2017-12-21 - 11:15
TBMM Genel Kurulunda, 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı ile 2016 Yılı Kesinhesap Kanun Tasarısı'nın maddelerinin görüşmeleri sona erdi.
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın maddeleri görüşüldü.
Madde üzerinde ilk sözü, MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta aldı.
Maliye Bakanı Naci Ağbal, uluslararası karşılaştırmalara bakıldığında da Türkiye'nin son 15 yılda eğitim alanında önemli ilerlemeler kaydettiğini söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın 9. maddesi kabul edildi.
Madde üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Ağbal, eğitimin, ülke kalkınması, büyümesi ve gelişmesi açısından son derece önemli olduğunu ifade etti.
Hükümet olarak hem eğitim ortamlarının geliştirilmesi hem öğretmenlerin sayısının artırılması, niteliklerinin geliştirilmesi, eğitimin daha kaliteli ortamda sağlanması noktasında da önemli çalışmalar yaptıklarını belirten Ağbal, "Son 15 yılda, öğretmen sayısı neredeyse iki katına çıktı. Artık öğretmen başına düşen öğrenci sayıları, derslik başına düşen öğrenci sayıları noktasında çok önemli ilerlemeler kaydettik." dedi.
Yine, bu dönemde, özellikle eğitimde erişilebilirliğin önünü açacak önemli düzenlemeler yaptıklarını dile getiren Ağbal, okul öncesi eğitimde de önemli ilerlemelerin bu dönemde kaydedildiğini vurguladı.
Naci Ağbal, eğitim sürecinde en önemli unsurun, okul öncesi eğitimde erişilebilirliği artırmak ve çocukların bu dönemde eğitim ortamının nitelik ve nicelik olarak geliştirilmesi olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:
"Uluslararası karşılaştırmalara bakıldığında da Türkiye son 15 yılda eğitim alanında önemli ilerlemeler kaydeden bir ülke oldu; eğitimde teknolojiyi kullanan, eğitimde erişilebilirliği artıran bir ülke konumuna geldi. Daha yapacak çok işimiz var.
Bir ülkenin büyümesi için, kalkınması için şu anda en önemli sermaye, sahip olduğu insan kaynağı ve insan kaynağının niteliği. Artık yeni dünyada, yeni ekonomik düzende petrolünüzün olması, doğal kaynaklarınızın olması önemli değil. Önemli olan, nitelikli insan kaynağına sahip olmanız. AK Parti hükümetleri olarak bu vizyon içerisinde insana yatırım yapan, insanı merkeze alan bir anlayışla eğitime, inovasyona, Ar-Ge'ye önemli anlamda yatırımlar, harcamalar yapıyoruz ve her anlamda da ayırdığımız kaynağı artırıyoruz.
2018 yılı bütçesinde en büyük payı hangi eğitim alıyor? Bunu daha da artırmamız lazım. Çocuklarımız için, geleceğimiz için, ülkemizin kalkınması için eğitime ne kadar yatırım yapsak, ne kadar para harcasak azdır. Bunu hep beraber başaracağız."
Maliye Bakanı Naci Ağbal, "Bütün gayretimiz bir milyondan fazla olan taşeron çalışanlarımızın beklentilerini en hızlı şekilde, en kısa yöntemle ve taleplerine uygun şekilde yapmak olacak." dedi.
Tasarının 10. maddesi üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Ağbal, gıdanın uygun ortamlarda sunulmasının son derece önemli olduğunu söyledi. Ağbal, vatandaşın ihtiyacı olan gıdayı uygun koşullarda, uygun fiyatla temin edebilmesi adına ekonomi yönetimi olarak diğer bütün bakanlıklarla koordinasyon halinde çalışma yürüttüklerini anlattı.
Tarım sektörünün önemine işaret eden Ağbal, sektörün mevsimsel koşullardan etkilendiğini, zaman zaman bazı ürünlerde arzda yetersizlikler olduğunu, bunun da fiyatı yukarı itebildiğini belirtti.
Böyle durumlarda dış ticaret vergileriyle ilgili geçici nitelikte bazı düzenlemeler yaparak, arz ve talebi dengelediklerini dile getiren Ağbal, bu vergilerden geçici olarak vazgeçmelerinin zarar olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.
Taşeron düzenlemesiyle ilgili soruları da yanıtlayan Ağbal, bunun, bir milyondan fazla çalışanın bir an önce çıkmasını beklediği bir düzenleme olduğuna işaret etti.
Ağbal, gerekli çalışmaların tamamlandığını, temel kararların oluşturulduğunu vurgulayarak, "Çalışma ve Maliye Bakanlıkları, birtakım detay hususlarla ilgili değerlendirmelerini, çalışmalarını yapıyorlar. İnşallah bu hafta içinde bu çalışmalar tamamlanmış olacak." dedi.
