2019-12-18 - 15:58
TBMM Genel Kurulunda 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifinin görüşmelerinde bugünkü birleşimde, görüşmeler teklifin 13. Maddesine kadar tamamlandı.
Genel Kurul, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı.
Bütçenin 5. maddesi üzerinden başlayan görüşmelerde sırasıyla İYİ Parti, MHP, HDP, CHP ve AK Parti'li milletvekilleri söz aldı.
İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, bütçenin geneline bakıldığında yeni yatırımların bulunmadığını savundu.
İşsizler, sabit ve dar gelirliler için 2020'nin zor bir yıl olacağını söyleyen Nuhoğlu, reel gelirin azalması nedeniyle hane halkının daha az harcama yapacağını ifade etti.
Devlet kurumlarındaki yeteneksiz kadro değişiklikleriyle sorunların birikerek ülkenin enkaza dönüşmek üzere olduğunu öne süren Nuhoğlu, "Bu yükün altında sadece iktidar değil, bütün Türk milleti kalacaktır. Bizim itirazımız bunadır." diye konuştu.
Kanal İstanbul Projesi'ne ilişkin de eleştirilerini dile getiren Nuhoğlu, Kanal İstanbul'un "proje" olmadığını savunarak, "Fizibilitesi yapılmış, uygulanabilir olduğu ispat edilmiş çalışmalara proje denir. Bu çalışmanın ihaleye çıkacağı açıklanmış ama fizibiliteyle ilgili bilgiler henüz yok. Toplam bedelin en az 300 milyar lira olacağı tahmin ediliyor. Ortaya atıldıktan itibaren üniversiteler ve meslek odaları bu tasarıya şiddetle karşı çıkmaktadır, oradan menfaat umanlar ise destek vermektedirler." ifadesini kullandı.
Nuhoğlu, tabiatı bozmaya ve gelecek nesilleri uzun yıllar borç ödemeye mahkûm etmeye hiç kimsenin hakkının olmadığını belirterek, "Bilimden uzak, hesap kitap bilmeyen, çapsızların hazırladığı, komisyon alma telaşında olanların desteklediği, hayali olduğu için 'çılgın' denilen bu taslakla Türk milletini oyalamaya kimse kalkışmasın." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İYİ Partili Nuhoğlu'nun sözlerini eleştirerek, "Sizin çapınız, bizim çapımıza yetmez. Bizim gerçekleştirdiklerimizi siz hayal bile edemezsiniz." diye konuştu.
Kanal İstanbul'un, asrın projesi olduğunun altını çizen Akbaşoğlu, şunları kaydetti:
"Bu proje, milletin projesidir; bir hayal değil, projedir. Biz, inşallah, Kanal İstanbul'u, Marmaray'ı, Avrasya'yı, Osman Gazi Köprüsü'nü İstanbul Havalimanı'nı yaptığımız gibi gerçekleştireceğiz. Kanal İstanbul'a karşı duranlar, bilimsel bir karşı duruş içerisinde değil, bilimsel hiçbir altyapısı yok. Çünkü 52 tane kurumdan 9 yıllık çalışmanın, bilimsel görüşlerin neticesinde bu proje hayata geçirilecek. Dolayısıyla, siyasi bir tavır sergiliyorlar. Biz de siyasi olarak diyoruz ki, egemenliğimizin gereğini yapacağız, Avrupa kıtasının sınırını değiştireceğiz ve her yıl en az 5-6 milyar dolar ülkemizin kasasına oradan gelir elde edeceğiz."
İYİ Parti Grup Başkanvekili Dursun Müsavat Dervişoğlu da "çılgın" bir projenin, çılgınlık boyutunda da ele alınması gerektiğini ifade ederek, bu projeden ne bölgede yaşayanların ne yerel yönetimlerin ne de TBMM'nin bilgilendirildiğini söyledi. Dervişoğlu, "Yaptık oldu.' diyorsunuz. Aslında tepkimiz hem o yaptığınız yanlışlıklara ve çılgınlıklara hem de kullandığınız yöntemleredir." dedi.
MHP Ankara Milletvekili Nevin Taşlıçay, siyasi, ekonomik ve sosyal yapıyı yeniden güçlü temeller üzerinden şekillendirmenin, son yıllarda ulusal güvenliği tehdit eden iç ve dış gelişmeler karşısında sürdürülen mücadelede büyük önem arz ettiğini dile getirdi.
MHP olarak birikim olanaklarını artıracak ve dengeli ekonomik bölüşümü gerçekleştirebilecek yeni, etkin politikalar üretebilmenin mümkün olduğuna inandıklarını belirten Taşlıçay, şunları söyledi:
"Bu bağlamda, piyasa ekonomisinin serbest işleyişinin rekabetçi bir ortam yaratmaya yönelik etkin bir teşvik unsuru olduğunu kabul etmekle birlikte, bu durumun ekonomik istikrarsızlık, dengesizlik, eşitsizlik gibi sonuçları olduğuna dikkati çekmek istiyorum. Katılımcı bir anlayışla çalışılması gereken iş gücü piyasası ve çalışma hayatı reformuyla istihdamı caydırmayan bir sosyal yardım sisteminin kurulması, eğitim istihdam planlamasının sağlanması, mesleki eğitimin daha da güçlendirilmesi gerekmektedir. Toplumun tüm kesimlerine insanlara yaraşır iş fırsatlarının sunulduğu, iş gücünün niteliğinin yükseltilip etkin kullanıldığı, ücret verimlilik ilişkisinin güçlendirildiği, iş sağlığı ve güvenliği şartlarının iyileştirildiği bir iş gücü piyasası oluşturulmalıdır. Başta kadın ve gençler olmak üzere tüm kesimler için nitelikli istihdam imkânları artırılmalıdır. Ülkemiz ciddi bir işsizlik probleminin yanı sıra ciddi bir de kalifiye eleman sorunu yaşamaktadır. Bu iki kesimi bir araya getirecek politikalar ortaya konulmalıdır."
