2019-12-03 - 22:49
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulunda, İçişleri Bakanlığına ilişkin yeni düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin iki maddesi daha kabul edildi.
HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü; AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, Ordu'ya yapılan yatırımlar; CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, şehir hastanelerine ilişkin gündem dışı konuşmalar yaptı.

AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, AK Parti hükümetlerinin, her zaman fındık üreticisinin yanında olduğunu ve çiftçinin faydasını gözettiğini belirtti.

AK Parti Ordu Milletvekili Gündoğdu, 2001'de 555 bin hektar olan fındık dikim alanının 2018'de yüzde 31 oranında artarak 728 bin hektara ulaştığını belirtti.

AK Parti hükümetlerinin, daima fındık üreticisinin yanında olduğunu, verdiği desteklerle her zaman çiftçiyi koruduğunu söyleyen Gündoğdu, Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) çiftçi bahçeye girmeden piyasaya girdiğini, tekel oluşmasına izin verilmediğini yerli tarıma her zaman destek verildiğini ifade etti.

Gündoğdu, TMO'nun hiçbir dönem ayrımcılık yapmadığını, elindeki fındığı ihale usulüyle 44 firmaya sattığını paylaşarak, "Üreticiye 2009'dan itibaren toplam 8,5 milyar lira doğrudan gelir desteği ödenmiştir. Ayrıca mazot ve gübre desteği verilmiştir. AK Parti hükümetleri her zaman fındık üreticisinin yanında olmuş ve çiftçinin faydasını gözetmiştir." ifadelerini kullandı.

Tekerlekli sandalyesiyle kürsüye gelen HDP'li Piroğlu, Türkiye'de 10 milyona yakın engelli bulunduğunu belirterek, "Ne yazık ki bu kadar büyük nüfusu sokaklarda göremiyoruz. Bu insanlar sokaklara kendileri istemediği için çıkmamazlık etmiyorlar. Bunun temel sebebi onları engelli yapan esas etmendir." dedi.

Engellilerin ciddi sorunları bulunduğunu, bunların önemli bir kısmının, hükümetin engellilere yaklaşımından kaynaklandığını savunan Piroğlu, "Engellilik ticari bir mesele olarak ele alınıyor. Sadaka niyetine birtakım bağışların yapılması ve maaş bağlanmasıyla engellilik sorununun çözüldüğü sanılıyor." diye konuştu.

Sağlık sektörünün anonim şirkete dönüştürüldüğünü, sağlık hakkının değil otelcilik hizmetinin önem kazandığını, sağlık hizmetlerinin sermaye için önemli bir yatırım alanı olduğunu öne süren CHP İstanbul milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi ise, "Şehir hastaneleri modelinden vazgeçilmelidir. " dedi.

Genel Kurulda, yerlerinden söz alan bazı milletvekilleri, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla düşüncelerini paylaştı.

TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmaların ardından milletvekilleri, yerlerinden söz alarak çeşitli konularla ilgili düşüncelerini paylaştı. Daha sonra grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, "Adil Öksüz'ün nerede olduğunu biliyoruz." sözünü hatırlatarak, "Bu, geçiştirilecek bir açıklama değildir. Devlet, darbenin bir numarası Adil Öksüz'ün nerede olduğunu biliyorsa zaman kaybetmeden gereğini yapmalıdır." dedi.

Öksüz'ün bulunduğu ülkeyle temasa geçilerek gerekli siyasi ve diplomatik girişimlerin yapılıp yapılmadığına ilişkin Türkkan, kamuoyuna ve parlamentoya herhangi bir bilgi verilmediğini söyledi. Türkkan, "Adil Öksüz, bulunduğu ülkeden istenmiş midir, istenecek midir? Bu adamın nerede olduğu ne zamandan beri bilinmektedir? Başarılı operasyonlarla yurt dışından FETÖ'cüleri getiren MİT, yerini bildiği halde bu zamana kadar Öksüz için neden adım atmamıştır, atacak mıdır? Bunlar da halen cevaplanmamış sorulardandır." diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında 27 Kasım'da Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası'nın imzalandığını hatırlatarak, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve ikmal yolları üzerinde söz sahibi ülkelerden biri olma konumunu güçlendirdiğini belirtti.