Bakanlıklar arasında en fazla sağlık sektöründe, Sağlık Bakanlığında taşeron bulunduğunu, bu şekilde 170 bin kişinin çalıştığını belirten Ağbal, şunları kaydetti:
"Üniversite hastanelerinde çalışan önemli grup var. Bunun dışında Milli Eğitim, Aile Bakanlıklarında çalışan arkadaşlarımız var. İkinci ana grup, mahalli idareler. Mahalli idarelerde 450 binden fazla bu şekilde çalışan kardeşimiz var. Taşeron çalışma, yıllar itibarıyla hükümet olarak kamu hizmetlerini vatandaşımıza daha uygun koşullarda eriştirebilmek adına geliştirilen bir sistem. 2014'te bu arkadaşların mali, özlük haklarıyla ilgili önemli iyileştirmeler yaptık. Bu ardaşlarımız kamuya geçme durumuyla karşı karşıyalar. Hükümet olarak yaptığımız çalışmada bu çalışanlarımızın bugünkü haklarının korunması, uygun koşullarda kamuya geçmelerinin sağlanması, diğer taraftan da kamu hizmetlerinin aynı şekilde etkin, verimli şekilde sürdürülebilmesi hususlarını göz önünde bulundurduk.
Bu konuda nihai karar hükümete ait. Çalışmalar devam ediyor. Ne tasarının içeriğiyle ne de yöntemiyle ilgili bu konuda nihai karar oluşana kadar söylenen hususları çok da fazla dikkate almamak gerekiyor. Bütün gayretimiz bir milyondan fazla olan taşeron çalışanlarımızın bu beklentilerini en hızlı şekilde, en kısa yöntemle ve taleplerine uygun şekilde yapmak olacak. Yeni yıla girmeden önce bu çalışanların da bu müjdeli haberi, gerçekleşme şeklinde almaya ihtiyaçları var."
Maddelerin görüşmelerinde söz alan MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan, ilçe belediyelerince yapılabilecek birçok hizmetin, büyükşehir belediyelerine bırakılmasının, hizmetlerin pahalanmasına neden olduğunu ve vatandaşın hizmete erişimini güçleştirdiğini söyledi.
HDP Diyarbakır Milletvekili Ziya Pir, bütçe görüşmelerinde Dışişleri, Avrupa Birliği, Adalet, İçişleri Bakanlarının agresif sunum yaptıklarını savundu. Pir, bakanların içerideki ve dışarıdaki gelişmeleri takip edemediğini, metal yorgunu olduklarını bu yüzden agresif davrandığını ileri sürdü.
AK Parti Samsun Milletvekili Fuat Köktaş, güçlenen Türkiye'nin kronikleşmiş sorunları tek tek çözdüğünü, ekonominin büyüdüğünü, devraldığı borçlarını ödediğini anlattı. Köktaş, Türkiye'nin, insanların kardeşliğine, adalet, demokrasi ve özgürlüğüne kast eden FETÖ başta olmak üzere nice hain girişmelere maruz kaldığını kaydetti.
CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım'ın, Rıza Sarraf ile ilgili olarak eski bakanların yeniden yargılanması gerektiğine yönelik sözleri üzerine konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, ABD'de hukuki dayanaktan yoksun bir davanın görüldüğünü söyledi.
Muş, 17-25 Aralık'ta FETÖ'nün kurduğu tezgahı ısıtıp ısıtıp gündeme getirmenin yararı olmadığını belirterek, "Adam, FBI ile anlaştığını, Amerika'nın çıkarlarına uygun hareket edeceğini söylemiş. Türkiye'de yargılanma süreci yaşandı, Mecliste bir süreç yaşandı. Yaşanan süreci tekrar tartışmanın, yeniden ısıtıp gündeme taşımanın gereksiz olduğu kanaatindeyim." diye konuştu.
Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, 2017 yılının Türkiye ve ekonomi açısından oldukça başarılı geçtiğini söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın maddelerinin görüşmeleri devam ediyor.
Tasarının 11. maddesi üzerinde soruları yanıtlayan Elvan, 2017 yılında aylar itibarıyla bakıldığında, Tüketici Güven Endeksi'nin genellikle yükselme eğiliminde olduğunu; belirli aylarda ise Tüketici Güven Endeksi'nde zaman zaman düşüşlerin söz konusu olabildiğini ifade etti.
Elvan, "Ancak genel olarak baktığımızda, 2017 yılı Türkiye ve ekonomimiz açısından gerçekten oldukça başarılı bir yıl olarak geçmiştir. En son üçüncü çeyrekteki büyüme rakamımız da bunu net bir şekilde ortaya koyuyor." dedi.
İmalat sanayinde kapasite kullanım oranının yüzde 80'lere ulaştığının altını çizen Elvan, şöyle konuştu:
"İhracat performansımız oldukça yüksek. Yüzde 10'un üzerinde bir ihracat artışımız söz konusu ve özellikle üçüncü çeyrek büyümesine baktığımızda, sanayi üretiminin yaklaşık yüzde 15 civarında büyüdüğünü görüyoruz. Bu da bizim açımızdan son derece önemli. Harcama tarafına baktığımızda ise yatırım malı artış hızında da oldukça yüksek bir rakama ulaştığımızı görüyoruz. Yüzde 12,3'lük bir artış olduğunu görüyoruz ki bu özel tüketim harcamalarının üzerinde seyreden bir büyümeyi ifade ediyor."
