2023-03-07 - 15:54
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş başkanlığında toplandı. Erdoğmuş, Genel Kurulda, üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

AK Parti Kayseri Milletvekili Hülya Nergis, depremin yaralarını sarmak için ilk günden bu yana destek sunan tüm sivil toplum kuruluşlarının idarecilerle organize olarak "devlet millet el ele" anlayışıyla çalışmalarını devam ettirdiğini söyledi.

Deprem bölgesinden Kayseri'ye 45 bine yakın vatandaşın geldiğini anlatan Nergis, bu vatandaşlardan 10 bininin KYK yurtlarında, kamu misafirlerinde ve otellerde barındığını, 34 bin civarındaki kişinin yakınlarının yanında veya kendi imkanlarıyla yerleştikleri konutlarda ikamet ettiğini bildirdi.

Depremzedelerin taleplerinin karşılanmaya çalışıldığını belirten Nergis, depremzedelere 3 milyon TL nakdi yardım sağlandığını söyledi.

MHP Malatya Milletvekili Mehmet Celal Fendoğlu, Malatya'da 460 binada enkaz, arama ve kurtarma çalışmalarının tamamlandığını belirterek, 304 bin 769 kişiye barınma imkanının sağlandığını ifade etti.

CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan ise Artvin'in düşman işgalinden kurtuluşunun 102. yıl dönümünü kutladı.

Genel Kurulda, gündem dışı konuşmalardan sonra grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Bursaspor-Amedspor maçında yaşananlara değinerek, "Açıkça ırkçı, şiddet yanlısı bir gösteri yapıldı. Bu, Amedsporlu oyunculara ve Amedspor'u savunan herkese yönelik bir ırkçı gösteriydi. Bu işler nefret suçuna giriyor." diye konuştu.

Futbol Disiplin Talimatı'nın maddelerine bakıldığında hem futbolcular hem teknik heyet hem hakemler açısından suç işlendiğini söyleyen Oluç, bunların profesyonel şekilde organize edildiğini öne sürdü.

Gözlemci raporlarını ve hakem raporlarını beklediklerini dile getiren Oluç, "Irkçılığın sonu felakettir. Amedspor karşısında bu ırkçı girişim Bursa'ya, Bursaspor taraftarına yakışmamıştır." ifadelerini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın depremzedelere yönelik "helallik istiyorum" şeklinde açıklama yaptığını anımsatarak, "Demek ki neymiş, muhalefetin sesine ilk başta kulak vermek lazımmış." dedi.

Kızılay deyince akla kan stoku, çadır stoku ve erzak stokunun geldiğini belirten Altay, "Üçüncü gün devlet kendini gösterebildi. 'Devlet hiç yoktu' demiyorum ama gerçek. Sayın Cumhurbaşkanının da altını çizdiği ama CHP'nin ilk gün söylediği gerçek, maalesef bir vebal. Her vebalin bir bedeli var." yorumunu yaptı.

Kızılay ve AFAD'ın çadır kurmada yetersiz kaldığını, Kızılay'ın çadır sattığını iddia eden Altay, "(Efendim seçimle geliyor) Neyle gelirsen gel kardeşim, o adamın orada durması abesle iştigaldir. AFAD yöneticileri aynı şekilde." ifadelerini kullandı.

Çalışanlar ve gönüllülerin görevini yaptığını, yöneticilerin görevlerini yapmadığını savunan Altay, "Deprem öncesi ihmaller, sonrası beceriksizlik ve özensizlikten dolayı ölü sayımız depremin vurduğundan fazla olmuştur. Depremin şiddet ve büyüklüğünden ziyade öncesi ihmal, sonrası beceriksizlikten dolayı daha çok insanımız canını kaybetti. Ben inanıyorum; ilk gün Türk Silahlı Kuvvetleri, madenciler oraya yetiştirilebilseydi bugün ölmüş olan en az 10 bin kişi hayatta olacaktı. Bunun bir bedeli olmamalı mı?" değerlendirmesinde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Dursun Müsavat Dervişoğlu, depremin bir doğa olayı olduğunu ancak depremi felaket haline getirenin, yetkileri nispetinde sorumluluk almayan iktidarlar olduğunu ileri sürerek, "On binlerce vatandaşımızın hayatını kaybettiği, hikayelerinin yarım kaldığı, şehirlerin yıkıldığı, canlarımızın böylesine yandığı bir felaketin sorumluluğundan da helallik istenerek kurtulunamaz. Çünkü depremi felakete, enkaz alanlarını adeta suç mahalline çeviren iktidarın tedbirsizliğidir." diye konuştu.