Akçay, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Akdeniz'de münhasır ekonomik bölgeye ilişkin Türkiye için öngörmeye çalıştığı 41 bin kilometrekarelik alanın, söz konusu anlaşmayla 189 bin kilometrekare olarak teyit edildiğine dikkati çekti.

Türkiye'nin haklı, doğru ve yerinde bir anlaşma yaptığını belirten Akçay, şöyle konuştu:

"Anlaşma uluslararası hukuka uygun olmakla birlikte deniz hukuku açısından da Türkiye'nin çıkarlarını koruyan ve geliştiren bir anlaşmadır. Türkiye'nin Akdeniz'deki konumu ve gücü hukuki ve jeopolitik olarak da artmıştır. Artık Akdeniz'de Türkiye'nin içinde olmadığı hiçbir projenin gerçekleşemeyeceği ortaya çıkmıştır. Birleşmiş Milletler nezdinde meşru bir hükümetle yapılan bu anlaşmanın TBMM'de büyük bir konsensüsle kabul edilmesi, dünya siyasetine yönelik TBMM çatısından yükselecek kesin bir cevap, net bir ihtar olacaktır."

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun dün ilk toplantısını yaptığını hatırlatarak, "Türkiye'de asgari ücretli çalışanlar karnını doyuramıyor, kirasını ödeyemiyor, ayın sonunu değil ortasını dahi getiremez durumdalar." dedi.

Oluç, asgari ücretin en az net 3 bin 200 lira olması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, termik santral düzenlemesini de içeren yasayı iade etmesini anımsatan Oluç, "kara mizah örneği yaşandığını" savundu.

Düzenlemenin yanlış olduğunu defalarca dile getirdiklerini söyleyen Oluç, "Bunu tekrar değerlendirmek gerekir, geri çekin, müzakere edelim dedik. Çıt çıkmadı. Şimdi karşımızda bir veto ve bunu büyük bir heyecanla destekleyen iktidar duruyor. Bu, Meclisin ciddiyetini tamamen ortadan kaldıran bir durumdur ama bizden kaynaklanmıyor, iktidardan kaynaklanıyor." değerlendirmesinde bulundu.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Libya ile deniz yetki alanları mutabakat muhtırası imzalandığını hatırlatarak, anlaşmayı son derece olumlu bulduklarını ve Meclise gelecek olmasını önemsediklerini vurguladı.

Meclis'te anlaşmaya ilişkin yapılacak görüşmelere olumlu katkı vereceklerini ifade eden Özel, "Konunun bir an önce BM gündemine alınması ve orada okunmasının Türkiye'ye stratejik ve taktik bir hamle üstünlüğü sağlayacağını düşünüyoruz. Özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bu konuda hassasiyet göstererek ilgili teklifin bir an önce Dışişleri Komisyonuna ulaştırılmasını önemsiyoruz." diye konuştu.

Özel, "MYK'mizin kararıyla genel başkan yardımcımız, kardiyolog ve hukukçu milletvekilimizden oluşan heyetimiz bugün Edirne'de gerekli çalışmaları yapıyor. Sayın Demirtaş'ın ziyaretinde bulunmayı ve bu konuda hassasiyetimizi kendisine iletmeyi önceliyor." dedi.

Özel, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'ın, 5,5 yıllık görev süresi boyunca kendisine tanınan Anayasal bir hakkı ilk kez kullandığını ve bir kanunu veto ettiğini savundu.

AK Parti ve MHP milletvekillerinin, Genel Kurulda termik santral düzenlemesini de içeren yasaya büyük bir öz güvenle oy verdiğini ifade eden Özel, "Yalvardık, yakardık, 'yapmayın' dedik oy verdi. Bizim milletvekillerimiz kendi ilçelerinde Afşin, Seyit Ömer, Tunçbilek, Orhaneli, Yatağan, Soma, Kangal, Çayırhan, Kemerköy ve Yeniköy'de yaşayan bebeğin ciğerini hatırlattı. O ciğeri bazı kalpler düşünmedi, bazı beyinler orada devreye girmedi. O parmak, KOAH hastaları için kalkmadı, kanser tehlikesi için kalkmadı." ifadesini kullandı.