Lütfi Elvan, ihtiyaç duydukça öğretmen alımlarına devam ettiklerini belirterek, 2002'de toplam öğretmen sayısı 510 bin 469 iken, bugün toplam öğretmen sayısının 901 bin 859'a ulaştığını bildirdi.
Tasarının 11'inci maddesi kabul edildi.
Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan işçi, memur ve emekliyi dolar ve lira bazında enflasyona ezdirmediklerini belirtti.
Elvan, TBMM Genel Kurulunda görüşülen 2018 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı'nın maddeleri üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Memur, öğretmen maaşlarında ciddi artışlar sağladıklarını ifade eden Elvan, Aralık 2002'de döviz bazında 400 dolar olan öğretmen maaşının, bu ay itibarıyla bin 12 dolar olduğunu bildirdi.
Elvan, "Hiçbir şekilde işçi, memur ve emekliyi dolar ve lira bazında enflasyona ezdirmedik" diye konuştu.
CHP Denizli Milletvekili Melike Basmacı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının adının, "ithalat bakanlığı" olarak değiştirilmesi gerektiğini öne sürdü.
Vergileri azaltmanın mümkün olmadığını savunan Basmacı, "Neden mi; elmasta, pırlantada, altında vergi yok, serbest; kefende var. Lütfen, ölenler pırlantaya sarılsın, kefende yüzde 18 KDV var. Bu bütçe ve vergi düzeni iki kişiye; mezarcıya ve padişaha yarar. Ey AKP milletvekilleri, makam için değil vatan için çalışma zamanı geldi." dedi.
AK Parti Manisa Milletvekili İsmail Bilen, Genel Kuruldaki hatiplerin, ne madde ne kanunla ilgili konuştuğunu, hamaset ve popülizmle siyaset yapmak istenildiğini belirtti.
Kendisini bir an için lise müsameresinde hissettiğini dile getiren Bilen, "Türkiye'nin kötü idare edildiği söyleniyor. Kötü yönetilse bu otoyol, tünel, hastaneler, adliyeler, barajlar, göletler neyle yapılıyor?" diye sordu.
Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, çekilen kuralardan sonra yaklaşık bin 140 atanamayan sağlıkçı bulunduğunu belirterek, yeni kuranın 2 hafta içinde çekileceğini bildirdi.
Demircan, TBMM Genel Kurulunda görüşülen 2018 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Atanamayan sağlıkçılarla ilgili bir soru üzerine Bakan Demircan, çekilen 2 kuradan sonra ellerinde yaklaşık bin 140 atanamayan sağlıkçı bulunduğunu kaydetti.
Demircan, bu kişilerin soruşturma sonuçları geldikçe atanmasında sakınca olmayanları atadıklarını vurgulayarak, "Sanıyorum önümüzdeki günlerde artık nihayetlenecek. Yeni atamalar için ise önümüzdeki 2 hafta içinde yine kura açacağız. Atanamayanlar, soruşturması bitmediği için atanamayan arkadaşlardan bahsediyoruz. Onların da önümüzdeki günlerde soruşturması elbette bitecek. Yeni kura önümüzdeki 2 hafta içinde çekilecek." diye konuştu.
Maddelerin görüşmeleri sırasında söz alan MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanının, yaklaşık 4 yıl içerisinde 4 bin 200 imar değişikliği yaptığını, bu imar değişikliklerinin bir çoğunun ranta dayalı olduğunu savundu.
Çankaya'da Dikmen Tepe ile ilgili bir karar alındığını ifade eden Yılmaz, bu yerin sahibinin, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna'nın ağabeyi, Tuna İnşaat'ın sahibi Mahmut Tuna olduğunu öne sürerek:
"İlk defa olan bir imar değişikliği yapılıyor, 15 bin 750 metrekare olan alan, 23 bin 625 metrekareye çıkıyor. Ankara tarihinde olmayan bir şey oluyor, buradan düzenleme ortaklık payı ve kamu ortaklığı payı alınmıyor, yani gizli emsal 2,5; 3'e çıkıyor.
Üsküdar-Ümraniye-Çekmeköy Metrosu ihaleyle yapılıyor, 715 milyona mal oluyor ama Bağcılar-Başakşehir Metrosu 2 kilometresi ihale ediliyor ve yaklaşık yüzde 700'lük keşif artışı yapılıyor. Bakanlar Kurulunun bile yetkisinin yüzde 40 olduğu yerde, İstanbul'da yüzde 700'lük keşif artışı yapılıyor. İhaleyle yapılan 16 kilometre yer 713 milyona mal olurken, ihalesiz yapılan bu yer 1 milyar 182 milyona mal oluyor. Orman Genel Müdürlüğünden alınan toprak alanları İstanbul Büyükşehir Belediyesine veriliyor. 4 katrilyon liralık bir rant var, bunun başına getirilen daire başkanı FETÖ'den soruşturmaya tabii tutuluyor. Bu 4 katrilyonluk payda Kavurmacı'nın, dönercinin payı var mıdır, yok mudur bunların hesabı sorulmadan 'Kenara çekilin' demekle bu işler olmaz."