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 2020 yılı bütçesinin tarım çerçevesinde analiz edildiğinde, bütçede tarımın ve çiftçinin sorunlarına yer verilmediğini savundu.
2020 bütçesinde tarıma ayrılan payın 22 milyar lira olduğuna işaret eden Sarıbal, "Çiftçinin en önemli sorunu borçlarıdır. Çiftçinin 160 milyar lira borcu var. Buna karşılık bütçeden sadece 4 milyar lira civarında bir sübvansiyon kredisi için pay ayrılmıştır. Çiftçi aldığı kredilere karşılık faiz ödemeye devam edecektir. Bu bütçe çiftçinin borcuna çözüm üretmiyor." değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, AK Parti hükümetleri olarak 2053 ve 2071 hedefleri için azim ve kararlılıkla çalışmalarını sürdürdüklerini ifade ederek, büyük ve güçlü Türkiye idealleri yolunda koydukları hedeflere ulaşmak için bütçenin büyük bir önem arz ettiğini belirtti.
Türkiye ekonomisinin, 2002'den bu yana başarılı alanlarından birisinin de bütçe performansları olduğunu vurgulayan Mesten, "Hedeflerimiz doğrultusunda dünyanın en büyük 10 büyük ekonomisinden birisi olmak için bütçe disiplininden taviz vermeden, yapısal ve kalıcı reformlarla yolumuza devam ediyoruz. Özellikle savunma sanayi, enerji, ulaşım ve iletişim alanındaki büyük yatırım ve atılımlar, geniş ihracat ağımız, küresel yatırımlara ve ticarete güvenli bir liman olmamız, dünyanın ilk 10 ekonomisinden birisi olabileceğimize inancımızı artırmaktadır." dedi.
Mesten, ülke olarak özellikle son birkaç yıl içerisinde uluslararası siyasi ve ekonomik birçok engelleme, baskı ve finansal saldırılarla daha fazla karşı karşıya kalındığını anımsatarak, Türkiye'nin bu sıkıntıları bertaraf edecek imkân ve kabiliyete sahip olduğunu söyledi.
Madde üzerindeki müzakerelerin ardından soru-cevap işlemine geçildi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı "100 bin sosyal konut kampanyası" ile ilgili talep toplamaya başlandığını belirtti.
TOKİ Başkanlığının, 2002'den bugüne, 100 bin sosyal konutu ilk defa bir yılda yaptığını ifade eden Kurum, "Bugüne kadar 857 bin bağımsız bölüm ürettik ve 160 milyar liralık iş yaptık. Sosyal donatılarımızı da eklediğinizde 1 milyon bağımsız bölümün üzerinde tamamen alt gelir grubu vatandaşlarımıza yönelik, şehirlerimizin sosyal altyapılarını güçlendirmeye yönelik birçok iş ve işlemi yaptık, vatandaşlarımıza teslim ettik. Bu çerçevede alt gelir grubu vatandaşlarımızın ev sahibi olabilmesi amacıyla ve bu ülkede hiçbir alt gelir grubu vatandaşımız kalmayana dek 240 aya varan vade ile 894 lira sabit taksitle bu kampanya yapılacaktır." diye konuştu.
Kamu İhale Yasası'ndaki "21/b"nin özellikli işleri tarif ettiğine dikkati çeken Kurum, "Burada özellikli bir işlem olması halinde aciliyet gerektirmesi, terörle ilgili bir işlem olması halinde 21/b buna cevaz veriyor. Bunun dışında aciliyeti olmayan işlerle alakalı 21/b'ye göre ihale yapılmadı. Bundan sonraki süreçte de aynı anlayışla devam edilecektir." ifadesini kullandı.
Millet bahçelerini 81 şehre yapacaklarını belirten Kurum, kişi başına yeşil alanı artırmak için çalıştıklarını vurguladı.
Kurum, 22 ilde ekolojik koridorlar oluşturmak için de çalıştıklarını ifade ederek, iklim değişikliyle ilgili de önemli bir adım attıklarını belirtti.
Kentsel dönüşümle ilgili çok hedefler koyduklarını, her yıl 300 bin bağımsız bölümün dönüştürülmesi hedeflerinin bulunduğunu dile getiren Kurum, şöyle devam etti:
"Afet riski altındaki alanlar, deprem riski altındaki alanlar, tarihi alanlar ve sanayi alanlarının dönüşümü şeklinde 4 ana başlıkta topladık. Bu çerçevede sanayi alanlarının dışarı çıkarılması, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği riskini taşıdığı Dilovası'na yerel seçim zamanında gittik, hem vatandaşlarımızla hem sivil toplum örgütlerimizle görüştük.
Kömürcüler OSB ile ilgili yerinde tespitlerimizi yaptık. Şu anda TOKİ Başkanlığı, Kömürcüler OSB'nin taşınması ve taşınmasının ardından da Dilovası'ndaki vatandaşlarımızın problemlerini halledecek kentsel dönüşüm sürecini çalışıyor. Dilovası'ndaki kentsel dönüşümü önemsiyorum. Buna ilişkin bir grup çalışıyor. Etaplar halinde vatandaşlarımızı riskli gördüğümüz binalardan taşımak suretiyle Dilovası'nı yaşanılabilir bir hale getirmek için adımları atacağız."