Daha büyük bedeller ödememek, daha büyük acılar ve kayıplar yaşamamak için harekete geçmek gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, "Ortak mutabakat metnimiz çerçevesinde atacağımız adımları ve uygulayacağımız politikaları uyum içerisinde icra edeceğimize hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır." dedi.

Şehircilik ve Afet Yönetimi Bakanlığının kurulması gerektiğini ifade eden Dervişoğlu, "Kaçak yapılaşmayı teşvik eden imar affı politikası kesinlikle sona erdirilmelidir. Depremle ilgili suçlar Türk Ceza Kanunu'nda 'ağırlaştırılmış suçlar' olarak düzenlenmelidir. Türk Ceza Kanunu'nda nasıl ki devlete karşı işlenmiş suçlar varsa nasıl ki topluma karşı, çevreye karşı işlenmiş suçlar varsa 'kentlere ve tarihi dokuya karşı işlenen suçlar' kavramı da hukuk sistemimize eklenmelidir." yorumunu yaptı.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, stadyumların bir siyasi arena haline dönüştürüldüğünü belirterek, en son Bursa'da yapılan bir maçta terörizmin desteklendiği bir operasyonun ortaya çıktığını söyledi.

Elitaş, "Kardeşliğimize zarar verecek böyle gösterileri AK Parti Grubu olarak şiddetle kınıyoruz ve telin ediyoruz. Tüm spor camiasının, spor kulüplerinin, böylesine kardeşliği bozacak, fitneyi, nefret suçunu ortaya çıkarabilecek konularla, afişlerle ilgili önlemler almasını tavsiye ediyoruz." diye konuştu.

Parlamento ile 18 Şubat 2023 tarihli bir veriyi paylaşmak istediğini belirten Elitaş, Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremlerde il il yıkılan yapıların özelliklerini ve sayılarını aktardı:

"Adana'da toplam yapı sayısı 430 bin 837; 1999 sonrası inşa edilen yapı sayısı 139 bin 368 yani yüzde 32,3'ü 1999 sonrası inşa edilen yapı. Yıkılan yapı sayısı 18; 1999 öncesi inşa edilip yıkılan yapı sayısı 17, yıkılan yeni yapı sayısı 1. Adıyaman'da toplam 119 bin 307 yapı var, bunlardan 60 bin 911'i 1999 sonrası inşa edilen yapı. Yıkılan yapı 2 bin 742; eski olan yapı 2 bin 610, yıkılan yeni yapı sayısı 132. Gaziantep'te 307 bin 841 bina stoku var, 130 bin 875 yapı 1999 sonrası. Gaziantep'te yıkılan yapı sayısı 2 bin 665; 2 bin 571'i eski bina, 94'ü yeni bina. En çok hasar görmüş Hatay'da 351 bin 29 yapı var, bunların 150 bin 280'i 1999 sonrası. Yıkılan bina sayısı 5 bin 885; bunlardan 5 bin 755'i 1999 öncesi yapılan yapılar, 130 tanesi 1999 sonrası yapılan yapılar. Kahramanmaraş'ta yıkılan bina sayısı 3 bin 746, eski yapı sayısı 3 bin 582, yeni yapı sayısı 164. Malatya en büyük hasar gören illerimizden biri. Yıkılan bina sayısı 2 bin 335, eski yapı 2 bin 299, yeni yapı 36. Bu çerçevede baktığımızda toplam binaların yıkılan yapı sayısı ile eski-yeni oranına baktığımızda yıkılan binaların yüzde 97'si 99 öncesi eski binalardan."

İçişleri Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, AFAD başta olmak üzere, bütün kamu kurum ve kuruluşlarının deprem bölgesine hızlı bir şekilde intikal etmeye çalıştığını dile getiren Elitaş, depremin olduğu 6 Şubat günü kara kışın yaşandığını belirtti.

Ne uçakların kalkabildiğini ne de helikopterle ulaşma imkanının olduğunu kaydeden Elitaş, "Tıpkı rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nun 2009 seçimlerinde helikopterinin yaptığı kazanın yaşandığı bir iklimle, bir hava muhalefetiyle karşı karşıya olduğumuz bir dönemi yaşamış oluyoruz." dedi.

Genel Kurulda, gündem dışı konuşmalar ve grup başkanvekillerinin değerlendirmelerinin ardından siyasi partilerin gündeme ilişkin grup önerilerine geçildi.

Partisinin "depremin yükseköğretim ve eğitime olan etkisi"ne ilişkin önerisi üzerinde söz alan CHP Bursa Milletvekili Lale Karabıyık, 6 Şubat'ta Türkiye'nin büyük bir afet yaşadığını anımsattı.