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş da Yılmaz'ın elindeki belgelerle beraber, kürsüden iddia ettikleriyle ilgili olarak hemen savcılığa suç duyurusunda bulunmasını istedi.
Seyfettin Yılmaz ise "Bugüne kadar bu imar yoğunluğu artışlarından hangi dava sonuçlanmış?" diye sordu.
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, ekonomideki büyümenin hormonlu olmadığını, ekonominin bütün katmanlarında hissedildiğini belirterek, "Bu büyüme inşallah 2018'de de devam edecek." dedi.
Tüfenkci, TBMM Genel Kurulunda görüşülen 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Tasarısı üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Ekonomideki büyümenin hormonlu olmadığına işaret eden Tüfenkci, bütün sektörlerde, sanayi, tarım, imalat, hizmet sektörlerinde de büyüme olduğunu söyledi.
Ekonomideki büyümenin, genel, yaygın ve tüm alt kalemlere yansıyan büyüme olduğunu dile getiren Tüfenkci, tüketim, ihracat ve yatırımın da büyümeye pozitif katkı yaptığını vurguladı.
Tüfenkci, bu büyümenin ekonominin bütün katmanlarında hissedildiğini kaydederek, "Esnaf, tacir, ihracatçı, çiftçi de hissetti. Bu büyüme bütün katmanlarda hissedildi. Bu büyüme inşallah 2018'de de devam edecek." dedi.
AK Parti'nin 2002'de iktidara geldiğinde bütçenin yüzde 43,2'sinin doğrudan faiz harcamalarına gittiğini anımsatan Tüfenkci, AK Parti hükümetleri döneminde ise bu oranın sürekli aşağıya indiğini, bütçenin faiz bütçesi olmaktan çıkıp, hizmet bütçesine dönüştüğünü söyledi.
Tüfenkci, "Eskiden bütçenin yarısı faize giderken şimdi yüzde 90'ından fazlası vatandaşa hizmet olarak gidiyor, cebine gidiyor. Eğer biz bütçemizi faize verseydik vatandaşa bu kadar hizmeti veremezdik, Türkiye'yi her alanda üç kat büyütemezdik, bu kadar hastane, duble yol, şehir hastaneleri yapamazdık." diye konuştu.
Genel Kurulda, 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı'nın maddelerinin görüşmelerinin tamamlanmasının ardından 2016 Yılı Kesinhesap Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.
Tasarının 3'üncü maddesi üzerinde söz alan CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu, yine bir bütçe döneminin geldiğini ancak Romanlara bütçeden yine pay ayrılmadığını söyledi.
Avrupa'da en kalabalık Roman nüfusuna sahip ülkenin Türkiye olduğunu dile getiren Purçu, "Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin tamamında Roman Strateji Belgesi var ve bütün ülkeler bütçeden pay ayırıyor. Türkiye hiç pay ayırmıyor. Hükümet, Roman Strateji Belgesi ve eylem planı yayımladı ancak buna bütçe ayırmadı. Vallahi Romanları kandırıyorsunuz ha, haberiniz olsun. Romanları kandırmayın artık, yeter. Sizi vallahi başkaları kandırıyor, biz bilemeyiz ama bizi siz kandırmayın." dedi.
Maliye Bakanı Naci Ağbal ise Purçu ile bu konuyu dün konuştuklarını belirtti.
Hükümet olarak Roman vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesi, daha kapsamlı faaliyetlerin yapılması amacıyla bir strateji eylem planını hayata geçirdiklerini anımsatan Ağbal, "Şu anda da Aile Bakanlığımız bu strateji eylem planını uyguluyor. Bu, bütçe dokümanlarında gösterilmesi gereken bir husus değil. Hepimizin ortak duyarlılığı, buradaki bütün partilerin de üzerinde mutabık olduğu bir konu. Dolayısıyla, Sayın Vekilimin içi rahat olsun, hükümet olarak Roman vatandaşlarımızın yanındayız." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş da Roman vatandaşlarla sürekli irtibat halinde olduklarını ve Romanları önemsediklerini dile getirerek, bunu da hükümet programında ve strateji belgelerinde gösterdiklerini belirtti.
Muş, "Bu yeterli olmayabilir ama daha fazlası için çaba sarf edeceğimizi ben de Sayın Purçu'ya ifade edeyim." şeklinde konuştu.
AK Parti Tekirdağ Milletvekili Musafa Yel ise Tekirdağ'da 12 belediye bulunduğunu ve 12'sinin de CHP'nin elinde olduğunu dile getirdi.
"Mahallelerimizi gezdiğinizde ne yazık ki Roman vatandaşlarımızın CHP'li belediyelerin yanlı tutumu nedeniyle inim inim inlediğini görürsünüz." ifadesini kullanan Yel, "Kanalizasyonların hala sokak ortasından aktığını, çadırda yaşayan Roman vatandaşlarımızı görürsünüz. Burada çıkıp da 'Hiçbir şey yapılmadı' derken sizin kendi belediyeleriniz tarafından hiçbir şey yapılmadığını hatırlatmak isterim. Bizim hükümetimiz döneminde de ilk defa Roman kardeşimizin hakim olduğunu hatırlatmak isterim." değerlendirmesini yaptı.