Özel, şöyle devam etti:

"Vetonun kendisinden memnunuz ama demokratik açıdan ele alındığında hepimizin demokratik bir Alzheimer olması lazım. Geçen gün burada şevkle el verenler dün akşam Twitter'dan Cumhurbaşkanına teşekkür ediyor. Maddenin iptali doğruysa 10 gün önce niye el kaldırdın? 10 gün önce vicdanınla karar veriyorsan 10 gün sonra Cumhurbaşkanına hangi vicdanla alkış tutuyorsun? Yaşanan mesele siyasi şizofrenik bir haldir. Nasıl oluyor da aynı maddeye 10 gün önce yalvarmamıza rağmen 'evet' oyu kullananlar 10 gün sonra kişilik değiştiriyor.

Hanginize sorsak 'Yürütmenin de bir bildiği var, elektrik lazım. Son bir kez olsun. Termin koyacakmışız, iyi olacakmış.' Vatandaşın yüzüne bakamaz hale gelince minareden at beni, in aşağı tut beni. Saraydan talimat. 'Evet' oyuna kalkan eller, vetoyu alkışlıyor. Bu kabul edilemez."

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, son 17 yılda engelli vatandaşlara yönelik pek çok yasal düzenleme yaptıklarını belirterek, "Engelli kardeşlerimizin her zaman yanındayız." dedi.

Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında 27 Kasım'da Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası'nın büyük bir mücadeleyle başarıldığını dile getiren Özkan, "Ülkemizin imzaladığı bu sözleşmeyi en kısa sürede Meclis gündemine getirerek, oradan da BM'de işleme alınmasını sağlayacağız. Bu tarihi mutabakatla enerji kaynaklarını paylaşma amaçlı kurulan ittifaklara karşı uluslararası alanda sahada adeta Sevr niteliğinde olan Sevilla haritasıyla Türkiye'yi Akdeniz'deki 41 bin kilometrekarelik deniz alanına hapsetme oyunu bloke olmuştur." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, termik santral düzenlemesini de içeren yasayı iade ettiğini anımsatan Özkan, "Burası parlamento. Bir tarafta parlamentonun gücü diğer tarafta Sayın Cumhurbaşkanımızın yetkisi. Elbette kullanacak. Bundan sonra çok daha fazla kullanacak." dedi.

Özkan, şöyle konuştu:

"Kuvvetler ayrılığı yok' demek istiyorlar, Cumhurbaşkanımız veto edince farklı söylemler. Biz milletimize ve memleketimize hizmet ediyoruz. 7 yıl önce böyle bir yasal düzenleme var mıydı ki süresi uzatılsın? Yoktu. Bütün mücadelemiz Türkiye'de yeşil, temiz bir hava olsun. Süresi uzatılan yasal düzenlemeyi de biz yaptık. Buna rağmen filtrelerle ilgili yapılmayan son süreyi de belirli bir takvime bağlamak suretiyle yine bunun yasal düzenlemelerini yapan biziz. Yasanın ülkemiz çıkarlarına uygun olduğunu düşünüyorduk ve yasayı yaptık ama denge denetim gereği Sayın Cumhurbaşkanımızın veto etmesi de parlamentonun çalışması açısından önemlidir."

İYİ Parti Grup Başkanvekili Türkkan, AK Parti Grup Başkanvekili Özkan ve AK Partililerin yerinde olmak istemediğini ifade ederek, dün "kanun geçti" diye alkışlayanların, bugün "veto geldi" diye alkışladığını savundu. Türkkan, bu durumu sosyal bilimci ya da siyaset bilimcilerin açıklayamayacağını ancak psikologların açıklayabileceğini öne sürdü.

AK Parti Grup Başkanvekili Özkan, AK Parti iktidarında, 17 yılda çevre, yeşil, temiz havayla ilgili ne yaptıklarının görülebileceğini söyledi. Özkan, CHP'li belediye döneminde 1994'te, İstanbul'da her gün hava kirliliğinden ölenlerin raporlarının televizyondan sunulduğunu belirtti.

