayı arasından 21 aday belirlenmişti.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