Genel Kurulda daha sonra 2016 Yılı Kesinhesap Kanun Tasarısı'nın 3 maddesi kabul edildi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Madde üzerinde ilk sözü, MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta aldı.
Maliye Bakanı Naci Ağbal, uluslararası karşılaştırmalara bakıldığında da Türkiye'nin son 15 yılda eğitim alanında önemli ilerlemeler kaydettiğini söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın 9. maddesi kabul edildi.
Madde üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Ağbal, eğitimin, ülke kalkınması, büyümesi ve gelişmesi açısından son derece önemli olduğunu ifade etti.
Hükümet olarak hem eğitim ortamlarının geliştirilmesi hem öğretmenlerin sayısının artırılması, niteliklerinin geliştirilmesi, eğitimin daha kaliteli ortamda sağlanması noktasında da önemli çalışmalar yaptıklarını belirten Ağbal, "Son 15 yılda, öğretmen sayısı neredeyse iki katına çıktı. Artık öğretmen başına düşen öğrenci sayıları, derslik başına düşen öğrenci sayıları noktasında çok önemli ilerlemeler kaydettik." dedi.
Yine, bu dönemde, özellikle eğitimde erişilebilirliğin önünü açacak önemli düzenlemeler yaptıklarını dile getiren Ağbal, okul öncesi eğitimde de önemli ilerlemelerin bu dönemde kaydedildiğini vurguladı.
Naci Ağbal, eğitim sürecinde en önemli unsurun, okul öncesi eğitimde erişilebilirliği artırmak ve çocukların bu dönemde eğitim ortamının nitelik ve nicelik olarak geliştirilmesi olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:
"Uluslararası karşılaştırmalara bakıldığında da Türkiye son 15 yılda eğitim alanında önemli ilerlemeler kaydeden bir ülke oldu; eğitimde teknolojiyi kullanan, eğitimde erişilebilirliği artıran bir ülke konumuna geldi. Daha yapacak çok işimiz var.
Bir ülkenin büyümesi için, kalkınması için şu anda en önemli sermaye, sahip olduğu insan kaynağı ve insan kaynağının niteliği. Artık yeni dünyada, yeni ekonomik düzende petrolünüzün olması, doğal kaynaklarınızın olması önemli değil. Önemli olan, nitelikli insan kaynağına sahip olmanız. AK Parti hükümetleri olarak bu vizyon içerisinde insana yatırım yapan, insanı merkeze alan bir anlayışla eğitime, inovasyona, Ar-Ge'ye önemli anlamda yatırımlar, harcamalar yapıyoruz ve her anlamda da ayırdığımız kaynağı artırıyoruz.
2018 yılı bütçesinde en büyük payı hangi eğitim alıyor? Bunu daha da artırmamız lazım. Çocuklarımız için, geleceğimiz için, ülkemizin kalkınması için eğitime ne kadar yatırım yapsak, ne kadar para harcasak azdır. Bunu hep beraber başaracağız."
Maliye Bakanı Naci Ağbal, "Bütün gayretimiz bir milyondan fazla olan taşeron çalışanlarımızın beklentilerini en hızlı şekilde, en kısa yöntemle ve taleplerine uygun şekilde yapmak olacak." dedi.
Tasarının 10. maddesi üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Ağbal, gıdanın uygun ortamlarda sunulmasının son derece önemli olduğunu söyledi. Ağbal, vatandaşın ihtiyacı olan gıdayı uygun koşullarda, uygun fiyatla temin edebilmesi adına ekonomi yönetimi olarak diğer bütün bakanlıklarla koordinasyon halinde çalışma yürüttüklerini anlattı.
Tarım sektörünün önemine işaret eden Ağbal, sektörün mevsimsel koşullardan etkilendiğini, zaman zaman bazı ürünlerde arzda yetersizlikler olduğunu, bunun da fiyatı yukarı itebildiğini belirtti.
Böyle durumlarda dış ticaret vergileriyle ilgili geçici nitelikte bazı düzenlemeler yaparak, arz ve talebi dengelediklerini dile getiren Ağbal, bu vergilerden geçici olarak vazgeçmelerinin zarar olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.
Taşeron düzenlemesiyle ilgili soruları da yanıtlayan Ağbal, bunun, bir milyondan fazla çalışanın bir an önce çıkmasını beklediği bir düzenleme olduğuna işaret etti.
Ağbal, gerekli çalışmaların tamamlandığını, temel kararların oluşturulduğunu vurgulayarak, "Çalışma ve Maliye Bakanlıkları, birtakım detay hususlarla ilgili değerlendirmelerini, çalışmalarını yapıyorlar. İnşallah bu hafta içinde bu çalışmalar tamamlanmış olacak." dedi.