CHP Grup Başkanvekili Özel, bunun bir iftira, açıklamayanın da müfteri olduğunu dile getirdi. Özel, "bu vetoya kuvvetler ayrılığı diyebilmek için o kuvvetin kararına dakikalar içinde biat edilmemesi gerektiğini" ileri sürdü.

Özkan, Özel'e, "Bazı deliller vardır ki ispata gerek yoktur." karşılığını verdi.

Genel Kurulda, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, termik santrallere filtre takılmasının ertelenmesini de içeren Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı KHK'de Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'u geri gönderme tezkeresi bilgiye sunuldu.

TBMM ve Sayıştayın 2018 Yılı Dış Denetim Raporlarının inceleme sonuçları da TBMM Genel Kurulu'nda okundu.

TBMM Genel Kurulunda, 2020 yılı bütçesinin Genel Kurul görüşmelerine 9 Aralık Pazartesi günü başlanması kararı alındı. İçişleri Bakanlığına ilişkin yeni düzenlemeler teklifinin ikinci bölümü üzerindeki görüşmelere geçildi.

Genel Kurulda, Meclisin çalışma takvimine ilişkin Danışma Kurulu önerisi görüşüldü.

Kabul edilen öneriye göre, Genel Kurulda 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin görüşmelerine, 9 Aralık Pazartesi günü saat 12.00'de başlanacak.

Genel Kurul, bu süreçte cumartesi ve pazar günleri dâhil her gün saat 11.00'de toplanacak ve günlük programın tamamlanmasına kadar çalışmalarını sürdürecek. Meclisin 12 gün sürecek bütçe mesaisi 20 Aralık Cuma günü tamamlanacak.

Bu arada Genel Kurulda, İYİ Parti'nin, "engellilerin sorunlarının araştırılması"yla ilgili Meclis araştırması açılması önerisi de görüşüldü.

İYİ Parti Ankara Milletvekili Şenol Sunat, engellilerin ne sayısını ne eğitim ne sağlık ne de istihdamdaki durumlarını net olarak bildiklerini savundu.

Engellilere yönelik istihdam politikalarının kotaya dayandığına işaret eden Sunat, 2019'da kamuda atama yapılmadığını, engellilerin atama beklediğini kaydetti.

Sunat, engellilerin sağlık, eğitim, istihdam, bilgi teknolojileri hizmetlerine tam olarak erişiminin sağlanması, başta eğitim ve sağlık hizmetler olmak üzere günlük hayattaki sorunlarının tespiti için Meclis araştırması açılması gerektiğini ifade etti.

HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, engellilerin işyerlerinde bir sorun olarak görülüp istihdam edilmediğini, kamu kuruluşları dâhil engelli istihdamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini savundu.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, engellilerin yoksulluk, eğitim, istihdam, ulaşım, fiziksel çevre, konut, rehabilitasyon, sağlık, bilgi iletişim teknolojileri, aile ve çevrenin engelliye bakışı, ayrımcılık sorunlarının bulunduğunu belirtti.

AK Parti Konya Milletvekili Hacı Ahmet Özdemir de 2005 yılında Engelliler Kanunu çıktığını, memur sayısının 10 kat arttığını, özel eğitim sınıflarındaki öğrenci sayısının 7 kat, kaynaştırma eğitimindeki öğrenci sayısının 10 kat arttığını, engelli bakım merkezi sayısının 21'den 103'e çıktığını anlattı.

Konuşmaların ardından yapılan oylamada, İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.

HDP'nin, "cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri"ne ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesine yönelik grup önerisi ele alındı.

CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, bir ülkede cezaevi sayısı artıp, büyük duruşma salonları inşa ediliyorsa o ülkede işlerin iyi gitmediğini öne sürdü.

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, hükümlülerin, tutukluların, kurum aile hekiminin muayenesi sonucunda, uygun olduğu durumlarda hastanelere sevk edildiğini, acil durumlarda 112 aranarak gerekli tıbbi muayene yapıldığını anlattı.