Aydın'daki jeotermallerle ilgili konuya da değinen Kurum, jeotermallerle ilgili çalışma ruhsatını belediyelerin verdiğini, buradaki sürece Bakanlık çalışanlarının bakacağını söyledi.
Kurum, "ÇED izni olmayan hiçbir jeotermal tesis olmaz. Arkadaşlarımız teyit etti, Aydın'daki tesislerin ÇED'i mevcuttur." diye konuştu.
Bakan Kurum, şeker ithalatına ilişkin bir sorunun geldiğini anımsatarak, vatandaşların tükettiği şekerlerin tamamının yerel üretim olduğunu belirtti. Kurum, "Pancar şekeri satışlarında Cumhuriyet tarihinin rekoru kırılmıştır. Hem kotalarımızda yaptığımız düzenleme ile hem de satışlarda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2019-2020 pazarlama yılı için şeker kotaları 2,7 milyon ton olarak belirlenmiştir. Bu da Cumhuriyet tarihinin rekorudur." şeklinde konuştu.
Genel Kurulda, 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifinin 5. maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda görüşülen 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifinin 6. maddesi üzerinde parti grupları görüşlerini dile getirdi.
İYİ Parti Adana Milletvekili Mehmet Metanet Çulhaoğlu, demokrasinin olmazsa olmaz kuralının yasama, yürütme ve yargı olduğunu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin bu prensibi yerle yeksan ettiğini savundu.
Çulhaoğlu, "Emeklerinin karşılığını bir türlü veremediğiniz işçi, memur, emeklimizin tasarruf etmesini bekliyorsunuz. AKP sayesinde milletin satın alma gücü çok azaldı. Her yeni ekonomik programda, 'Burası çok önemli' dediğiniz anda, milletimiz 'Eyvah yine mi zamlar geliyor' diye kara kara düşünüyor. Milletimizin satın alma gücü, Avrupa ile kıyaslandığında son sıralardan kurtulamıyor. İktidarınızda işsizlik rekorları kırıldı. Bütün oyunlara rağmen enflasyon canavarını yenemiyorsunuz. " diye konuştu.
MHP Gaziantep Milletvekili Ali Muhittin Taşdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin etkinliğinin, ekonomide istikrarın en önemli ayağını oluşturduğunu dile getirdi.
Teklifin 6. maddesinde yer alan aktarma, ekleme, devir işlemlerinin, kamu kaynaklarının etkin, verimli ve fonksiyonel kullanılmasını açıkladığını vurgulayan Taşdoğan, "Bu durum, etkin ve verimli bir yönetim anlayışı olan hükümet modelinin de bir yansıması olarak görülmektedir." dedi.
MHP'li Taşdoğan, yüzde yüz yerli ve milli sanayinin, vazgeçemeyecekleri milli hedeflerinden olduğunun altını çizdi.
Taşdoğan, Gaziantep için istisnai teşvik paketine ihtiyaç bulunduğunu belirtti.
CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın, Genel Kurulda dün kendisine soru yönelten CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan'a, "Sayın Bayraktutan, siz beni ne sınava çekecek ne de değerlendirebilecek konumdasınız." dediğini söyledi.
Oktay'ın, Cumhurbaşkanı tarafından atanmış en üst düzey görevli olduğunu, yürütmeyi temsil ettiğini belirten Erkek, "Biz yürütmeyi sınav da yapabiliriz, soru da sorabiliriz, sorgulayabiliriz. Ama kuvvetler ayığının olduğu sistemlerde. Yürütmeyi temsilen bütçeyi sunuyor, yürütme onaylıyor. Onun için Oktay rahat. Niye Mecliste milletvekillerini muhatap alsın, hesap versin ki? Oktay ve bazı bakanların muhalefete parmak sallayarak konuştuklarını gördük. Sarayda çalışa çalışa o da bir kibir abidesi olmuş." diye konuştu.
1 milyon üniversite mezununun işsiz olduğuna dikkati çeken Erkek, "Bu tabloyu yaratan kim? Siz ne yapıyorsunuz? Ziraat Bankası yandaş bir simit şirketinin yüzde 51 hissesini alıyor, 500 milyon dolar, milletin parası. Siz herhalde simitçilerle çiftçileri karıştırdınız. Bankanın görevi çiftçiyi kurtarmak, çiftçiye destek vermek, yandaş şirketleri kurtarmak değil. " ifadelerini kullandı.
Erkek'in, "Vatan topraklarının, silah fabrikasının Katar'a peşkeş çekildiği" iddiası üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, bunun külliyen iftira olduğunu, aynen iade ettiğini söyledi.
Akbaşoğlu, "Katar değil, Almanya, İngiltere, İsrail, Otokar alsaydı başka bir şey mi söyleyecektiniz? Siz tankların üretilmesine, teröristlerin yok edilmesine mi karşısınız?" sorusunu yöneltti.
Fuat Oktay'ın konuşmasının bağlamından kopartıldığını ifade eden Akbaşoğlu, yürütmeye siyasi olarak eleştiri getiriliyorsa, yürütmenin de siyasi cevaplarına muhatap olunacağını kaydetti.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Salda Gölü'ne ilişkin projenin, sadece gölün kıyısını, bölgesini koruma ve kullanma projesi olduğunu ifade ederek, Salda'nın doğal güzelliğine zarar verilmeyeceğini belirtti.