Bakanlıklar arasında en fazla sağlık sektöründe, Sağlık Bakanlığında taşeron bulunduğunu, bu şekilde 170 bin kişinin çalıştığını belirten Ağbal, şunları kaydetti:
"Üniversite hastanelerinde çalışan önemli grup var. Bunun dışında Milli Eğitim, Aile Bakanlıklarında çalışan arkadaşlarımız var. İkinci ana grup, mahalli idareler. Mahalli idarelerde 450 binden fazla bu şekilde çalışan kardeşimiz var. Taşeron çalışma, yıllar itibarıyla hükümet olarak kamu hizmetlerini vatandaşımıza daha uygun koşullarda eriştirebilmek adına geliştirilen bir sistem. 2014'te bu arkadaşların mali, özlük haklarıyla ilgili önemli iyileştirmeler yaptık. Bu ardaşlarımız kamuya geçme durumuyla karşı karşıyalar. Hükümet olarak yaptığımız çalışmada bu çalışanlarımızın bugünkü haklarının korunması, uygun koşullarda kamuya geçmelerinin sağlanması, diğer taraftan da kamu hizmetlerinin aynı şekilde etkin, verimli şekilde sürdürülebilmesi hususlarını göz önünde bulundurduk.
Bu konuda nihai karar hükümete ait. Çalışmalar devam ediyor. Ne tasarının içeriğiyle ne de yöntemiyle ilgili bu konuda nihai karar oluşana kadar söylenen hususları çok da fazla dikkate almamak gerekiyor. Bütün gayretimiz bir milyondan fazla olan taşeron çalışanlarımızın bu beklentilerini en hızlı şekilde, en kısa yöntemle ve taleplerine uygun şekilde yapmak olacak. Yeni yıla girmeden önce bu çalışanların da bu müjdeli haberi, gerçekleşme şeklinde almaya ihtiyaçları var."
Maddelerin görüşmelerinde söz alan MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan, ilçe belediyelerince yapılabilecek birçok hizmetin, büyükşehir belediyelerine bırakılmasının, hizmetlerin pahalanmasına neden olduğunu ve vatandaşın hizmete erişimini güçleştirdiğini söyledi.
HDP Diyarbakır Milletvekili Ziya Pir, bütçe görüşmelerinde Dışişleri, Avrupa Birliği, Adalet, İçişleri Bakanlarının agresif sunum yaptıklarını savundu. Pir, bakanların içerideki ve dışarıdaki gelişmeleri takip edemediğini, metal yorgunu olduklarını bu yüzden agresif davrandığını ileri sürdü.
AK Parti Samsun Milletvekili Fuat Köktaş, güçlenen Türkiye'nin kronikleşmiş sorunları tek tek çözdüğünü, ekonominin büyüdüğünü, devraldığı borçlarını ödediğini anlattı. Köktaş, Türkiye'nin, insanların kardeşliğine, adalet, demokrasi ve özgürlüğüne kast eden FETÖ başta olmak üzere nice hain girişmelere maruz kaldığını kaydetti.
CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım'ın, Rıza Sarraf ile ilgili olarak eski bakanların yeniden yargılanması gerektiğine yönelik sözleri üzerine konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, ABD'de hukuki dayanaktan yoksun bir davanın görüldüğünü söyledi.
Muş, 17-25 Aralık'ta FETÖ'nün kurduğu tezgahı ısıtıp ısıtıp gündeme getirmenin yararı olmadığını belirterek, "Adam, FBI ile anlaştığını, Amerika'nın çıkarlarına uygun hareket edeceğini söylemiş. Türkiye'de yargılanma süreci yaşandı, Mecliste bir süreç yaşandı. Yaşanan süreci tekrar tartışmanın, yeniden ısıtıp gündeme taşımanın gereksiz olduğu kanaatindeyim." diye konuştu.
Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, 2017 yılının Türkiye ve ekonomi açısından oldukça başarılı geçtiğini söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın maddelerinin görüşmeleri devam ediyor.
Tasarının 11. maddesi üzerinde soruları yanıtlayan Elvan, 2017 yılında aylar itibarıyla bakıldığında, Tüketici Güven Endeksi'nin genellikle yükselme eğiliminde olduğunu; belirli aylarda ise Tüketici Güven Endeksi'nde zaman zaman düşüşlerin söz konusu olabildiğini ifade etti.
Elvan, "Ancak genel olarak baktığımızda, 2017 yılı Türkiye ve ekonomimiz açısından gerçekten oldukça başarılı bir yıl olarak geçmiştir. En son üçüncü çeyrekteki büyüme rakamımız da bunu net bir şekilde ortaya koyuyor." dedi.
İmalat sanayinde kapasite kullanım oranının yüzde 80'lere ulaştığının altını çizen Elvan, şöyle konuştu:
"İhracat performansımız oldukça yüksek. Yüzde 10'un üzerinde bir ihracat artışımız söz konusu ve özellikle üçüncü çeyrek büyümesine baktığımızda, sanayi üretiminin yaklaşık yüzde 15 civarında büyüdüğünü görüyoruz. Bu da bizim açımızdan son derece önemli. Harcama tarafına baktığımızda ise yatırım malı artış hızında da oldukça yüksek bir rakama ulaştığımızı görüyoruz. Yüzde 12,3'lük bir artış olduğunu görüyoruz ki bu özel tüketim harcamalarının üzerinde seyreden bir büyümeyi ifade ediyor."
Lütfi Elvan, ihtiyaç duydukça öğretmen alımlarına devam ettiklerini belirterek, 2002'de toplam öğretmen sayısı 510 bin 469 iken, bugün toplam öğretmen sayısının 901 bin 859'a ulaştığını bildirdi.
