2012-03-01 - 14:30
CHP İstanbul Milletvekili Haluk Eyidoğan, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu üyesi CHP'li Milletvekillerinin de eşlik ettiği basın toplantısında Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Tasarısı'na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
CHP İstanbul Milletvekili Haluk Eyidoğan, CHP'nin başta deprem olmak üzere diğer afet risklerinin azaltılmasına dönük mevcut yerleşmelerde yenileme, iyileştirme, dönüşüm ihtiyacının giderilmesine yönelik, halkın çıkarlarını gözeten yasal ve kurumsal düzenlemelerin bir an önce yapılmasını istediğini belirterek buna karşı olmadıklarını bildirdi.
Eyi doğan, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın, ''deprem risklerini azaltma olasılığının düşük, toplumsal ve kültürel riskleri artırma olasılığının yüksek'' olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti.
" Hükümetin hazırladığı ve ilgili komisyonda tartıştığımız bu kanun, ülkemizde sağlıklı ve uygulanabilir, oluşan değerlerin halkla ve hakça paylaşıldığı, insan ve mülkiyet haklarını koruyucu nitelikte bir kanun niteliğinde değildir. günümüz dünyasında kabul edilen bir "kentsel dönüşüm" anlayışını görmezden gelen, mülkiyet haklarını ihlal eden bir "buldozer" kanunudur. halkın katılımını ve yerel yönetim iradesini yok saymaktadır. Bu çok yönlü mağduriyetlere yol açacaktır."
Yasanın olumsuzluklarına ve hukuksuzluklarına karşı çıkanları" içeri tıkma"nın önünün açıldığını iddia eden Eyidoğan "Kanunu bu şekilde yazan AKP'nin niyeti iyi değildir ve halkın maruz kalacağı deprem riskini azaltacağı şüphelidir'' ifadesini kullandı.
Hükümetin ülkede deprem ve diğer afet risklerini azaltmak niyeti ile hareket eder gibi gözüktüğünü, ancak asıl niyetinin başta istanbul olmak üzere bir çok yerde halka faydası olacağı şüpheli olan pahalı ve lüks projeler olduğunu belirten Eyidoğan, Atatürk Kültür Merkezi'nin imara açılmasıyla ilgili düzenlemenin bu tasarının içerisinde yer almasındaki amacın da ''iyi niyetli olmadığını'' söyledi ve CHP olarak bu durumu kınadıklarının altını çizdi.(14:30)