Kurum, TBMM Genel Kurulunda, 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin soru-cevap bölümünde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin her yerinde çevreye ilişkin bir sorun gördüklerinde ilgilendiklerini, gerek TOKİ gerek İller Bankası eliyle gereken destekleri belediyelere verdiklerini ifade etti.
Bu konuda Kırklareli'nde de çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Kurum, atıksu arıtma tesislerine ilişkin ülke genelinde çalışmalarının devam ettiğini söyledi.
Denizli'deki depremin ardından Bozkurt ve Çardak ilçelerinde tespitler yaptıklarını, Acıpayam dahil bütün ilçelere gereken nakdi yardımları verdiklerini anlatan Kurum, mağduriyet olması halinde konunun hemen ele alınacağını vurguladı.
Hatay Antakya'daki tarihi ve kültürel değerleri gün yüzüne çıkarmak için belediyeye hibe verdiklerini aktaran Kurum, 2023'e kadar çalışmaların bir kısmını hibe, bir kısmını proje ile hayata geçireceklerini kaydetti.
Kurum, Suriyelilerin yoğun olarak bulunduğu Hatay'daki belediyelere İller Bankasından ve uluslararası fonlardan hem hibe hem de çok düşük faizli uzun vadeli kredilerle destek olduklarını söyledi.
Salda Gölü'ne ilişkin projenin, sadece gölün kıyısını, bölgesini koruma ve kullanma projesi olduğunun altını çizen Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Salda'nın doğal güzelliğine zarar verilmeyecek. Hiçbir betonlaşma yapılmayacak. Beton ve çimento gibi materyeller kullanılmayacak, sadece ahşap ve doğal malzemelerden yapılacak. Beyaz kumsala hiçbir şekilde dokunmadan göl kıyısından yaklaşık 400-500 metrelik bant dışına yapacağız. Tamamen o doğal güzelliği gün yüzüne çıkaracak, hepimizin gittiğinde daha güzel bir şekilde gezebileceği bir proje olacaktır."
TBMM Genel Kurulunda, 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi'nin 8'inci maddesi üzerinde parti grupları görüşlerini dile getirdi.
İYİ Parti Antalya Milletvekili Feridun Bahşi, çıkarılan onca yargı reformuna rağmen adalete olan güvenin günden güne eritilerek sıfırlandığını savundu.
Anayasa Mahkemesinin yeniden yapılandırılması gerektiğini ifade eden Bahşi, mahkemenin bireysel başvuruları inceleme görevini daha etkin yerine getirebilmesi için teşkilat ve personel yapısının güçlendirilmesini istedi.
Feridun Bahşi, tüm ülkelerin mevzuatı incelendiğinde, hakimlerin doğal olarak VIP hizmetlerinden yararlandığını dile getirerek, "Bir makamı küçümseme olarak algılanmasın ama genel müdürlerin bile VIP hizmetinden yararlandığı ülkede hakim ve savcılar neden yararlanamaz?" diye sordu.
Ağır iş yükü altında ezilen hakim ve savcıların yıpranma hakkından yararlandırılmamasının büyük eksiklik olduğunu belirten Bahşi, bu konuda yasal düzenleme yapılması gerektiğini söyledi.
MHP İstanbul Milletvekili Cemal Çetin, Avrupa'da yaşayan Türklerin sorunlarına değindi.
Yabancı düşmanlığı, İslam karşıtlığının yaşanan en büyük sorunlardan olduğunu ifade eden Çetin, bunun, sokaklarda, devlet dairelerinde, iş yerlerinde, hayatın her alanında karşılarına çıktığını anlattı.
Cemal Çetin, politikacıların seçimlerde göçmenleri malzeme olarak kullanıp, yabancı düşmanlığını körüklediğini belirtti.
CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre, 5 önemli alanda eşitsizlik bulunduğunu, bunların; gelir dağılımındaki eşitsizlik, servet eşitsizliği, fırsat eşitsizliği, bölgeler arası eşitsizlik ve kadın-erkek eşitsizliği olduğunu dile getirdi.
Emre, istihdam edilmenin, çalışmanın "yoksul olmama" anlamına gelmediğini belirterek, Türkiye'de artık çalışan yoksulların bulunduğunu savundu.
AK Parti Sakarya Milletvekili Recep Uncuoğlu, kamu harcamalarında verimlilik sağlanarak israfın önlendiğini, sürdürülebilir kalkınmanın önünün açıldığını belirtti.
Konuşmaların ardından Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Kurum, refahı tabana yayacak, gelir eşitsizliğini giderecek birçok düzenlemeyi hayata geçirdiklerini söyledi.
"Sıfır atık" projesi kapsamında bugüne kadar 25 bin kamu kurum ve kuruluşunda uygulamaya geçtiklerini anlatan Bakan Kurum, uygulamayı 2023'e kadar ülkenin tamamına yaymayı hedeflediklerini, 100 bin kişiye istihdam sağlayacaklarını ve 20 milyar lira ekonomik kazanç elde edeceklerini bildirdi.
Kurum, ülke genelinde korunan alanlarla ilgili özel çevre koruma bölgeleri ve doğal sit alanlarında kaçak yapılaşmayla mücadele ettiklerini, 1100 olan denetçi sayısını 2 bin 100'e çıkardıklarını, 2020'de ise 3 bine çıkaracaklarını kaydetti.