Tasarının 11'inci maddesi kabul edildi.
Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan işçi, memur ve emekliyi dolar ve lira bazında enflasyona ezdirmediklerini belirtti.
Elvan, TBMM Genel Kurulunda görüşülen 2018 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı'nın maddeleri üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Memur, öğretmen maaşlarında ciddi artışlar sağladıklarını ifade eden Elvan, Aralık 2002'de döviz bazında 400 dolar olan öğretmen maaşının, bu ay itibarıyla bin 12 dolar olduğunu bildirdi.
Elvan, "Hiçbir şekilde işçi, memur ve emekliyi dolar ve lira bazında enflasyona ezdirmedik" diye konuştu.
CHP Denizli Milletvekili Melike Basmacı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının adının, "ithalat bakanlığı" olarak değiştirilmesi gerektiğini öne sürdü.
Vergileri azaltmanın mümkün olmadığını savunan Basmacı, "Neden mi; elmasta, pırlantada, altında vergi yok, serbest; kefende var. Lütfen, ölenler pırlantaya sarılsın, kefende yüzde 18 KDV var. Bu bütçe ve vergi düzeni iki kişiye; mezarcıya ve padişaha yarar. Ey AKP milletvekilleri, makam için değil vatan için çalışma zamanı geldi." dedi.
AK Parti Manisa Milletvekili İsmail Bilen, Genel Kuruldaki hatiplerin, ne madde ne kanunla ilgili konuştuğunu, hamaset ve popülizmle siyaset yapmak istenildiğini belirtti.
Kendisini bir an için lise müsameresinde hissettiğini dile getiren Bilen, "Türkiye'nin kötü idare edildiği söyleniyor. Kötü yönetilse bu otoyol, tünel, hastaneler, adliyeler, barajlar, göletler neyle yapılıyor?" diye sordu.
Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, çekilen kuralardan sonra yaklaşık bin 140 atanamayan sağlıkçı bulunduğunu belirterek, yeni kuranın 2 hafta içinde çekileceğini bildirdi.
Demircan, TBMM Genel Kurulunda görüşülen 2018 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Atanamayan sağlıkçılarla ilgili bir soru üzerine Bakan Demircan, çekilen 2 kuradan sonra ellerinde yaklaşık bin 140 atanamayan sağlıkçı bulunduğunu kaydetti.
Demircan, bu kişilerin soruşturma sonuçları geldikçe atanmasında sakınca olmayanları atadıklarını vurgulayarak, "Sanıyorum önümüzdeki günlerde artık nihayetlenecek. Yeni atamalar için ise önümüzdeki 2 hafta içinde yine kura açacağız. Atanamayanlar, soruşturması bitmediği için atanamayan arkadaşlardan bahsediyoruz. Onların da önümüzdeki günlerde soruşturması elbette bitecek. Yeni kura önümüzdeki 2 hafta içinde çekilecek." diye konuştu.
Maddelerin görüşmeleri sırasında söz alan MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanının, yaklaşık 4 yıl içerisinde 4 bin 200 imar değişikliği yaptığını, bu imar değişikliklerinin bir çoğunun ranta dayalı olduğunu savundu.
Çankaya'da Dikmen Tepe ile ilgili bir karar alındığını ifade eden Yılmaz, bu yerin sahibinin, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna'nın ağabeyi, Tuna İnşaat'ın sahibi Mahmut Tuna olduğunu öne sürerek:
"İlk defa olan bir imar değişikliği yapılıyor, 15 bin 750 metrekare olan alan, 23 bin 625 metrekareye çıkıyor. Ankara tarihinde olmayan bir şey oluyor, buradan düzenleme ortaklık payı ve kamu ortaklığı payı alınmıyor, yani gizli emsal 2,5; 3'e çıkıyor.
Üsküdar-Ümraniye-Çekmeköy Metrosu ihaleyle yapılıyor, 715 milyona mal oluyor ama Bağcılar-Başakşehir Metrosu 2 kilometresi ihale ediliyor ve yaklaşık yüzde 700'lük keşif artışı yapılıyor. Bakanlar Kurulunun bile yetkisinin yüzde 40 olduğu yerde, İstanbul'da yüzde 700'lük keşif artışı yapılıyor. İhaleyle yapılan 16 kilometre yer 713 milyona mal olurken, ihalesiz yapılan bu yer 1 milyar 182 milyona mal oluyor. Orman Genel Müdürlüğünden alınan toprak alanları İstanbul Büyükşehir Belediyesine veriliyor. 4 katrilyon liralık bir rant var, bunun başına getirilen daire başkanı FETÖ'den soruşturmaya tabii tutuluyor. Bu 4 katrilyonluk payda Kavurmacı'nın, dönercinin payı var mıdır, yok mudur bunların hesabı sorulmadan 'Kenara çekilin' demekle bu işler olmaz."
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş da Yılmaz'ın elindeki belgelerle beraber, kürsüden iddia ettikleriyle ilgili olarak hemen savcılığa suç duyurusunda bulunmasını istedi.