Yaraların kısa zamanda sarılmasının önemli olduğunu belirten Karabıyık, "Depremzedelerin barınması ve beslenmesi gibi konularda en iyi hizmeti verebilmek, onlara kolaylık sağlamak önemli. Bir taraftan bu olaylar yaşanırken diğer taraftan öğrencilerimiz var. Özellikle bir sayı vermek gerekirse deprem bölgesinde 304 bin 700 yükseköğrenim öğrencisi, 3 milyon 615 bin de zorunlu eğitim öğrencisi mevcut. Bu öğrencilerin nakilleri Ankara, Antalya, Mersin, İstanbul ve Konya'ya yapılmış durumda." dedi.

Gelişmiş ülkelerde afet ve salgın döneminde eğitimin sürdürülmesi konusunda yapılan tüm araştırmaların, yaşanan hiçbir afetin eğitime engel olmadığını gösterdiğini anlatan Karabıyık, "Afet sonrasında depremzedelerin barınabilmesi için öğrenci yurtları öne sürüldü ve bana göre acil bir kararla uzaktan eğitime geçilerek bütün üniversitelerde böyle bir karar almak yoluna gidildi. Önceliğimiz tabii ki yaraları sarmak ama çözüm üretirken eğitim gibi bir alanı feda etmek doğru bir yöntem değil." ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Aksaray Milletvekili Ayhan Erel de yaşanan deprem felaketinin Türkiye'de maddi ve manevi yönden büyük yaralar açtığını, depremlerden sonra YÖK'ün ani bir karar alarak depremde evlerini kaybedenlerin KYK yurtlarına yerleştirileceği ve bu nedenle üniversitelerin uzaktan eğitime geçeceğini açıkladığını hatırlattı.

İYİ Parti'nin eğitim politikaları kapsamında hazırladığı rapor doğrultusunda, öğrenmenin sosyal bir alanda gerçekleşeceği, uzaktan öğrenmede akranlar arasındaki iletişim ve etkileşimin sınırlı olduğuna dikkatin çekildiğini dile getiren Erel, "Uzaktan öğrenmede öğretmen-öğrenen etkileşimi oldukça sınırlıdır. Öğrencilerden geri bildirim alma ve geri bildirimlere göre öğrenmeyi destekleme imkanları sınırlı kalır. Uzaktan öğrenme sosyal izolasyona neden olabilir. Özellikle uygulama ve yüz yüze etkileşim gerektiren alanlarda uzaktan öğrenme, beceri geliştirmede yetersiz kalabilir. Eğitimin tamamen uzaktan eğitim yoluyla verilmesi çocukların ve gençlerin gelişiminde telafisi mümkün olmayacak kayıpların oluşmasına neden olabilir." diye konuştu.

HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul da bir ülkenin müreffeh olabilmesi için eğitimin olmazsa olmaz olduğunu her fırsatta ifade ettiklerini söyledi.

Türkiye'de yaşanan bir olumsuzlukta ilk vazgeçilen alanın eğitim olduğunu ileri süren Toğrul, "Maalesef AKP'nin üniversite anlayışı sakat bir anlayış. Üniversite sadece ders görülen, birinin anlattığı, birinin dinlediği bir yer değildir. Üniversite insanların sosyalleştiği, tartıştığı, hayata hazırlandığı bir mekandır. Dolayısıyla üniversite sadece ders veren, ders alan bir yer gibi görülürse bu anlattığım anlaşılamaz." değerlendirmesini paylaştı.

AK Parti Bitlis Milletvekili Cemal Taşar ise ülkede eşi benzeri görülmemiş büyük bir felaket yaşandığını, "asrın felaketi"nin izlerinin ulaşımdan eğitime, altyapıdan üst yapıya, iletişime kadar birçok alanda hissedildiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın direktifleriyle her alanda gösterilen hassasiyetin eğitimin aksamaması için YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından da gösterildiğini vurgulayan Taşar, "Türkiye, Kovid-19 sürecinde uzaktan eğitimi dünyada en iyi uygulayan ülkelerden biri oldu. Yaşadığımız deprem felaketinden en fazla etkilenen çocuklarımız ve gençlerimiz olurken böylesine hassas bir konuyu lütfen siyasetin malzemesi yapmayalım. Gönül ister ki bir an önce yaralar sarılsın, eğitim ve öğretim alanında da normale dönelim. Bu konuda emin olun insan üstü bir çaba sarf ediyoruz." şeklinde konuştu.

Görüşmelerin sonunda yapılan oylamada CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

İYİ Parti'nin "artan kira fiyatları ve yabancıya mülk satışı" ile HDP'nin "sporda şiddetin önlenmesi" konularındaki grup önerileri de kabul edilmedi.

Daha sonra, kamuya olan borçların yapılandırılmasını da içeren Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.