Murat Kurum, "Ayder'de, Uzungöl'de, Kapadokya'da, Salda'da, Bodrum'da yaptığımız gibi tüm kıyılarda ve koylarda özel çevre koruma bölgelerinde, sit alanlarında tespit ettiğimiz 4 bin 659 kaçak yapının yıkımını devam ettireceğiz." dedi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Bütçenin 5. maddesi üzerinden başlayan görüşmelerde sırasıyla İYİ Parti, MHP, HDP, CHP ve AK Parti'li milletvekilleri söz aldı.
İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, bütçenin geneline bakıldığında yeni yatırımların bulunmadığını savundu.
İşsizler, sabit ve dar gelirliler için 2020'nin zor bir yıl olacağını söyleyen Nuhoğlu, reel gelirin azalması nedeniyle hane halkının daha az harcama yapacağını ifade etti.
Devlet kurumlarındaki yeteneksiz kadro değişiklikleriyle sorunların birikerek ülkenin enkaza dönüşmek üzere olduğunu öne süren Nuhoğlu, "Bu yükün altında sadece iktidar değil, bütün Türk milleti kalacaktır. Bizim itirazımız bunadır." diye konuştu.
Kanal İstanbul Projesi'ne ilişkin de eleştirilerini dile getiren Nuhoğlu, Kanal İstanbul'un "proje" olmadığını savunarak, "Fizibilitesi yapılmış, uygulanabilir olduğu ispat edilmiş çalışmalara proje denir. Bu çalışmanın ihaleye çıkacağı açıklanmış ama fizibiliteyle ilgili bilgiler henüz yok. Toplam bedelin en az 300 milyar lira olacağı tahmin ediliyor. Ortaya atıldıktan itibaren üniversiteler ve meslek odaları bu tasarıya şiddetle karşı çıkmaktadır, oradan menfaat umanlar ise destek vermektedirler." ifadesini kullandı.
Nuhoğlu, tabiatı bozmaya ve gelecek nesilleri uzun yıllar borç ödemeye mahkûm etmeye hiç kimsenin hakkının olmadığını belirterek, "Bilimden uzak, hesap kitap bilmeyen, çapsızların hazırladığı, komisyon alma telaşında olanların desteklediği, hayali olduğu için 'çılgın' denilen bu taslakla Türk milletini oyalamaya kimse kalkışmasın." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İYİ Partili Nuhoğlu'nun sözlerini eleştirerek, "Sizin çapınız, bizim çapımıza yetmez. Bizim gerçekleştirdiklerimizi siz hayal bile edemezsiniz." diye konuştu.
Kanal İstanbul'un, asrın projesi olduğunun altını çizen Akbaşoğlu, şunları kaydetti:
"Bu proje, milletin projesidir; bir hayal değil, projedir. Biz, inşallah, Kanal İstanbul'u, Marmaray'ı, Avrasya'yı, Osman Gazi Köprüsü'nü İstanbul Havalimanı'nı yaptığımız gibi gerçekleştireceğiz. Kanal İstanbul'a karşı duranlar, bilimsel bir karşı duruş içerisinde değil, bilimsel hiçbir altyapısı yok. Çünkü 52 tane kurumdan 9 yıllık çalışmanın, bilimsel görüşlerin neticesinde bu proje hayata geçirilecek. Dolayısıyla, siyasi bir tavır sergiliyorlar. Biz de siyasi olarak diyoruz ki, egemenliğimizin gereğini yapacağız, Avrupa kıtasının sınırını değiştireceğiz ve her yıl en az 5-6 milyar dolar ülkemizin kasasına oradan gelir elde edeceğiz."
İYİ Parti Grup Başkanvekili Dursun Müsavat Dervişoğlu da "çılgın" bir projenin, çılgınlık boyutunda da ele alınması gerektiğini ifade ederek, bu projeden ne bölgede yaşayanların ne yerel yönetimlerin ne de TBMM'nin bilgilendirildiğini söyledi. Dervişoğlu, "Yaptık oldu.' diyorsunuz. Aslında tepkimiz hem o yaptığınız yanlışlıklara ve çılgınlıklara hem de kullandığınız yöntemleredir." dedi.
MHP Ankara Milletvekili Nevin Taşlıçay, siyasi, ekonomik ve sosyal yapıyı yeniden güçlü temeller üzerinden şekillendirmenin, son yıllarda ulusal güvenliği tehdit eden iç ve dış gelişmeler karşısında sürdürülen mücadelede büyük önem arz ettiğini dile getirdi.
MHP olarak birikim olanaklarını artıracak ve dengeli ekonomik bölüşümü gerçekleştirebilecek yeni, etkin politikalar üretebilmenin mümkün olduğuna inandıklarını belirten Taşlıçay, şunları söyledi:
"Bu bağlamda, piyasa ekonomisinin serbest işleyişinin rekabetçi bir ortam yaratmaya yönelik etkin bir teşvik unsuru olduğunu kabul etmekle birlikte, bu durumun ekonomik istikrarsızlık, dengesizlik, eşitsizlik gibi sonuçları olduğuna dikkati çekmek istiyorum. Katılımcı bir anlayışla çalışılması gereken iş gücü piyasası ve çalışma hayatı reformuyla istihdamı caydırmayan bir sosyal yardım sisteminin kurulması, eğitim istihdam planlamasının sağlanması, mesleki eğitimin daha da güçlendirilmesi gerekmektedir. Toplumun tüm kesimlerine insanlara yaraşır iş fırsatlarının sunulduğu, iş gücünün niteliğinin yükseltilip etkin kullanıldığı, ücret verimlilik ilişkisinin güçlendirildiği, iş sağlığı ve güvenliği şartlarının iyileştirildiği bir iş gücü piyasası oluşturulmalıdır. Başta kadın ve gençler olmak üzere tüm kesimler için nitelikli istihdam imkânları artırılmalıdır. Ülkemiz ciddi bir işsizlik probleminin yanı sıra ciddi bir de kalifiye eleman sorunu yaşamaktadır. Bu iki kesimi bir araya getirecek politikalar ortaya konulmalıdır."