Seyfettin Yılmaz ise "Bugüne kadar bu imar yoğunluğu artışlarından hangi dava sonuçlanmış?" diye sordu.
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, ekonomideki büyümenin hormonlu olmadığını, ekonominin bütün katmanlarında hissedildiğini belirterek, "Bu büyüme inşallah 2018'de de devam edecek." dedi.
Tüfenkci, TBMM Genel Kurulunda görüşülen 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Tasarısı üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Ekonomideki büyümenin hormonlu olmadığına işaret eden Tüfenkci, bütün sektörlerde, sanayi, tarım, imalat, hizmet sektörlerinde de büyüme olduğunu söyledi.
Ekonomideki büyümenin, genel, yaygın ve tüm alt kalemlere yansıyan büyüme olduğunu dile getiren Tüfenkci, tüketim, ihracat ve yatırımın da büyümeye pozitif katkı yaptığını vurguladı.
Tüfenkci, bu büyümenin ekonominin bütün katmanlarında hissedildiğini kaydederek, "Esnaf, tacir, ihracatçı, çiftçi de hissetti. Bu büyüme bütün katmanlarda hissedildi. Bu büyüme inşallah 2018'de de devam edecek." dedi.
AK Parti'nin 2002'de iktidara geldiğinde bütçenin yüzde 43,2'sinin doğrudan faiz harcamalarına gittiğini anımsatan Tüfenkci, AK Parti hükümetleri döneminde ise bu oranın sürekli aşağıya indiğini, bütçenin faiz bütçesi olmaktan çıkıp, hizmet bütçesine dönüştüğünü söyledi.
Tüfenkci, "Eskiden bütçenin yarısı faize giderken şimdi yüzde 90'ından fazlası vatandaşa hizmet olarak gidiyor, cebine gidiyor. Eğer biz bütçemizi faize verseydik vatandaşa bu kadar hizmeti veremezdik, Türkiye'yi her alanda üç kat büyütemezdik, bu kadar hastane, duble yol, şehir hastaneleri yapamazdık." diye konuştu.
Genel Kurulda, 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı'nın maddelerinin görüşmelerinin tamamlanmasının ardından 2016 Yılı Kesinhesap Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.
Tasarının 3'üncü maddesi üzerinde söz alan CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu, yine bir bütçe döneminin geldiğini ancak Romanlara bütçeden yine pay ayrılmadığını söyledi.
Avrupa'da en kalabalık Roman nüfusuna sahip ülkenin Türkiye olduğunu dile getiren Purçu, "Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin tamamında Roman Strateji Belgesi var ve bütün ülkeler bütçeden pay ayırıyor. Türkiye hiç pay ayırmıyor. Hükümet, Roman Strateji Belgesi ve eylem planı yayımladı ancak buna bütçe ayırmadı. Vallahi Romanları kandırıyorsunuz ha, haberiniz olsun. Romanları kandırmayın artık, yeter. Sizi vallahi başkaları kandırıyor, biz bilemeyiz ama bizi siz kandırmayın." dedi.
Maliye Bakanı Naci Ağbal ise Purçu ile bu konuyu dün konuştuklarını belirtti.
Hükümet olarak Roman vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesi, daha kapsamlı faaliyetlerin yapılması amacıyla bir strateji eylem planını hayata geçirdiklerini anımsatan Ağbal, "Şu anda da Aile Bakanlığımız bu strateji eylem planını uyguluyor. Bu, bütçe dokümanlarında gösterilmesi gereken bir husus değil. Hepimizin ortak duyarlılığı, buradaki bütün partilerin de üzerinde mutabık olduğu bir konu. Dolayısıyla, Sayın Vekilimin içi rahat olsun, hükümet olarak Roman vatandaşlarımızın yanındayız." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş da Roman vatandaşlarla sürekli irtibat halinde olduklarını ve Romanları önemsediklerini dile getirerek, bunu da hükümet programında ve strateji belgelerinde gösterdiklerini belirtti.
Muş, "Bu yeterli olmayabilir ama daha fazlası için çaba sarf edeceğimizi ben de Sayın Purçu'ya ifade edeyim." şeklinde konuştu.
AK Parti Tekirdağ Milletvekili Musafa Yel ise Tekirdağ'da 12 belediye bulunduğunu ve 12'sinin de CHP'nin elinde olduğunu dile getirdi.
"Mahallelerimizi gezdiğinizde ne yazık ki Roman vatandaşlarımızın CHP'li belediyelerin yanlı tutumu nedeniyle inim inim inlediğini görürsünüz." ifadesini kullanan Yel, "Kanalizasyonların hala sokak ortasından aktığını, çadırda yaşayan Roman vatandaşlarımızı görürsünüz. Burada çıkıp da 'Hiçbir şey yapılmadı' derken sizin kendi belediyeleriniz tarafından hiçbir şey yapılmadığını hatırlatmak isterim. Bizim hükümetimiz döneminde de ilk defa Roman kardeşimizin hakim olduğunu hatırlatmak isterim." değerlendirmesini yaptı.
Genel Kurulda daha sonra 2016 Yılı Kesinhesap Kanun Tasarısı'nın 3 maddesi kabul edildi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
