2012-12-20 - 13:45
CHP Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında kendisine iade edilen soru önergesi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
CHP Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında kendisine iade edilen soru önergesi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Milletvekillerinin Yasama görevi dışında bir de Yürtüme'yi denetleme görevi olduğunu hatırlatan Kesimoğlu, soru önergelerinin bu denetim açısından önemli bir araç olduğunu vurguladı.
CHP'li Kesimoğlu, bir soru önergesini TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in, 'Anayasa'nın 138. Maddesinde belirtilen nitelikleri taşımadığı gerekçesiyle iade ettiğini' belirterek, bu maddenin "görülmekte olan bir dava olduğu için yasama meclisinde soru sorulamayacağını" öngördüğünü ancak kendisinin bu konuyla ilgili 9 soru önergesinde 90 soru sorduğunu ve bunlardan hiç birinin iade edilmediğini ifade etti.
Kesimoğlu, soru önergesinde 'sakıncalı bulunan' sorularda "Abdullah Öcalan'ın kurucusu ve yöneticisi olduğu delilleriyle kck iddianamesinde bulunmasına rağmen neden Öcalan sanık değildir" ve "Başbakan Oslo pazarlıkları ortaya çıkacak diye korktuğu için mi" şeklinde ifadeleri bulunduğunu söyledi. Kesimoğlu şunları kaydetti:
"Birkaç gün önce Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bolu'da bir televizyona röportaj verdi. Namaz kıldığını söyleyerek Öcalan'ı gayet mazlum ve sempatik göstermeye çalıştığı ve ondan 'ne yazık ki 11-12 yıldır tecritte bulunan insan' diye bahsettiği bir röportaj bu. Bülent Arınç'ı ağlarken çok görmüştük ama Öcalan'ın imaj maker'lığına başladığını bilmiyorduk. Arınç'a bakarsanız Öcalan 'masum, kanatsız bir melek'. Arınç, Öcalan için 'ne yazık ki 11-12 yıldır tecritte bulunan insan' demiştir. İşte bu soru önergesinin geri çevrilmesinin şifresi bu cümlelerdedir."
CHP'li Kesimoğlu, Öcalan'ın kck davasının sanığı olmamasının iki nedeni olduğunu söyledi. Kesimoğlu'na göre bu nedenler şöyle:
"Birincisi, Öcalan'a ev hapsi sözü verilmiştir. Yeniden yargılanır ve mahkûm olursa ev hapsinin yolu kapanır. İkincisi ise, Öcalan sanık olduğunda ifade verirken Oslo ve İmralı pazarlıklarında söyledikleri, verdikleri sözler ortaya çıkacak diye korkmaktadırlar."
CHP'li Kesimoğlu daha sonra "Öcalan ile başta Başbakan Erdoğan olmak üzere dönemin İçişleri Bakanı, şimdiki Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ve eski ve yeni MİT müsteşarları hakkında kck'yı kurdurtmak, kurulmasına ve yönetilmesine destek sağlamak suçlarını işledikleri için suç duyurusunda bulunduğunu" söyledi ve savcıları göreve davet etti. (13:44)
Banu Doğan
Milletvekillerinin Yasama görevi dışında bir de Yürtüme'yi denetleme görevi olduğunu hatırlatan Kesimoğlu, soru önergelerinin bu denetim açısından önemli bir araç olduğunu vurguladı.
CHP'li Kesimoğlu, bir soru önergesini TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in, 'Anayasa'nın 138. Maddesinde belirtilen nitelikleri taşımadığı gerekçesiyle iade ettiğini' belirterek, bu maddenin "görülmekte olan bir dava olduğu için yasama meclisinde soru sorulamayacağını" öngördüğünü ancak kendisinin bu konuyla ilgili 9 soru önergesinde 90 soru sorduğunu ve bunlardan hiç birinin iade edilmediğini ifade etti.
Kesimoğlu, soru önergesinde 'sakıncalı bulunan' sorularda "Abdullah Öcalan'ın kurucusu ve yöneticisi olduğu delilleriyle kck iddianamesinde bulunmasına rağmen neden Öcalan sanık değildir" ve "Başbakan Oslo pazarlıkları ortaya çıkacak diye korktuğu için mi" şeklinde ifadeleri bulunduğunu söyledi. Kesimoğlu şunları kaydetti:
"Birkaç gün önce Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bolu'da bir televizyona röportaj verdi. Namaz kıldığını söyleyerek Öcalan'ı gayet mazlum ve sempatik göstermeye çalıştığı ve ondan 'ne yazık ki 11-12 yıldır tecritte bulunan insan' diye bahsettiği bir röportaj bu. Bülent Arınç'ı ağlarken çok görmüştük ama Öcalan'ın imaj maker'lığına başladığını bilmiyorduk. Arınç'a bakarsanız Öcalan 'masum, kanatsız bir melek'. Arınç, Öcalan için 'ne yazık ki 11-12 yıldır tecritte bulunan insan' demiştir. İşte bu soru önergesinin geri çevrilmesinin şifresi bu cümlelerdedir."
CHP'li Kesimoğlu, Öcalan'ın kck davasının sanığı olmamasının iki nedeni olduğunu söyledi. Kesimoğlu'na göre bu nedenler şöyle:
"Birincisi, Öcalan'a ev hapsi sözü verilmiştir. Yeniden yargılanır ve mahkûm olursa ev hapsinin yolu kapanır. İkincisi ise, Öcalan sanık olduğunda ifade verirken Oslo ve İmralı pazarlıklarında söyledikleri, verdikleri sözler ortaya çıkacak diye korkmaktadırlar."
CHP'li Kesimoğlu daha sonra "Öcalan ile başta Başbakan Erdoğan olmak üzere dönemin İçişleri Bakanı, şimdiki Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ve eski ve yeni MİT müsteşarları hakkında kck'yı kurdurtmak, kurulmasına ve yönetilmesine destek sağlamak suçlarını işledikleri için suç duyurusunda bulunduğunu" söyledi ve savcıları göreve davet etti. (13:44)
Banu Doğan