Yurdunuseven, bir yandan cezaevleri kapasitenin çok yüksek olduğu söylenirken diğer yandan cezaevleri açılmasının eleştirilmesini anlamanın mümkün olmadığını kaydetti.

HDP'nin grup önerisinin reddinin ardından CHP'nin, insan hakları ihlallerinin araştırılmasına yönelik önergenin bugün ele alınmasına ilişkin grup önerisi görüşüldü.

CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurulda, CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap'ın, Emeklilerin Taban Aylığının Belirlenmesine İlişkin Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi kabul edilmedi.

Daha sonra "temel kanun" olarak 4 bölüm halinde görüşülen, İçişleri Bakanlığına ilişkin yeni düzenlemeler içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 2. Bölümü üzerindeki görüşmelere başlandı.

TBMM Genel Kurulunda, İçişleri Bakanlığına ilişkin yeni düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin iki maddesi daha kabul edildi.

Teklifin kabul edilen maddelerine göre, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nda değişikliğe gidilecek.

Subay veya astsubay atanmak üzere lisans veya ön lisans eğitimi yapanlardan öğrenciliği sona erdirilenler veya sağlık dışında başka herhangi bir nedenle ayrılanlar, kendilerine yapılan öğretim masraflarının 4 katı olarak ödediği tazminat tutarını, artık "kanuni faiziyle" ödeyecek.

Akademide ön lisans, lisans, lisansüstü eğitimi veya eğitim merkezlerinde subay ve astsubay atanmak üzere eğitim alan şehit veya vazife malulü eş veya çocukları, akademik başarısızlık sebebiyle ilişiklerinin kesilmesi hallerinde tazminat yükümlülüğünden muaf tutulacak.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in, torba yasa uygulamasına ilişkin eleştirisi üzerine AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, iktidarları döneminde temel yasalardan Borçlar Kanunu'na, Medeni Kanun'dan ceza kanunlarına kadar pek çok yasayı sıfırdan gözden geçirme imkânına sahip olduklarını anımsattı.

Özkan, şunları kaydetti:

"Keşke o dönem Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi hayatta olsaydı da Clinton'un karşısına giden Sayın Ecevit alnı açık, başı dik durabilseydi. Bülent Ecevit, Amerika'ya gittiği zaman eğer başkanlık sistemi olsaydı, orada basa basa, çaka çaka devletimizin onurunu korurdu. Ecevit'i mahcup eden maalesef o dönemin darbe kültürüyle şekillenmiş anayasasıdır. Bülent Ecevit Karaoğlan'dır, bu millete hizmet etmiş Başbakanıdır ama onu keşke oraya o darbe ürünü anayasayla değil de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle gönderseydik."

Bunun üzerine söz alan Özel, Özkan'a, "İktidar partisinin grup başkanvekili, Sayın Ecevit'i bir deklanşörün basılış anından dolayı Clinton'un karşısındaki vücut dili eleştirileri iğrençliğinden siyasi bir çıkar elde etmeye çalışıyorsa kınıyoruz." karşılığını verdi.

Genel Kurulda, teklifin 30. maddesinin kabul edilmesinin ardından Meclisin çalışma takvimine ilişkin Danışma Kurulu önerisi ele alındı.

Kabul edilen öneriye göre, Genel Kurul yarınki birleşimde, KİT Komisyonunun, kamu iktisadi teşebbüslerinin 2011-2014 ve 2015-2016 yılları denetimine ilişkin raporlarındaki DHMİ'nin 2011-2016, ÇAYKUR'un 2011-2016, AOÇ'nin 2011-2016, TRT'nin 2015-2016, TOKİ'nin 2011-2016 ve TCDD'nin 2011-2016 yıllarına ait bölümleri ile bu bölümlere ilişkin itirazları görüşecek.

Görüşmelerde siyasi parti gruplarına 60'ar dakika söz verilecek.

Meclis Başkanvekili Levent Gök, daha sonra birleşime ara verdi. Aranın ardından komisyonun yerine oturmaması üzerine Gök, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.