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 2020 yılı bütçesinin tarım çerçevesinde analiz edildiğinde, bütçede tarımın ve çiftçinin sorunlarına yer verilmediğini savundu.
2020 bütçesinde tarıma ayrılan payın 22 milyar lira olduğuna işaret eden Sarıbal, "Çiftçinin en önemli sorunu borçlarıdır. Çiftçinin 160 milyar lira borcu var. Buna karşılık bütçeden sadece 4 milyar lira civarında bir sübvansiyon kredisi için pay ayrılmıştır. Çiftçi aldığı kredilere karşılık faiz ödemeye devam edecektir. Bu bütçe çiftçinin borcuna çözüm üretmiyor." değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, AK Parti hükümetleri olarak 2053 ve 2071 hedefleri için azim ve kararlılıkla çalışmalarını sürdürdüklerini ifade ederek, büyük ve güçlü Türkiye idealleri yolunda koydukları hedeflere ulaşmak için bütçenin büyük bir önem arz ettiğini belirtti.
Türkiye ekonomisinin, 2002'den bu yana başarılı alanlarından birisinin de bütçe performansları olduğunu vurgulayan Mesten, "Hedeflerimiz doğrultusunda dünyanın en büyük 10 büyük ekonomisinden birisi olmak için bütçe disiplininden taviz vermeden, yapısal ve kalıcı reformlarla yolumuza devam ediyoruz. Özellikle savunma sanayi, enerji, ulaşım ve iletişim alanındaki büyük yatırım ve atılımlar, geniş ihracat ağımız, küresel yatırımlara ve ticarete güvenli bir liman olmamız, dünyanın ilk 10 ekonomisinden birisi olabileceğimize inancımızı artırmaktadır." dedi.
Mesten, ülke olarak özellikle son birkaç yıl içerisinde uluslararası siyasi ve ekonomik birçok engelleme, baskı ve finansal saldırılarla daha fazla karşı karşıya kalındığını anımsatarak, Türkiye'nin bu sıkıntıları bertaraf edecek imkân ve kabiliyete sahip olduğunu söyledi.
Madde üzerindeki müzakerelerin ardından soru-cevap işlemine geçildi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı "100 bin sosyal konut kampanyası" ile ilgili talep toplamaya başlandığını belirtti.
TOKİ Başkanlığının, 2002'den bugüne, 100 bin sosyal konutu ilk defa bir yılda yaptığını ifade eden Kurum, "Bugüne kadar 857 bin bağımsız bölüm ürettik ve 160 milyar liralık iş yaptık. Sosyal donatılarımızı da eklediğinizde 1 milyon bağımsız bölümün üzerinde tamamen alt gelir grubu vatandaşlarımıza yönelik, şehirlerimizin sosyal altyapılarını güçlendirmeye yönelik birçok iş ve işlemi yaptık, vatandaşlarımıza teslim ettik. Bu çerçevede alt gelir grubu vatandaşlarımızın ev sahibi olabilmesi amacıyla ve bu ülkede hiçbir alt gelir grubu vatandaşımız kalmayana dek 240 aya varan vade ile 894 lira sabit taksitle bu kampanya yapılacaktır." diye konuştu.
Kamu İhale Yasası'ndaki "21/b"nin özellikli işleri tarif ettiğine dikkati çeken Kurum, "Burada özellikli bir işlem olması halinde aciliyet gerektirmesi, terörle ilgili bir işlem olması halinde 21/b buna cevaz veriyor. Bunun dışında aciliyeti olmayan işlerle alakalı 21/b'ye göre ihale yapılmadı. Bundan sonraki süreçte de aynı anlayışla devam edilecektir." ifadesini kullandı.
Millet bahçelerini 81 şehre yapacaklarını belirten Kurum, kişi başına yeşil alanı artırmak için çalıştıklarını vurguladı.
Kurum, 22 ilde ekolojik koridorlar oluşturmak için de çalıştıklarını ifade ederek, iklim değişikliyle ilgili de önemli bir adım attıklarını belirtti.
Kentsel dönüşümle ilgili çok hedefler koyduklarını, her yıl 300 bin bağımsız bölümün dönüştürülmesi hedeflerinin bulunduğunu dile getiren Kurum, şöyle devam etti:
"Afet riski altındaki alanlar, deprem riski altındaki alanlar, tarihi alanlar ve sanayi alanlarının dönüşümü şeklinde 4 ana başlıkta topladık. Bu çerçevede sanayi alanlarının dışarı çıkarılması, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği riskini taşıdığı Dilovası'na yerel seçim zamanında gittik, hem vatandaşlarımızla hem sivil toplum örgütlerimizle görüştük.
Kömürcüler OSB ile ilgili yerinde tespitlerimizi yaptık. Şu anda TOKİ Başkanlığı, Kömürcüler OSB'nin taşınması ve taşınmasının ardından da Dilovası'ndaki vatandaşlarımızın problemlerini halledecek kentsel dönüşüm sürecini çalışıyor. Dilovası'ndaki kentsel dönüşümü önemsiyorum. Buna ilişkin bir grup çalışıyor. Etaplar halinde vatandaşlarımızı riskli gördüğümüz binalardan taşımak suretiyle Dilovası'nı yaşanılabilir bir hale getirmek için adımları atacağız."
