2011-11-04 - 12:00
CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ TARHAN VE İZMİR MİLLETVEKİLİ TÜRMEN'İN BASIN TOPLANTISI?
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan ve İzmir Milletvekili Rıza Türmen parlamentoda basın toplantısı düzenledi.
Bağımsız yargının olmadığı bir yerde demokrasiden söz etmenin mümkün olmadığını ve yargı bağımsızlığının kaygı verici bir noktaya ulaştığını öne süren Türmen şöyle konuştu: " İktidar yargı bağımsızlığını; yapısal değişiklikler, yargıda yapılan nakiller ve görevden almalar ve Adalet Bakanlığı giriş sınavıyla şekillendirmeye çalışıyor. Liyakat ve deneyim aranmadan Yargıtay'a 160, Danıştay'a 60 yeni üye alınmıştır. Kars'ta bulunan, Başbakan'ın 'ucube'olarak nitelendirdiği anıtın yıkımı, Danıştay'ın kararıyla durdurulmuştur. Ancak durdurma kararını veren yargıç, görevden alınmış; yerine yıkılması yönünde oy kullanan kişi başkan olarak atanmıştır. Deniz Feneri davasının savcıları değiştirilmiştir. Mehmet Haberal'ın tazminat davası açtığı hakimler, halen kendisini yargılamaya devam etmektedir. Bu durum dünyanın hiçbir ülkesinde yaşanamaz."

Yargıç ve savcıların kitle halinde yerlerinin değiştirildiğini iddia eden Türmen, "8 ayda 3049 yargıç ve savcının görev yeri değiştirilmiştir. Bu, toplam sayının üçte biridir. Yargı bağımsızlığının 'yargı teminatı' bakımından ele alınması gerekmektedir. Yargı teminatı tanımı, yargıçların kendi talepleri olmadan; disiplin cezası, mahkeme sistem değişikliği ya da yakın bir mahkemeden acil yargıç talep edilmesi durumlarının dışında, görev yerlerinin değiştirilmemesidir" dedi.

Türmen, mesleğe giriş sınavının Adalet Bakanlığı tarafından 7 kişilik bir mülakat kuruluyla yapıldığını, hakim ve savcılara yürütmenin karar verdiğini ve hükümetin bu kozu elinden bırakmak istemediğini sözlerine ekledi. Türmen, yargı bağımsızlığının ortadan kaldırılmaya çalışıldığını ve her gün bu durumun kendini somut olaylarla gösterdiğini ifade etti.

Yargı eliyle parlamenter yapının dizayn edildiğini ifade eden Emine Ülker Tarhan ise şunları söyledi: "Ülkemiz maalesef Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetiliyor. Darbe Anayasasından şikayet edenler, tıpkı o dönemde olduğu gibi ülkenin KHK'larla yönetilmesinden rahatsız değiller."

Halkın bağımsız yargıyı mumla aradığını belirten Tarhan, "Tutuklamalar başlıca problem ancak yargıyı kuşatanlar, dışarıda kalanlar için de ülkeyi kafeste özgürlük alanına çevirdiler. Gazetecilik, savunma, bilimsel araştırmacılık özel yetkili mahkemeler tarafından terör eylemi olarak ilan edilmiştir. Savunmaya gözdağı verilmektedir. Özel yetkili mahkemeler, AKP rejimini koruyan mahkemelerdir" dedi.

Rejimin değiştirilmek istendiğini ve hükümetin rejime uygun bir elbise oluşturmaya çalıştığını öne süren Tarhan, "12 Eylül dönemine ait temel yasaların hiçbirine dokunulmayacak ve 12 Eylül anayasası değişecek. Bunu hiç samimi bulmuyorum.12 Eylül hukukuyla ülkeyi yönetiyorlar çünkü bu baskıcı yasaya ihtiyaçları var. Hükümetin kuzu postuna sararak sunduğu canavarları reddediyoruz" şeklinde konuştu. (12:00)