Aydın'daki jeotermallerle ilgili konuya da değinen Kurum, jeotermallerle ilgili çalışma ruhsatını belediyelerin verdiğini, buradaki sürece Bakanlık çalışanlarının bakacağını söyledi.
Kurum, "ÇED izni olmayan hiçbir jeotermal tesis olmaz. Arkadaşlarımız teyit etti, Aydın'daki tesislerin ÇED'i mevcuttur." diye konuştu.
Bakan Kurum, şeker ithalatına ilişkin bir sorunun geldiğini anımsatarak, vatandaşların tükettiği şekerlerin tamamının yerel üretim olduğunu belirtti. Kurum, "Pancar şekeri satışlarında Cumhuriyet tarihinin rekoru kırılmıştır. Hem kotalarımızda yaptığımız düzenleme ile hem de satışlarda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2019-2020 pazarlama yılı için şeker kotaları 2,7 milyon ton olarak belirlenmiştir. Bu da Cumhuriyet tarihinin rekorudur." şeklinde konuştu.
Genel Kurulda, 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifinin 5. maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda görüşülen 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifinin 6. maddesi üzerinde parti grupları görüşlerini dile getirdi.
İYİ Parti Adana Milletvekili Mehmet Metanet Çulhaoğlu, demokrasinin olmazsa olmaz kuralının yasama, yürütme ve yargı olduğunu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin bu prensibi yerle yeksan ettiğini savundu.
Çulhaoğlu, "Emeklerinin karşılığını bir türlü veremediğiniz işçi, memur, emeklimizin tasarruf etmesini bekliyorsunuz. AKP sayesinde milletin satın alma gücü çok azaldı. Her yeni ekonomik programda, 'Burası çok önemli' dediğiniz anda, milletimiz 'Eyvah yine mi zamlar geliyor' diye kara kara düşünüyor. Milletimizin satın alma gücü, Avrupa ile kıyaslandığında son sıralardan kurtulamıyor. İktidarınızda işsizlik rekorları kırıldı. Bütün oyunlara rağmen enflasyon canavarını yenemiyorsunuz. " diye konuştu.
MHP Gaziantep Milletvekili Ali Muhittin Taşdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin etkinliğinin, ekonomide istikrarın en önemli ayağını oluşturduğunu dile getirdi.
Teklifin 6. maddesinde yer alan aktarma, ekleme, devir işlemlerinin, kamu kaynaklarının etkin, verimli ve fonksiyonel kullanılmasını açıkladığını vurgulayan Taşdoğan, "Bu durum, etkin ve verimli bir yönetim anlayışı olan hükümet modelinin de bir yansıması olarak görülmektedir." dedi.
MHP'li Taşdoğan, yüzde yüz yerli ve milli sanayinin, vazgeçemeyecekleri milli hedeflerinden olduğunun altını çizdi.
Taşdoğan, Gaziantep için istisnai teşvik paketine ihtiyaç bulunduğunu belirtti.
CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın, Genel Kurulda dün kendisine soru yönelten CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan'a, "Sayın Bayraktutan, siz beni ne sınava çekecek ne de değerlendirebilecek konumdasınız." dediğini söyledi.
Oktay'ın, Cumhurbaşkanı tarafından atanmış en üst düzey görevli olduğunu, yürütmeyi temsil ettiğini belirten Erkek, "Biz yürütmeyi sınav da yapabiliriz, soru da sorabiliriz, sorgulayabiliriz. Ama kuvvetler ayığının olduğu sistemlerde. Yürütmeyi temsilen bütçeyi sunuyor, yürütme onaylıyor. Onun için Oktay rahat. Niye Mecliste milletvekillerini muhatap alsın, hesap versin ki? Oktay ve bazı bakanların muhalefete parmak sallayarak konuştuklarını gördük. Sarayda çalışa çalışa o da bir kibir abidesi olmuş." diye konuştu.
1 milyon üniversite mezununun işsiz olduğuna dikkati çeken Erkek, "Bu tabloyu yaratan kim? Siz ne yapıyorsunuz? Ziraat Bankası yandaş bir simit şirketinin yüzde 51 hissesini alıyor, 500 milyon dolar, milletin parası. Siz herhalde simitçilerle çiftçileri karıştırdınız. Bankanın görevi çiftçiyi kurtarmak, çiftçiye destek vermek, yandaş şirketleri kurtarmak değil. " ifadelerini kullandı.
Erkek'in, "Vatan topraklarının, silah fabrikasının Katar'a peşkeş çekildiği" iddiası üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, bunun külliyen iftira olduğunu, aynen iade ettiğini söyledi.
Akbaşoğlu, "Katar değil, Almanya, İngiltere, İsrail, Otokar alsaydı başka bir şey mi söyleyecektiniz? Siz tankların üretilmesine, teröristlerin yok edilmesine mi karşısınız?" sorusunu yöneltti.
Fuat Oktay'ın konuşmasının bağlamından kopartıldığını ifade eden Akbaşoğlu, yürütmeye siyasi olarak eleştiri getiriliyorsa, yürütmenin de siyasi cevaplarına muhatap olunacağını kaydetti.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Salda Gölü'ne ilişkin projenin, sadece gölün kıyısını, bölgesini koruma ve kullanma projesi olduğunu ifade ederek, Salda'nın doğal güzelliğine zarar verilmeyeceğini belirtti.
Kurum, TBMM Genel Kurulunda, 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin soru-cevap bölümünde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin her yerinde çevreye ilişkin bir sorun gördüklerinde ilgilendiklerini, gerek TOKİ gerek İller Bankası eliyle gereken destekleri belediyelere verdiklerini ifade etti.
Bu konuda Kırklareli'nde de çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Kurum, atıksu arıtma tesislerine ilişkin ülke genelinde çalışmalarının devam ettiğini söyledi.
Denizli'deki depremin ardından Bozkurt ve Çardak ilçelerinde tespitler yaptıklarını, Acıpayam dahil bütün ilçelere gereken nakdi yardımları verdiklerini anlatan Kurum, mağduriyet olması halinde konunun hemen ele alınacağını vurguladı.
Hatay Antakya'daki tarihi ve kültürel değerleri gün yüzüne çıkarmak için belediyeye hibe verdiklerini aktaran Kurum, 2023'e kadar çalışmaların bir kısmını hibe, bir kısmını proje ile hayata geçireceklerini kaydetti.
Kurum, Suriyelilerin yoğun olarak bulunduğu Hatay'daki belediyelere İller Bankasından ve uluslararası fonlardan hem hibe hem de çok düşük faizli uzun vadeli kredilerle destek olduklarını söyledi.
Salda Gölü'ne ilişkin projenin, sadece gölün kıyısını, bölgesini koruma ve kullanma projesi olduğunun altını çizen Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Salda'nın doğal güzelliğine zarar verilmeyecek. Hiçbir betonlaşma yapılmayacak. Beton ve çimento gibi materyeller kullanılmayacak, sadece ahşap ve doğal malzemelerden yapılacak. Beyaz kumsala hiçbir şekilde dokunmadan göl kıyısından yaklaşık 400-500 metrelik bant dışına yapacağız. Tamamen o doğal güzelliği gün yüzüne çıkaracak, hepimizin gittiğinde daha güzel bir şekilde gezebileceği bir proje olacaktır."
TBMM Genel Kurulunda, 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi'nin 8'inci maddesi üzerinde parti grupları görüşlerini dile getirdi.
İYİ Parti Antalya Milletvekili Feridun Bahşi, çıkarılan onca yargı reformuna rağmen adalete olan güvenin günden güne eritilerek sıfırlandığını savundu.
Anayasa Mahkemesinin yeniden yapılandırılması gerektiğini ifade eden Bahşi, mahkemenin bireysel başvuruları inceleme görevini daha etkin yerine getirebilmesi için teşkilat ve personel yapısının güçlendirilmesini istedi.
Feridun Bahşi, tüm ülkelerin mevzuatı incelendiğinde, hakimlerin doğal olarak VIP hizmetlerinden yararlandığını dile getirerek, "Bir makamı küçümseme olarak algılanmasın ama genel müdürlerin bile VIP hizmetinden yararlandığı ülkede hakim ve savcılar neden yararlanamaz?" diye sordu.
Ağır iş yükü altında ezilen hakim ve savcıların yıpranma hakkından yararlandırılmamasının büyük eksiklik olduğunu belirten Bahşi, bu konuda yasal düzenleme yapılması gerektiğini söyledi.
MHP İstanbul Milletvekili Cemal Çetin, Avrupa'da yaşayan Türklerin sorunlarına değindi.
Yabancı düşmanlığı, İslam karşıtlığının yaşanan en büyük sorunlardan olduğunu ifade eden Çetin, bunun, sokaklarda, devlet dairelerinde, iş yerlerinde, hayatın her alanında karşılarına çıktığını anlattı.
Cemal Çetin, politikacıların seçimlerde göçmenleri malzeme olarak kullanıp, yabancı düşmanlığını körüklediğini belirtti.
CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre, 5 önemli alanda eşitsizlik bulunduğunu, bunların; gelir dağılımındaki eşitsizlik, servet eşitsizliği, fırsat eşitsizliği, bölgeler arası eşitsizlik ve kadın-erkek eşitsizliği olduğunu dile getirdi.
Emre, istihdam edilmenin, çalışmanın "yoksul olmama" anlamına gelmediğini belirterek, Türkiye'de artık çalışan yoksulların bulunduğunu savundu.
AK Parti Sakarya Milletvekili Recep Uncuoğlu, kamu harcamalarında verimlilik sağlanarak israfın önlendiğini, sürdürülebilir kalkınmanın önünün açıldığını belirtti.
Konuşmaların ardından Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Kurum, refahı tabana yayacak, gelir eşitsizliğini giderecek birçok düzenlemeyi hayata geçirdiklerini söyledi.
"Sıfır atık" projesi kapsamında bugüne kadar 25 bin kamu kurum ve kuruluşunda uygulamaya geçtiklerini anlatan Bakan Kurum, uygulamayı 2023'e kadar ülkenin tamamına yaymayı hedeflediklerini, 100 bin kişiye istihdam sağlayacaklarını ve 20 milyar lira ekonomik kazanç elde edeceklerini bildirdi.
Kurum, ülke genelinde korunan alanlarla ilgili özel çevre koruma bölgeleri ve doğal sit alanlarında kaçak yapılaşmayla mücadele ettiklerini, 1100 olan denetçi sayısını 2 bin 100'e çıkardıklarını, 2020'de ise 3 bine çıkaracaklarını kaydetti.
Murat Kurum, "Ayder'de, Uzungöl'de, Kapadokya'da, Salda'da, Bodrum'da yaptığımız gibi tüm kıyılarda ve koylarda özel çevre koruma bölgelerinde, sit alanlarında tespit ettiğimiz 4 bin 659 kaçak yapının yıkımını devam ettireceğiz." dedi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
